İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin, itirazın iptali davasında 77.524 USD alacak için reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalı şirkete yanıltma yoluyla verdiği ve borç mutabakat metni ile teyit edilen toplam 77.524,00 USD tutarındaki alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini reddeden ara kararına karşı, borç ikrarı ve banka dekontları gibi delillerin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu ve davalının ülkede kısa süreli varlığı gibi nedenlerle ihtiyati haczin gerekli olduğunu belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO█████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : ████████ Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (İhtiyati Haciz Talepli)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili olan davacı şirketten yanıltma yoluyla borç olarak talep ettiği toplam 77.524,00 USD tutarındaki parayı ödemediğini, ödemeye ilişkin ihtara cevap vermediğini, uzunca bir süre ödeme yapacağını beyan ederek müvekkilini oyaladığını ve sonuç olarak alacağı tahsile yönelik olarak açılan icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın işbu davaya konu icra takibindeki ödeme emrine süresinde itiraz etmediğini ve fakat usulsüz tebligat iddiasıyla açmış olduğu şikâyet davasının Beykoz İcra Hukuk Mahkemesinin ████████E. ████████ K. sayılı 08.10.2025 tarihli kararı ile kabul edilerek ödeme emrinin tebliğ tarihinin söz konusu Mahkemece 10.12.2024 olarak belirlendiğini ve kararın taraflarca istinafa başvurulmaksızın kesinleştiğini, davalının tanıtımları ve buna ilişkin sunumlarla müvekkili şirkette güven uyandırarak, sözde kısa bir süre sonra ödenmek koşuluyla talep etmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirkete müteaddit tarihlerde toplamda 77.524.00 USD borç verildiğini, davalı şirkete 31.01.2023 tarihinde 20.000,00 USD, 10.03.2023 tarihinde 10.000,00 USD, 29.03.2023 tarihinde 20.000,00 USD, 18.04.2023 tarihinde 10.000,00 USD ve 12.05.2023 tarihinde 17.524,00 USD olmak üzere banka aracılığı ile yapılan ödemelere ilişkin dekontların dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcunu bilmesine, hatta ödeyeceğini beyan ve kabul etmesine ve alacak miktarı kendisinden defalarca talep edilmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini ve açılan icra takibine de itiraz ettiğini, davalı şirketin müvekkiline davaya konu icra takibi ile talep edilen (77.524,00 USD) kadar borcunun olduğunu ve geri ödeyeceğini dilekçe ekinde sunulan borç mutabakat metni ile de açıkça kabul ve teyit ettiğini, borcun ödenmesine yönelik olarak icra takibinden önce davalı şirkete Beykoz 2. Noterliğince düzenlenen 16.9.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ancak davalı şirketin bu ihtarlara cevap vermediği gibi hiçbir geri ödeme de yapmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ve ivedilikle davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının icra takibine itirazının iptali ile aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesinin 23.02.2026 tarihli ara kararı ile; "...Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine,.. " karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla; ilk derece mahkemesince davalı şirkete karşı talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin █████/2026 tarihli ara kararının hukuka aykırı olduğunu, zira ayrıntılı dava dilekçesi ve somut olay tüm yönleriyle incelendiğinden ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat unsurunun varlığının ve ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinin açıkça anlaşıldığını, dosya kapsamı çerçevesinde, davalı şirketin taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 'ihtiyati haciz' konulması gereğinin somut olay yönleri ve şartları çerçevesinde somut biçimde hukuken gerekli, uygun ve açık olduğu, davalı şirketin müvekkil şirkete, işbu davaya ve icra takibine konu 77.524,00 USD kadar borcunun olduğunu ve geri ödeyeceğini dilekçe ekinde de sunulan borç mutabakat metni ile de açıkça kabul ve teyit ettiğini, söz konusu mutabakat metninin açık bir borç ikrarı olup, para gönderim dekontları ile birlikte ele alındığında, yaklaşık ispat unsuru gereğinin en belirgin sağlayıcısı olduğunu,
davalı şirketin yabancılık unsuru, ülkede kısa süreli mevcudiyeti ve somut olay sürecinin akışı ve dosyadaki beyan ve delilerle belirgin ayırntılar değerlendirildiğinde, 'ihtiyati haciz' uygulaması gerektiğini, dava ve takip konusu alacağın yazılı olarak ihtarname ile de talep edilmiş olup muaccel olduğunu, dava sonunda müvekkilinin alacağını tahsilinin imkansız hale gelmemesi, yine dava dilekçesinde açıklandığı üzere davalının irade sakatlayıcı ve aldatma unsurları içeren irade ve eylemleri, taraflar arasındaki borç ikrarı teşkil eden konuşma ve inkar da edilmeyen konuşma ve yazışma kayıtları, borç ödemeyi geciktirme çabası ve aradan geçen zaman da dikkate alınarak, davalı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, borcunu ödemeyen, geciktiren, aldatan, oyalayan ve süreci uzatmaya çalışan davalı şirkete ilişkin olarak yaklaşık ispat kriterinin işbu dilekçe ekindeki fatura ve arz ve izah edilen diğer husus ve bunları ispatlayan delilerle sabit olmakla, davalı şirketin taşınır, taşınmaz ve parasal malvarlıkları ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiği, davalı şirketin müvekkili şirkete ilişki kurması, güven yaratması ve ardından borç istemesinin kısaca şu şekilde cereyan ettiğini; kendisini davalı şirket temsilcisi olarak tanıtan ... ve yetkilisi ...'