Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemiyle açılan davada davacı, kendisine gönderilen ihtarnamelerin yasal usul ve şekil şartlarına uygun olmadığını, özellikle ilk ihtarnamede ihraç uyarısının bulunmadığını ve borç miktarlarında tutarsızlıklar olduğunu ileri sürerek kararın hukuka aykırı olduğunu savunurken; davalı kooperatif ise davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine, usulüne uygun ihtar çekilerek ve yasal süre tanınarak borcun ödenmesi istendiğini, buna rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle ortaklıktan çıkarılmasının hukuka uygun olduğunu iddia etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI : ███████E., ████████K.DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptaliKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Kooperatif genel kurulunun █████/2013 tarihli toplantısının 7 nolu kararı ile müvekkilinin üyeliğinin geçersiz sayıldığını, bu karar aleyhine açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas sayılı davasında, Genel Kurul Kararının 7. maddesinin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı kooperatif tarafından müvekkiline Ankara 25. Noterliğinin █████/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2.600.000,-TL hisse bedeli ödemesi gerektiği yönünde ihtarname tebliğ edildiğini, cevaben Ankara 2. Noterliğinin █████/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, Ankara 25. Noterliğinin █████/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığının bildirildiğini ileri sürerek davalı kooperatif yönetim kurulunun müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin █████/2020 tarih ve 2020/4 sayılı kararının iptalini istemiştir. Davalı vekili özetle: Davacının █████/2013 tarihli genel kurul toplantısına kadar kooperatife olan parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, █████/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların 3. maddesine göre davacıya Ankara 25. Noterliğinin █████/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2.600.000,-TL borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak tebliğden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde borcun ödenmediğini, Ankara 25. Noterliğinin █████/2020 tarih ve 13029 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesi hususunun bildirildiğini ve borcun ödenmemesi durumunda ortaklıktan çıkarılacağının ihtar edildiğini, çıkarılan ikinci ihtarnamede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine Ankara 25. Noterliğinin █████/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatif yönetim kurulunun █████/2020 tarih ve 2020/4 sayılı ihraç kararının gönderildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda; 1163 Sayılı Kooperatifler Yasası'nın 16. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile Ana Sözleşmenin 14. maddesine göre, çıkarılma kararının ortağa tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içerisinde itiraz davası açılabileceği, davacı hakkında alınan 19.10.2020 tarihli ve 2020/4 sayılı ihraç kararının davacıya Ankara 25. Noterliğinden gönderilen 20.10.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname ile bildirildiği, söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhine rastlanmadığı, iş bu davanın 12.01.2021 tarihinde açıldığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, Yargıtay içtihatları uyarınca ihtarlarda istenilen borcun aynı döneme ait olması ve dolayısıyla aynı rakamı içermesi gerektiği, eğer rakam farklı ise bunun ihtarnamede açıklanması ve verilen sürede ödene yapılmaması halinde ihraç yaptırımı uygulanacağı uyarısının bulunması, yine ilk ihtardan sonra ortak kısmi bir ödeme yapmış ise bunun ikinci ihtarda belirtilmesi ve istenilecek miktardan tenzil edilmesi gerektiği, davalı kooperatif tarafından davacıya Ankara 25. Noterliğinden gönderilen 25.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ilk ihtarnamede, istenilen borcun ödenmemesi halinde ihraç kararı alınacağı hususunda açık bir uyarı bulunmadığı, ancak 1163 sayılı Kanunun 27. ve Ana Sözlemenin 17. maddesi uyarınca ikinci ihtarname gönderileceği ihtarının yapıldığı, ikinci ihtarname gönderileceği uyarısının ihraç uyarısı niteliğinde bulunup bulunmadığı hususundaki hukuki yorumun mahkemeye ait olduğu, mahkemece ihraç uyarısı bulunmadığının kabulü halinde 1.ihtarnamenin geçersiz olacağı, ihraç uyarısının bulunduğunun kabulü halinde ise 1.ihtarnamenin usul ve şekil yönünden yasa ve sözleşmeye uygun olacağı, mahkemece 1.ihtarnamede "İhraç edileceği" uyarısının bulunduğunun kabul edilmesi ihtimalinde 2. ihtarnamenin incelenmesinin gerekeceği, 1.ihtarnamede 2.600.000,00 TL'lik borcun yarısı olan 1.300.000,00 TL istenilmesine rağmen, davalı kooperatif tarafından davacıya Ankara 25. Noterliğinden gönderilen 11.