İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, sigorta şirketinin su hattı patlaması sonucu ödenen hasar bedelinin İSKİden rücuen tahsili amacıyla açtığı itirazın iptali davasına dair istinaf kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının iş yerinde davalı su idaresine ait su hattının patlaması sonucu meydana gelen ve sigortalısına ödediği hasarın rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının kusur ve illiyet bağına ilişkin savunmalarına rağmen, ilk derece mahkemesi, teknik bilirkişi raporları doğrultusunda, parsel sınırları dışındaki arızalardan davalının sorumlu olduğunu ve hasar bedelinin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığını tespit ederek, sigorta şirketinin halefiyet ilkesine dayanarak açtığı davayı kabul etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2021NUMARASI: ███████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı sigortalının iş yerinde █████/2019 tarihinde davalı ...' ye ait su hattını patlaması sonucu iş yerine sirayet eden su neticesinde hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine olay ile ilgili bilgi ve belgelerin toplandığını, toplanan bilgi ve belgeler ışığında müvekkilinin sigortalıya █████/2019 tarihinde 12.076,20-TL hasar bedeli ödendiğini ve hasardan sorumlu olan davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek .... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamını, davalının haksız itirazından dolayı %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; Tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkili idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla müvekkili idare arasında bir illiyet bağının kurulması da mümkün olmadığını, binanın harici su baskınlarına karşı tedbirsiz olması ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması nedeniyle meydana gelen hasardan idarenin kusursuz olduğunu, kusur durumunun tespiti için, binaya ait yapı ruhsatı ve projelerin getirtilmesi, binanın projesine uygun yapılıp yapılmadığı, imar mevzuatına ve ... mevzuatına uygun olup olmadığı, ayrıca bu yerin iskân izni olup olmadığı hususlarının da tespiti gerektiğini, tazmini gereken ancak hasara uğrayan emtia bedeli olduğunu, sigortalı şirketin alım bedeli olduğunu, mal alım ve teslimine ilişkin fatura ve belgelerinin ibrazı gerektiğnii, rayiç bedel incelemesi, fatura ve teslim belgeleri üzerinde yapılması gerektiğini, hasara ilişkin bedelin tarafsız bilirkişiler tarafından yeniden tespit edilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle haksız davanın usul ve esastan reddine; mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı ...A.Ş.; dava dışı sigortalısı .... Şti.'nin faaliyet gösterdiği “... Mah. .... Cad. ...-İSTANBUL” adresindeki ahşap mobilya satış mağazasını, dava konusu 23.04.2019 tarihli olayı da kapsayan ve 15.09.2018-15.09.2019 tarihleri arasında geçerli olan ...-... no.lu İşyerim Sigorta Poliçesi ile 44.000,00 TL Emtia, 11.000,00 TL Demirbaş teminatı olmak üzere toplam 55.000,00 TL sigorta bedeli üzerinden, yangın ve dahili su teminatı da dahil sigorta ettirdiği görülmekle; bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde; hasar gören ürünlerin ambalajlı olmayıp teşhir için kullanıldığı dikkate alınarak, hasara %10 eskime/kullanım payı uygulanmış olmakla; 24.04.2019 tarihinde serbest piyasada oluşan emsal ürünlerin ortalama bedelleri baz alındığında kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı kanaatiyle rapor tanzim edilmiştir. Davacı ...A.Ş.'nin 12.076,20 TL hasar bedelini dava dışı sigortalısına 18.07.2019 tarihinde ödemiş olduğundan, TTK.'nun 1472. maddesi gereğince 18.07.2019 tarihi itibariyle sigortalısının haklarına halef olmuş olduğu, da gözetilerek davalı ...'nin gerçekleşen hasar doğuran olayda davalı kayıtlarına göre, dava konusu hasara sebep olan ve ... Abone Hizmetleri ve Uygulama Yönetmeliğine göre parsel sınırları dışında meydana gelen arızalarda ... Genel Müdürlüğü'nün bakım sorumluluğunun bulunduğu teknik bilirkişi değerlendirmesi; dosyaya alınan bilirkişi raporlarının taraf vekillerinin ayrı ayrı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi sonucu itirazların mahkemece değerlendirilebilir nitelikte ve raporların bilimsel temele dayanak denetime elverişli nitelikleri uyarınca ek bilirkişi raporu almaya yer olmadığı kanaati ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair hüküm vermek gerekmiştir.....Davalı ... de TTK'nun 3, 11, 16/1. maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca faaliyetlerini özel hukuk hükümlerine göre sürdüren tacir tüzel kişi olduğu; huzurdaki davanın halefiyet hükümlerinden kaynaklanan dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan niteliği, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da kendisine halef olunan dava dışı sigortalının tüzel kişi tacir olduğu gözetilerek, 6102 Sayılı TTK m.16 ve 19 hükümlerinin tatbiki ile aralarındaki ilişkinin her iki taraf için de ticari iş olarak kabulü gerekeceği ve buradan hareketle 3095 sayılı Yasanın 2.maddesi kapsamında avans faizine hak kazanacağı değerlendirilmekle, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında aynen devamına" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Davaya konu hasarın meydana geldiği iş yerinin kot olarak yol seviyesinin altında kaldığı ve projeye aykırı kullanım olduğu, davacının sigortalısının yer altı ve yer üstü sularına karşı izolasyon ile ilgili gerekli tedbir ve önlemleri almadığı, davalı yönünden illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı, binanın ... mevzuatına uygun olup/ olmadığının incelenmesinin gerektiği, oluşan hasarda davalının sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek, mahkeme kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEHMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça, 23.04.2019 tarihindeki ... ana tesisatının patlaması neticesinde sızan suların dava dışı sigortalıya ait bodrum kata sirayeti sonucunda oluşan hasar bedelinin rücuen tazmini talebi ile 12.076,20 TL asıl alacak, 458,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.534,27 TL alacağın davalıdan tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı ve istinafa konu işbu davanın süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun █████/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. █████/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... Şirketi'ne ait iş yerine yönelik █████/2018-2019 tarihlerini kapsayan İş Yeri Sigorta Poliçesi düzenlendiği, poliçede dahili su hasarının teminat altına alındığı, dava konusu hasarın █████/2019 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı ile davacı arasında düzenlenen sigorta poliçesinin incelenmesinde; "Satış faaliyetinin yürütüldüğü bölümden bağımsız olarak sadece depolama amacıyla kullanılan bölümlerdeki emtialara gelecek zararlar, emtianın yerden 12 cm yüksekte palet-raf-askı üzerinde depolanması kaydıyla geçerlidir." hükmü yer almaktadır.Ekspertiz raporunda; bulunduğu binanın giriş ve bodrum katında faaliyet gösteren sigortalı iş yerinin bodrum katında göllenmiş olduğu belirtilen suyun tahliye edilmesinden sonra yapılan incelemede, iş yerinde bulunan ofis mobilyalarının ıslandığı, kaplamalarda şişme ve açılma olduğu, sigortalı iş yeri önündeki kaldırımdan geçen ... ana tesisatının patlaması nedeniyle buradan sızan suların sigortalı iş yeri bodrum katına sirayet etmesi sonucunda söz konusu hasarların meydana geldiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün █████/2019 tarihli yazısında; 22.04.2019 tarihinde .... ilçesi, ... Mahallesi, ... Cadde, ... numaralı adreste bulunan binaya ait içme suyu bina bağlantı hattında arıza oluştuğu, idareye yapılan ihbar sonucunda davalı ekipleri tarafından hasarın onarıldığı, söz konusu arıza onarımının parsel sınırı dışında yapıldığı, arızanın kurumun herhangi bir müdahalesi sonucunda oluşmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.İnşaat Mühendisi, İç Mimar ve Sigorta Uzmanı tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında sunulan belgeler ve hasar fotoğraflarının incelenmesi sonucunda davalı ... Genel Müdürlüğü'nün kayıtlarına göre, dava konusu hasara sebep olan arızanın parsel sınırı dışında meydana geldiği, dava dosyasında yer alan hasar fotoğraflarında bu durumun açıkça görüldüğü, hasar gören iş yerinin yer aldığı binanın yapı kullanma izin belgesi veya mimari projesinin bulunmadığı, ... Abone Hizmetleri ve Uygulama Yönetmeliği'ne göre; parsel sınırı dışında meydana gelen arızalarda ... Genel Müdürlüğü'nün bakım sorumluluğunun bulunduğu, söz konusu hasarın parsel sınırı dışında yer alan ve davalıya ait temiz su borusundaki patlama sebebiyle