İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, marka ortaklığı protokolüne dayanarak 1/2 pay tescili talepli davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, 2015 tarihli protokol uyarınca davalı adına icra ihalesinden satın alınan markaların 1/2 payına ortak olduğunu ve karşılığını ödediğini iddia ederek payının adına tescilini talep etmiş, ilk derece mahkemesi ise taraflar arasındaki yazılı protokol ve yapılan ödemeyi dikkate alarak davacının markaların 1/2 payına sahip olma talebini kabulle, söz konusu payın davacıya devredildiğinin tespitine karar vermiş; davalı ise bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak, davanın arabuluculuk dava şartı ve 5 yıllık hak düşürücü süre eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ayrıca ortaklık bedelinin kurulan şirket masraflarından mahsup edildiğini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2025
NUMARASI:███████ Esas, ███████ Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Sözleşmeden Kaynaklanan Hak İstemli)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 11. İcra Müdürlüğü ....sayılı dosyası ile icrai satışa çıkarılan ... (... ÖZEL ŞEKİL), ... (... ŞEKİL) ve ... (...) tescil numaralı markaların davacı ile davalı arasında akdedilen █████/2015 tarihli protokol gereğince yarı oranında ortak olmak şartıyla ihale sonucunda satın alındığını, 1/2 paya karşılık protokolde ödemeyi taahhüt ettiği 87.000-TL bedelin █████/2015 tarihinde ödendiğini, icra süreçlerinin kolay yürütülmesi amacıyla yalnızca davalı adına ihaleye iştirak edilmiş ve markalar kurum kayıtlarında davalı adına tescil edildiğini, davacının dava konusu markaların 1/2 payının tescilini bugüne kadar yapmadığını ileri sürerek, tescil numaralı ve davalı adına kayıtlı markaların 1/2 paylarının davacı adına tesciline, olmadığı takdirde şimdilik 10.000-TL bedelin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu markaların, alacağa mahsuben ihale yolu ile müvekkiline satılarak davalı adına tescil edildiğini, davalı ile davacı, uyuşmazlığa konu markaya ilişkin, protokol düzenleyerek 1/2 pay oranında eşit pay olarak tescil hususunda anlaşma sağladıklarını, davacı kendi payına düşen ... Marka Ortaklık Bedelini davalıya ödediğini, davacıya ait borçlar davalı tarafından ödendiğinden ve halen bankalara ödeme devam ettiğinden anlaşma gereği davalıya ait borcun bahse konu ödemelerden mahsubu yoluna gidildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin █████████ E.-████████ K.sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; dava konusu markaların dosya içerisindeki belgelerden markaların cebr-i icra davalı tarafından alındığı, taraflar arasında düzenlenmiş █████/2015 tarihli marka ortaklığına ilişkin ön protokol başlıklı sözleşmede, tarafların markaları 1/2 oranında ortaklaşa kullanacaklarını, davacının bedelin yarısını derhal ödeyeceği ve daha sonra markanın 1/2 oranında taraflar arasında ortaklaşa tescil ettirileceğinin belirtildiği, ibraz edilen banka dekontu ile davacının █████/2015 tarihinde davalıya 87.000-TL ödediği, bu şekilde taraflar arasında davaya konu edilen markaların 1/2 oranında tescil edileceği hususunda yazılı olarak anlaşmaya varıldığı her ne kadar davalı tarafından iş bu protokolden sonraki tarihlerde şirket kurdukları ve bu şirketler ile ilgili davacının davalıya borçlandığı, bu borca mahsuben markaların devredilmediği iddia edilmiş ise de buna ilişkin herhangi bir yazılı beyan sunulmadığı, davacının protokol kapsamında davaya konu edilen markaların 1/2 payının adına tescilli talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı adına tescilli ..., ..., ... numaralı markaların 1/2 oranında davacıya devredildiğinin tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek;
-Davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin davanın esasına girerek kabul kararı vermesinin isabetsiz olduğunu,
-556 sayılı KHK uyarınca markaya ilişkin açılacak davalar 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu süre zarfında dava açılmadığından yerel mahkeme tarafından zamanaşımı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esastan inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,
-Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bahse konu payın tesciline ya da bedelinin tahsiline dair müvekkiline gönderdiğini iddia ettiği Kartal ...Noterliği'nin █████/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarının taraflarına tebliğ edilmediğini, bahse konu ihtarda belirtilen adresin ise yanlış olup müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki, taraflar arasında ki anlaşma gereği söz konusu pay bedelinin, yeni kurulan şirket masraflarının müvekkil tarafından karşılanması ile mahsup edildiğini,
-Davacı tarafından dava dilekçe ekinde sunulan ve müvekkilin haberi olmadığı, marka kiralama faturasında markanın kendisi tarafından kiralandığına ilişkin imzalanmış fatura mevcut olduğunu, oysa ki, ... AŞ. için yapılacak her türlü işlemlerde müvekkil ile davacı müşterek yetkili konumunda olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmeyerek kabul kararı verildiğini,
- Dava konusu uyuşmazlıkta zarara uğrayanın müvekkilinin bizzat kendisi olmasına rağmen, mahkemece yeterli inceleme ve araştırmayı yapmadan usule ve hakkaniyete aykırı olan tedbire ve davanın kabulüne dair hüküm tesis edildiğini, ayrıca müvekkilinin davacının tehdit ve hakaretlerine maruz kaldığını, bu sebeple ceza davası açıldığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davaya konu markaların 1/2 hissesinin davacı adına tescili, aksi halde 1/2 hisse değerinin tahsili talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında marka ortaklığına ilişkin düzenlenen █████/2015 tarihli sözleşmede, tarafların davaya konu ..., ..., ... numaralı markaların markaları 1/2 oranında ortaklaşa kullanacaklarını, davacının bedelin yarısını derhal ödeyeceği ve daha sonra markanın 1/2 oranında taraflar arasında ortaklaşa tescil ettirileceğinin belirtildiği, ibraz edilen banka dekontu ile davacının █████/2015 tarihinde davalıya 87.000-TL ödediği, bu şekilde taraflar arasında davaya konu edilen markaların 1/2 oranında tescil edileceği hususunda yazılı olarak anlaşmaya varıldığı, söz konusu markaların davalı adına tescilli olduğu, davalı tarafça, protokolden sonraki tarihlerde şirket kurdukları ve bu şirketler ile ilgili davacının davalıya borçlandığı, bu borca mahsuben markaların devredilmediğini savunduğu, ancak bu savunmaya ilişkin herhangi bir yazılı delil ibraz etmediği, davanın arabuluculuğa ve hak düşürücü süreye tabi olmadığı, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gereken 5.942,97 TL harçtan, peşin alınan 1.486,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.456,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!