Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, adi ortaklık borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında müteselsil sorumluluk ve işlemiş faiz reddi kararına yönelik istinafı inceliyor.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacı alacaklının adi ortaklıktan kaynaklanan alacağının tahsili için açtığı itirazın iptali davasında, ticari defterler ve bilirkişi raporuyla ispatlanan alacak karşısında davalıların adi ortaklıktaki pay oranlarına ilişkin özel düzenlemeyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle, Türk Borçlar Kanununun 638/3 maddesi uyarınca davalıları müşterek müteselsil sorumlu tutarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar vermiş; davalı taraf ise bu kararı, eksik inceleme, yetersiz bilirkişi raporu, TBK 638/3 maddesinin yanlış yorumlanması ve kendi özel iş ortaklıkları yapısına uygun düşmediği iddialarıyla istinaf etmiştir.

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: █████/2026
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E - ████████ K kararına karşı süresi içinde davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin davalılardan olan
alacağının tahsili için Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası
ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk
görüşmesinden bir sonuç alınamadığını, davalıların adi ortak olduklarını, adi
ortaklıkları kapsamında davacıdan mal aldıklarını ve davacının adi ortaklık adına
...tarihli GIB ... nolu faturayı düzenleyerek teslim ettiğini,
davalıların adi ortaklık adına düzenlenen faturayı kabul ederek ticari defterlerine
işlediklerini, ancak aradan geçen zaman zarfında davacıya ödeme yapmadığını,
yapılan harici görüşmelerden de sonuç alınamadığını, davalıların itirazlarının
dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkilinin adı geçen
iş ortaklığındaki hissesinin %40 olduğunu, burcun bu orandaki kısmına itiraz
etmediklerini ve %40 oranındaki ödemeyi kabul ettiklerini, adi ortaklıktaki hakim
ortağın diğer davalı ...olduğunu, davacının alacağını oluşturan
işin kendilerine yapılmadığını ve iş ortaklığı adına yapıldığını, faturanın da iş ortaklığı
adına kesildiğini, ortaklığın yürütülmesinde ve borçların ödenmesinde sorumlu olan
hakim ortağın ... olduğunu belirterek müvekkilinin iş
ortaklığındaki hissesi oranı dışındaki borç yönünden davanın reddine karar
verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...davacı taraf davalı adi ortaklıktan alacağını ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu, davalının kısmi ikrarı şeklinde delillerle ispat etmiştir. Davalı ... tarafı, TBK 638/3 maddesi gereği kanunda belirtilenin aksini ispat edemediği görülmüştür. Sunulan adi ortaklık sözleşmesinde ortaklık oranları belirtilmiş ise de davacıya karşı borç ve sorumluluğun %60-%40 oranında taksim edildiğine dair belge sunamadığı görülerek TBK 638//3 maddesi gereğince müşterek müteselsil sorumlu sayılmalarına karar verilmiştir. Davacının alacak vakıasını HMK 190 maddesi gereğince ticari defter ve bilirkişi delilleri ile ispat ettiği görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Tüm bu nedenlerle davanın asıl alacak bakımından kabulüne karar vermek gerekmiş, işlemiş faiz talebi bakımından, ayrıca davalıların temerrüte düşürülmediği görülerek işlemiş faiz talebinin reddine, takibin asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak likit olduğundan ve sair şartlar sağlandığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KABULÜ İLE; Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında davalıların yapmış olduğu itirazın iptali ile, TAKİBİN ASIL ALACAK ÜZERİNDEN DEVAMINA, 2-İşlemiş faiz bakımından itirazın iptali talebinin REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin kısmen kabul, kısmen red kararı usul ve esas yönünden yasaya, hukuka ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, yerel Mahkemece, yargılama sırasında sunulan tüm yazılı beyanlara, itirazlara ve taleplere rağmen itirazların gerekleri yerine getirilmeden, çelişkiler ve eksiklikler giderilmeden, tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde, eksik incelemeyle düzenlenen ve itiraz edilen hukuka aykırı ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeyle karar verildiğini, Mahkemece TTK 638/3 maddesi dava konusu olaydaki hukuki ilişkide yanlış ve eksik yorumlanarak hukuka aykırı karar verildiğini, dava konusu olaydaki İş Ortaklığı, İhale Mevzuatından doğan özel bir iş ortaklığı türü olduğunu, kaldı ki, bir an için TTK 638/3 maddesinin burada uygulanma ihtimali bulunduğu kabul edilse bile maddede geçen "aksi kararlaştırılmamışsa" ifadesine göre de