İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, tehdit ve cebir altında düzenlendiği iddia edilen 60.000 USD bedelli bononun menfi tespiti davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, kendisine ait olmayan ve tehdit ile cebir altında imzalatıldığını iddia ettiği bir bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti için açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin bononun 2017 yılındaki arazi satışından kaynaklı meşru bir borcun iadesi amacıyla kendi rızasıyla verildiği ve darp/tehdit iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine, bu kararı tanık çelişkileri, göz ardı edilen deliller ve cebir unsurları bulunduğu iddiasıyla istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :█████/2023KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde davalı ve kardeşleri, ... isimli şahsı kaçırarak, darp etmişler ve daha önce kendisine verdikleri paranın iadesini talep etmişlerdir. Daha sonra kendilerini dolandırdığını, tanıştıranın müvekkili olduğunu ve ödedikleri paranın kendilerine iade edilmesi gerektiğini söylediklerini, davacının, davalının ve kardeşlerinin ...'na ödedikleri para ile kendisinin bir bağlantısı olmadığını, bu paranın kendisine ödenmediğini, ...'na ödendiğini ve dolayısıyla kendisinin bu parayı ödemeyeceğini tekrar belirtmiştir. Bunun üzerine davalı ..., davacıyı tehdit etmeye başladığını davacının, bu tür olaylardan çekindiği için ve şüpheli ...'in sürekli tehdit etmesi nedeniyle korktuğu için kendisine ait Adapazarı ilinde bulunan arsayı ...'e vermeyi ve böylece ...'nun borcunu kapatmayı teklif ettiğini, davalı ile davacı arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişki bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının konusunun kambiyo evrağı olduğu dolayısıyla davacı tarafın iddiasını senetle ispat etmesinin gerektiği, davacının dava dilekçesinde açıkça borcu ikrar ettiğini, davacı taraf ve ortağı olan ... 2017 yılından bu yana davalıdan aldıkları 60.000-USD vermediğini, davacının diğer iddialarının savcılığın inceleyeceği hususlar olduğunu savunarak, davanın esastan reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya konu bononun darp ve tehdit baskısı altında alınıp alınmadığının tespiti için bütün delillerin incelendiği, Geyve Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ soruşturma numaralı dosyada davacı ... tarafından davalı ... ile birlikte dava dışı kardeşleri hakkında aynı tarihli olaya ilişkin yapılan suç duyurusu hakkında █████/2023 tarihli takipsizlik kararının verildiği, mahkemede dinlenen davacı tanıklarından ...'nun davalı ile birlikte dava dışı kardeşlerinin de aynı 2B araziye ilişkin para ihtilafından kaynaklı kendisini de darp ederek yine 60.000-USD bedelli bono imzalatıldığı beyan etmesine rağmen herhangi bir dava açmadığını suç duyurusunda bulunmadığını beyan ettiği, eğer ortada darp ve tehdit ile alınmış bir bono varsa, hayatın olağan akışı içerisinde idiyse tanık ...'nun da bir suç duyurusunun bulunması gerektiği, bunun yanında her iki tarafında ikişer tanığının dinlendiği, davacı tanıklarının davacının zorla arabaya bindirildiğini gördüklerini bildirmeleri, araçla Geyve'de bulunan bir arsayı görmek için yola çıkıldığı yine tanık anlatımlarıyla yolda polis çevirmesiyle karşılaşıldığı ancak davacı tanığı tarafından polis çevirmesinde kendisini zorla alıkonulduğu hakkında herhangi bir şikayette bulunmadığı, tanıkların ve tarafların ortak ve uyumlu beyanları ile her iki taraf arasında 2017 yılında noter marifetiyle bir 2B arazinin satışının yapıldığı parasının da elden ödendiğinin belirtildiği ve bu durumun da mahkememizce kabul edilerek darp ve tehdit ile alındığı iddia edilen bononun 2017 yılındaki 2B vasfındaki arazinin bedelinin geri verilmesi amacıyla davaya konu edilen bononun davacının kendi rızası ve imzasıyla verildiğinin kabul edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; müvekkilinin iş yerinden zorla alıkonulmasına şahit olan ... tarafından olayın görüldüğü ve bu hususta tanıklıkta