Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapmıştır.
Özet: Bir trafik kazasında hayatını kaybeden yayanın ailesi tarafından, kusurlu araç sürücüsü, sahibi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı aleyhine açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacı anne ve babaya belirli miktarlarda maddi tazminat (destekten yoksun kalma) ile anne, baba ve kardeşlere manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş, davalıları müştereken ve müteselsilen sorumlu tutarak sigorta şirketinin sorumluluğunu poliçe limitiyle sınırlamıştır.

T. C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: █████/2020
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH:█████/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Kararsayılı gerekçeli kararına karşı davacılar vekili ile davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'in oğlu, diğerlerinin kardeşi olan ...'ün ... tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışırken davalı ... adına kayıtlı davalı şoför ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, kazaya karışan aracın davalı ...A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, olay sanığı aleyhine Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile kamu adına dava açıldığını ve ceza yargılamasında kusurlu olduğundan dolayı cezalandırılmasına hükmedildiğini, müvekkillerinden ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı talepleri olduğunu, sigorta şirketinin tam kusur oranında diğerlerinin kusurları üzerinden sorumlu tutulmasını istediklerini belirterek davacı ... ve ... için rapor sonrası ıslah edilmek üzere ve sonrasında harcı tamamlanmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik ayrı ayrı 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne, ayrıca müvekkillerinin yaşadığı manevi zararın karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL, ..., ..., ...ve ... için ayrı ayrı 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 320.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...ile ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... tarihinde ...Caddesi üzerinde kazaya karıştığını, bu kaza sonucu ...'ün vefat ettiğini, olaya ilişkin soruşturmanın Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ soruşturma sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, iddianamenin kabulü ile Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı, █████/2017 tarihli karar ile müvekkilinin yargılaması yapıldığını ve HAGB kararı verildiğini; müvekkilinin olay tarihinden sonra kendi ve kardeşleri ile birlikte cenaze evine gittiğini, müteveffanın çalıştığı fabrikaya gittiğini, kazaya karışan aracın olay tarihinde ZMMS kapsamında ...A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, davacı vekilinin manevi tazminat taleplerinde bulunurken kanun maddesini göz önünde bulundurmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, 10-12 yaşında olan müteveffanın basiretsiz bir şekilde görüş alanı dışında otobüsün arkasından adeta otobüsün altına girmesinin şüpheli olduğunu, bu nedenle müteveffanın gerek akıl gerekse ruhsal açıdan sağlığının yerinde olup olmadığının kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Diğer davalılar ...A.Ş. ve ... yasal süresi içinde cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
"DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
Maddi tazminat davası yönünden;
1-Davacı ...'ün açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 103.212,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...için kaza tarihi olan ...tarihinden, davalı... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Davacı ...'ün açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 143.378,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...için kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
Manevi tazminat davası yönünden;
1-Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
3-Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
4-Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
5-Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin kaza tarihi olan...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
6-Davacı ...'ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, ..." dair karar verildiği görülmüştür.
