Satış faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında, istinaf bozması sonrası yeniden incelenen mal teslimi ve imza aidiyetine ilişkin delil değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ürün satış faturalarından doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin bir gerekçeli karardır; davacı, ödenmeyen ürün bedelleri için takibe geçildiğini ve itirazın haksız olduğunu ileri sürerken, davalı ürünlerin kendisine teslim edilmediğini iddia etmiştir; mahkemenin önceki davayı kısmen kabul kararı, teslimat fişlerini imzalayan kişinin davalı şirket çalışanı olup olmadığı ve imzanın aidiyeti konusunda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle istinaf mahkemesince bozulmuş, bunun üzerine mahkemece ilgili kişinin SGK kayıtları incelenmiş, tanıklar dinlenmiş ve grafolog bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SGK kayıtlarında bu kişinin davalı şirkette çalıştığına dair bir kayda rastlanmamıştır ve tanık beyanları alınmaya devam edilmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19.03.2018
KARAR TARİHİ : 16.09.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... takip dosyası ile borçlu davalı hakkında müvekkilinden aldığı ürünler bedeli 4 adet faturaya dayalı 24.612,39 TL asıl alacak ve 1.772,98 işlemiş faiz olmak üzere 26.385,37 TL üzerinden takip yapıldığını takibe haksız olarak itiraz edildiğini oysa teslim alınan ürün bedellerini ödenmediğini bildirerek davalının takibe itirazının iptaline takibin devamına alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; malların iddia edildiği şekilde müvekkiline teslim edilmediğini yalnızca fatura düzenleyerek para tahsil etmeye çalışıldığını her iki tarafın ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini davacı yanın tanık deliline değer verilemeyeceğini bildirerek kötü niyetli takip nedeni ile tazminata ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve neticesinde ..... Esas sayılı dosyasından yürütülen yargılama sonunda verilen 15.12.2020 tarih ve .....sayılı; "...Davanın kısmen kabulü ile davalının ..... sayılı takip dosyasında itirazının 24.171,35 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar için devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.834,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine,.." dair hüküm, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ......'nin 26.12.2023 tarih ve ..... sayılı ilamı ile "...Davacı tarafça dosya kapsamına sunulmuş, altında teslim alan bölümünde ...'nın teslim alan imzası yer alan sipariş fişlerinde KDV dahil toplam 24.171,35 TL mal teslim edildiği, söz konusu sipariş fişlerinin irsaliyeli faturalar ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Sipariş fişlerinde teslim alma olgusu da ifade edildiğinden teslim belgesi olarak kabul edilebilmesi mümkündür. Davalı yanca yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde teslim olgusu inkar edilmekle birlikte mahkemece teslim belgesi olarak kabul edilen sipariş fişlerinde isim ve imzası bulunan ...’nın davalı şirket çalışanı olup olmadığı, imzasının aidiyeti hususunda gerektiğinde ... dinlenerek gerekli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru değildir..." gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamı üzerine dosyanın yeniden ele alınması gerekmiş ve bu bağlamda ...'ya ait ... kayıtları, imza örnekleri, hesap ekstreleri getirtilmiş, tanık dinlenmiş, dosyaya kazandırılan uyuşmazlık konusu sipariş fişlerinin asılları üzerinde grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır.
Kaldırma ilamında belirtilen, ...'nın davalı şirket çalışanı olup olmadığı hususunda celp edilen ... kayıtlarının incelenmesinden, ...'nın davalı şirket çalışanı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı görülmüştür. Bununla beraber çalışma olgusunun her türlü delille ispatı mümkün olduğundan (Emsal: ......'nin 29.09.2021 tarih ve .....r sayılı ilamı), bu konuda davacı tanıklarının dinlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında özetle; "davalı ... Şirketinin sahibini tanıdığını, ancak şu an adını hatırlayamadığını ... ... ismini hatırlayamadığını, ancak çok tanıdık geldiğini, ... davalının ... adında bir çalışanı olup olmadığını hatırlayamadığını ... davacı ve davalı arasında alım satım vardı ancak alacak verecek hususunu bilmediğini, teslimatın nasıl yapıldığı konusunda da bir bilgisinin olmadığını ..." belirttiği,..... Mahkemesi aracılığıyla talimatla dinlenen davalı tanığı ... ise beyanında özetle; "......'nın eşi olduğunu, davacı ...'ı eşinin çalıştığı şirketin zirai ilaç aldığı kişi olarak tanıdığını, davalı şirketin ..... 