ın organize ve planlı bir biçimde birlikte hareket ederek müvekkili ...’de güven yaratarak, güven kazanmaya yönelik yalan beyanlar ve hileli davranışlarla kandırdıklarını ve geri ödeyeceklerine güvendirerek borç istediklerini, bu kişilerin önce bir şekilde iletişim kurup, sözde samimiyet kurdukları müvekkili şirket yetkilisi nezdinde kişilik yapısına, hayata bakış açılarına göre güvenini kazanmaya yönelik davranışlar sergileyerek ve müvekkili şirketin iştigal ettiği işe uygun işler yapabileceklerine inandıracak potansiyelde olduklarına ve çeşitli referanslarının olduğuna ilişkin gerçek dışı kurgusal argümanlarla güven kazandığını ve hiçbir somut iş yapmaksızın, ortada yapılmış veya başlanmış somut herhangi bir iş bulunmaksızın, yani hiçbir işle ilgisi bulunmaksızın, yalnızca sıkışık durumda olduklarından bahisle borç istediklerini ve geri ödemediklerini, davalı şirketin yetkili temsilcisinin sözde yatırım yapmak amacıyla görüştüğü müvekkiline günlük nakit sıkışıklığına düştüklerini ve birkaç gün içinde geri ödeme yapacaklarını beyanla hem kendi adına hem de şirketi adına müteaddit defalar borç para talebinde bulunduğunu, müvekkilinin arada oluşan samimiyete inancı ve ihtiyaçlarının giderilmesi maksadıyla borç para verdiğini, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişki oluşmadığını, sadece görüşmeler yapıldığını ve bu arada davalının borç talebinde bulunduğunu ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosya kapsamı çerçevesinde, davalı şirketin taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Dairemizin 30.04.2026 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile; "Davaya konu Beykoz İcra Müdürlüğünün ...E. dosyanda alacaklının davacı, borçlunun davalı olup, takip konusu toplam alacak miktarının 77.524,00 USD olduğu Uyap kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu görülmüştür. Mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine dair hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın istinaf dilekçesinde; taraflar arasında borç mutabakat metni bulunduğunu ve davalı şirket tarafından borcun kabul edilerek ödeme planı düzenlendiğine dair beyanda bulunulduğu görülmüş, ancak gömlek dosyada davacı vekilinin beyanında adı geçen borç mutabakat metni aslının görülemediği, Uyapta kayıtlı dilekçe ekinde de mutabakat metninin görülemediği anlaşılmakla, DAVACI ŞİRKET İLE DAVALI ŞİRKET ARASINDA YAPILDIĞI BEYAN EDİLEN MUTABAKAT METNİ ASLININ taraflardan temini ile dosyanın istinaf incelenmesi yapılmak üzere tekrar Dairemize gönderilmesi için ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından sunulduğu belirtilen mutabakat metni ile dosyada mevcutsa mutabakat metninde davalı şirket adına mutabakat metnine imza atan şahısların ve mutabakat metni tarihi itibariyle yetkili şirket temsilcilerinin kimler olduğuna ilişkin ticari sicil kayıtları ile birlikte muvafakatnamenin gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine,.. " karar verilmiş; ilk derece mahkemesince belirtilen eksikliklerin giderilmesi için işlem yapıldıktan sonra dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Talep, davacı tarafça itirazın iptali istemiyle açılan davada ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“ Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı rehinle temin edilmiş olan alacağı için ihtiyati haciz isteyebilir.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir
Dava konusu Beykoz İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının Uyap'tan incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı, toplam alacak miktarının 77.524,00 USD olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, taraflar arasında borç mutabakat metni bulunduğunun belirtildiği gözetilerek Dairemizin 30.04.2026 tarihli kararı ile dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş olup, dosyanın Dairemize gönderilmesinden sonra gerek fiziken gerekse Uyap üzerinden yapılan incelemede; davacı tarafça sadece belirli ekran görüntüleri ve evraklar eklendiği görülmüş, istinaf başvurusuna konu edilen borç mutabakat metni aslının ya da suretinin sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada HMK m. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.HMK m. 353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeniyle AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3.Davacıdan alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,
5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 25.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
Başkan

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!