İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, eski yöneticinin usulsüz işlemleri ve sahte fatura iddiasıyla başlatılan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibine dayanak gösterilen, 12.10.2015 tarihli ve 988.345,81 TL bedelli faturanın, hiçbir hizmet alınmadığı ve iddia edilen hizmet dönemiyle (2014-2017) çelişen ileri tarihli düzenlenmesi nedeniyle sahte olduğunu ve bu borcun mevcut olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır; davacı, faturanın, müvekkili şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle yönetimden ve temsil yetkisinden azledilen, hakkında sorumluluk ve tazminat davaları ile ceza soruşturmaları devam eden davalı şirket yetkilisinin, diğer ortakların yurt dışında olmasından faydalanarak gerçekleştirdiği hukuka aykırı ve hileli işlemlerden biri olduğunu iddia etmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : MENFİ TESPİT
BAM KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete ne takibe konu faturadan kaynaklı, ne de herhangi bir nedenden ötürü borcunun bulunmadığını, davalı şirketin takibe dayanak olarak gösterdiği faturanın, alınmayan bir hizmete ilişkin üstelik ileri tarihli düzenlenen sahte bir fatura olup, davalı şirketin icra takip dosyasına faturanın aslını ya da fotokopisini sunmamasının da bu hususu doğruladığını, icra takip dosyası incelendiğinde, dosyada iki adet ödeme emrinin bulunduğunu, bunlardan ilkinde borcun sebebi olarak “12.10.2015 tarihli fatura 988.345,81 TL” açıklamasının, ikincisinde (ek-2) ise, “12.10.2015 tarihli 988.345,81 TL tutarındaki fatura, müvekkil şirketin borçlu tarafa 2014-2017 yılları arasındaki mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir.(faturaya dayalı)” açıklamasının girildiğinin görüldüğünü, dosyadaki iki adet takip talebinin ilkinde ise, “2014 =2017 yılları arasındaki işlemlerden kaynaklanan 988.345,81 TL tutarında fatura/müvekkili şirketin borçlu tarafa 2014-2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir. (faturaya dayalı)” şeklinde, ikincisinde ise, (ek-4); "12.10.2015 tarihli 988.345,81 TL" şeklinde açıklama bulunduğunu, davalı şirket tarafından, icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilen ve “12.10.2015 tarihinde düzenlendiği ve 988.345,81 TL bedelli olduğu”, iddia edilen faturanın aslının ya da fotokopisinin icra takip dosyasına hiç sunulmadığını, iddia edilen faturaya konu “mal ve hizmet tedariki” nin her ne ise, müvekkili şirket tarafından böyle bir hizmetin alınmadığını, 12.10.2015 tarihinde düzenlendiği iddia edilen anılan faturanın, düzenlenme tarihiyle çelişir şekilde “2014-2017 yılları arasındaki mal ve hizmet tedarikinden kaynaklandığının” iddia edilmesinin ise, ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, bir ya da iki yıl sonra verilecek bir hizmete dair fatura düzenlenemeyeceğini, aksi durumun yasalara aykırı olduğu hususunun izahtan vareste olup, anılan faturanın esasında gerçeği yansıtmadığını, tek başına bu hususun dahi, borcun sebebi olarak gösterilen faturanın aslında var olmadığını ve davalı şirketin, olmayan bir borca istinaden hukuka aykırı şekilde takip başlattığını, aynı zamanda müvekkili şirket ortağı olan davalı şirket yetkilisinin, müvekkili şirket diğer ortaklarını kandırarak müvekkili şirketi borçlandırıcı hukuk dışı eylem ve işlemler yaptığını gösterdiğini, müvekkili şirketin davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi .... ve üç kardeşinin de aralarında bulunduğu toplam 9 ortak tarafından 2012 yılında kurulduğu, ....'ın diğer ortaklarca yönetim kurulu başkanı olarak tayin edilerek münferiden yetkili temsilci olarak atandığı, ancak müvekkili şirketin zararına borçlandırıcı işlemlerde bulunması nedeniyle öncelikle 20.02.2017 tarihli genel kurulda yönetim kurulu başkanlığı görevi ile müvekkili şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisine son verildiğini, 16.08.2017 tarihinde aleyhlerinde sorumluluk ve maddi tazminat davasının açıldığı ve yine haklarında ceza şikayetinde bulunulduklarını, ...'ın, müvekkili şirket zararına, başta kendisi olmak üzere, ortağı ve yetkilisi olduğu davalı şirket ve yakın çevresi yararına diğer ortaklardan habersiz sayısız usulsüz işlem gerçekleştirdiğini, usulsüz işlemlerinden birisinin de, anılan davanın konusu olan ve verilmeyen bir hizmete ilişkin ileri tarihli düzenlenen sahte faturaya ilişkin olduğunu, ....’ın hukuk dışı eylem ve işlemlerinin, gerek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden görülen sorumluluk ve maddi tazminat dava dosyasında, gerek soruşturması devam eden Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nın █████████ soruşturma numaralı ceza dosyasında, gerekse diğer dava dosyalarında ayrıntılı bir şekilde izah edildiğini, müşterilerle ilişkiler de dahil olmak üzere müvekkili şirketin işleyişine ve ticari sırlarına ilişkin her şeyi bilen ....’ı, diğer ortakların yurtdışında olması nedeni ile Türkiye'de denetleyecek bir kişi veya departmanın da bulunmadığını, bu durumu fırsat bilen gerek müvekkili şirketin gerekse davalı şirketin ticari faaliyetlerinin tümünü gerçekleştiren, her iki şirketin kayıtlarını istediği gibi düzenleme imkanına sahip olan ...'