Bu karar davacılar ve davalı ...vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kısmen kabul kısmen red yönünden hukuka aykırı olduğunu, red yönünden verilen kısmın kaldırılmasını talep ettiklerini, 1. ve 2. bilirkişi kurulu raporlarının çelişkili olduğu ve çelişkinin giderilmesi için HMK'nın 284. madesine göre oluşturulacak yeni bir kurul marifetiyle inceleme yapılmasında zorunluluk bulunduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma tutanağının ve bilirkişi raporunun çeliştiğini, sürücü ...'ın trafik kurallarına uymadığı ve gerekli dikkat ve özeni göstermediği için esasen asli kusurlu olması gerektiğini, 12 yaşındaki çocuğun kusurlu bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanın davalının dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmasından kaynaklandığını, mahkemece verilen manevi tazminatların çok düşük kaldığını, böylesine vahim bir olayda verilen tazminat rakamlarını kabul etmediklerini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle müvekkilleri aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, hükmün kısmen reddine ilişkin kısımlarını reddettiklerini, kararın kaldırılmasını yahut tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilerek düzeltilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında taksirle ölüme sebep olma suçundan yargılama yapıldığını ve hakkında HAGB verildiğini, müteveffa ...'ün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunu, davacıların müvekkilinin kanunen sorumlu sigorta şirketinden teklif edilen tazminat bedelini almaktan kaçındıklarını ve müvekkili üzerinden dava açmalarının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin emekli maaşı ile geçindiğini, haricen bir geliri olmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın müvekkilini ekonomik yönden zor durumda bıraktığını, çocuğun görüş alanı dışında otobüsün arkasından adeta otobüsün altına girmesinin normal olmadığını, akıl ve ruh sağlığı yönünden sağlıklı olup olmadığının kanıtlanmadığını, mahkemece yapılan yargılamada bu hususun incelenmesi ve gerekli kurumlara müzekkere yazılmasının talep edildiğini ancak gerekli incelemelerin yapılmadığını, dava konusu kazada müteveffanın asli kusurlu olduğunu belirterek müvekkili aleyhine verilen kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davacıların davasının reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Kararsayılı gerekçeli kararına karşı davacılar vekili ile davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
Davalı ...'in istinafı ilk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli ek karar ile reddedildiğinden Dairemizce inceleme konusu yapılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;
İstinaf incelemesine konu dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- Kusura yönelik incelemede;
...günü, saat 19.00 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ...Caddesi'ni takiben ...istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısmı ile; seyrine göre sol tarafından kaplamaya girerek karşı şerit üzerinde bulunan araçlar arasından gelerek karşıdan karşıya geçmek isteyen destek yaya ...'e çarpması neticesinde ölümle sonuçlanan davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Kazaya ilişkin düzenlenen ... tarihli trafik kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda destek yaya ...'ün kendisine yaklaşan ... plaka sayılı otobüsün hızını ve mesafesini dikkate almadan aniden karşıya geçtiğinden 2918 sayılı KTK'nın 68/1-b/3. maddesi gereğince asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise çıkış eğimi, meskun mahal içindeki yolda seyir halinde olduğu, yoldaki trafik yoldaki trafik yoğunluğunu dikkate almadığından, aracının hızını yol ve trafik durumuna uygun hale getirmediğinden 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b. maddesi gereğince tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, çarpma noktasının sürücünün istikametine göre yolun sağına 2,5 metre mesafede işaretlendiği, olay mahalli zemin üzerinde çarpma noktası sonrası 22,6 metre sürüklenme izi tespitinin bulunduğu görülmüştür.
Dosyada mevcut Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli raporda; müteveffa yaya ...'ün 2918 sayılı KTK'da yayalara ait kural olarak; "1.Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak, 2.Geçitte yayalar için ışıklı işaret yoksa ve geçit sadece taşıt trafiği ışıklı işareti veya yetkili kişi tarafından yönetiliyorsa geçecekleri geçit, yaya köprüsü veya yaya tüneli gibi tesisler varsa yayalar buralardan yararlanmak zorundadırlar." kuralını ihlal ettiği değerlendirilerek, bu kazanın oluşumunda ağır kusurlu olduğu; davalı sürücü ...'ın ise aracı ile seyrederken mahal şartlarına göre yani, trafiğin yoğun olduğu... Caddesi ile ...Caddesi'nin kesiştiği kavşak ile ... Sokak tali yol kavşak giriş çıkışlarından yayaların karşıdan karşıya geçebileceğini ve kendi ifadeleriyle yoğun olan araç trafiğini dikkate alarak tehlike anında etkili frenle aracını durdurabilecek ve çarpmayı önleyebilecek şekilde yeterince aracının hızını azaltmak suretiyle seyrine devam etmesi, dikkatli ve tedbirli davranması gerekirken, mahal azami hız limitini aşmamakla birlikte mahal şartları ile trafik durumunu göz önüne almayıp, yeterli dikkat ve özeni göstermediği değerlendirilen davalı sürücü ...'