Danıştay, Ankaradaki bir taşınmazın özelleştirme programına alınarak satışına dair Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemini yapı kayıt belgesi ve özel yasal haklar bağlamında inceliyor.
Özet: Bu içtihat metni, davacının, belirli bir Ankara taşınmazının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali talebini incelemektedir; davacı, yapı kayıt belgesine dayanarak İmar Kanunundan doğan taşınmazı rayiç bedel üzerinden doğrudan satın alma hakkının Cumhurbaşkanı kararı ile ortadan kaldırılamayacağını, bu hakkın normlar hiyerarşisinde daha üstün olduğunu ve kamu yararının da bu yönde olduğunu iddia ederken, davalılar ise davanın süresinde açılmadığını, davacının dava açma ehliyeti olmadığını, özelleştirme kanununun öncelikli olduğunu, yapı kayıt belgesinin bu tür taşınmazlar için geçerli olmadığını, davacının ihale yoluyla satışa katılabileceğini ve doğrudan satışın kamu yararı ile eşitlik ilkelerine aykırı olacağını savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ DAVACI : ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan bazı taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 6.075,48 m2 yüz ölçümlü taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin olarak ... tarafından yapılan başvuru üzerine düzenlenen yapı kayıt belgesinin bulunduğu, aralarında imzalanan sözleşmeler vb. uyarınca anılan şahsın kanuni ve akdi halefi olduğu, yapı kayıt belgesi ve kazanılmış hakların █████/2019 tarihli gayrimenkul satış protokolü ile kendisine devredildiği, ... tarafından özelleştirme işlemine karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi sonrasında telefonla aranması üzerine durumdan haberdar olunduğu, Ankara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne taşınmazın doğrudan satışı için başvuruda bulunulduğu, taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planına yönelik olarak açılan dava sonuçlandıktan sonra talebin değerlendirileceğinin bildirilmesi üzerine gerekli sorumlulukları yerine getirerek mahkeme kararını beklemeye başladığı, sonrasında taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı, ...'nün taşınmazı 40 yıldır kullandığı, üzerinde 4 katlı ve konut kayıtlı betonarme bina bulunduğu, yapı kayıt belgesine ilişkin mevzuat uyarınca taşınmazı rayiç bedel üzerinden satın alma hakkının bulunduğu, emsal kararların da bu yönde olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu ile tanınan hakkın normlar hiyerarşisinde daha aşağıda bulunan Cumhurbaşkanı kararı ile ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı, taşınmazın ihale yoluyla satışı durumunda ihale bedelinin rayiç bedele göre düşük kalması ihtimal dahilinde olduğundan, rayiç bedel üzerinden satışında kamu yararının da bulunduğu ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığı, ayrıca davacının dava açmak için kanunlara uygun olarak intikali sağlanan bir menfaati bulunmadığından davanın reddi gerektiği ileri sürülmüş; esasa ilişkin olarak ise, taşınmazın bakanlık ve kurumla ilişkisi kesilerek idareye bağlandığı, tapu kaydının beyanlar hanesine 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu açıklamasının eklendiği, Kanuna █████/2018 tarihinde eklenen Geçici 16. maddenin davacıya bir hak sağlamayacağı, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda, özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların yapı sahibine satışa konu edilebileceğinin belirtildiği, 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde, "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağının" kurala bağlandığı, ihalede yapı kayıt belgesi sahibine de katılma ve taşınmazı satın alma hakkı tanınacağından davacının hak mağduriyetinin bulunmadığı, ilgili yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, davacının C.Ö. tarafından yetkilendirilmesine ilişkin vekaletnamenin konusunun doğru olmadığı, davacı tarafından 40 yıldır, ... tarafından ise 28 yıldır yapı bulunduğunun iddia edildiği, işgalin süresi konusunda çelişkilerin ortaya çıktığı, bu durumda yapı kayıt belgesinin geçerli olmadığı, 4046 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre özelleştirme programına alınan kuruluşların özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, bunlar hakkında anılan Kanun'a aykırı hükümlerin uygulanmayacağı, Hazine taşınmazlarının yapı kayıt belgesi sahiplerine doğrudan satışının yapılamayacağı, taşınmazın kapsamdan çıkarılması ve sadece davacıya satışı yapılması durumunda eşitlik ve rekabet ilkelerine uyulmamasına, diğer vatandaşların taşınmazı satın alma hakkından mahrum kalmasına ve kamu yararının ortadan kalkmasına neden olunacağı, rayiç bedel üzerinden satılması durumunda davacının belirlenen bedeli kabul edip etmeyeceği ve taşınmazı satın almayı kabul edip etmeyeceği hususunun da net olmadığı, taşınmazı almaması durumunda taşınmazın atıl vaziyette bekleyeceği, Hazine arazisini kullanmaya devam etmiş olacağı, kamu zararı oluşacağı, taşınmaz üzerindeki binanın boş ve atıl vaziyette, metruk bir halde olduğu, taşınmazı satın almak istese de yapının ortadan kaldırılması gerektiği, yapının yıkılması durumunda da yapı kayıt belgesinin konusuz kalacağı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan ve ekli listesinde yer alan taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.█████/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde; "█████/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır.f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır" hükmüne,"Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde ise, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. █████/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesi'nde, █████/2018 tarih ve 703 sayılı Cumhurbaşkanlığı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkur kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkur listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanun'un ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır. (...)" kuralı yer almıştır. █████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, █████/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara █████/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve █████/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. (...)Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz. (...)Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. (...)" kuralına yer verilmiş; Anılan maddenin 7. fıkrasının ikinci cümlesine █████/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle, “akdi haleflerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “█████/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma” ibaresi eklenmiş; dördüncü cümlesinde yer alan “beşinci fıkrası” ibaresi, “beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası” şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu 7. fıkra, "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin █████/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında █████/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." halini almıştır. Yine █████/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 7. fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “█████/2019” ibaresi “█████/2022” olarak; üçüncü cümlesinde yer alan “Bu durumda elde edilen gelirler” ibaresi ise “Kalanı ise” olarak değiştirilmiş ve böylece 7. fıkra "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin █████/2022 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi hâlinde yüzde yirmi, en az yarısının ödenmesi hâlinde yüzde on indirim uygulanır. Taksitli satışlarda satış bedelinin en az yüzde onu peşin ödenir, kalan bedel ise beş yıla kadar taksitlendirilir. Taksit tutarlarına kanunî faiz oranının yarısı uygulanır. Elde edilen gelirlerin yüzde yirmibeşi Bakanlığın dönüşüm projeleri özel hesabına gelir olarak kaydedilir. Kalanı ise bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 1.maddesinde, Tebliğ'in amacının, █████/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu vurgulanmış; "Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ kapsamında; a) █████/2017 tarihinden sonra üzerinde yapı yapılan taşınmazlar, b) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar, (...) h) Özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, (...) ö) Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen taşınmazlar, p) Bakanlıkça satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, satılamaz." denilmiş; "Başvuru ve değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Hak sahipleri, satın alma başvurularını Ek-1’de yer alan dilekçe ile █████/2019 tarihine kadar İdareye yaparlar. (2) İdare satın alma başvurularını, herhangi bir yazışma yapmaksızın, öncelikle Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) ve İdare kayıtları üzerinden inceler. Yapılan bu incelemede başvuruda bulunulan taşınmazın Hazine taşınmazı olup olmadığı kontrol edilir. Taşınmazın, Hazine taşınmazı olmadığının anlaşılması halinde bu durum başvuru sahibine bildirilir. Taşınmazın, Hazine taşınmazlarından olması durumunda ayrıca 4. madde kapsamında satılamayacak taşınmazlardan olup olmadığı tespit edilir. Başvuruda bulunulan taşınmazın satılamayacak taşınmazlardan olduğunun tespit edilmesi halinde bu husus gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine bildirilir. (3) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar için başvuruda bulunulması halinde; öncelikle taşınmazın tescile konu edilip edilemeyeceği incelenir; tescil edilebilecek olanların tescil edildikten sonra satışa konu edilebileceği başvuru sahibine bildirilir. (4) Taşınmazın satışa konu edilmesinde, üzerindeki yapının Yapı Kayıt Belgesi alındığı tarih itibarıyla mevcut olması esastır." hükmüne; "Satış yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "Taşınmazların hak sahiplerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satışına çevre ve şehircilik il müdürlükleri yetkilidir." hükmüne; 9. ve 10. maddelerinde ise satış işlemlerine ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; C.Ö.'nün 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca ... tarih ve ... başvuru numarasıyla, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan yapı için yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebinde bulunduğu, anılan taşınmazın davacıya satışı konusunda C.Ö. ile davacı arasında █████/2019 tarihli Gayrimenkul Satış Protokolünün ve Ankara 3. Noterliği tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığı, ayrıca Ankara 53. Noterliğinde düzenlenen █████/2019 tarihli Düzenleme Şeklinde Vekaletname ile C.Ö'nün 3194 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerin kendisi adına yürütülmesi konusunda davacıyı vekil tayin ettiği, bu işlemlerin ardından C.Ö. adına 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi doğrultusunda, toplam arsa alanı 700 m², toplam yapı alanı 500 m², bağımsız konut bağımsız bölüm sayısı 4 olarak belirtilen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, C.Ö. ve davacı tarafından vekaleten yapılan █████/2019, █████/2020, █████/2020 ve █████/2021 tarihli başvurular ile bahse konu yapı kayıt belgesine istinaden ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışının yapılmasının talep edildiği, Ankara Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı cevapla, söz konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden dava açıldığı ve dava sürecinin devam etmekte olduğunun belirlendiği, bu nedenle söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliği davası sonuçlandıktan sonra mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceğinin davacıya bildiridiği, bu süreçte, █████/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim AŞ, (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) adına kayıtlı olan aralarında Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin █████/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verildiği, C.