zaten bu maddenin uygulanma ihtimali ortadan kalkmış bulunduğunu, çünkü dosyada bulunan iş ortaklığı sözleşmesinde zaten ortakların % 60 oranında (...) ..., % 40 oranında (...) ...'nin sorumlu olacağı kararlaştırıldığından, TTK 638/3 maddesindeki "aksi kararlaştırılmamışsa" ifadesine göre böylece aksi kararlaştırıldığından davalıların borçtan müştereken ve müteselsilen sorumluluğu kesinlikle mümkün olmadığını, bu durumda iş ortalığındaki her şirket kendi hissesi oranında %60- % 40 oranlarında sorumlu olacaklarını, hükme esas alınan, eksik incelemeyle düzenlenen ve tarafımızca itiraz edilen bilirkişi raporu eksik ve yetersiz olup, hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu, dava konusu olayla ilgili Mahkemenin duraksamaya yer vermeyecek açıklık ve netlikte karar vermesine yeterli olmayan, davanın tüm boyutlarıyla çözüme kavuşturulmasına ışık tutmayan eksik ve yetersiz bir rapor olduğunu, oysa ticaret hukuku konusunda uzman olan Prof. Dr. bilirkişinin, dava konusunun tartışmalı tüm yönlerini ele alan daha kapsayıcı bir rapor vermesi bekleneceğini, bu davanın temel konusu; iki davalı şirket tarafından oluşturulan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan "iş ortaklığı" nın borcunun olup olmadığı, dolayısıyla iş ortaklığındaki davalıların hisse oranları ile sorumlu olacakları borç oranlarının tespiti olduğunu, öncelikle tüm bu hususların açık ve netlikle tespiti gerekli olduğunu, oysa bilirkişi bunlardan hiç bahsetmeden, iş ortaklığının hukuki ve mali yapısını belirtmeden-irdelemeden, hisse oranları, borç ve sorumluluk oranlarını tespit etmeden rapor sunduğunu, sonuçta dosyadaki celbedilen resmi belgeler ile noter onaylı "iş ortaklığı" sözleşmesi göz önünde bulundurularak dava konusu borçtan iş ortaklığı sözleşmesine ve iş ortaklığındaki hisse oranlarına göre hangi davalının hangi oranlarda borçlu-sorumlu olduğunun da tespiti gereklidir. Bu tespitler yapılmadan Mahkemece uyuşmazlığı tam olarak çözebilecek sağlıklı bir karar verilmesi mümkün olmadığı gibi, verilecek kararın icra edilmesinde de duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olması sağlanamayacağını, davanın başından itibaren açılmış bulunan davada, iş ortaklığındaki müvekkile tekabül eden hisse oranı olan % 40 borcun dışındaki miktarlar ve ferileri bakımından kabul etmediğimizi, itiraz ettiğimizi beyan ettiklerini, müvekkil firma, aslında dava konusu borçtan ticaret siciline müstakilen kayıtlı olup ayrı bir tüzel kişiliği bulunan "...- ...İş Ortaklığı"nın sorumlu olmasına, hukuken direkt olarak kendisine husumet ve borç yüklenemeyeceği ve bu sebeplerle direkt olarak kendisi sorumlu olmamasına rağmen, iyiniyetini göstererek borcu ve ferilerini iş ortaklığındaki ortaklık hissesi olan % 40 oranında ödemeyi ve dolayısıyla bu oranda, bu gerekçelerle davayı da kabul ettiğini Mahkemeye açıkça beyan ettiğini, "...- ... İş Ortaklığı" hakkında icra takibi başlatılmadan direkt olarak müvekkil hakkında başlatılan haksız ve hukuka aykırı icra takibine müvekkilin bu anlamda direkt olarak borcu olmamasından dolayı icra aşamasında hukuki mecburiyet olarak tarafımızca itiraz edildiğini, müvekkilin davacıya icra ve dava konusu yapılan iddia edilen miktar kadar borcu bulunmadığından bu davayı da müvekkile tekabül eden % 40 borcun dışındaki miktarlar ve ferileri bakımından kabul etmediğini, itiraz ediyor, % 40'ını ise kabul ettiklerini, işte eksik ve yetersiz bilirkişi raporu, tüm bu hususlara açıklık getirmediğini, müvekkil ile diğer davalı .... Ltd. Şti. arasında 29 Mayıs 2023 tarihi itibariyle ... A.Ş.'nin ... Serbest Bölgesi... İnşaatı işini yapmak üzere "...- ..." Sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmeye göre ... (...), .... Ltd. Şti. ve ortaklık hissesi oranı % 60 olduğunu, bu ortaklıktaki müvekkil şirket hisse oranı da %40 olduğunu, taraflar gelir gider tüm kalemlere %60 - %40 oranlarında ortak olduklarını ve bu oranlarda sorumlu olduklarını, davacının iddia ettiği alacağa ilişkin yapılan iş ve çalışma, direkt olarak müvekkil şirket için ve müvekkil adına yapılmamış,...Serbest Bölgesi ... İnşaatı işinde "...- ..." adına yapılmıştır. Zaten dava konusu olan Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında icra konusu yapılan fatura da ...- ... adına olduğunu, davacı vekili de dava dilekçesinde bu durumu açıklamalarıyla açıkça kabul ettiğini, dolayısıyla müvekkilin direkt olarak iddia edildiği gibi bir borcu kesinlikle söz konusu olmadığını, varsa eğer bir alacak borç, bunun sorumlusu ticaret hukuku ve ihale hukuku mevzuatı gereği müstakil ayrı bir tüzel kişiliği bulunan "...