Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında danışmanlık ücreti hesaplama yöntemine ilişkin itirazı inceleyerek istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bir danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı taraf başka bir davanın sonucuna bağlı olarak belirlenen yüzde on artı KDV oranındaki danışmanlık ücretinin, kısmi ödeme sonrası kalan 62.415,99 TLlik kısmının tahsilini talep ederken, davalı ödenen 80.000 TLnin sehven yapıldığı iddiasıyla iadesini istemiştir; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının hak ettiği toplam bedelden yapılan ödemeyi düşerek kalan alacak talebini kabul etmiş ve bu karar, davalının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle kesinleşmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davalı - karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı - karşı davalı vekili özetle: 01.07.2012 tarihinde müvekkili ile davalı arasında şantiye şefliği hizmet sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ... ve davalı firma arasında görülen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dava dosyasının sonuçlanmasına kadarki süre içinde müvekkili yaptığı her türlü danışmanlık hizmetini içeren 14.11.2014 tarihli danışmanlık hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalı şirket tarafından ödenmesi kararlaştırılan Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasından alacağı bedelin %10'u+KDV olarak belirlenmemiş olmasına rağmen müvekkiline sadece 80.000,00-TL ödeme yapıldığını ileri sürerek müvekkili davalı şirketten alacağının miktar belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 10.000,-TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verildiğine belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 62.415,99-TL olarak arttırmıştır.
Davalı - karşı davacı vekili özetle: Danışmanlık hizmeti alım sözleşmesi'nin geçerliliğini kabul etmekle beraber sözleşme geçerli olsa dahi davacı taraf sözleşme hükümleri gereği üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6. maddesinde davacının sorumlulukları sayıldığını, davacı dilekçesinde yaptığını iddia ettiği işlerin hiçbirisi için bilgi ve belge sunmadığını, borçlanmadığı halde müvekkilinin kendisini borçlu sanarak ödeme yaptığı, ödenen bu bedelin iadesi gerektiğini, müvekkili şirketin yaptığı 80.000,-TL'lik ödeme kendini hataen borçlu sanarak yaptığı bir ödeme olup karşı taraf aldığı bu ödemeyi iade etmekle mükellef olduğun ileri sürerek davacının davasının reddine ve karşı davanın kabulü ile davacı tarafa ödenen bedel olan 80.000,-TL'nin tarafına yasal faizi ile iadesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...bilirkişi raporunda, Madde 3. deki sözleşme hükmüne bakıldığında, İşverenin namına Danışmanlık firmasının yapacağı işler ile ilgili bedel ████████ E sayılı dosyanın sonucuna istinaden işverenin alacağı bedelin %10'u+KDV olarak fiyatlandırılacağı. Bu bedelin her halükarda 50.000 TL nin altında olamayacağı belirtildiği, söz konusu davaya ilişkin kararında 20.06.2017 tarihinde verildiği karar içeriğinde alınan hüküm gereğince Asıl Davanın Kabulüne 1.206.915,17 TL nin 05.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verildiği, davalı tarafça da ödenen 80.000,00 TL nin değerlendirilmesi durumunda bu bedelin bir hizmet karşılığı ödenmiş olabileceği kanaatine varıldığı, bu durumda Davacı tarafın : 1.206.915,17 x % 10 ile = 120.691,52 TL + KDV = 142.416,99 TL lik hizmet işi yaptığı bunun karşılığında 80.000,00 TL ödendiğine göre talep edebileceği tutarın KDV Dahil ; 142.416,99 — 80.000,00 = 62.415,99 TL olduğunu belirten raporun dosyamıza sunulduğu görülmüş, bilirkişi raporu değerlendirilerek hüküm verilirken esas alınmış, davacı tarafından gönderilen ihtarname █████/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, █████/2020 tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiği, bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen danışmanlık hizmet alım sözleşmesi maddeleri incelendiğinde ve 3. Maddedeki sözleşme hükmüne göre işverenin namına danışmanlık firmasının yapacağı işler ile ilgili bedelin belirtildiği ████████ esas sayılı dosyanın sonucuna istinaden işverenin alacağı bedelin %10'u + KDV olarak fiyatlandırılacağı, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ve gerekçeli kararı incelendiğinde, davalı tarafça ödenen 80.000,00-TL nin değerlendirilmesi durumunda bu bedelin bir hizmet karşılığı ödenmiş olacağı sonucuna varıldığı ve yapılan hizmet karşılığı 80.000,00-TL ödendiğine göre, talep edebileceği tutarın KDV dahil 62.415,99-TL olabileceği anlaşılmış ve asıl dava yönünden bu miktar üzerinden kabulü gerektiği, Asıl davada; 62.415,99-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alacağın 10.000,00-TL'sine █████/2020 temerrüt tarihinden itibaren, 52.415,99-TL'sine █████/2022 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ve davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,
Karşı dava yönünden ise; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinin "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hüküm gereğince davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, karşı davacının dava ikame tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle davacının arabulucuya başvurmadan iş bu davayı ikame ettiği açıkça anlaşıldığından, karşı davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine..." karar verilmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davacı taraf arasında düzenlenen sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığı, sözleşme geçerli olsa dahi davacı tarafın üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediği, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiği, ödenen bedelin iadesinin gerektiği, arabulucuya başvurunun yapıldığı nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, danışmanlık hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir. Karşı dava danışmanlık hizmet sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı - karşı davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı - karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Asıl dava yönünden alınması gereken 4.263,64 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.065,91 TL harcın düşümü ile kalan 3.197,73 TL harcın davalı - karşı davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
Karşı dava yönünden alınması gereken 732,- TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davalı - karşı davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!