Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, karşılıksız çek şikayetine konu kambiyo senetlerinden kaynaklanan, grup şirketleri arası çek ciro ve iade kayıtları üzerinden borçsuzluk tespiti talepli menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, aleyhindeki icra ve ceza takibine konu kambiyo senetlerinden (çeklerden) dolayı davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir; davacı, söz konusu çeklerin başlangıçta bir lehtara keşide edildiğini, ardından davalıya ciro edildiğini ancak lehtar tarafından kendisine iade edilmesi gereken bu çeklerin, aynı grubun şirketi olan davalı tarafından kötü niyetli olarak takibe konulduğunu, kendisinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerken, davalı ise bu davanın karşılıksız çek suçundan ceza alma korkusuyla açıldığını ve davacının hukuki sorumluluktan kaçmaya çalıştığını savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında iki adet çeke ilişkin █████/2019 tarihinde kambiyo takibi yapıldığını, müvekkili hakkında ayrıca Karşılıksız Çek Şikayeti ile yargılamanın derdest durumda olduğunu, yargılamanın Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, ilgili Karşılıksız Çek Keşide Etme suçundan derdest bulunan yargılama dosyasında █████/2020 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda takibe konu çeklerin ... ... Keşide Tarih ... Çek nolu, ve aynı bankanın ... Keşide tarihli ... Çek nolu 25.000 'er TL tutarlı çeklerle ilgili davalının alacaklılık ve müvekkilinin borçluluk durumu tetkik olunduğunu, bu tetkik neticesinde Ticari Defter ve Kayıtlar İncelendiğinde; çeklerin Ciro Yolu ile Davalıya devir olunduğu, Davalının Çekleri Ciro Yolu ile Teslim alarak █████/2018 Tarihinde Ticari Defterlerine Kayıt Ettiği, Çeklerin Karşılıksız Kaydı akabinde davalı tarafından █████/2019 Tarihinde bu defa aynı muhasebe, ortak ve yöneticiye haiz grup şirketi lehtara iade olunduğu şeklinde kayıt oluşturulduğu, Müvekkilin çekleri █████/2018 Tarihinde lehtar ... Şirketine keşide ederek teslimine ilişkin ticari kayıt oluşturduğu, Çekin keşide edildiği lehtara █████/2018 tarihinde sonlanan cari borcunun çek tutarları ile uyumlu olduğu, Çeklerin önce lehtara akabinde davalıya verildiği, Çeklerin müvekkile iadesi şeklinde lehtarın █████/2018 ve █████/2018 tarihinde kayıt açıp , çekleri lehtarın kendi carisinde izlediği, Çeklerin lehtar tarafından müvekkile iadesi hususunda kayıtlar açılmış olmasına rağmen, davalı █████/2019 tarihinde çeklerin lehtara iadesi şeklinde kayıt oluşturulduğu tespit olunmuştur. müvekkili cari hesap işletimi ve cari kapanışı gayesi dahilinde, ayrıca komisyon alacağı hakkı mahsubu kapsamında dava dışı grup şirketi lehtar ile sözleşmesel işlemler yaptığını, çeklerin belirli bir anlaşma ve sözleşme ilişkisi kapsamında lehtara teslimine rağmen, ayın grup şirketi davalı kullanılarak esasen ciro olunan çekle bir bağı olmayan davalıya çekler devir olunduğu gibi, takip öncesine cari üzerinden çeklerin iadesi hususu grup şirketi dava dışı lehtar ile anlaşılmasına rağmen vaki dava konusu icra takibi ve cezai mesuliyetle müvekkili karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, asıl ticari faaliyette bulunduğu lehtarın çeki kendisine komisyon işleyişi anlaşması kapsamında iade etmeyip, grup şirketi yolu ile takibe koyulması mümkün olmadığı gibi, takip tarihi itibari ile herhangi bir alacak hakkı bahşeden bir kambiyo evrakı bulunmadığı gibi ,tümü ile esasen aynı kişi ve yöneticilere haiz davalı yönünden çeklerden alacak bulunmadığı ve iade hususu iyi bilinmektedir. Grup şirketi üzerinden iadesi gereken çekten kambiyo alacağı tahsili cihetine gidilmesinin mümkün olmadığını, bedelsiz kalan senedin grup şirketi kullanımı yolu ile çekin bedelsizliği, çekin takibe konulmasının müvekkile iadesi anlaşmasına aykırılığı bilinerek cirosunun sağlanması yolu ile kazanç elde edimi için işleme tesisine yönelik fiiller nedeni ile cezai