ın dürüstlük, sadakat ve iyi niyet kuralına aykırı hareket ettiğini, anılan davaya konu faturanın da bu usulsüz hukuka aykırı işlemlerden biri olup, ileri tarihli ve alınmayan bir hizmete ilişkin düzenlenen diğer bir ifadeyle sahte olan, keza takip dosyasına ne fotokopisinin, ne de aslı sunulmayan faturadan kaynaklı müvekkili şirketin bir borcunun bulunmadığından bahisle Takibe konu faturanın ileri tarihli alınmayan bir hizmete ilişkin gerçek dışı düzenlenmesi ve müvekkili şirketin ne bu faturadan ne de herhangi bir sebepten davalı şirkete borcu bulunmaması nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili şirket lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 2013 yılında imzalanan eser sözleşmesi gereğince; ....İli .... İlçesi, .... Köyü, .... mevkiinde kain ve tapunun ....Ada ,... parsel numarasına kayıtlı 6556 m2 yüzölçümüne haiz 3 Blok 84 daire yapılmasına karar verildiğini ve bunun gereği olarak binalar inşaa edildiğini, müvekkili şirketin alacağının bir bölümünün anılan eser sözleşmesi gereğince yapılan hizmete ilişkin hak edişlere ilişkin olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. Maddesinde; " eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine " tabi olduğunun hüküm altına alındığını, 2013, 2014, 2015, yıllarına ait alacaklara karşı 05.03.2021 yılında açılan davanın öncelikle zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesini, ...., ve sonrasında da .... 'da dahil olmak üzere 22.03.2012 yılında .... A.Ş'yi kurduklarını, daha sonra .... ve .... ortak olarak katıldıklarını, müvekkili....'ın, bu sırada ... Şti'ni yöneten, 200 büyükbaş sağmal çiftliği olan, kurulu sermaye olarak güçlü, inşaat işi de yapan ve 13 daire ve 3 dükkan yapmış olan ticari hayatta kredibilitesi güçlü ve ekonomik olarak borçsuz olan bir aile şirketi olduğunu, esasen müvekkili şirketin bu ekonomik gücünün diğer ortakları cezbettiğini ve müvekkili şirket ile iş yapmak ısrarında olduklarını, .... kurulduktan sonra ortakların ısrarı ile 2013 yılı genel kurulunda ...'ın şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kuruluna da başkan yardımcısı olarak .. ile ... .'IN seçildiğini, iddia edildiği gibi müvekkilinin tek başına yetki almadığını, ... A.Ş.'nin ilk girişimi olarak, ... tarafından 01 Mart 2013 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat yapıldığını, anılan sözleşmeye göre ... Evleri adı altında 3 Blok 84 daire yapılacağını ve bu bloklardan birisinin arsa sahiplerine diğer iki bloğun ise, ... Şirketine kalacağını, inşaatın mütteahitliğini ve hizmet tedariğini .... Şti'nin yapacağını ve .... Şti ile.... arasındaki ilişkinin inşaat ve taşeronluk sözleşmesi ile gerçekleştiğini, anılan sözleşmenin, davacı ... tarafından da karar defterine işlenerek karar altına alındığını, ....A.Ş. Yönetim Kurulu kararı olarak da işlendiğini, icra takibine konu alacağın dayanağı faturlardan bir bölümünün, müvekkili şirketin müteahhitlik hizmetlerinden kaynaklanan hak edişlerine ilişkin olduğunu, müvekkilinin inşaatı usulüne uygun olarak yaptığını, ayrıca müvekkilin belirtilen inşaatın imlatının usulüne uygun ve düzenlenen faturalardaki hak ediş miktarını karşıladığının tespiti için belirtilen inşaatta keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, faturaların iddia edildiği gibi ileri tarihli olmadığını, faturaların başlayan inşaat işi ve yine itibaren başlayan inşaat işine ilişkin olduğunu, davacı tarafın genel ifadelerle ve gerçek dışı tutar mantığıyla faturaların ileri tarihli olduğunu ileri sürdüğünü, hangi faturanın ileri tarihli olduğunun açıklanmadığını, müvekkilinin talebi üzerine .... plakalı aracı kiralık olarak bu şirketin kullanımına tahsis ettiğini, aylık 1.500,00 TL kira bedeli ile kiralanan aracın, davacı şirket tarafından kullanıldığını, bu nedenle kiralanan aracın bedelinin talep edildiğini ve faturalandırıldığını, alacağın bir bölümünün de araç kiralamasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin davacı ....'in çalışanlarının gıda ihtiyacı talebini de karşıladığını ve davacı şirket .... tarfından gerek inşaat şantiyesinden ve gerekse bürosundan sipariş edilen ürünleri de davacı şirkete teslim ettiğini, satışını gerçekleştirdiğini ve faturalandırdığını ancak bedelini alamadığını, bu nedenle icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, icra alacağına konu yapılan faturalarda da; .... Şirketinin su ve yiyecek taleplerinin bir bölümünün de müvekkili şirket tarafından karşılandığını, talep gereğince müvekkili şirket ... Şti'nin, davacı şirketin su kahve, peynir, yağ şeker gibi taleplerini de karşıladığını, faturalandırdığını ancak bedelini alamadığını, bu nedenle icra takibi başlatma zorunluluğunun doğduğunu, ... Şti'nin yapmış olduğu inşaat sırasında, ....'in mali yetersizliği nedeni ile inşaat durma noktasına geldiği sırada müvekkilinin, davacı....'e talep üzerine borç niteliğinde para aktardığını, müvekkilinin birçok kez parasını istemesine rağmen ortakların para aktarmadıkları için borç olarak verdiği parayı alamadığını ve anılan davaya konu icra takibini başlatmak zorunda kaldıklarını, müvekkili....'