'da olduğunu, eşi ...'nın hatırladığı kadarıyla 2017 yılında .....'nda davalı şirketin ektiği patatesler ile ilgili yaklaşık 1 sene boyunca yevmiyeci olarak çalıştığını, patateslerin ekilmesi, bakımı, hasadı gibi işlerle uğraştığını, gösterişen 09.06.2016, 10.06.2016, 31.08.2016 ve 10.06.2016 tarihli sipariş fişlerinde teslim alan ... adına atılan imzanın eşine ait olduğunu, eşim o tarihlerde bu firmada çalıştığını, eşi ...'nın 7-8 ay civarında çalıştığını, patates ekim işi ile ilgili işleri yaptığını, eşinin bu iş esnasında bir kaç gün orda kalıp, bir kaç günde eve geldiğini, bu şekilde çalıştığını, ... başta 2017 olarak beyan etti ise de üzerinden zaman geçtiği için tam yılını hatırlamamış olabileceğini, eşinin 2016 yılında davalı firmada çalıştığını..." belirttiği anlaşılmıştır. Davalı vekilince, tanık ...'nın ilk tanık listesinde yer almaması nedeniyle dinlenmesine itiraz edilmiş ise de davacı tanıklarından ...'nın 13.08.2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup HMK’da tanığın ölümü halinde nasıl bir yol izleneceği düzenlenmemiş olsa da, bu durumun ikinci tanık listesi verilmesi yasağı yönündeki düzenlemenin istisnası olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünüldüğünden (Emsal: ......'nin 13.04.2021 tarih ve ..... sayılı ilamı), davacıya vefat eden tanığı yerine bir tanık bildirmesi için imkan verilmesi uygun bulunmuştur. Yine davalı vekilince, talimat duruşmasına ilişkin olarak kendilerine bir tebligat yapılmadığı gerekçesiyle de adı geçen tanığın dinlenmesine itiraz edilmiş ise de, talimat duruşmasından önce davalı vekillerince HMK'nın 259/4. maddesi gereğince talimat duruşma gün ve saatinin tebliği talep edilmediğinden davalı vekilinin bu itirazı da kabul edilmemiş, usul ekonomisi de gözetilerek yeniden talimat yazılmamıştır. Esas bakımından ise dinlenen davacı tanık beyanlarının, ...'nın uyuşmazlık konusu dönemde davalı çalışanı olduğu hususunda yeterli kanaat oluşturmaya elverişli olduğu görülmüş ve mahkememizce bu kabule göre inceleme yapılarak yargılamanın yürütülmüştür.
Kaldırma ilamında belirtilmiş olmakla beraber, uyuşmazlık konusu teslim fişlerindeki imzaların aidiyeti hususunda ...'nın 08.06.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından dinlenmesi mümkün olmamıştır. Bu konuda grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 22.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda ise; "tetkike konu, .... Ltd. Şti. adına 09.6.2016 tarihli olarak düzenlenmiş, “8.500” TL değerinde, “Teslim Eden ...” ve “Teslim Alan ...” adlarına imza edilmiş Sipariş Fişinin, .... Ltd. Şti. adına 10.06.2016 tarihli olarak düzenlenmiş, “4300” TL değerinde, “Teslim Eden ...” ve “Teslim Alan ...” adlarına imza edilmiş Sipariş Fişinin, .... Ltd. Şti. adına 10.06.2016 tarihli olarak düzenlenmiş, “6599,53” TL değerinde, “Teslim Eden ...” ve “Teslim Alan ...” adlarına imza edilmiş Sipariş Fişinin, .... Ltd. Şti. adına 09.06.2016 tarihli olarak düzenlenmiş, “5162,86” TL değerinde, “Teslim Eden ...” ve “Teslim Alan ...”adlarına imza edilmiş Sipariş Fişinin sağ alt tarafında “Teslim Alan ...” isim yazısı altında atlı bulunan imzaların, ...'nın dava dosyası içinde bulunan tüm mukayese imzalarına kıyasen, ... elinden çıktığı yönünde kanaat hâsıl olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafından icra takibine dayanak faturalara konu toplam 24.171,35-TL miktarlı malın, davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılan ... kanalıyla █████/2016 tarihli ve toplam 8.550,00-TL miktarlı, █████/2016 tarihli ve toplam 4.300,00-TL miktarlı, █████/2016 tarihli ve toplam 4.784,50-TL miktarlı, █████/2016 tarihli ve toplam 6.536,85-TL miktarlı 4 adet sipariş formuna istinaden teslim edildiği olgusu, davacı tarafından kanıtlanmış, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapıldığı olgusu iddia ve ispat olunmamıştır. Hal böyle olunca, davalının ..... sayılı takibe itirazının 24.171,35-TL asıl alacak yönünden haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiştir. Ancak somut olayda kararlaştırılan bir kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı (Emsal: ......'nin █████/2014 tarih ve ..... sayılı ilamı), ayrıca TTK'nın 1530. madde hükmünün uygulanabilirliği yönünden de, maddenin konuluş amacına bakıldığında, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla (Emsal: ......'nin █████/2017 tarih ve ..... sayılı ilamı), somut olayda TTK'nın 1530. madde hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı görülmüş, davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Dosya kapsamı itibariyle davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 4.834,17-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise, reddolunan miktar yönünden davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının 24.171,35-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere devamına,
2-Fazlaya dair istemin reddine,
3-Hükmolunan alacağın %20’si olan 4.834,17-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-Alınması gereken 1.651,14-TL harçtan peşin alınan 450,60-TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.200,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 450,60-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.561,10-TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 12.047,60-TL yargılama giderinin kabul ve redde göre hesaplanan taktiren 10.963,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 155,10-TL yargılama giderinin kabul ve redde göre hesaplanan taktiren 13,95-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 24.171,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğniden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 2.214,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde talep halinde davacının ve davalının artan avanslarının iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16.09.2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!