Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, TARSİM kaynaklı rücuen tazminat davasında görevsizlik kararı vererek dosyayı Asliye Hukuk Mahkemesine yönlendirdi.
Özet: Tarım Sigortaları Havuzu işleticisi davacı TARSİMin, davalıya ait elektrik hattından çıkan yangın sonucu sigortalısına ödediği 136.186,00 TL tazminatın TTKnın halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili talebiyle açtığı davada, mahkeme, sigortacının bu tür rücu davalarının sigortalının doğrudan açacağı dava niteliğinde olup Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğini belirterek, kendi görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermiştir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulduğunu ve konusu Devlet Destekli Tarım Sigortaları olan Tarım Sigortaları Havuzu’nun işleticisi olduğunu, 5363 sayılı kanunla, tarım sektörünü tehdit eden risklerin belirli bir bölümünü teminat altında alan, sigorta primlerinin bir kısmı devlet tarafından karşılanan, sigortacılık uygulamalarını yeknesak hale getirmeyi, teminat kapsamını genişletmek ve çeşitlendirmeyi, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılmasını, tarım sigortalarının ülke genelinde yaygınlaşmasını hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir sistem kurulduğunu, kısaca TARSİM olarak adlandırılan bu sistemin Tarım Sigortaları Havuzu tarafından yönetildiğini, davacı şirketin Mardin İli, Derik İlçesi, Merkez Boyaklı Köyü'nde bulunan, dava dışı sigortalı .....ait buğday ürününü buğday ürününü .....numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, .....tarihinde, davalıya ait elektrik hattından çıkan yangında dava dışı sigortalıya ait tarla ve ürünün hasar gördüğünü, sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesi yapıldığını ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan 136.186,00 TL'nin dava dışı sigortalıya .....tarihinde ödendiğini, davalının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 136.186,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır.
GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." hususu vurgulanmıştır.
Öte yandan, T.T.K.'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalısı tarafından dava açılmış olsaydı, bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği dikkate alındığında davacı sigorta şirketinin halefiyet nedeniyle açtığı davanın da Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Nitekim Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2 Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal ilamı da bu yöndedir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
HMK'nun 114/1- c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu nedenle ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden inceleme yapılmış, davaya bakmaya Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması ve mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE, görevli Mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Diyarbakır Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!