Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasında ödeme yapan kefilin diğer ortak ve şirketten rücu talebi hakkında gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının, eski ortağı olduğu ve hisselerini davalıya devrettiği bir şirketin banka kredisini, hem kendisinin hem de davalının şirkete müştereken ve müteselsilen kefil olması nedeniyle bankanın takibi üzerine ödemek zorunda kalmasından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davacı, şirketten ayrılırken yapılan sözleşme ve protokollerle borç sorumluluğunun sona erdiğini belirtse de, banka tarafından başlatılan icra takibi sonucunda 560.000 TL kredi borcunu ödemiş ve bu meblağın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte asıl borçlu şirketten ve diğer kefil olan davalıdan rücuen tahsil edilmesini talep etmektedir. Mahkeme, davacının yaptığı bu ödemenin davalılardan rücuen tahsil edilip edilemeyeceği noktasında hukuki değerlendirme yapmaktadır.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAV......................DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı ...'ın dava dışı ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltdi. Şti. unvanlı şirkette geçmişte ortak sıfatıyla yer aldıklarını, ancak █████/2024 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca müvekkilinin şirketteki tüm paylarını davalı ...'a devredip ortaklıktan çıktığını, bu devirle birlikte müvekkilinin şirketin yönetimi ve faaliyetleri üzerindeki tüm hak ve yükümlülüklerini de devrettiğini ve ortaklık sıfatına bağlı sorumluluğunun hukuken sona erdiğini, devam eden süreçte taraflar arasında █████/2025 tarihinde bir protokol düzenlendiğini ve bu protokolle birlikte müvekkilinin şirketin tüm borçları bakımından herhangi bir sorumluluğunun kalmadığının açıkça kararlaştırıldığını, protokol ile müvekkilinin geçmiş ortaklık dönemine dair olası kamu borçlarına ilişkin şahsi sorumluluğunun da ortadan kaldırıldığını, tarafların iradesiyle kapsamlı bir borç tasfiyesinin gerçekleştirildiğini, dava konusu rücu talebinin dayanağı olan █████/2023 tarihli kredi işleminin ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti adına yapılmış bir kredi başvurusu neticesinde doğduğunu, bu kredi işleminde müvekkili ile davalı ...'ın davalı şirket adına çekilen krediye müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, kredi borcunun ifa edilmemesi nedeniyle ... Bankası A.Ş'nin söz konusu borcun tahsili amacıyla kefalet yükümlüğü kapsamında doğrudan müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinin bankanın başlattığı takip sonrasında █████/2025 tarihinde toplam 560.000,00 TL tutarındaki kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin salt şekli kefalet yükümlülüğünden kaynaklı bir mecburiyet nedeniyle müvekkilinin krediye esas sözleşme çerçevesinde fiilen yararlanan taraf olmamasına rağmen yasal sorumluluk gereği ödeme yapmakla yükümlü kaldığını, bu kapsamanda müvekkilinin krediye ilişkin ödeme yükümlülüğü altına girmesi, asıl borçlu olan şirketi ile müşterek ve müteselsil diğer kefil durumundaki ...'ın borcunu ifa etmemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin ödediği tutarın tamamı yönünden rücu talep etme hakkı doğduğunu belirterek yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte asıl borcu sıfatını haiz ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile müşterek ve müteselsil diğer kefil davalı ...'dan ödeme tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, banka kredi sözleşmesi kapsamında kefil sıfatıyla ödenen bedelin asıl borçlu ve diğer kefilden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalılardan ... ile birlikte bir diğer davalı ... ... Ltd. Şti'nin eski ortağı olduğunu ve şirketin ticari faaliyetlerini bir dönem birlikte yürüttüklerini, bu kapsamda adı geçen şirket adına çekilen krediye davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, ne var ki kredi borcunun vaktinde ifa edilmemesi nedeniyle alacaklı banka tarafından kefalet yükümlülüğü kapsamında müvekkiline başvurulduğunu ve müvekkilince kredi borcunun ödendiğini belirterek yapılan ödemenin rücuen davalılardan tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Bu itibarla, davada çözümlenmesi gereken hususun davacının dava dışı ... Bankası ile davalı ... ... Ltd. Şti arasında akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında ödemiş olduğu kredi borcunu davalılardan rücuen talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin █████/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki ... dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında ... dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde ... yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.Bu itibarla;1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı,b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı,d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin ... bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de ... verilmeye devam edilmesine," dair karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dosya incelendiğinde, davanın temelinin banka kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, yukarıda belirtilen HSK 1. Dairesi'nin söz konusu kararının 3 nolu bendi (█████/2005 tarihli ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda 142. maddesinde düzenlenenler hariç) ile düzenlendiği üzere ... bu davanın finans mahkemesi olarak belirlenen Ankara 6,7,8 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, belirtilen davalar bakımından anılan numaralı ticaret mahkemeleri ile diğer ticaret ticaret mahkemeleri arasında görev ilişkisi doğduğu, ... bu dava bakımından mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, Mahkememize ait yukarıda belirtilen esasın kapatılmasına ve dosyanın Ankara 6,7 ve 8. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Mahkememize ait yukarıda belirtilen ESASIN KAPATILMASINA,2-Dosyanın ANKARA 6,7 ve 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE ANKARA HUKUK TEVZİ BÜROSUNA gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak karar verild █████/2025Katip ... ¸ Hakim ... ¸