Konaklama ve organizasyon hizmetlerinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi.
Özet: Davacının, ticari hizmet faturalarından kaynaklanan ödenmemiş alacaklar nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, alacağın varlığının faturalar ve kısmi ödemelerle ispat edildiği ve dava sonucunun etkisiz kalmaması için ihtiyati tedbir veya haciz talebinde bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesinin bu talebi alacağın yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle reddetmesi üzerine yapılan istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17.06.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI: ████████ E.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 11.06.2026
YAZIM TARİHİ : 11.06.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Davalı ile müvekkili arasında kamu kurumları tarafından düzenlenen seminer ve organizasyonlar kapsamında konaklama ve organizasyon hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğunu, ... tarafından düzenlenen seminer organizasyonu kapsamında müvekkili tarafından sunulan hizmetler karşılığında 7.830.162,86 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafından faturaya ilişkin toplam 6.830.162,86 TL ödeme yapıldığını ve 1.000.000 TL bakiye alacağın ödenmediğini, bilahare ... Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen seminer organizasyonu kapsamında müvekkili tarafından verilen hizmetler karşılığında davalı adına 5.751.115,46 TL, 57.988,64 TL ve 17.275 TL bedelli faturalar düzenlendiğini ve davalı tarafından bu bedellere ilişkin ödeme yapılmadığını, tahsili için Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin █████████ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davanın sonunda verilecek hükmün etkisiz kalmaması için davaya konu alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının, takip ve dava konusu alacağın varlığını ve miktarını usulüne uygun ve yeterli delillerle ispat edemediğini, dosya kapsamı alacağın tartışmasız ve likit olmadığını, aksine muhasebesel ve hukuki yönden geniş inceleme gerektirdiğini gösterdiğini savunarak davanın ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yukarıda yazılı yasal düzenleme ile dosya kapsamı ve dava dilekçesine ekli belgelerinin davacının iddiasını yaklaşık ölçülerde ispata yarar nitelikte olmadığı, bu aşamada alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğunda, yine davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının uyuşmazlık konusu olmadığın anlaşılmakla, şartları oluşmayan ihtiyati tedbir/ ihtiyati haciz isteminin reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosyaya sunulan faturalar, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin banka dekontları, ödeme hareketlerini gösterir kayıtlar ve kamu kurumları tarafından gönderilen resmi ödeme teyit yazıları birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacağının varlığının kuvvetli bir olasılık değil, fiilen ortaya konulmuş bir gerçeklik olduğu, özellikle davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler, borcun varlığının zımni ikrarı niteliğinde olup, bu hususun Yargıtay uygulamasında güçlü delil olarak kabul edildiği, buna rağmen mahkemece alacağın varlığının yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle tedbir talebinin reddedilmesinin, yaklaşık ispat standardının yanlış uygulanması anlamına geldiği, bununla birlikte, talepleri her ne kadar ihtiyati tedbir olarak ifade edilmiş ise de, içeriği itibarıyla İİK 257 madde vd. kapsamında ihtiyati haciz niteliği taşıdığı, mahkeme kararlarında ihtiyati tedbirin, dava sonucunun etkisiz kalmasını önlemeye yönelik bir geçici hukuki koruma olduğunun açıkça vurgulandığı, eldeki davanın bir para alacağına ilişkin olduğu ve para alacaklarında ihtiyati korumanın doğal konusunun borçlunun malvarlığı olduğu, aksi yöndeki bir kabulün, para alacaklarında ihtiyati koruma kurumunu işlevsiz hale getireceği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talepli davada verilen ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararın istinafına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.f ve 394/son maddeler gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!