ın iddia edildiği gibi herhangi bir sahte belge düzenlememiş olup yapılan imza incelemesinden de imzaların kendisine ait olmadığının ortaya çıktığını, davacı tarafın iftira niteliğinde beyanları ile, müvekkilini karalamaya çalıştığını ve gayri hukuki iddialarına dayanak bulmak istediklerini, 20 Şubat 2017 yılında Genel Kurul'un toplandığını ancak çağrı şartlarına uygun olmamasına rağmen diğer ortakların talebi üzerine ortakların toplandığını, ....'ın şirketin menfaatini düşünerek toplantıyı kabul ettiğini, kendine güvenen dürüst ve iş yapan bir basiretli iş insanı gibi ortaklara veremeyeceği hesabının olmadığını bilerek toplantıya katıldığını ve ortakların talebi üzerine TTK'ya aykırı da olsa iyi niyetli ve şirketin menfaatini düşünen müvekkilinin yönetimi devrettiğini, ancak, bu genel kuruldan sonra zaten önceden planlarını yapan....'ın, müvekkili ....'tan haksız yere para talep ettiğini ve ...'ın şirketten alacaklarını silmesini istediğini, bu çerçevede Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas davası ile sorumluluk davasını açtığını, ....'ın, müvekkili ....'ı kaçırmaya kalkıştığını, Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ile yargılanan ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya kalkışma suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, bununla da yetinmeyen ....'ın müvekkiline yönelik bir suç örgütü ile anlaştıklarını, bu konuda İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasında halen devam eden ...'ın, .... ve .... hakkında Yağma, Nitelikli Yağma, Suç İşlemek İçin Örgüt Kurma, Suç İşlemek İçin Kurulan Örgüte Üye Olma, Örgüte Yardım Etme, Nitelikli Tehdit içerikli bir iddianame ile yargılamanın devam ettiğini, ....'ın inşaatı yaptıktan sonra yapılan dairelerin pazarlanması ve satışını yapmak için çalıştığını, bu amaçla birçok emlak şirketiyle görüştüklerini, ancak bu emlak şirketlerinin her bir dairenin satışından ciddi miktarlar talep edince bu kez arayışa girdiğini ve ... Şirketini ... ile kurduklarını, şirketin kuruluş amacının tamamen uygun koşullarda ve karlı olarak....'in dairelerini pazarlamak ve satmak olduğunu,....nin kurulduğunu , eleman ve yer tutulduğunu, yasal çerçevede faaliyetin yürütüldüğünü, bir süre sonra bu şirketin de başkalarına devredildiğini, müvekkiline yönelik bu iddiaların da gerçek dışı ve davacı şirket başkanının İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen suç örgütü çerçevesinde işlediği suçlardan kurtulma çabasına yönelik olduğunu, müvekkili ...'ın gönül rahatlığı ile █████/2017 tarihinde .... Şirketine ait tüm defter ve belgeleri de ....'e teslim ettiğini, ayrıca icra takip dayanağı tüm faturaların icra takibi ekinde de sunulduğunu, davalı tarafın aynı iddiaları Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas numaralı dosyasında da ileri sürdüğünü, ancak bu dosyaya da tüm belgelerin bir kez daha sunulduğunu, davacı tarafın davasının dürüstlük, sadakat, iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "....Dava, İİK'nun 72.madde hükmüne göre açılmış icra takibi dayanağı faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı dosyası ile, davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı faturaya dayalı olarak işlemiş faizi ile birlikte toplam 988.609,82 TL alacağın faizi ile birlikte tahsili yönünden genel haciz yoluna mahsus takip açıldığı, takibin kesinleştiği ve sürdüğü,
Mahkememizin ████████ E.sayılı dosyası ile, davacılar ...., ...., ...., ... .. A.Ş.vekili tarafından davalı .... aleyhine tazminat davası açıldığı, yargılamanın sürdüğü,
Mahkememizin ████████ Esayılı dosyası ile, davacı .... vekili tarafından davalı ... . A.Ş.aleyhine genel kurulu toplantıya çağırmaya izin verilmesi davası açıldığı █████/2019 tarih ████████ K.ile davanın kabulüne kesin olarak karar verildiği,
Mahkememizin ███████ E.sayılı dosyası ile, davacılar ...., ...., ... ve ... vekili tarafından davalı ... . A.Ş.aleyhine genel kurul kararının iptali davası açıldığı, █████/2021 tarih ███████ K.ile davanın reddine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu,
Mahkememizin ████████ E.sayılı dosyası ile, davacı .... Şti.vekili tarafından davalı ... A.Ş.aleyhine alacak davası açıldığı, yargılamanın sürdüğü,
Hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun: Davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı takip dayanağı █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, eşdeyişle fatura içeriği 2014-2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, icra takip tarihi itibariyle davacının temerrüde düşürülüp düşürülmediği, düşürülmüş ise işlemiş faiz alacağı tutarının ne kadar olduğu noktalarındadır. Tüm dosya içeriği delil ve belgelerin, özellikle bilirkişiler raporlarının ve icra takip talebinin değerlendirilmesi sonucunda;
I-█████/2021 tarihli celsede "davanın menfi tespit davası niteliğinde olmasına, dava dayanağı icra takibinin devam etmesine göre, hukuki dayanaktan yoksun bulunan zamanaşımı def'inin reddine" karar verilmiş ve bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.