- ..." olduğunu, aslında ayrı tüzel kişiliği bulunduğu ve fatura da iş ortaklığına kesildiği için sadece iş ortaklığı hakkında icra takibi ve dava açılması gerektiğini, bu anlamda direkt olarak müvekkil hakkında yapılan icra takibi ve dava hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu incelediği ticari defter ve kayıtlara göre dava konusu faturanın iş ortaklığına kesildiği ve buna ilişkin kayıtların "...- ..." ticari defter ve kayıtlarında bulunduğu açıkça belirtildiğini, ortaklık sözleşmesi gereği ortaklığın tüm işlemlerinin yürütülmesinde ve borçlarının ödenmesinde sorumlu ve yetkili ... (...) olan .... Ltd. Şti. tarafından iş ortaklığının parasal hesap durumu müsait olduğu halde bu borcun ödenmesi gerekirken, ... (...) tarafından borç ödenmediği için bu istenmeyen durumlar ortaya çıktığını, direkt olarak sorumlu olmadığı halde müvekkil şirket, herşeye rağmen arabuluculuk görüşmelerinde iyiniyetini göstererek iş ortaklığına göre kendisine düşen % 40 oranında borcu ödeyeceğini beyan etmesine rağmen diğer davalı...(...) ...Ltd. Şti. bunu kabul etmediğinden iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, bu davada da müvekkil şirket, direkt olarak sorumlu olmadığı halde iyiniyetini göstererek borcun ve ferilerinin iş ortaklığındaki ortaklık hissesi olan % 40 oranında ödemeyi ve dolayısıyla bu oranda davayı da kabul ettiğini, açıkladığı sebeplerle tüm bu hususların bilirkişi raporuyla tam olarak açıklığa kavuşturulması için ek rapor aldırılması gerektiği yönündeki itiraz ve taleplerimiz mahkemece dikkate alınmadan eksik incelemeyle yanlış ve eksik karar verildiğini, dava konusu alacağın tartışmalı olması, başta mevzuattaki likidite şartları olmak üzere icra inkar tazminatının şartları oluşmadığı halde ve tarafımızca davanın müvekkil borcuna tekabül eden %40 kısmı yönüyle davayı kabul etmelerine rağmen, hem icra inkar tazminatına hükmedilmesi hem de %40 kabulüne rağmen dava konusunun tamamı üzerinden aleyhimize icra inkar tazminatına hükmedilmesi tamamen ve açıkça hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar kabul etmesek de Mahkemece gerekçe kısmında dava konusu borçtan her iki davalı tarafın da müştereken müteselsilen sorumlu olacağından bahsedildiği halde, hüküm kısmında "müştereken müteselsilen" sorumluluktan bahsedilmemiş, bütün hüküm maddelerinde sadece "DAVALI" denildiğini ve bunun hangi davalı olduğu belirtilmediği gibi müştereken müteselsilen sorumluluk ve tahsiline denilmediğini, bu nedenle karar kendi içinde çelişkili ve eksik olduğunu, davanın başından itibaren tarafımızca davanın müvekkil borcuna tekabül eden %40 kısmı yönüyle dava kabul edilmesine rağmen, vekalet ücreti ve dava giderleri davalı ...(...) %60 ...Ltd. Şti ne verilmediğini, hukuka aykırı şekilde vekalet ücretinin ve yargı giderlerinin tamamından müvekkil ... % 40 ... Ltd. Şti. sorumlu tutulduğunu, aslında dava kısmen kabul, kısmen red şeklindedir ve gerekçeli kararın hüküm kısmında " 2-İşlemiş faiz bakımından itirazın iptali talebinin REDDİNE,..." şeklinde açıkça hüküm kurularak kısmen red kararı verildiğini, bu durumda müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerine kabul/red durumuna göre karar verilmesi gerekirken tam tersi yönde karar verildiğini, müvekkile vekalet ücretine hükmedilmediğini, bu yönüyle de karar açıkça hukuka aykırı olduğunu, istinaf talebinin kabulüne, usul ve esas bakımından aleyhe yönleriyle hukuka aykırı Mahkeme kararının aleyhe yönlerden bozularak ortadan kaldırılmasına, davanın %40'nı kabul ettiğimiz de dikkate alınarak, ... %60 ...Ltd. Şti. ve... % 40...Ltd. Şti. iş ortaklığından kaynaklı iş ortaklığı borcunun iş ortaklığı sözleşmesi hükümlerine uygun olarak borcun ve yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin iş ortaklığı hisse oranlarına göre ...% 60 ...Ltd. Şti. ve ... %40 ... Ltd. Şti. ne yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, ticari satımdan kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, taraflar arasındaki ticari satış kapsamında ispatlanan alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle Davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - vekilinin istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E - ████████ K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla Davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 2.869,02 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - tarafından peşin yatırılmış 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.137,02 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ-nden alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ - tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!