kovuşturmaya ilişkin başvurular yapılacağını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığı gibi, müvekkiline iadesi gereken kambiyo çeki üzerinden alacak ve takip hakkı bulunmadığından işbu davanın kabulünü talep ettiklerini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile talep olunan haksız alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının karşılıksız çek şikayeti yapmış oldukları çeklere ilişkin olarak ceza alma korkusuyla huzurdaki davayı açtığını, dava konusu çeklerin 09.01.2019 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğunu, aynı çeklere ilişkin olarak tarafımızca Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi nin ... E. Sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmekten suçundan şikayette bulunulduğunu, davacı tarafça ilgili mahkemenin de yönlendirmesi ile de huzurdaki davayı açtığını, davaların devam ederken borçlunun sürekli ödeme planları ile şirkete geldiğini ancak işleri umduğu gibi gidemeyince hukuku dolanma yoluna gittiğini, davacının iddia ettiği gibi çeklere ilişkin olarak herhangi bir borcu olmamış olsaydı tüm icra takiplerini ve ceza davalarını bilmesine rağmen huzurda ki davayı açmak için bu kadar yıl beklemeyeceğini, davacı tarafça karşılıksız çek duruşmalarında vermiş olduğu ifadelerde de görüleceği üzere; hepsinde de borcunu kabul ettiğini, suç işleme kastının bulunmadığını, işleri bozulduğu için ödeme yapamadığını, hatta klasik borçlu savunması olan FETÖ yüzünden alacaklarını alamadığını dile getirdiğini, yine dava konusu çeklere ilişkin Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi nin ... E. Sayılı karşılıksız çek şikayeti dosyamızın 17.02.2022 tarihli duruşmasında "...yeni devire bu çekler dışında borcum yoktur" diye bizzat beyanda bulunmuş olup çeklere ilişkin borcu olduğunu kabul etmiştir buna rağmen hukuki dayanaktan yoksun yollara tevessül etmesi sanıyoruz ki yine günü kurtarma çabasından ibaret olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı olduğu açıkça tespit edileceğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile talep olunan haksız alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce █████/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin ..... tarih ve .... Esas - ..... Karar sayılı ilamı ile "Davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan 08.01.2019 icra takip tarihi itibarı ile uyuşmazlığa konu çeklerin davalı şirket uhdesinde bulunduğu, davalı şirketin 2019 yılı ticari kayıtlarına göre 02.12.2019 tarihinde her iki çekinde dava dışı ciranta/lehtar .... ye iade edildiği yönünde kayıt yapıldığı ve çeklerin davalı ticari defterlerinden çıkartıldığı, huzurdaki menfi tespit davasının ikame edildiği tarih olan 07.04.2022 itibarı ile davalı şirketin uhdesinde bulunmadığı tespit edilmiş olup bu tespitlere göre Bakırköy ... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulup bu dosyanın getirtilip dava dosyası içerisine alınarak davacı, davalı ve dava dışı lehtar/ciranta ....'nin ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişiye karşılaştırmalı şekilde inceletilerek dava konusu çeklerin davalı tarafından dava dışı ciranta/lehtar ....ye iade edilip edilmediği, cari hesapta çek karşılığının davalı tarafça tahsil edilip edilmediği, davacı tarafından dava konusu çek bedellerinin davalı veya dava dışı ....'ye ödenip ödenmediği yönünde istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre ve gerektiğinde taraflara yemin delili de hatırlatılarak varılacak kanaate göre bu çeklerden kaynaklı davacının borçlu olup olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki ... keşide tarih ve ... çek numaralı ve yine ... keşide tarihli ... çek numaralı Türkiye ... ait 25.000,00TL'lik çeklerden dolayı başlatılan icra takibindeki alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce:a-Bakırköy ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. (bozma sonrası ... E.) sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir.3-Bilirkişi tarafından mahkememize █████/2026 tarihinde sunulan raporda "Çekin Ciro ve Dolaşım Durumu: Davaya konu çekin davalı tarafından dava dışı şirkete ciro edilip edilmediğine ve tekrar davalıya dönüp dönmediğine ilişkin kesin ve açık bir ticari kayıt veya belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle çekin geri ciro ile önceki cirantaya dönüp dönmediği mali verilerle net olarak tespit edilmediği, 2) Çeke İstinaden Ödeme Yapılıp Yapılmadı İncelenen ticari defter ve kayıtlarda, davacı tarafından davalıya veya dava dışı şirkete çek bedeline ilişkin yapılmış bir ödemenin varlığını gösteren herhangi bir muhasebe kaydı veya belgeye rastlanmadığı, Bu haliyle ödemenin gerçekleştiği mali kayıtlarla Doğrulanamadığı, 3) Çekin Tahsil Durumu (50.000 TL): Davaya konu 50.000 TL bedelli çekin, davalı kayıtlarında tahsil edilmek üzere muhasebeleştirildiği, devamında tahsil edilememesi nedeniyle ters kayıt ile kapatıldığı, bu dürümün çekin — karşılıksız — kaldığını — gösterdiği — tespit — edildiği 4) Çekin İade Durumu ve Borcun Akıbet Çekin davacıya iade edildiğine ilişkin herhangi bir yazılı belge veya kayıt bulunmamaktadır. Muhasebe kayıtlarında yapılan ters işlemin borcun sona erdiğini tek başına göstermeyeceği Değerlendirildiği, Davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiası mali verilerle desteklenmemiştir. Çekin karşılıksız kaldığı ve iade edilmediği anlaşılmaktadır. İstinaf ilamı ve ara karar kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davaya konu çekin karşılıksız kaldığı, çek bedeline ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığı ve çekin davacıya iade edildiğine dair somut bir veri bulunmadığı anlaşılmış olup, bu haliyle çekin son hamilinin kim olduğu kesin olarak tespit edilememekle birlikte, davacının borçtan kurtulduğu yönündeki iddiası mali verilerle tespiti yapılamamıştır." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Mahkememizce daha önce verilen karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından şu gerekçeler ile kaldırılmıştır: "Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulup bu dosyanın getirtilip dava dosyası içerisine alınarak davacı, davalı ve dava dışı lehtar/ciranta ....'nin ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişiye karşılaştırmalı şekilde inceletilerek dava konusu çeklerin davalı tarafından dava dışı ciranta/lehtar ....ye iade edilip edilmediği, cari hesapta çek karşılığının davalı tarafça tahsil edilip edilmediği, davacı tarafından dava konusu çek bedellerinin davalı veya dava dışı ....'ye ödenip ödenmediği yönünde istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre ve gerektiğinde taraflara yemin delili de hatırlatılarak varılacak kanaate göre bu çeklerden kaynaklı davacının borçlu olup olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir."Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacı hakkında davaya konu çekler bakımından çek hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme iddiası ile şikayetçi olunduğu, davacı tarafından ilgili ceza mahkemesinde 01.03.2019 tarihli celsede şu şekilde savunma sunulduğu: "Sanık savunmasında :mali sorunlar yaşadım. İflas ettim. Bu nedenle çek bedellerini ödüyemedim. Ben ... Basın A.Ş ile anlaşma yoluna gittim. Çek bedellerini taksit taksit ödemekteyim. Bu güne kadar ödemiş olduğum çek bedellerini ödeyip ödemediğimi bilmiyorum. Tarafıma süre verilirse sırayla borçlarımı ödüyorum. ... Basın A.Ş ile yenidevir Matbacılık ve gazetecilik A.Ş alt şirketlerdir. Yöneticileride aynı olduğunu düşünüyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Suç işleme kastım yoktur dedi."Davacı tarafından ilgili ceza dava dosyasında sanık olarak 11.10.2019 tarihli celsesinde şu şekilde savunma yapıldığı: "Ticaret yapıyordum. İflas etttim. 