Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlattığı icra takibine itirazın iptali davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu alan kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın ilk derece mahkemesince kabul edilerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi üzerine, davalı borçlu şirket ve kefil tarafından istinaf edilen karara ilişkindir; davalı şirketin istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle reddedildiği belirtilirken, kefilin istinaf başvurusunun ise adli yardım talebi de dahil olmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ön sorun olarak incelenmeye başlandığı anlaşılmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Çarşı -Bodrum şubesi ile davalı arasında genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığı, davalı tarafından borcun tamamının ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkil banka ile borçlu arasındaki sözleşmelerden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda müvekkil bankanın şube inin bulunduğu yer ile "Denizli mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin "yetkili olacağı hususunda yetki sözleşmesi imzalandığını, karşı tarafın yetki itirazının geçersiz olduğunu, icra dosyasında başlatılan takibe vaki itirazların iptaline, takibin devamına, borçluların takip konusu borcun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... Tüm dosya kapsamı ve istinaf kaldırma kararı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı banka ve davalı ... Anonim Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı ve taahhütnameden doğan borcun ödenmediği, ödenmeyen borçtan davalıların sorumluluklarının bulunduğu, davacı bankanın takip tarihi itibariyle bu taahütnameden kaynaklı alacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı asıl borçlu ve kefilin takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin tespitinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulü ile; Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 89.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına asıl alacağa yıllık %38,40 temerrüt faizi ve faizin %5 i oranında gider vergisi uygulanmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı yararına İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talepte bulunması, geçerli bir icra takibi yapılmış olması, geçerli bir itirazın olması, süresinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekmektedir. Somut olayda, yasanın aradığı bütün koşulların mevcut olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar (aynı dilekçe ile) istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; istinaf başvuru harcı, karar harcı, tebligat ve gider avansı konusunda adli yardım talebinde bulunduklarını, savunma hakkı değerlendirilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davalı İbrahim'in kefalet sorumluluğunun yeterince değerlendirilmediğini, faize ilişkin hesaplamanın yanlış olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı doğan alacağın tahsili amacıyla Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin istinaf kanun yolu başvurusu süresinde olmadığından, ilk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ek karar ile davalı şirketin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kararın şirkete tebliğ edildiği, bu ek karar ilişkin bir istinaf başvurusunun ise yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın istinaf başvurusunun incelenmesi gerekmektedir.
Davalılar (Davalı ...) istinaf dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuşlardır.
Bu husus HMK m. 336/3 hükmü de dikkate alınarak, bu husus ön sorun olarak Dairemizce incelenmiştir.
6100 sayılı HMK 334 gereğince; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.
...-Türkiye kararında da bahsettiği üzere; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin pratik ve etkili hakları güvence altına almayı amaçladığını hatırlatır. Bu, özellikle adil yargılamanın demokratik bir toplumda tuttuğu önemli yer ısığında mahkemeye erisim için geçerlidir. Davacı veya davalının davasını mahkemelerde etkili bir sekilde savunma fırsatının engellenmemesi ve karsı tarafla silahların esitliğinden yararlanabilmesi ceza davalarında olduğu gibi hukuk davalarında da adil yargılama kavramının merkezinde yer almaktadır (bkz. Steel ve Morris – İngiltere, no. ████████).
Davalılar, kanunun aradığı şekilde, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmamıştır ancak adil yargılanma hakkı kapsamında Dairemizce uyap entegrasyon sisteminde yapılan inceleme doğrultusunda, mal varlığı olmadığı anlaşılan davalı ...'ın istinaf incelemesi kapsamında adli yardımdan yararlanmasına karar verilmiştir.
Dosyaya dönüldüğünde; ilk derece mahkemesince ilk olarak ... esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna götürüldüğü, Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay kararlarında belirtilen hesaplama yöntemine uygun şekilde, Yargıtay kararları doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak (TTK. m. 8/2'de düzenlenen bileşik faizin ancak taraflar arasında bu konuda bir anlaşma olması halinde ve yasal şartları var ise talep edilebileceği dikkate alınarak) alacak hesabı yapılması amacıyla yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna varılması gerekirken, yazılı şekilde, hükme elverişli olmayan rapora dayanarak karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin ortadan kaldırma kararından sonra mahkemece bankacı hesap bilirkişisinden aldırılan rapor doğrultusunda, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde davanın kabulüne karar verildiği, aldırılan bilirkişi raporunun Dairemizin ortadan kaldırma kararında belirtilen usuller çerçevesinde Yargıtay kararlarına uygun olarak hazırlandığı, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli bulunmasına, faiz hesabının yerinde bulunmasına, davacı bankanın alacak miktarı likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesinin yerinde olmasına (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ██████████ esas ████████ karar sayılı içtihatı), aşamalarda gerekli tebligatların davalılara yapılmış olması karşısında savunma ve bunun yansıması olan hukuki dinlenilme hakkına aykırı bir durumun mevcut olmamasına, her ne kadar istinaf dilekçesinde kefalet şartlarının yeterli hukuki incelemeye tabi tutulmadığı belirtilmiş ise de kefalet şartları incelemesinin bilirkişi raporunda yapılmasına, her hangi bir kanuna aykırılığın tespit edilmemiş olmasına, davalı tarafça açık bir imza, yazı vb. itirazının yapılmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ...'ın istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...'ın istinaf incelemesi için adli yardım talebinin KABULÜ İLE;
2-Davalı ...'ın ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-HMK m. 339/1 gereği, adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağından, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.079,59 TL istinaf karar harcının ve 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, HMK m. 339/1, 2'inci cümle ve m. 339/2 hükmünün şartlarının olmadığı kanaatiyle, adli yardımdan yararlananın açıkça mağduriyetine yol açacağı anlaşılamadığından uygulanmasına yer olmadığına,
4-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinden sonra istinaf incelemesi için davacının yatırdığı avanstan karşılandığı anlaşılan posta tebligat gideri toplamı 1.630,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!