II-Eldeki menfi tespit davasının icra takibine konu borca ilişkin olduğu, takip dayanağının ise takip talebinde █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı fatura olarak gösterildiği belirgindir. Hukuki güvenlik işlemi ilkesi ve savunma hakkının kullanılma imkanının tanınması açısından icra takibinin devam etmesi için takip dayanağı belgenin gerçek olması lazımdır. Şayet, takip talebinde dayanak olarak gösterilen belge fiziken hiç yoksa gerçekte başka sebep ya da sebeplerden dolayı alacak olsa dahi bu icra takibi nedeniyle alacaklının talepte bulunması ve icra takibinin yürütülmesi mümkün değildir.
Olayda, davalı şirket tarafından davacı hakkında █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı bir faturanın düzenlenmediği ve yargılama aşamasında da böyle bir faturanın dosyaya sunulmadığı açıktır. Bu durumda menfi tespit talebine konu Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı dosyada takip talebinde dayanak olarak gösterilen █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı fatura nedeniyle davacı ...Şirketi'nin davalı .... Şirketi'ne borçlu olmadığının kabulü gerekir. Bununla birlikte bu fatura dışında başka bir sebeple taraf şirketler arasındaki ilişkiye dayalı olarak davalı tarafın davacı hakkında başka icra takibi, dava vs. hukuki yollara başvurma hakkı mahfuz olup işbu yargılamanın konusunu da teşkil etmemektedir. Zira her ne kadar alınan bilirkişi raporlarına göre davacı şirket, davalı şirkete borçlu olarak görünmekte ise de, söz konusu borcun kaynağı incelendiğinde davaya ve takibe konu olmayan fatura dışındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı, icra takibine dayalı menfi tespit davasının takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi kapsamında icra takibine konu yapılan alacak ve sebebiyle sınırlı olarak yargılamanın yapılması gerektiği ve uyuşmazlık konusu takip dayanağı olarak gösterilen fatura ile ilgili böyle bir faturanın var olmadığı sabittir.
Haklılık durumun ancak yargılama sonucunda belirlenmesi, eldeki davanın takip dayanağı belgenin-faturanın bulunmaması nedeniyle reddedilmesi, gerçek alacak borç durumunun tespit edilmemesi, davalının davacı aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak yasal takip başlattığına kanaat getirecek mahiyette ispatın gerçekleşmemiş olması karşısında hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak davacı tarafın kötü niye tazminatı yerinde görülmemiştir.
Esas itibariyle, kararın kesinleşmesinden önce, tedbir kararı nedeniyle yatırılan teminatın iade edilmesinin usulen mümkün olmadığı aşikardır.