ın yapmış olduğu kural ihlallerinin bu kazanın oluşumuna tali neden oluşturduğu, buna göre davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün asli kusurlu olduğu görüşü belirtilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görevlendirilen Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda "Yaya ..., mevcut bilgi ve bulgulara göre... Apartmanı No:...önünden karşıdan karşıya geçmek istediği, bunun için yolun açılması için duraklayan araçların arasından kaplamaya inerek, hızla hareket ederek yolun karşısına geçmek istediğinde, araçlar arasından birinci şeridi tamamladığında duraksamadan ikinci şeride giriş yaptığı, bu esnada geçmekte olan aracı öngöremediği ve çarpmanın gerçekleştiği sonucuna ulaşılmaktadır. Yaya ... yolda trafik yoğunluğunun farkında olarak, durumun doğuracağı riskleri de öngörerek, yoldan karşıdan karşıya geçişinde, kendisine göre 60 metre sağında bulunan yaya geçidinden geçmesi gerekirken, yaya geçidinin olmadığı konumdan geçmekle ağır kural ihlalinin olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, yaya ... yakınında yaya geçidi olmamış olsaydı (gerçekte var) da yolda karşıdan karşıya geçmek istediğinde geçmekte olan araçların geçmesini bekledikten sonra araçların geçiş yününü de dikkate alarak önce soluna, sonra sağına ve tekrar soluna bakarak araçların seyir hızını öngörerek ve yolun müsait olması durumuna göre geçişini yapması gerektiği, ancak gerekli dikkat ve özeni göstermediği cihetiyle de tam kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur. ... plaka sayılı otobüs sürücüsü ...ise cadde üzeri kendisine hitap eden şeritten seyrettiği açık olmakla birlikte, seyrinde yolun trafik yoğunluğunu, duraklamış araçlardan insanların inebileceği ve/veya araç aralarından nizami olmasa da insanların çıkış yapabileceğini düşünerek/ön görerek yavaşlaması, dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmesi gerektiği açık olup, seyir davranışında hızının risk anında aracının kontrolünü sağlayacak durumdan uzak olduğu, karşıdan karşıya geçmek için hızlı hareket ettiği düşünülen yayayı gördüğü, etkili frenleme yapamadığı cihetiyle kural ihlalinin olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olayda, kazanın oluşumunda etken başka bir kişi, araç veya durumun olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Buna göre trafik kuralları bakımından yapılan değerlendirmeye göre, bahse konu trafik kazasında yaya ...'ün 2918 sayılı KTK'nın 68/1-b maddesindeki 'Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.' kuralını ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/1-b maddesi ile tam kural ihlalinin olduğu kanaatine varılmıştır. ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise, 2918 sayılı 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesindeki 'Hızları kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak' ile tali kural ihlalinin olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli raporuda özetle; "Mevcut verilere göre; davalı sürücü ...'ın idaresindeki otobüs ile gündüz vakti, meskun mahalde seyri sırasında hızını ve seyrini mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken bu hususa yeterince riayet etmediği kazada alt düzeyde tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün kaplama üzerinden karşıdan karşıya geçmeden evvel taşıt yolu üzerindeki araçların seyir durumlarına ilişkin gerekli ve yeterli kontrolü yapması akabinde yaklaşmakta olan otobüse ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, taşıt yolu üzerinde sağından gelerek yaklaşmakta olan otobüse rağmen beklemekte olan araçlar arasından geçişini sürdürerek kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla gerçekleşen kazada asli kusurlu, buna göre olayda; davalı sürücü ...'ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu ve müteveffa yaya ...'ün %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda her ne kadar müteveffa yaya ...'ün tam kural ihlalinin olduğu kanaati yazmakta ise de aynı raporda müteveffa yaya ...'ün, hem de davalı sürücü ...'ın kural ihlallerinin kanun ve yönetmelik maddesi ile ayrı ayrı belirlendiği ve kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu'nun kusur raporundaki kural ihlalleri, kaza tespit tutanağında, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli raporda ve Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda yazılı kural ihlalleri tespiti ile uyumludur ve Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasındaki delillerle örtüşmektedir. Bu nedenle kusur raporları arasında bir çelişki olduğundan söz edilemez. Kaza tarihi itibarı ile müteveffa yaya ...'ün akıl sağlığının yerinde olduğu ispatlamamıştır. Mevcut dosya içeriğine göre Adli Tıp Kurumu'nun kusur raporunun; kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli rapor, Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli rapor ve Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasındaki ifadelerle ve diğer tüm delillerle çelişkili olmayıp uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin ve davalı ...vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
-Destekten yoksun kalma tazminatına yönelik incelemede;
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Türk Borçlar Kanunu'nda sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Çocuk ile anne baba arasındaki yardım ilişkisi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 322. maddesinde bir yükümlülük olarak belirtilmiştir. İlgili maddeye göre "Ana, baba ve çocuk, ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdürler".
Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı yetişkin bir insanın anne ve babasına her halükarda ve belirli bir düzeyde destek olacağını gösterir. Bu desteğin miktarı tarafların yaşam düzeyi, sağlık, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak değişebilirse de çocuğun anne babasına hiç destek olmayacağı kabul edilemez. Ölen çocuğun, gelecekte ana babasına bakacağı yaşamın ve olayların normal akışı içinde beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir.
Desteğin yardımının yalnızca para veya maddi katkı şeklinde bulunması zorunlu değildir. Çünkü, ölenin hizmet edebilme güç ve kabiliyeti de para ile ifadesi mümkün olan bir mali imkan teşkil eder. Eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri ve yardımlar da bir kimsenin destek sayılması için yeterlidir. Evladın bayram günlerinde anne ve babaya ziyareti ve evde ailesine yardımcı olması, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardıma koşma görevi de maddi desteğin kapsamında değerlendirilmelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun █████/2018 tarihli, 2016/5 Esas ve 2018/6 Karar sayılı kararı ile anne babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne babaya destek oldukları karine olarak kabul edilmiştir. Çocukların anne babalarına destek olmaları hayatın olağan akışına uygun bir durumdur. Nitekim Yargıtay kararlarında açıkça, evladın ileride ana babasına destek olacağı kabul edilmiştir. Bunun aksini iddia eden, ispat etmek zorundadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı). Ayrıca az yukarıda bahsedildiği üzere desteğin yardımının yalnızca para veya maddi katkı şeklinde bulunması zorunlu değildir. Evladın bayram günlerinde, özel günlerde veya zaman zaman anne ve babaya ziyareti ve evde ailesine yardımcı olması, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardıma koşma görevi de maddi desteğin kapsamında değerlendirilmelidir. Müteveffa çocuk ...'ün davacı anne ve babasına destek olmayacağını gösterir inandırıcı delil bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davacı anne ve baba yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili talebin kabulüne karar verilmesi verilmesi isabetli olmuştur. Davalı ...vekilinin ölenin davacılara destek olacağının ispatlanamadığına yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
-ZMMS sigortacısının ve işletenin sorumluluğuna yönelik incelemede;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur"; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (..., Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.;..., Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Kanun koyucu, 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Somut olaya bakıldığında davacılar vekili, davacıların 3. kişi olduğunu, trafik kazasında ölen yaya desteğin kusurunun mirasçıları olan davacılara yansıtılmayacağını, bu nedenle ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin ve davalı araç işleteninin kusursuz sorumluluğu olduğu nedeniyle ilk derece mahkemesince hesaplanan destek zararlarından desteğin kusuru oranında indirim yapılmasının hatalı olduğu, davalı sigorta şirketinin (poliçe limitleri dahilinde) ve davalı araç işleteninin tam kusur oranından sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. Somut olayda araç, kaza anında yaya muris çocuk ...'e çarpmış ve ölümüne neden olmuş olup davalı ... yaya murise çarpan aracın işleteni ve davalı sigorta şirketi, yaya murise çarpan aracın ZMMS'dir. Bu halde, ölen yayanın mirasçıları olan davacılar, desteğin kusuru dışındaki kazaya neden olan aracın kusuru kadar tazminat alabileceklerdir. Bu nedenle mahkemece, davalı sigorta şirketi ve davalı araç işleteni yönünden de destek yayanın kusuru oranında tazminatın indirim yapılması isabetli olup, davacılar tarafından HGK kararlarının yanlış yorumlanmak suretiyle mirasçı olan davacıların 3. kişi olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketi ve davalı araç işleteni yönünden murisin kusurunun davacılara yansıtılamayacağına yönelik istinafı yerinde görülmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı).
