Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davasında takas savunması ve bilirkişi incelemesi.
Özet: Davacının hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacakları için başlattığı 244.085,81 TLlik icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan bu davada; davacı, iki adet faturanın bakiye bedelinin ödenmediğini ve hizmetin eksiksiz yerine getirildiğini ileri sürerken, davalı ise kendi alacaklarının takas edilmesi gerektiğini ve aslında davacıya borçlu değil, alacaklı olduğunu savunmuştur, yargılama sürecinde tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu alınmıştır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15.08.2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ...'da verilen hizmete yönelik davacı tarafından tanzim edilen 775.600,00 TL bedelli ve 1.388.261,68 TL bedelli toplam 2.163.861,68 TL'lık iki adet fatura bulunduğunu, davalı borçlunun bu faturalara ilişkin faturaların kesim tarihinden önce avans olmak üzere, faturaların kesim tarihinde sonra da bakiye alacağa ilişkin bir miktar ödemeler yaptığını, 2 adet faturanın bedeli toplam 2.163.861,68 TL olmakla beraber davalı tarafından toplamda 2.050.100,00 TL ödeme yapılmış olup bakiye kısım olan 113.761,68 TL'nin müvekkil davacıya ödemediğini, davacı müvekkilinin hizmeti usulüne uygun bir şekilde yerine getirdiğini ve yapılan işin kesin kabul görerek teslim edildiğini, davalı tarafça hizmet karşılığı kesilen faturalara süresi içinde itiraz edilmediğini ileri sürüp davalı-borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin 244.085,81 TL üzerinden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacı yana toplam 2.050.100,00 TL'lik kısmını aksatmadan düzenli olarak ödediğini, sözleşme gereğince yüklenici müvekkilinin, davacı taşeron adına 3. Kişilere ödemeler yaptığını, davacı yana borcu kalmadığını, müvekkilinin davacıdan toplam 196.981,85 TL fatura alacağı bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılan ticari ilişkiden kaynaklı tanzim edilen faturalar sonucu her iki tarafın birbirlerine olan borçları kıyaslandığından müvekkilinin borçlu değil aksine 83.220,17 TL alacaklı olduğunu, TBK'nın 139 maddesindeki takas hükmünün uygulanması gerektiğini, takas definde bulunduklarını bildirip davanın reddini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen 2 adet faturadan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğundan bahisle davacı tarafça başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemlidir. ( İİK md. 67)Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış;.....Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, tarafların BA-BS formlarının geldiği, davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin yerini bildirdiği, her iki tarafın defterlerinin de ..... adresinde olduğu ve gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporunu Mahkememiz dosyası arasına alındığı görülmüştür.İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 02.07.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 113.761,68 TL, 130.324,13 TL olmak üzere toplam 244.085,81 TL alacak istendiği, takibin dayanağının 2 adet faturanın bakiye borcunun gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 03.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 03.07.2024 tarihinde takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür. Mahkememizce Görevlendirilen SMMM Bilirkişisi ..., İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 19.02.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Raporun ilgili kısımlarında yer alan açıklamalar çerçevesinde; Davacı ve Davalı defterlerinin; Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak tutulduğu, defter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı ve defter beratlarının yasal süresinde gönderildiği, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı,Davacı ve davalı arasında yapılan iş ile ilgili sözleşme mevcut olduğu, davalının sözleşme kapsamında ödemler yaptığı,Davacının sözleşme kapsamında taahhüdünü yerine getirdiği, bu nedenle de davacının 01.07.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan 109.513,38.-.TL talep edebileceği,Davalının, davacıya düzenlediği ve davacı kayıtlarında yer alamayan iki adet fatura ile içeriğinin hesaplanmasına dayanak olan belgelerin Davalı tarafından sunulması ve sözleşmeye uygun olması durumunda borç/alacak tutarının yeniden hesaplanması gerektiği,5- Davacının, 01.07.2024 tarihli takip talebinde “faturalara ilişkin yapılan son ödeme tarihi olan 15.04.2022 tarihinden itibaren reeskont avans faiz” talep ettiği,6- Davacının 01.07.2024 takip tari tibari ile 109.513,38.-TL anaparaya 15.04.2022- 01.07.2024 tarihleri arasında yıllık değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanarak hesaplanan 60.274,36 TL işlemiş faiz olmak üzere, davalıdan toplam 169.787,74 TL talep edebileceğinin tespit edildiği" bildirilmiştir.Mahkememizce Görevlendirilen SMMM Bilirkişisi ..., İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 25.06.