Bu açıklamalar ışığında, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın KABULÜNE, Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı takip konusu █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı fatura nedeniyle davacı ... Şirketi'nin davalı .... Şirketi'ne borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, Davacı vekili tarafından mahkememizin █████/2021 tarih ████████ E.sayılı tensip zaptının B.4 nolu ara kararı gereğince █████/2022 tarih 39236 sıra nolu makbuz ile yatırılan 198.000,00 TL nakdi teminatın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, İİK'nun 72/5 madde hükmü uyarınca menfi tespit davasının kabulü halinde icra takibi kendiliğinden durduğundan tedbir kararı ile ilgili olarak ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına yer olmadığına '' karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirketin taşeronu olarak 2014-2017 yılları arasında davacı şirketin .... 'da kat karşılığı yaptığı inşaatları yaptığını ve mal tedarik ettiğini, müvekkili şirketin, davacı şirketten alacaklarını talep ederek Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün █████████ icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu icra takibindeki takip talebinde de; "2014-2017 yılları arasındaki işlemlerden kaynaklanan 988.345,81 TL tutarında fatura/müvekkili şirketin borçlu tarafa 2014-2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir" şeklinde açıklama yapıldığını, takibe dayanak tüm fatura ve belgelerin icra takip talebine eklendiğini, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı icra dosyasına süresinde itiraz edilmemesi nedeni ile takibin kesinleştiğini, sözü edilen icra takibinin kesinleşmesinden sonra davacı şirket tarafından itiraz edildiğini ve yine davacı şirket tarafından Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'ne usulsüz tebligat ve takibin iptali talebiyle dava açıldığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davacı şirketin haksız bulunduğunu ve bu ilam gereğince de Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile davacının davasının reddedildiğini, davacı şirketin borcunun olmadığını ve icra takip dosyasında (2)adet ödeme emri olduğunu ileri sürdüğünü, halbu ki, düzenledikleri (1) adet ödeme emrinin bulunduğunu ve bu ödeme emrinde de açıkça müvekkilinin 2014-2017 yılları arasında davacı şirkete mal ve hizmet tedariği yaptığını ve bu alacaklarının tahsilini talep ettiğinin belirtildiğini, bu alacağın dayanağının da icra takip dosyasında mevcut tomar şeklinde faturaların olduğunu ve icra takibinin de anılan mal ve hizmet tedariğine dayalı faturalar olduğunu, mal ve hizmet tedariğinden kaynaklanan fatura tutarının da 988.345,81 TL olduğunun belirtildiğini, davaya karşı vermiş oldukları cevap dilekçelerinde; menfi tespit davasının süresinde açılmadığının belirtildiğini ve öncelikle zamanaşımı def'ilerinin ileri sürüldüğünü, zamanaşımı def'i yönündeki beyanlarını tekrarladıklarını, davaya cevap ve cevaba cevap dilekçelerinde; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu belirttiklerini, davacı şirketin, .... Evleri adı altında .... mevkiinde 3 Blok 84 daire yapmak amacıyla 01 Mart 2013 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini, anılan sözleşme gereğince yapılacak inşaat bloklarından birisinin arsa sahiplerine, diğer iki bloğun ise,... A.Ş'ye ait olacağını, davacı şirketin, müvekkili ile bu konuda sözleşme imzaladığını, davacı ile müvekkili arasındaki müteahhitlik sözleşmesi gereğince, müvekkilinin 3 Blok 84 daire yapımına başlandığını ve 2016 yılında inşaatının tamamlandığını, müvekkili şirketin müteahhitlik ve mal tedariği hizmetlerini usulüne uygun olarak yaptığını ve sonrasında da arsa sahipleri ile davacı şirkete teslim ettiğini, █████/2017 tarihinde davacı şirketin TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesinden aldığı yazıda da görüleceği üzere, yapılan inşaat imalatının birim metrekare fiyatının piyasa koşullarında uygun yapıldığını gösterdiğini, ayrıca icra takibine konu yapılan gerek mahkemeye gerekse icra dairesinin dosyasında mevcut faturaların belirtilen iş ve işlemlere ilişkin olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bunun üzerine yapılan yargılamasında; sunulan delilleri topladığını ve Serbest Mali Müşavir ve İnşaat Mühendisinden oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ettiğini, mahkeme tarafından bilirkişi heyetine verilen görevin, ön inceleme duruşmasında belirlenen “uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun” çerçevesinde taraflara ait ticari defter, kayıt ve belgeler de incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesi…” şeklinde tanımlandığını, aynı duruşma tutanağında “Uyuşulmayan noktalar: Davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı takip dayanağı █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, eşdeyişle fatura içeriği 2014-2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, icra takip tarihi itibariyle davacının temerrüde düşürülüp düşürülmediği, düşürülmüş ise işlemiş faiz alacağı tutarının ne kadar olduğu noktalarındadır” şeklinde olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda; 04.03.2021 tarihli rapor düzenlendiğini ve raporda; davacı tarafın 2014 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikinin yapılmadığını, bunun dışında inceleme döneminin diğer tasdik işlemlerin zamanında yapıldığını, kayıtların genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslara, genel tebliğlere ve yasalara uygun olarak tutulduğunu, davacının defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 875.155,31 TL alacağının bulunduğunu, davalının defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yapıldığını, genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslara, genel tebliğlere