10 yıllır firma ile ticari ilişkimiz var. Peyder pey ödemelerde bulunuyorum. Ödeme belgem açık bir şekilde yok. Çünkü ben onlara hizmet karşılığında cari hesap ilişkimiz mevcut olduğundan hizmete karşı borcumdan düşüyorlar. Toplamda 50.000 TL'ye yakın bir ödeme yaptım. Cari hesap ilişkimizde mevcuttur. dedi."Davacı tarafından işbu ceza mahkemesi dosyasındaki savunmalar ve işbu davadaki iddiaları değerlendirildiğinde; davacının özet olarak davaya konu çeklere ilişkin olarak dava dışı ... şirketi ile davalı Yeni Devir Şirketi'nin ilişkili olduğunu, çeklerin karşılıksız çıkması sonrasında dava dışı ... Şirketi'ne davacı tarafından komisyon karşılığı ...'ın müşterilerine işler yapıldığı ve bu işlerden olan komisyon alacağının ... tarafından çek alacaklarından düşülmesi sonucunda borcunun bulunmadığına dair iddialar noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Yani davacı iddialarını senedin sonradan yapılan işler ve ...'ın müşterilerine yaptığı işler karşılığında ...'dan olan komisyon alacağından düşülmesi sonrasında bedelsiz kaldığı, ... ve davalı Yeni Devir şirketinin de irtibatlı olması nedeniyle bedelsizlik hususunun davalı tarafından da bilinebilecek durumda olması dolayısıyla şahsi def'i niteliğindeki bedelsizlik definin davalıya karşı da ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına 25.10.2019 ve 25.09.2020 tarihlilerinde 2 ayrı delil dilekçesinin sunulduğu, söz konusu belgeler incelendiğinde; dava dışı ... şirketi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir cari hesap dökümünün sunulduğu ve dava dışı ... şirketinin müşterisi ...'ne yönelik bir takım evrakların sunulduğu, buna göre davacının iddiasının ...'ın müşterisi ...'ne dava dışı ... adına davacı tarafından çeşitli işler yapıldığı ve bu işler sonucunda davacının dava dışı ...'dan olan komisyon alacaklarının çek borcundan düşülüp düşülmeyeceğinin tespitinin gerektiği ve bu hususun davalıya karşı öne sürülüp sürülemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan imzasız 25.09.2020 tarihli davalı veya dava dışı ...'dan sadır olmamış belge incelendiğinde; Şubat 2019 - Aralık 2019'a kadar yapılan işlere ilişkin döküm olduğu, davacının bu aralıkta 35.600,00-TL'lik iş yaptığı, ...'ın davacı nezdindeki cari bakiyesinin Şubat 2019'da 178.886,54-TL olduğu, Şubat 2019 - Aralık 2019 aralığında davacının yaptığı 35.600,00-TL'lik iş ile 143.286,54-TL'ye düştüğü yani Aralık 2019 itibariyle davacının kendi kaydına göre dava dışı ...'a 143.286,54-TL borçlu olduğu davacının kendi sunduğu evraklar ile anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına 25.10.2019 tarihinde sunulan dava dışı ...'a ait olduğu iddia edilen cari hesap dökümünde de 2019 Şubat tarihinde davacının dava dışı ...'a 178.886,54-TL borçlu olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının kendi sunduğu evraklara göre bile ki en son evrak 2019 Aralık tarihli olup, 2019 Aralık itibariyle davacının kendi sunduğu evraklara göre bile dava dışı ...'a 143.286,54-TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır. 2019 yılı şubat ayında davacının sunduğu evraklara göre davacının dava dışı ...'a 178.886,54-TL borçlu iken Şubat 2019 - Aralık 2019'a kadar yapılan işler toplamı 35.600,00-TL'lik iş sonucunda davacının dava dışı ...'a 143.286,54-TL borçlu olduğu, bu tarihten sonrasına ilişkin ise herhangi bir davacı tarafından evrak, belge veya delil sunulmadığı veya iş yapıldığının iddia edilmediği anlaşılmaktadır. Yani sonuç olarak davacının kendi sunduğu kayıtlara göre dahi dava dışı ... şirketine 2019 yılı sonu itibariyle 143.286,54-TL borcunun bulunduğu ve bu tarih sonrasında davacı tarafından dava dışı ... şirketine herhangi bir iş yapıldığı veya ayrıca ödeme yapıldığına dair bir yazılı belge sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasına delil olarak sunulan 25.10.2019 tarihli dilekçe ekindeki cari hesap incelendiğinde; dava dışı ... tarafından davacıya 31.07.2018 tarihine kadar toplam 218.986,54-TL tutarında