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı 2. ihtarnamede, 2.600.000,00 TL istendiği, halbuki ihtarnamelerde aynı borcun istenilmesi, farklı bir rakam istenilecek ise bunun nedeninin belirtilmesi gerektiği, genel kurul kararında ödemenin yarısı peşin yarısının 1 ay sonra ödenmek üzere 30.06.2020 tarihine kadar alınmasına karar verilmiş olduğundan 25.08.2020 tarihli 1. ihtarname tarihi itibarıyla zaten bu ödemenin tamamının istenmesi gerektiği, eğer 1.ihtarnamede yarısı istenmiş ise 2. ihtarname de de aynı paranın istenmesi gerektiğinin düşünüldüğü, bu yönüyle 2. ihtarnamenin usule uygun olmadığı hususunun mahkemenin taktirinde olduğu, ihtarnamelerden biri dahi geçersiz olduğunda borç durumunun araştırılmasına lüzum bulunmadığı, mahkemece ne yönde karar verileceği bilinmediğinden usulen borç durumu yönünden de değerlendirme yapıldığı, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararın incelenmesinden, genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulunun peşin ödemeli ortak kaydetme yetkisi bulunmadığı belirtilerek davacının üyeliğinin normal üyelik olduğunun kabul edildiği, bu durumda 1163 sayılı kanunun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereği davacının diğer üyelerin yaptığı ödemeyi yapması gerektiğinin düşünüldüğü, kural olarak genel kurul kararları iptal edilmediği müddetçe ortakları bağlayıcı nitelikte olduğu, söz konusu genel kurul kararının iptal edildiğine dair bir mahkeme kararına tesadüf edilmediği, ancak davacı tarafça söz konusu kararın davacıyı kapsamadığının iddia edildiği, esasında, dosya kapsamındaki iddia ve savunmadan ve sunulan delillerden, “kesinleşmiş yargı kararı gereğince doğabilecek kazai üyelik” tabirinden 27.06.2013 tarihli genel kurul gündeminin 7. maddesinde üyeliklerinin kabul edilmemesine karar verilen ve mahkeme kararıyla anılan genel kurul kararını iptal ettirerek ortaklığın devamını sağlayan davacı ve bir kısım üyenin kastedildiğinin düşünüldüğü, ancak normal bir üye bazında düşünüldüğünde, genel kurul kararında Ana Sözleşmenin 11. maddesine atıf yapılarak sanki mahkeme kararına istinaden yeni üye kaydedileceklerden 2.600.000,00 TL alınacakmış gibi tereddüt oluşturulduğu, tereddüte mahal vermeden hangi üyelerin bu parayı ödemesi gerektiğinin açıkça belirtilmesinin yerinde olacağı, ayrı bir dava konusu olma hasebiyle 2.600.000,00 TL'nin hangi kıstasa göre belirlendiğinin anlaşılamadığı gibi kooperatifin kuruluşundan bu yana ödemesini düzenli yapan bir ortağın ödediği aidat ve giderlerin alım gücüne eşit olup olmadığı, dolayısıyla anılan genel kurul kararının yerinde olup olmadığının tespit edilemediği açıklanmıştır....Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından açılan, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - ████████ K. Sayılı davasında verilen red kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 01.06.2017 tarihli ve █████████ E.-█████████ K. sayılı bozma ilamında, davacının normal üye olduğunun belirtildiği ve üyelik şartlarını taşıması ya da başkaca ihracı gerektiren bir durumun bulunması halinde ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin Yasa ve Ana Sözleşmede belirtilen prosedür uygulanmak suretiyle bir karar verilebileceğinin kabul edildiği, akabinde Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve ███████-205 sayılı kararı ile de davacıların kooperatife üye oldukları kabul edilerek 27.06.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısının 7 nolu kararının iptaline karar verildiği, davalı kooperatifin 06.09.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 3.maddesinde, kesinleşmiş yargı kararı nedeniyle doğabilecek kazai üyeliklerde ortak olarak kaydedileceklerden ödenmesi gereken meblağın belirlendiği ve davacı, sanki kooperatife yeni ortak olarak kaydedilecekmiş tereddüt uyandırdığı, mahkememizdeki davanın, her ne kadar tebliğine ilişkin belge sunulmamış ise de, 20.10.2020 tarihli ihraç ihtarnamesinden itibaren 3 aylık süre içerisinde açıldığı, davalı kooperatif tarafından keşide edilen 25.08.2020 tarihli ilk ihtarnamede istenilen 1.300.000,00 TL borcun ödenmemesi halinde ihraç kararı alınacağı hususunda açık bir uyarı bulunmadığı, 11.09.2020 tarihli ikinci ihtarnamede ise birinci ihtarnameden farklı olarak 2.600.000,00 TL borcun ödenmesinin istendiği, farklı rakam istenilmesinin nedeninin belirtilmediği, 06.09.2019 tarihli genel kurulda, ödemenin, yarısı peşin yarısı 1 ay sonra ödenmek üzere 30.06.2020 tarihine kadar alınmasına karar verilmesi nedeniyle ve 25.08.2020 tarihli birinci ihtarname tarihi itibariyle ödemenin tamamının istenilmesi gerektiği halde gerekli açıklama yapılmadan yarısının istenilmesinin ve ikinci ihtarname sonrasında ihraç kararı verilmesinin usule uygun olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırılık teşkil ettiği, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, rapora karşı yapılan itirazlarının değerlendirilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...