ve yasalara uygun olarak tutulduğunu, herhangi bir usulsüzlüğe rastlanılmadığını, kendi lehine delil sayılabilecek nitelikte olduğunu, davalının defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 879.155,31 TL alacağının bulunduğunu, her iki tarafın defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalı tarafın alacaklı olduğunu, davacının defterlerinde davalının davacıdan alacağının 875.155,31 TL, davalının defterlerine göre, davalının davacıdan alacağının 879.155,31 TL olduğunu, aradaki farkın 879.155,31 – 875.155,31 = 4.000,00 TL olduğunu, farkların 2016 yılında davalı defter kayıtlarında olan, davacı kayıtlarında olmayan havale ve ödeme kayıtlarından meydana geldiğini, █████/2015 tarihli 988.345,81 TL'lik bir fatura olmadığını, 2014 ile 2017 yıllarında davalı şirketçe kesilen tüm faturaların davacının defter kayıtlarında bulunduğunu, buna göre tarafların defter kayıtlarının, söz konusu yıllarda davalı tarafından, davalıya mal ve hizmet tedariki yapıldığı yönünde olduğunu, dosyada davacının temerrüde düştüğü konusunda herhangi bir bilgi belge bulunmadığını, bu sebepten de işlenmiş faizin söz konusu olamayacağının belirlendiğini, bilirkişi heyetinin, müvekkili şirketin icra takibine konu iş ve işlemleri yaptığını ve alacaklı olduğunu tespit ettiğini, anılan bilirkişi raporu ile de yetinmeyen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, █████/2022 tarihli duruşmada; "Ön inceleme duruşmasında belirlenen "uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun" çerçevesinde taraflara ait ticari defter kayıtlar ve belgeler ile dava ve takip konusu fatura içeriği imalatlar da incelenmek, taraflar arasında 2014 ila 2017 yıllarında mal ve hizmet tedarikinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, bu bağlamda davalı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların, dayanakları sevk irsaliyelerinin, diğer tarafça yapılan ödeme belgelerinin, her iki tarafın envanter defterlerinin ve sair tüm kayıtların ortaya konulması, gerektiğinde mal ve hizmetlerin bulunduğu yerde mahallinde inceleme yapılması, böylece icra takip tarihi itibari ile 2014 ve 2017 yılları arasında mal hizmet tedarikine bağlı olarak davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar olduğunun tespiti sureti ile rapor düzenlenmesi için dosyanın resen bilirkişiler olarak seçilen inşaat mühendisi .... ve muhasebe uzmanı .... ve vergi uzmanı ...'ye yemin tutanağı ile tevdine" karar verildiğini, bilirkişi heyetinin de gerek fatura ve defterler gerekse yerinde inceleme sonucunda ilk bilirkişi heyeti gibi rapor düzenlediğini ve müvekkili şirketin davacı .... A.Ş'den yaptığı iş, imalat ve tedarik sebebiyle 879.155,31 TL alacaklı olduğunu tespit ettiğini, mahkemenin icra takibinde yazılı "2014 - 2017 yılları arasındaki işlemlerden kaynaklanan 988.345,81 TL tutarında fatura/müvekkili şirketin borçlu tarafa 2014-2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir." açıklamasını da gerekçeli kararında değerlendirmediğini, mahkeme önünde tartışılan konunun icra takip dosyasında da mevcut olan faturalara ilişkin olduğunu, icra takip dosyasına başka bir belge konulmadığını ve yine icra takip dosyasındaki alacağa konu faturalar ile mahkeme önünde tartışılan faturaların, iş ve işlemlerinin aynı olduğunu, taraflar arasında mahkeme önünde bulunan faturalar ve hukuki ilişki dışında başka bir iş ilişkisinin de mevcut olmadığını, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki sebebiyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı davanın, menfi tespit olarak adlandırıldığını, dava konusu olayda ise, davacının borçlu olduğunun tespit edildiğini ancak alacaklı müvekkili şirkete de icra takibinin, dava yoluna başvurma gibi başka yollar gösterildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 72. maddesi gereğince açılmış olan menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde"Davanın kabulüne, Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip konusu █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı fatura nedeni ile davacı .... . ... Şirketi'nin davalı .... Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, davacı vekili tarafından mahkemenin █████/2021 tarih ████████ Esas sayılı tensip zaptının B.4 nolu ara kararı gereğince █████/2022 tarih 39236 sıra nolu makbuz ile yatırılan 198.000,00 TL nakdi teminatın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, İİK'nun 72/5 madde hükmü uyarınca menfi tespit davasının kabulü halinde icra takibi kendiliğinden durduğundan tedbir kararı ile ilgili olarak ilgili İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına yer olmadığına " karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu hakkında 13.10.2017 tarihinde 988.345,81 TL asıl alacak, 264,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 988.609,82 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dairemizce davaya konu Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı icra takip dosyasının aslı getirtilerek dosyaya eklenmiştir. Davaya konu icra takip dosyası aslının fiziki olarak incelenmesinden davalı alacaklı vekili tarafından sunulan ve ıslak imza taşıyan 13.10.2017 tarihli takip talepnamesinde takip dayanağının "2014-2017 yılları arasındaki işlemlerden kaynaklanan 988.345,81 TL tutarında fatura/müvekkili şirketin borçlu tarafa 2014-2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir" şeklinde gösterildiği görülmüştür.
Yine davaya konu icra takip dosyası aslı içerisinde alt kısmında mühür bulunup ıslak imza içermeyen 13.10.2017 tarihli ödeme emrinde ise takip dayanağının, "12.10.2015 tarihli 988.345,81 TL tutarında fatura. Müvekkili şirketin borçlu tarafa 2014-2017 yılları arasındaki mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir" şeklinde gösterildiği görülmüştür.
