İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, konsorsiyum sözleşmesinin davalı tarafından ihlalinden kaynaklanan tazminat davasında, deniz ticareti uyuşmazlığı nedeniyle görevsizlik kararı.
Özet: İki şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan tazminat davasında davacı, deniz taşımacılığı projesi için kurulan konsorsiyumun davalı tarafından ihlal edildiğini ve kendisinin projeden haksız yere dışlandığını iddia ederek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Davalı ise konsorsiyum iddiasını reddederek, ortada resmi bir anlaşma olmadığını ve talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur. Mahkeme, uyuşmazlığın deniz ticareti kapsamında olduğunu ve benzer davaların özel ihtisas mahkemesince görüldüğünü belirterek, davanın görev yönünden usulden reddine ve yetkili mahkemenin denizcilik ihtisas asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 40 yıldır sektörde faaliyet gösterdiğini, 2015 yılındaki --------- Projesi kapsamında --------.Ş. ile yüklenici sözleşmesi imzaladığını, bu süreçte personel ve yolcu taşımacılığını davalı ----------- yaptırdığını, davalının bu dönemde sadece müvekkil şirketle ticari ilişki içinde olduğunu, 2020 yılı sonunda projenin tamamlanmasıyla birlikte adadaki taşımacılık hizmetleri için davalı ile bir konsorsiyum kurduklarını, --------- Ş.'ye ortak fiyat teklifi sunduklarını, ancak davalının müvekkil şirketi saf dışı bırakarak --------- ile gizlice anlaştığını ve işi tek başına aldığını, bu durumun konsorsiyum sözleşmesine, objektif iyiniyet kurallarına ve ticari etiğe aykırı olduğunu, --------- Noterliği'nin 05.03.2021 tarihli ihtarnamesi ile 500.000,00-TL tazminat talep edildiğini, davalının ---------- Noterliği'nin 12.03.2021 tarihli cevabi ihtarnamesinde ortak teklif sunulduğunu ikrar ettiğini, davalının açtığı ---------- Esas sayılı itirazın iptali davasında takas ve mahsup talebinde bulunulduğunu, bu dosyada alınan 01.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının konsorsiyum sözleşmesini ihlal ettiğinin ve müvekkil şirketin tazminat alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemenin takas-mahsup talebini reddettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, davalının konsorsiyum sözleşmesini ihlali nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zararın, davalının --------- elde ettiği gelirler üzerinden bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, şimdilik 1.000-TL tazminatın 16.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ileri sürülen konsorsiyum iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık kurulmadığını, sunulan teklif metninin sadece hazırlık aşamasında kaldığını ve herhangi bir ihale süreciyle bağlantılı olmadığını, --------Ş. tarafından verilen resmi cevap yazısında da taraflar arasında bir konsorsiyum kaydının bulunmadığının ve söz konusu iş kalemlerine ilişkin bir ihale açılmadığının açıkça belirtildiğini, bu nedenle teklif metninin batıl hale geldiğini, davacının iddialarının somut delillerden yoksun olduğunu, uyuşmazlığın deniz ticaretine ilişkin olması sebebiyle --------- Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının haksız rekabet iddiasına dayalı taleplerinin Türk Ticaret Kanunu'nun 60. maddesinde öngörülen bir yıllık ve üç yıllık zamanaşımı sürelerini aştığını, davacı tarafından ihtarname ile zarar miktarının belirlenmiş olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı müvekkilin ana faaliyet konusunun yolcu taşımacılığı olduğunu ve davacının bu alanda bir faaliyetinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği kâr kaybı ile davalının eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, taraflar arasında münhasırlık veya rekabet etmeme taahhüdü içeren yazılı bir sözleşme mevcut olmadığını, önceki mahkeme kararlarında da davacının benzer iddialarının reddedildiğini ve alacağın muaccel olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.Deliller Tarafların ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmıştır. ---------- Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan tazminat davasıdır. Uyuşmazlık TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı beşinci kitabı kapsamında yer almaktadır.Yukarıda belirtilen kanunun beşinci kitabı kapsamı ve yerleşik içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; davanın Özgürlük ve Demokrasi Adasına gerçekleştirilecek deniz taşımacılığı işlerine dair konsorsiyum kurulduğu ve bunun ihlal edildiği iddiasıyla açılmış tazminat davası olması, davacı tarafça dava dilekçesinde zikredilen benzer mahiyette başkaca davaların da--------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olması karşısında uyuşmazlığın HSK tarafından denizcilik ve ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen --------- Asliye Ticaret Mahkemesi görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev yönünden usulden REDDİNE,2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,3-Görevli ve yetkili mahkemenin --------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla),4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına), bu usuli kararın verilmesi ve bu kararla birlikte harç hususunun re'sen karara bağlanması hususlarının re'sen gözetilmesine; re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında kalan yönlerden ise gerekirse talebe bağlı olarak değerlendirme yapılmasına, 5-Süresinde başvuruda bulunulması halinde yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK 331/2. maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemede verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026