bulunulduğunu, tanıkların ortak beyanlarının tehdit ve cebir unsurlarının varlığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, bahsi geçen borcun, müvekkiline ait değil ...'na ait olduğunu, bu hususun tanık anlatımıyla sabit olduğunu, davalı alacaklının müvekkilinden alacaklı olduğunu ve bu alacağın hukuki bir sebebinin bulunduğunu somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davalı tanığı ...'nun mahkeme huzurunda verdiği ifadesi ile savcılık ifadesinin farklı olduğunu, aynı şahsın ...'nu tanımadığını iddia ettiğini ancak hem 2017 tarihinde Sultanbeyli ... Noterliği'nde kendisinden devir evrakı aldıklarını, işbu hususun da duruşmada belirtildiğini ancak mahkemece dikkate alınmadığını, senedin ön yüzüne bakıldığında 3 ayrı kalemle yazılmış 3 ayrı yazı mevcut olduğunu, bu hususun da mahkemece değerlendirilmediğini, mahkemenin müvekkil tarafından sunulan darp raporunu, tanık beyanlarını ve davalının baskı ve tehdit uyguladığına ilişkin somut bulguları gereği gibi incelemediğini, gerekçeli kararın 3.sayfasında "davacı tanığı tarafından polis çevirmesinde kendisini zorla alıkonulduğu hakkında herhangi bir şikayette bulunmadığı" iddiasının davacı tanıklarına değil, davalı tanığı olan ...'na ait olduğunu, yine gerekçeli kararda iddia edildiği gibi 2017 yılında verilen paranın ...'ya değil, ...'na verildiğini, bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının açıkça ortaya konulduğunu, bu sebeple uyuşmazlıkta Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; savcılık soruşturmasında menfi tespit davasındaki tüm hususlar incelenmesine rağmen, davacının kötü niyetli olarak açtığı dava ve mahkemenin tedbir kararı gereğince müvekkil alacağına geç kavuştuğunu, tüm bunlara rağmen mahkemece kötü niyet tazminat talebinin değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, davaya konu senedin zorla imzalatıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda verilen takipsizlik kararının kesinleştiği, ilk derece mahkemesince dinlenen davacı tanığı ...'nun davacının senedinin zorla alındığına şahit olmadığını beyan ettiği, diğer davacı tanığı ...'ın da senedin imzalanması sırasında tarafların yanında olmadığı, mevcut durumda davaya konu senedin irade fesadıyla imzalatıldığı hususunun ispat edilemediği, senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğu, boş olarak verildiği iddia edilen senedin, gerçeğe aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı olarak ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-İlk derece mahkemesince █████/2023 tarihli ara karar ile, dava değeri üzerinden %15 teminat karşılığında davaya konu çeke istinaden başlatılan İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yatırılacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi için İİK'nun 72/3.maddesi gereği ihtiyatı tedbir konulmasına karar verildiği, teminat yatırılarak tedbirin uygulandığı, davalının icra dosyasına yatan parayı tahsil edemediği, İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca, alacaklı tarafın talebi olmasa dahi mahkemece resen tazminata hükmedilmesi gerektiği, kaldı ki davalı vekilinin cevap dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddi ile İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca takip tarihindeki alacağın TL karşılığı 1.142.474,94-TL'nin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-DAVANIN REDDİNE,5- İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca takip tarihindeki alacağın TL karşılığı 1.142.474,94-TL'nin %20'si oranında (228.494,98-TL) tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine6-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 19.165,90 TL harçtan mahsubu ile artan 18.433,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 175.920,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)Davalı tarafın istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)Davacı tarafın istinaf talebi reddedildiğinden, davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c) İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026