İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, şirketin kuru yük gemisi satışının batıl olduğunun tespiti ve yürütmesinin durdurulması talepli tespit davasında davacının feragati üzerine davanın reddine karar verilmesi.
Özet: Halka açık bir şirketin hissedarı, yönetim kurulunun stratejik öneme sahip bir kuru yük gemisinin satışına ilişkin kararının, yatırımcılara satış bedeli ve alıcı gibi temel bilgilerin açıklanmaması nedeniyle batıl olduğunun tespiti ve satış işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle dava açmış; davalı ise davanın reddini talep etmiştir. Yargılama sürecinde davacı, davadan kayıtsız şartsız feragat etmiştir. Mahkeme, davacının feragat beyanını dikkate alarak davanın reddine, yargılama giderleri ile davalı vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████DAVA : TespitDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu ve Sermaye Piyasası Kanununa tabi halka açık -----MKK nezdinde kayıtlı gerçek kişi pay sahibi olduğunu, ---- pay sahibi olmasının şirketin malvarlığını, aktif yapısını ve stratejik varlıklarını doğrudan etkileyen işlemler olup, özellikle şirketin esas işi ve ana gelir kalemi olan denizcilik faliyetleri ile ilgili gelir sağlayan gemi gibi önemli varlıklarının elden çıkarılmasının pay sahipliği haklarını ilgilendirdiğini, şirketin %100 bağlı ortaklığı --- mukim ---- şirketine ait “----” isimli ----- kuru yük gemisi-----Şirket filosunun en değerli gemilerinden biri olduğunu, şirketin 3 gemilik filosunda bu geminin tek başına şirket konsolide cirosunun yaklaşık %36’sını sağladığını, gemi üzerinde ---. ve ------. lehine ipotek bulunduğunu, bu nedenle dava ile gelişmeler ve davanın sonucunda verilecek karaların gemi uzerinde ipoteği bulanan --- hukuki durumu üzerinde etkili olması nedeniyle HMK Madde 61 cercevesinde davanın yurtdışında mukim ----- Türkiye temsilciliğine ihbarını talep ettiğini, şirketin 21.11.2025 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yaptığı duyuru ile ------ isimli kuru yük gemisinin satışına ilişkin sözleşme imzalandığını açıkladığını ancak satış bedeli, alıcı taraf ,elde edilecek satış gelirin kullanım yeri gibi halka açık şirketlerin yatırımcılarını bilgilendirmek ıcın açıklaması gerekli ve önemli temel bilgilerin hiçbirini açıklamadığını açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle ---- gemisinin satışına ilişkin Yönetim Kurulu Kararının TTK m. 391/D Hükmü Uyarınca batıl olduğunun tespitine, öncelikle, satış işleminin tamamlanmasının telafisi imkansız zararlara yol açacağı göz önüne alınarak, ------ isimli geminin satışına ilişkin yönetim kurulu kararına bağlı tüm işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına yönelik teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, geminin üzerinde ipotek hakları bulunan ---- Türkiye Temsilciliklerine davanın ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve ileride tutacagım avukat vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava şartı ve husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, muvafakatleri bulunmadığından davacının ıslah talebinin reddine, şartları oluşmadığından İhtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle tespit davasıdır.Davacı █████/2026 tarihli duruşmada, davadan kayıtsız şartsız feragat ettiğini bildirmiştir.Davalı vekilleri █████/2026 tarihli duruşmadaki beyanlarında, davanın her ne kadar maktu harç üzerinden tespit davası olarak açılmış ise de, davacının davasını daha sonra ıslah ettiğini ve geminin satışının durdurulmasını tedbir olarak istediğini, geminin değeri üzerinden harcın tamamlattırılmasını ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmişlerdir.6100 sayılı HMK madde 307 ve devamında düzenlenen feragat, davacının netice-i talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HMK.24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Feragat, davayı sona erdiren, yapıldığı anda sonuç doğuran, kesin bir usul işlemi olup, HMK 311. Maddesi uyarınca, karşı tarafın muvafakatine gerek olmaksızın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan, somut olayda davacının yazılı beyanı ile usulüne uygun şekilde davadan feragat ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, HMK'nın 312. Maddesi gereği yargılama giderlerinden, vekalet ücretinden ve arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL'den mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalanmadan karar verildiğinden 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde İstinaf yolu kabil olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.