Vergi alacaklarının teminatı için gizli ortaklığın tespiti ve ihtiyati tedbir talepli davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesine dair ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararında, davacı tarafından bir şirketin gizli ortağının tespiti ve alacağın teminatı için ihtiyati tedbir konulması talebiyle açılan davanın, ilk derece mahkemesince hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilmesi üzerine, davacının bu karara itiraz ederek gizli ortaklığın tespiti ve tedbir taleplerinin yeniden değerlendirilmesini istemesi ele alınmaktadır.

T.C. BURSA BAM ....... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ........ HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 -VEKİLİ : Av. : 2 -DAVANIN KONUSU : TespitKARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Bursa ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ........ tarih, ....... esas, ............ sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dilekçesi ile; davalı ..............'un mükellef kurum davalı ...................'nin gizli ortağı olduğunun tespitine, müvekkil alacağının teminat altına alınması yönünden davalı ..............'un taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden karar kesinleşinceye kadar toplam alacak miktarı olan 551.506,00 TL yönünden ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı .................. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili tarafça iddia edildiği gibi hiç bir zaman ............... isimli firmanın gizli ortağı olmadığını, davaya dayanak tutulan Vergi Tekniği Raporu ekinde bir takım çalışanların ifadelerinin alındığı ve bu ifadelere göre müvekkilinin işleri perde arkasından yürüterek şirket yetkililerine komut ve talimatalar verdiği iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin söz konusu firmalarda satış ve prim usulü şeklinde çalıştığını, yapılan işler gereği birçok bürokrasi işlemlerinin yapılması ve işlerin hızlı ilerleyebilmesi adına gerek görüldüğü takdirde şirket yetkililerinden vekalet alma gereği doğduğunu, ülkemiz sınırları içerisinde ticaret yapan ya da farklı alım satım işleri, çek düzenlenmesi, bankalardan para çekilmesi yada yatırılması ile daha birçok konu hakkında vekalet düzenlendiğini, bir çok firmanın ve şahısların güvenilir çalışanlarına vekalet vererek işlemleri yürüttüğü ve bürokrasi gereği yapılması gereken işlerin böylelikle süresi içerisinde yapıldığını, belirtilen ve daha birçok emsali ve belgesi dosyaya celp edilebileceği üzere ticaretin ve hayatın olağan akışı gereği işverenlerin vermiş oldukları vekaletlere dayanarak bu çalışanların şirketlerin gizli ortağı olduğunun göstergesi sayılması halinde ortaklığın tespiti davalarının sonunun gelmeyeceğini, davacının davada hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkil aleyhine açılan usule ve maddi gerçekliğe aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;Mahkemece, açılan bu tespit davasının "delil elde etmeye yönelik bir girişim" kabul edilmesi mümkün olmadığı, zira mahkemenin vereceği bu tespit kararı aynı zamanda delilleri takdir etmeyi de gerektirecek mahiyette olduğu, davacı taraf "teşebbüsün gerçekte başkasına ait olduğuna dair" iddia ortaya koymakla bu yönde yeterli kanaate ulaştığı için dosyada bu davayı açtığı, bu nedenle ayrıcı bir tespit kararına ihtiyacı ve bunda hukuki yararı olmadığı, Vergi Dairesinin bu görevlerini yapması için bir tespit kararına ihtiyacı olmadığı gibi işlem tesisi için böyle bir kararla idare bağlı tutulamayacağı, davacı idare 6183 Sayılı Kanunun 17 ve 18. maddelerinin sağladığı imkandan yararlanmak için re'sen harekete geçmesi gerekeceği, yapacağı ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati hacze karşı gidilecek yasal yollarla davalıların limited şirketle bağlantıları ve sorumlulukları ispat edilebileceğinden bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; .............. 04.09.2015 tarihinde şirketteki hisselerini devretmesine rağmen ............. tarafından 22.09.2015 tarihinde ticari yaşamdaki birçok iş ve işlemleri sürdürebilmesi için geniş yetkiler verilmesi davalının gerçekte şirketi bilfiil yönetmeye devam ettiğini gösterdiği, .................'nin sahibinin Serdar Acarhoroz olarak bilindiği, ...........’ın ise muhasebe personeli olarak tanındığı, davalı hakkında tefecilik suçundan çok sayıda dosyası bulunduğu, şirketin gizli ortağı olduğu, mükellef kurum adına tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılarak davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankadaki hak ve alacaklarının devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalı ve şirket arasındaki gizli ortaklığın tespitine karar verilmesi istemli istinaf edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER : Dava, davalıların diğer davalı ................'nin gizli ortağı olduğunun tespiti ile ihtiyati tedbir talebine yönelik olup, mahkemece dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İddia ve dosya kapsamına göre; Limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da; gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği, muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, keşinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 11 HD █████/2016 tarih █████████ Esas, █████████ sayılı kararı). Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmaması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan tutarın istek halinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. BaşkanÜye e-imzaÜye e-imzaKatip e-imza