İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin otoyol ihlalli geçişleri itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı ve istinaf süresi değerlendirme kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının otoyol ihlalli geçiş ücretleri ve gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebiyle açılan davayı konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, yargılama sırasında davalının borcu ödemesiyle davanın konusuz kaldığına hükmetmiş ancak dava açılmasına sebebiyet veren davalının haksız olduğunu tespit ederek yargılama giderleri ile birlikte asıl alacağın %20si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Davalı ise kararın usulsüz tebligat nedeniyle istinaf süresinin başlamadığını, davacı ile dava masraflarını da içeren bir sulh anlaşması yapıldığını ve davacının kötü niyetli davrandığını ileri sürerek karara itiraz etmiş, ancak ilk derece mahkemesi davalının istinaf başvurusunu süre yönünden reddetmiş olup, davalı bu ek kararı da istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████KARAR NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ: █████/2026DAVA: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ve ... işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile 12.09.2019 ve 28.08.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının işleteni olduğu otoyoldan yapılan ihlalli geçişlere ilişkin bedelin tazmini için açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkememizce yargılamaya devam edildiği sırada dava konusu .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından icra takibinin 18.12.2025 tarihinde infazen kapatıldığı görüldüğü, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında dava konusu borcun ödendiği, icra takibinin infazen kapatıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın konusuz kalmasına neden olan hukuki işlemden (ödeme) anlaşılacağı üzere davanın esası hakkında dava açılmasına sebebiyet veren davalının haksız olduğu anlaşılmakla harç, vekalet, yargılama ve arabuluculuk gideri davalı aleyhine hükmedildiği, icra inkar tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, davalı tarafça icra dosyasına ödeme yapıldığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davada icra takibi dosyasında yapılan ödeme nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak olan 27.100,75-TL üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatı 5.420,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli karar tebligatının şirketin kanuni temsilcisine veya yetkili çalışanına yapılmaksızın “işyeri temsilcisi ...” isimli kişiye yapıldığını, oysa müvekkili şirket bünyesinde ... isimli bir çalışan, temsilci veya yetkili bulunmadığından tebligatın usulsüz olduğunu, bu usulsüzlük nedeniyle istinaf süresinin başlamadığında istinaf başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerektiğini, sulh sürecinin bizzat taraf vekilleri arasında yürütüldüğünü, müvekkili tarafça davacı vekiline "itirazın iptali dava masraf ve ücreti dahil mi?" sorusunun özellikle yöneltildiğini, davacı vekilinin bu soruya tereddütsüz şekilde "evet efendim" yanıtını verdiğini, bu beyanın HMK'nın 199. maddesi uyarınca "belge" niteliğinde olup, uyuşmazlığın ferileriyle birlikte sona erdiğine dair kesin bir ikrar olduğunu, savunma hakkının hileli davranışla engellendiğini, davacı tarafın hem parayı tahsil edip hem de mahkemeyi yanıltarak müvekkili aleyhine "itirazın iptali ve icra inkar tazminatı" hükmü kurdurmasının açık bir kötü niyet göstergesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaya yapılan ödeme, muvafakat ve sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığının tespitini, bu nedenle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, davacının hileli ve kötü niyetli yargılama tutumu nedeniyle tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2026 tarihli ek kararı ile, davalının mahkeme kararını 24.04.2026 tarihinde tebliğ aldığı, istinaf başvurma süresinin 08.05.2026 tarihinde dolduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesini 11.05.2026 tarihinde sunulduğu gerekçesiyle Davalı vekilinin İstinaf Başvuru talebinin HMK.nun 345/1 maddesi gereğince süre yönünden REDDİNE karar verilmiştir. Davalı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki ileri sürdüğü tüm açıklamalarını tekrarla asıl ve ek kararların kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada; davanın açıldığı 14.10.2025 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 40.000,00 TL olup, dava değerinin 34.753,99 TL olması dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026