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "1- Davalının, davacı adına ... ödemesi yaptığı ve dekontlarını dava dosyasına sunduğu görülmüştür. 31.08.2021 tarih ve 9.409,50.-TL ve 30.11.2021 tarih ve 3.782,21.-TL olmak üzere Toplam 13.191,71.-TL olduğu,2- Davalının kendi adına düzenlenen ... Ltd. Şti'ye ait 31.10.2021 tarih ve ... Nolu 44.663,40.-TL tutarlı faturayı ve bu fatura ya ait 45.000,00.TL 25.11.2021 tarihli ödeme dekontunu sunduğu, ancak davacı adına ödendiğine ilişkin bir ibare ya da belgiye rastlanmadığı, bu nedenle davacı alacağından düşülemeyeceği,3- Kök Raporda hesaplanan 109.513,38.-TL davacı alacağından 13.191,71.-TL davacı adına davalı tarafından yapılan ödemenin düşülmesi sonucunda, (109.513,38 — 13.191,71-) 96.321,67-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu,4- 15.04.2022-01.07.2024 tarihleri arasında asıl alacağa işlemiş avans faizin 53.149,40 TL olduğunun hesaplandığı," bildirilmiştir.Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TBK m. 476) TTK 23-1/c maddesine göre "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür, diğer durumlarda TBK 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır. TBK 223. maddesine göre, alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılandan satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır. Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibinde olduğu, bu nedenle faturanın tek başına işin yapıldığını yahut teslim olgusunun gerçekleştiğinin kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği bilinmektedir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi olması ve devamı süresince karine; sözleşmede kararlaştırılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü yönünde olup, aksinin iddia tarafından yasal delillerle ispatı zorunludur.Bu bilgiler ve toplanan deliller ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davacı ve davalı defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak tutulduğu, defter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı ve defter beratlarının yasal süresinde gönderildiği, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı, davacı ve davalı arasında yapılan iş ile ilgili sözleşmenin mevcut olduğu, davalının sözleşme kapsamında ödemler yaptığı, davacının sözleşme kapsamında taahhüdünü yerine getirdiği, bu nedenle de 01.07.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan 109.513,38 TL talep edebileceği, davalının, davacı adına ... ödemesi yaptığı ve dekontlarını dava dosyasına sunduğu görülmüş olup 31.08.2021 tarih ve 9.409,50.-TL ve 30.11.2021 tarih ve 3.782,21.-TL olmak üzere Toplam 13.191,71.-TL olduğu, davalının kendi adına düzenlenen ... Ltd. Şti'ye ait 31.10.2021 tarih ve ... Nolu 44.663,40.-TL tutarlı faturayı ve bu fatura ya ait 45.000,00.TL 25.11.2021 tarihli ödeme dekontunu sunduğu, ancak davacı adına ödendiğine ilişkin bir ibare ya da belgeye rastlanmadığı, bu nedenle davacı alacağından düşülemeyeceği, 109.513,38.-TL davacı alacağından 13.191,71.-TL davacı adına davalı tarafından yapılan ödemenin düşülmesi sonucunda, (109.513,38 — 13.191,71-) 96.321,67.-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan davacının, faturaya ilişkin olarak davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir delil sunmadığı da görülmüştür. Bilindiği üzere, faturaların sadece defter ve kayıtlarda yer almasının yetmediği, aynı zamanda, davalının temerrüde düşürülmesi gerektiğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu sebeplerle, davacı tarafın hesaplanan alacak kalemleri yönünden ve takip miktarı itibariyle icra takibi yapmakta haklı olduğu, bu suretle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan kabul edilen alacak yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,..... Esas sayılı dosyada, davalının yaptığı itirazın 96.321,67 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,Fazlaya ve faize ilişkin talebin reddine,Alacak likit olduğundan 19.264,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.579,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.947,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.631,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.947,95-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.375,55TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,6-Davacı tarafından yapılan; 18.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 135,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.135,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.156,47-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre 1.420,67 TL'sinin davalıdan, 2.179,33 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin duruşmada yüzüne karşı, davalı vekilinin ise e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı