Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Bir hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davalı şirketin faturaların keyfi kesildiği ve hizmet verilmediği yönündeki itirazlarını ticari defter ve kayıtlara dayalı bilirkişi incelemesiyle çürütmüş; davacının toplam 262.150,84 TL tutarındaki faturalarına karşılık davalının yaptığı kısmi ödemeleri dikkate alarak, davalının kalan 134.787,67 TLlik borca ilişkin itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve takipten sonra ödenen 58.619,64 TL için karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş; davalı tarafın bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2019ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesi)KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının müvekkili şirketten servis hizmeti aldığını, araçlarına aldığı servis hizmeti karşılığı düzenlenen faturalardan doğan cari hesap borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını ileri sürerek Ankara 8.İcra Müdürlüğü ██████████E. Sayılı icra takip dosyasındaki davalı itirazının iptali ve takibin devamı ile davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Davacının keyfi olarak fatura kestiğini, bunun üzerine faturaların tamamının iade edildiğini, davacı tarafından iade edilen faturalara itiraz edilmediğini belirterek davanın reddi ile davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacı şirketin, davalı şirket adına 262.150,84 TL tutarında fatura tanzim ettiği, davalı şirketin takip tarihi olan █████/2017 tarihine kadar toplam 127.363,21 TL ödeme ve fatura iadesi ( 73.615,74 TL fatura red+534,54 TL fatura +53.212,93 TL ödeme ) yapmış olduğu, davacı şirketin, davalı taraftan takip tarihi itibarıyla 134.787,63 TL ( 262.150,84 TL-127.363,21 TL ) alacaklı olduğu, ayrıca dava tarihinden sonra 58.619,64 TL bedelli çekin █████/2017 tarihinde davacı tarafça tahsil edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterleri ve kayıtları ile davacı tarafın ticari defterlerine dair bilirkişi raporunun değerlendirilmesi yönünde alınan raporda; mail yazışmalarının yeterli ve geçerli olup olmadığı olasılıkları değerlendirilerek; 1-Taraflar arasındaki ihtilafa konu 76.168,03 TL tutarındaki davalı iade faturasının dosya kapsamı mail yazışmalarının yeterli ve geçerli olmadığının kabulü halinde davalının Ankara 8 İcra Müdürlüğü ██████████ esas sayılı icra takip dosyasındaki 134.787,67 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ve takibin devamının gerekeceği, (takip sonrası yapılan 58.619,64 TL'nin nazara alınması), 2-Dosya kapsamı mail yazışmalarının yeterli ve geçerli olduğunun ve davacının temerrüdü olduğunun kabulü halinde (şayet faturalar muhteviyatı hizmet verilmişse sebepsiz zenginleşme durumunun sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere) Ankara 8 İcra Müdürlüğü ██████████ esas sayılı icra takip dosyasındaki 76.168,03 TL miktar yönünden davalı itirazının haklı olduğu, takip sonrası ödenen 58.619,64 TL miktar için davalı itirazının iptali ve takibin devamının gerekeceği kanaatine varıldığına dair rapor ibraz edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterleri üzerindeki inceleme neticesinde; davacı şirketin davalı adına 262.150,84 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, davalı şirketin fatura bedelinin 127.363,21 TL'lik kısmını ödemiş olduğu ve ayrıca icra takibinden sonra da 58.619,64 TL'lik kısmını da ödediği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte, ilamsız icra takibine konu fatura hizmetinin davacı tarafça verilip verilmediği ve eğer hizmet verilmiş ise bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmıştır. Her iki şirketin ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, davacı tarafça, davalı şirket adına 262.150,84 TL tutarında fatura tanzim edildiği ve davalı şirketin takip tarihi olan █████/2017 tarihine kadar toplam 127.363,21 TL'lik kısmını ödediği ve borcun tümüne itiraz ettiği, dava açıldıktan sonra takibe konu borcun 58.619,64 TL'lik kısmını da ödemiş olduğu, davalı tarafın fatura hizmetinin verilmediğine dair iddiasının ispatlanamadığı, böylelikle bilirkişi raporunun, davalının 134.787,67 TL asıl alacak yönünden borca itirazının dayanaktan yoksun olduğu yönündeki olasılıklı değerlendirmesi hükme esas alınarak ve ancak takipten sonra davalı tarafça yapılan 58.619,64 TL miktarlı kısmi ödeme de dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davanın 58.619,64 TL'lik kısmına ilişkin yapılan ödeme dikkate alınarak konusuz kalan 58.619,64 TL'lik davalı-borçlu tarafın itirazı ve bu kısma ilişkin itirazın iptali hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın (karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısım haricinde) kabulü ile Ankara 8. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı icra dosyasındaki itirazın reddi ile 76.168,03 TL'lik asıl alacağa dair takibin devamına, 76.168,03 TL'lik asıl alacağa yıllık % 9,75 avans faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz işletilmesi ile alacak likit olduğundan 134.787,63 TL'nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun hatalı olduğu, kısmi ödeme yönünden hukuki yarar bulunmadığı, icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti yönünden hatalı hesaplama yapıldığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, hizmet alım sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalara yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 5.247,43 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.314,40 TL harcın düşümü ile kalan 3.933,03 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...