-Destek çocuğun muhtemel gelirine yönelik incelemede;
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kaza tarihinde çocuk olan ve henüz fiili bir kazancı bulunmayan desteğin ileride asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceği hususu somut delillerle ispatlanamadığı takdirde, tazminat hesabına esas alınacak gelirin net asgari ücret olarak kabul edilmesi yasal bir zorunluluktur. TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar ve kapsamı her türlü delil ile ispat edilebilir. Desteğin muhtemel gelirinin soyut temenni ve varsayımlarla değil, dosya kapsamındaki delillerle değerlendirilmesi gerekir. Ekonomik ve sosyal durum araştırmalarında davacı babanın kaza tarihinde 45 yaşında, ilkokul mezunu olup tekstil makineleri tamiri ile uğraştığı, davacı annenin kaza tarihinde 44 yaşında, ilkokul mezunu ve ev hanımı olduğu, destek ...'ün dışında üç çocuklarının bulunduğu, kirada oturdukları, üzerilerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Destek çocuk ...'le ilgili üstün akademik başarı, bursluluk, özel yetenek, sporcu lisansı, yabancı dil eğitimi, seçkin okul ve fen liselerine hazırlık, deneme sınavlarında üstün başarı gösterdiğine dair belge, taktir belgeleri, öğretmenlerinin destek çocuğun geleceğine ilişkin olumlu değerlendirmelerini içerir yazı, çocuğun geleceğini, eğitimini ve mesleğini yönlendirebilecek elverişli sosyal ve ekonomik çevresi bulunduğuna dair bilgi, kayıt ve belge gibi somut ve objektif delillere dayanılmamış ve bunlar dosya arasına sunulmamıştır. eldeki davada, davacılar vekilinin destek çocuğun parlak bir öğrenci olması nedeniyle daha iyi bir işte çalışıp asgari ücretten daha yüksek gelir elde edebileceğine yönelen iddiaları soyut kalmış ve ispatlanamamıştır. Mevcut dosya içeriğine göre mahkemece desteğin muhtemel gelirinin asgari ücret düzeyinde olacağına ilişkin kabulü isabetlidir. Bu nedenle davacılar vekilinin desteğin muhtemel gelirine yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
-Aktüer bilirkişi raporuna yönelik incelemede;
█████/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtay'ca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. █████/2015 tarihinde yeni Genel Şartlar'ın yürürlüğe girmesiyle birlikte, █████/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve █████/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. HD.'nin █████████ E. █████████ K. █████/2020 tarihli ilamı). Somut olayda destekten yoksun kalma tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; ... tarihinde... sayılı Resmi Gazete'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "... sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün █████/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, ancak 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde 7327 kanun numaralı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve E.:███████, K:████████ sayılı ile iptal edildiği hususu dikkate alındığında; mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi rapor ve ek raporlarında davacıların destek zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanması isabetli olup, davacılar vekilinin muhtemel ömür sürelerinin hatalı olduğu yönündeki soyut istinaf itirazı ve davalı ...vekilinin hükmedilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğu yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
-Manevi tazminat miktarına yönelik incelemede;
İlk derece mahkemesince davacıların açtığı manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... ve ... lehine 30.000,00'er TL ve davacılar ..., ..., ...ve ... lehine 15.000,00'er TL manevi tazminat taktir edildiği, taktir edilen manevi tazminatların kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davalcılara verilmesine, davacıların fazlaya yönelik manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği görülmektedir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük ve yetersiz olduğunu, davalı ...vekili ise istinaf başvuru dilekçesinde hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Bu haliyle, davaya konu edilen olayın gelişim şekli ve davalı tarafın eylemlerine göre manevi tazminat şartlarının oluştuğu bakımından ilk derece mahkemesinin kabulünde hatalı bir değerlendirme bulunmadığı belirlenmiştir.
Öte yandan; gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %15 oranında ve ölen ...'ün %85 oranında kusurlu olduğu olmasına, kaza sonucu ölenin davacılar ... ve ...'nın kızı, diğer davacıların ise kardeşi olmasına, kaza tarihi itibarı ile ölenin 12 yaşında olmasına, ölen ...'ün davacılar ile olan yakınlığı ve ilişkilerine, ölümlü kazanın davacılarda oluşturduğu etkiye, talep miktarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi için ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde isabetli olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla, hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden davacılar vekilinin ve davalı ...vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin ve davalı ...vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-)1-)Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
B-)1-)Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 25.041,82 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 18.780,42 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.261,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden bu davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-)Davalı ...tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
C-)1-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT'nin 2/2. maddesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
2-)Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,
3-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!