Davaya konu icra takip dosyasının Uyap ortamından incelenmesi neticesinde Uyapta █████/2017 tarihinde kayıt edilen takip talebinde ise takip dayanağının, " 12.10.2015 tarihli fatura 988.345,81 TL " şeklinde gösterildiği görülmüştür. Yine uyapta aynı tarih itibariyle kayıtlı ödeme emrinde ise takip dayanağının " 12.10.2015 tarihli fatura 988.345,81 TL " şeklinde gösterildiği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan 04.03.2022 havale tarihli raporda sonuç olarak; davaya konu Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün █████████ E.sayılı takip dayanağı 12.10.2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, eş deyişle fatura içeriği 2014 - 2017 yılları arasında mal ve hizmet tedarikinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda tarafların defter incelemelerinde, 12.10.2015 tarihli 988.345,81 TL lık bir fatura olmadığının tespit edildiği, 2014 ila 2017 yıllarında davalı şirketçe kesilen tüm faturalar davacı defter kayıtlarında bulunmakta olduğu, buna göre tarafların defter kayıtları, söz konusu yıllarda davalı tarafından, davacıya mal ve hizmet tedariki yapıldığı yönünde olduğu, dosyada davacının temerrüde düştüğü konusunda herhangi bir belge bulunmadığı, cari hesap işleyişinden davalının alacak bakiyesinin sürekli devam ettiği, davalı şirket yetkilisi ... ...'ın, aynı zamanda davacı şirketin de davaya konu dönemlerde ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu, hakkında savcılık şikâyetleri yapıldığı ve ceza davaları açıldığının dosyadan tespit edildiği, her iki tarafın defterlerinin aynı noterden, aynı gün ve müteakip yevmiye numaraları ile tasdik ettirildiği, tespitlerinden sevk ve idarenin muhasebe yönetiminin aynı kişi veya kişilerce yapıldığının anlaşıldığı, bu konuların hukuki nitelikte olup değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın 2014 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikinin yapılmadığı, bunun dışında inceleme dönemi diğer tasdik işlemlerin zamanında yapıldığı, kayıtların genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslara, genel tebliğlere ve yasalara, uygun olarak tutulduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan 875.155,31 TL alacağının bulunduğu, davalı defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslara, genel tebliğlere ve yasalara, uygun olarak tutulduğu herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, kendi lehine delil sayılabilecek nitelikte olduğu, davalı defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan 879.155,31 TL alacağının
bulunduğu, her iki tarafın defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalı tarafın alacaklı olduğu, davacı defterlerinde davalının davacıdan alacağının 875.155,31 TL, davalı defterlerine göre davalının davacıdan alacağının 879.155,31 TL olduğu, aradaki farkın 879.155,31 – 875.155,31 = 4.000 TL olduğu, farkların 2016 yılında davalı defter kayıtlarında olan, davacı kayıtlarında olmayan havale ve ödeme kayıtlarından meydana geldiği, 12.10.2015 tarihli 988.345,81 TL lık' bir fatura olmadığı, 2014 ila 2017 yıllarında davalı şirketçe kesilen tüm faturaların davacı defter kayıtlarında bulunduğu, buna göre tarafların defter kayıtları, söz konusu yıllarda davalı tarafından, davacıya mal ve hizmet tedariki yapıldığı yönünde olduğu, dosyada davacının temerrüde düştüğü konusunda herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, sebepten de işlenmiş faizin söz konusu olamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan 12.09.2022 havale tarihli raporda sonuç olarak; Davalı cevap dilekçesinde, icra takibine konu olan 12.10.2015 tarihli ve 988.345,81 TL tutarındaki fatura içeriğinin bir bölümünün, tapunun ... İli,.... İlçesi, .... Köyü, ....Ada, ... parsel numarasına kayıtlı 6456 m2 yüzölçümlü arsa üzerine 3 Blok halinde toplam 84 daire inşa edilmesi işi için taraflar arasında █████/2013 tarihinde imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden 'kaynaklı hak edişler olduğunu beyan edilmekte olduğunu, Menemen Belediyesince 2015 yılında düzenlenen yapı kullanma izin belgelerine göre toplam 11.457,25 m2 inşaat alanına sahip olduğu anlaşılan 3 blok ve 84 daireli sitenin tamamlandığı 2015 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapı yaklaşık maliyelerine göre toplam inşaat maliyeti 11.457,25 m2 x 700-TL/m2 =8.020. 075TL olduğu, söz konusu inşaat yapımına ilişkin olduğu iddiası ile davalı tarafından sunulan ve █████/2013 -█████/2015 tarihleri arasındaki döneme ait olduğu görülen toplam tutarı 7.959. 501,02-TL olan fatura listesinin sunulduğunu, ancak icra takibine konu 988.345,81 TL'lik fatura içeriğinin ne kadarlık kısmının inşaatın yapımına ait müteahhitlik hizmetleri karşılığı hakkediş alacağı olduğunun anlaşılamadığı, davalı şirket yetkilisi ....'