Ö. tarafından anılan kararın iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararıyla gerekçeli olarak onandığı, davacı tarafından yine Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığına yapılan ... tarih ve ... sayılı başvuruyla, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için alınan yapı kayıt belgesi uyarınca satın alma talebinde bulunulduğu, öte yandan aralarında dava konusu taşınmazın da bulunduğu 26 adet taşınmaza ait yapı kayıt belgesinin, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar kapsamında olduklarından bahisle ... tarih ve ... sayılı işlemle iptal edildiği, davacı tarafından dava konusu işlemden █████/2025 tarihinde haberdar olunduğundan bahisle kanuni ve akdi halef sıfatıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, yapı kayıt belgesi düzenlenmiş bir taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınıp alınamayacağına ilişkindir.3194 sayılı Kanun'un "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde yer alan, "özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, İmar Kanunu'nun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı" yönündeki kural da dikkate alındığında, 3194 sayılı Kanun ile özel nitelikteki bir Kanun hükmünün karşı karşıya geldiği durumlarda özel kanun hükmünün uygulanması gerektiği açıktır.Bu bağlamda, her ne kadar 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla ve belirli koşullarda Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği" düzenlenmişse de, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlama ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmeye yönelik amaçları da gözetildiğinde, mevcut uyuşmazlıkta 4046 sayılı Kanun'un 3194 sayılı Kanun'a göre özel nitelikte kanun olduğu ve öncelikle uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.Hal böyle olunca uyuşmazlığın çözümünde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılan 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde yer alan "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağı" yönündeki kuralının da dikkate alınması gerekecektir.Anılan mevzuat düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde, yapı kayıt belgesi düzenlenmiş bir taşınmazın 3194 sayılı Kanunun Geçici 16.maddesi kapsamında satılmayıp özel kanun niteliğindeki 4046 sayılı Kanun uyarınca özelleştirme kapsam ve programına alınmasında ve satış dahil sair yöntemlerle özelleştirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı görülmektedir.Diğer yandan, dosyadaki bilgi ve belgelere göre C.Ö. ve davacı tarafından yapı kayıt belgesine istinaden muhtelif tarihlerde yapılan taşınmazın kendilerine satılmasına yönelik başvuruların reddi ve yapı kayıt belgesinin iptali işlemlerine karşı dava açılmadığı gibi 4046 sayılı Kanun'a göre gerçekleştirilecek ihaleye davacının da katılma ve taşınmazı satın alma hakkı bulunduğu dikkate alındığında söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının davacının mağduriyetine yol açmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmında, 4046 sayılı Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğundan hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Uyuşmazlığa konu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin olarak dava dışı ... (C.Ö.) tarafından yapılan başvuru üzerine düzenlenen toplam yapı alanı 550 m2, arsa alanı 700 m2, konut bağımsız bölüm sayısı 4 olarak belirtilen ... tarih ve ... numaralı yapı kayıt belgesi bulunmaktadır. C.Ö. ile davacı arasında söz konusu taşınmaz ile üzerinde bulunan 4 katlı binaya ilişkin olarak █████/2019 tarihli gayrimenkul satış protokolü ile Ankara 3. Noterliğince düzenlenen █████/2019 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmış; ayrıca Ankara 53. Noterliğince düzenlenen █████/2019 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile C.Ö. tarafından diğer hususların yanı sıra 3194 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerin kendisi adına yürütülmesi konusunda davacı vekil tayin edilmiştir. Davacı ile C.Ö. tarafından yapılan █████/2019, █████/2020, █████/2020 ve █████/2021 tarihli başvurular ile söz konusu yapı kayıt belgesine istinaden ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışının yapılması talep edilmiş; Ankara Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı cevapla, söz konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden dava açıldığı ve dava sürecinin devam ettiğinin belirlendiği, bu nedenle söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliği davası sonuçlandıktan sonra mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceği davacıya bildirilmiştir. Devam eden süreçte █████/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, aralarında mülkiyeti Maliye Hazinesine ait söz konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verilmiştir. Ardından C.Ö. tarafından ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması talebiyle yapılan başvurunun ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işlemiyle reddi üzerine açılan davada, Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararıyla anılan karar gerekçeli olarak onanmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından, C.Ö.'nün söz konusu davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karar sonrasında telefonla araması üzerine durumdan haberdar olunduğu belirtilerek, █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Olur ile, söz konusu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerindeki yapılara ilişkin olarak belge düzenlenemeyeceğinden bahisle iptal edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurulun görevleri sayılarak, (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. █████/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "█████/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. █████/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, █████/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkur kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkur listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanun'un ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır. (...)" kuralı yer almıştır. █████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun'la 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, █████/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara █████/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve █████/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. (...) Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz. (...) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. (...) Bu madde hükümleri, █████/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz. ...” kuralına yer verilmiştir. Anılan maddenin 7. fıkrasının ikinci cümlesine █████/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle, “akdi haleflerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “█████/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma” ibaresi eklenmiş; dördüncü cümlesinde yer alan “beşinci fıkrası” ibaresi, “beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası” şeklinde değiştirilmiştir. Yine █████/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 7. fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “█████/2019” ibaresi “█████/2022” şeklinde; üçüncü cümlesinde yer alan “Bu durumda elde edilen gelirler” ibaresi “Kalanı ise” şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu 7. fıkra "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin █████/2022 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Kalanı ise bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." halini almıştır. 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, █████/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Tebliğ, █████/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ kapsamında; a) █████/2017 tarihinden sonra üzerinde yapı yapılan taşınmazlar, b) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar, (...) h) Özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, (...) ö) Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen taşınmazlar, p) Bakanlıkça satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, satılamaz." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için █████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca █████/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metnin yürürlükte kaldığı; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanun'la Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Davacı tarafından özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin olarak düzenlenen yapı kayıt belgesi bulunduğundan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınamayacağı, tarafına doğrudan satışının yapılması gerektiği iddia edildiğinden uyuşmazlık, üzerinde bulunan yapıya ilişkin olarak yapı kayıt belgesi düzenlenmiş bir taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınıp alınamayacağına ilişkindir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde yer alan, "Özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, İmar Kanunu'nun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı" yönündeki kural gereği, 3194 sayılı Kanun ile özel nitelikteki bir kanun hükmünün karşı karşıya gelmesi halinde özel kanun hükmünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla her ne kadar 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla ve belirli koşullarda Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği" düzenlenmişse de, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmeye yönelik amaçları da gözetildiğinde, 4046 sayılı Kanun'un 3194 sayılı Kanun'a göre özel nitelikte kanun olduğu ve öncelikle uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Öte yandan, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılan 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde de, "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağı" kuralı yer almaktadır. Bu kapsamda, aktarılan mevzuat bir arada değerlendirildiğinde, yapı kayıt belgesi düzenlenmiş bir taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına hukuki bir engel bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, uyuşmazlığa konu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu, bu kapsamda taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin olarak düzenlenen yapı kayıt belgesinin 4046 sayılı Kanun'un 3194 sayılı Kanun'a göre özel kanun olması ve bu kanun hükümlerinin uygulanacak olması dolayısıyla taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına engel oluşturmadığı ve gerçekleştirilecek ihaleye katılmasında herhangi bir engel bulunmadığı açık olan davacının mağduriyetine yol açılmayacağı anlaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta dava dışı şahıs tarafından yapı kayıt belgesi bulunduğundan bahisle ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ilişkin █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline dair Dairemizin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla anılan kararın bozulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY :Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir. █████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca █████/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır. Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin, Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir. Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur. Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alma konusunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır. Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. madde, █████/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen █████/2022 tarihli kapsam ve programa alma işleminin █████/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez. Nitekim, değinilen Geçici 29. maddedeki, "... veya yetkilendireceği makam ..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada verilen █████/2023 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararda Anayasa Mahkemesi de Geçici 29. maddeyi incelerken aynı yönde değerlendirme yapmıştır. Bu itibarla, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. adına kayıtlı olan taşınmazların ve hisselerin; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 4046 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığı açıktır. Kaldı ki, Geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görülmekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun Geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir. Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının ilgili kısmının iptali gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.