meydana geldiği nazara alındığında, meydana gelen hasarda ... Genel Müdürlüğü'nün kusurlu olduğu kanaatine varıldığı ve hasar yönünden davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının 12.076,20 TL olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, a bendinde "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 17.maddesinde "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.", 18.maddesinde "Yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişiler, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorundadır. ... o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi verir. Yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanır. İmar planlarının hazırlık safhasında altyapı tesisleriyle uyum yönünden ...'nin de görüşünü almak şarttır.", 25.maddesinde ise "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." hükümleri yer almaktadır.... Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde evsel atıksu kanalizasyon bağlantılarının ne şekilde yapılacağı, buna dair ruhsatın nasıl verileceği hususları düzenlenmiş, yönetmelik hükümleri uyarınca ya da diğer mevzuatla yasaklanmış olan eylem ve eylemlerin ya da faaliyetlerin tespiti halinde bu faaliyetlerin veya eylemlerin durdurulması, engellenmesi ya da ortadan kaldırılması için yapılacak işlemlerin neler olduğu belirtilmiştir. Yönetmeliğe göre mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasına atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almalıdır. Ayrıca yağmur suları ve kirli olmayan bütün diğer yüzeysel drenaj suları, atıksu kanallarına ve hiçbir atıksu kanalı da yağmursuyu kanalına bağlanmamalıdır. Ancak bu önlemlerin alınmamış olması davalının denetim yükümlülüğü nedeniyle olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kaldı ki, Borçlar Kanunu hükümlerine göre davalının atık su hattından doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. TBK'nın 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nın 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait atık su hattı maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahildir ve davalının kusursuz sorumluluğu mevcut olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. ██████████ K. sayılı, █████████ E. █████████ K. sayılı ilamları). Dava konusu somut olayda, düzenlenen bilirkişi raporu, ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları ve diğer deliller incelendiğinde; davalının ... Abone Hizmeti ve Uygulama Yönetmeliği'ne göre parsel sınırı dışında meydana gelen arızalardan ... Genel Müdürlüğü'nün Bakım Sorumluluğu olduğu, söz konusu hasarın dosyada mübrez davalı tarafça gönderilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere parsel sınırı dışında kaldığı ve davanın ... Genel Müdürlüğü'ne ait temiz su borusundaki patlama sebebiyle meydana geldiği anlaşılmıştır. Ekspertiz raporunda hasar dökümü yapılan (toplantı masası, dosya dolabı, yönetici dolabı, öğretmen dolabı, masa takımı gibi) emtialara ilişkin olarak toplam 13.418,00 TL hasar bedeli hesaplanmış olup, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda hasarlı ürünlerin teşhir ürünü olması nazara alınarak %10 eskime- kullanım payı tenzili ile tüm hasar bedelinin toplam 12.076,20 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyet raporunda ve ekspertiz raporunda belirlenen hasar bedelinin kabul edilebilir sınırlar içerisinde yani kadri maruf olduğu kabul edilmiştir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde her ne kadar, dava dışı sigortalının kiracı olarak bulunduğu binaya ait yapı ruhsatı ve projelerin getirilmesi, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığının tespitinin gerekli olduğu belirtilmiş ise de; davalının sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilmesi için dava dışı sigortalının yani zarar görenin ağır kusurlu olması gerekmekte olup, somut davada oluşan zarardan dolayı davalının sorumlu olduğu anlaşılmış ve illiyet bağının kesildiği iddiası ispatlanamamıştır. İşbu nedenle mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne dair karar verilmesi yerinde olup aksi yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli 732,00 TL istinaf harcından, yatırılan 215,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 517,00 TL harcın davalıdan tahsiline, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. █████/2026