ın, aynı zamanda davacı şirketin de davaya konu dönemlerde ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu, hakkında savcılık şikâyetleri yapıldığı ve ceza davaları açıldığı, her iki tarafın defterlerinin aynı noterden, aynı gün ve müteakip yevmiye numaraları ile tasdik ettirildiği, tarafların defterlerinin, davacının 2014 yılı yevmiye defteri hariç, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğu, kayıtların genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, davacı defterlerine göre icra takip tarihi itibarıyla davalıya 875.155,31 TL. Borcunun, davalı defterlerinde davalının davacıdan 879.155,31 TL. alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, icra takibine konu 12.10.2015 tarihli 988.345,81 TL 'lık tutarında faturanın tarafların kayıtlarında bulunmadığı, 2014 ila 2017 yıllarında davalı şirketçe tanzim olunan tüm faturaların davacı defter kayıtlarında yer aldığı, faturalar bakımından tarafların defterlerinin birbirini teyit ettiği, davalının davacı adına tanzim ettiği faturaların bir kısmında irsaliye düzenlenmediği, Mahkemece İcra takibinin, █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL. tutarlı faturanın dayanak yapıldığına kanaat getirirse, davacının davalıya bu faturadan dolayı borçlu olmadığı, icra takibinin taraflar arasındaki açık hesap bakiyesi yönünden açıldığı yönünde kanaat gelirirse davalının davacıdan 879.155,31 TL. alacağının bulunduğu, takip öncesi davacı temerrüde düşürülmediğinden, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, dönemlerde her iki şirketin de yöneticisi olan ....'ın ilgili dönemlerde bir kısım usulsüz işlemler yaptığı iddiası ile Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile dava açıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Eldeki menfi tespit davasının icra takibine konu borca ilişkin olduğu, takip dayanağının ise takip talebinde █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı fatura olarak gösterildiği, hukuki güvenlik işlemi ilkesi ve savunma hakkının kullanılma imkanının tanınması açısından icra takibinin devam etmesi için takip dayanağı belgenin gerçek olmasının gerektiği, şayet, takip talebinde dayanak olarak gösterilen belge fiziken hiç yoksa gerçekte başka sebep ya da sebeplerden dolayı alacak olsa dahi bu icra takibi nedeniyle alacaklının talepte bulunması ve icra takibinin yürütülmesi mümkün olmadığı, dava konusu somut olayda, davalı şirket tarafından davacı hakkında █████/2015 tarih 988.345,81 TL tutarlı bir faturanın düzenlenmediği ve yargılama aşamasında da böyle bir faturanın dosyaya sunulmadığı, bu durumda menfi tespit talebine konu Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı dosyada takip talebinde dayanak olarak gösterilen █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı fatura nedeniyle davacı şirketin, davalı şirkete borçlu olmadığının kabulünün gerektiği, bununla birlikte takibe konu bu fatura dışında başka bir sebeple taraf şirketler arasındaki ilişkiye dayalı olarak davalı tarafın davacı hakkında başka icra takibi, dava vs. hukuki yollara başvurma hakkının mahfuz olduğu, işbu yargılamanın konusunu da teşkil etmediği, zira her ne kadar alınan bilirkişi raporlarına göre davacı şirket, davalı şirkete borçlu olarak görünmekte ise de, söz konusu borcun kaynağı incelendiğinde dava ve takibe konu olmayan fatura dışındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı, icra takibine dayalı menfi tesspit davasının takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi kapsamında icra takibine konu yapılan alacak ve sebebiyle sınırlı olarak yargılamanın yapılması gerektiği ve uyuşmazlık konusu takip dayanağı olarak gösterilen fatura ile ilgili böyle bir faturanın var olmadığının sabit olduğundan bahisle yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı tarafça davacı hakkında başlatılan davaya konu icra takibi nedeni ile esas alınması gereken Uyapta kayıtlı bulunun takip talebi ve ödeme emrinde takibin dayanağı olarak █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı davalı faturasının gösterilmiş olmasına, takip talepnamesine dayanak fatura yada bu faturanın kayıtlı olduğu bir cari hesap özetinin eklenmemiş olmasına, mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı bir faturanın her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığının tespit edilmiş olmasına ve davalı tarafça icra takip dosyası ile eldeki mahkeme dosyasına iş bu faturanın sunulamamış olmasına, menfi tespit davası bir ilamsız icra takibi nedeni ile açılmış ise sadece davaya konu icra takibine dayanak belge ile sınırlı olarak mahkemece inceleme yapılmasının gerekmesine, bu nedenle mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında her iki taraf ticari defterlerindeki açık hesapta kayıtlı olduğu tespit edilen takibe dayanak olarak belirtilen █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı fatura dışndaki diğer davalı faturalarının iş bu davanın konusunu oluşturmaması nedeni ile iş bu davada incelenmesinin mümkün olmamasına, bu nedenle davaya konu icra takibinde dayanak olarak gösterilen ancak eldeki dava dosyasına sunulamayan █████/2015 tarih ve 988.345,81 TL tutarlı davalı faturası hariç olmak üzere, davalı tarafça düzenlenen diğer faturalarla ilgili olarak takip yapma ve dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından göre, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından alınması gereken 67.513,90 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 16.878,48 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 50.635,42 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
7-Kararın resen taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!