fatura kesildiği, davacı tarafından bu faturalara karşılık toplam 140.000,00-TL tutarında 6 ayrı çeki dava dışı ...'a verildiği, bu çeklerin Mahkememizce bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda çek tevdi bordroları ile tespit edildiği üzere 30.07.2018 tarihli 15.000,00-TL bedelli, 30.09.2018 tarihli 25.000,00-TL bedelli - 30.10.2018 tarihli 25.000,00-TL bedelli, 30.11.2018 tarihli 25.000,00-TL bedelli, 30.12.2018 tarihli 25.000,00-TL bedelli ve 30.01.2019 tarihli 25.000,00-TL bedelli çekler olduğu, bu çeklerin 125.000,00-TL'lik kısmının karşılıksız çıktığı ve dava dışı ... kayıtlarında ters kayıt yapılarak tekrar dava dışı ... alacağı olarak cari hesaba eklendiği (çeklerin karşılıksız çıkması ve ödenmemesi nedeniyle cari hesapta davacı borcundan ödeme olarak düşülen meblağların ters kayıtla tekrar ... alacağı olarak kaydedilmesinin açık hesap yöntemi açısından doğru olduğu) sonrasında bu çeklerin avukata verildiğine dair kayıt ters alacak kaydı oluşturulduğu, 218.986,54-TL toplam fatura alacağından 40.000,00-TL (davacı tarafından ...'a verilen 30.01.2019 tarihli çek de karşılıksız çıkmış olup, bu tarihten daha sonra 30.01.2019 tarihinde karşılıksız çıkmış olup, devam eden tarihlerde bu kısım da ... alacağına eklenmiştir.) tahsilat düşüldüğünde 2018 sonu itibariyle davacının dava dışı ...'a borcunun 178.986,54-TL olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafından sunulan hesap ekstresinde 01.01.2018 - 27.12.2018 arasında davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerin ve çek karşılıksız banka sorumluluk bedellerinin cari hesaptan düşüldüğü ve 28.550,00-TL davacı komisyon alacağı ödemesinin göründüğü, 01.01.2019 - 28.02.2019 aralığında davacının 5.550,00-TL daha iş yaptığı ve 2019 yılı Şubat ayı bitiminde davacı tarafından ...'a verilen 30.01.2019 vade tarihli bir çekin daha karşılıksız çıkması sebebiyle ... alacağına eklenerek 5.550,00-TL'lik bu bedellerin düşümü neticesinde davacının dava dışı ...'a 178.986,54-TL borçlu olduğu davacının sunduğu hesap ekstresinden anlaşılmaktadır. Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere 2019 yılı sonu itibariyle davacının bizzat kendi sunduğu belgelere göre 2019 yılı Şubat ayından sonra davacının dava dışı ...'ın müşterisine yaptığı 35.600,00-TL'lik işin düşümü sonrasında davacının dava dışı ...'a 2019 yıl sonu itibariyle 143.386,54-TL borçlu kalmış olduğu anlaşılmaktadır.Sonuç olarak davacının sunduğu evraklara göre davacı ile ... arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; dava dışı ... tarafından davacıya 218.986,54-TL toplam fatura alacağının bulunduğu, ... tarafından bu alacağa karşılık verilen 140.000,00-TL bedelli toplam 6 ayrı çekten sadece 15.000,00-TL bedelli çekin ödendiği, 125.000,00-TL bedelli 5 ayrı çekin karşılıksız kaldığı, davacı tarafından dava dışı ...'ın müşterilerine yapıldığı iddia edilen iş tutarının 01.01.2018 - 27.12.2018 arasında 28.550,00-TL olduğu, 01.01.2019 - 28.02.2019 aralığında 5.550,00-TL ve sonrasında 2019 yılı sonuna kadar 35.600,00-TL olduğu, bu bedellerin 218.986,54-TL toplam fatura alacağından düşülmesi neticesinde davacının dava dışı ...'a 134.286,54-TL borçlu olduğu bizzat davacı tarafından sunulan kayıtlardan anlaşılmakta olup, ilgili kayıtlardaki çeklere yönelik iade kayıtlarının avukata verilmesinden ve karşılıksız çıkması nedeniyle davacı borcundan düşülen bedellerin tekrar dava dışı ...'a alacak olarak eklenmesine yönelik ters kayıt işlemlerinden olduğu, çeklerin ödenmesi sebebiyle dava dışı ... tarafından davacıya fiziken iade edildiğine yönelik bir kayıt olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dışı ... tarafından davacıya kesilen toplam 218.986,54-TL toplam fatura alacağına karşılık davacı tarafından ...'a yapıldığı iddia edilen ödemeler ve işler düşüldüğünde 134.286,54-TL borçlu olduğu, davacı tarafından ... müşterilerine yapıldığı iddia edilen işler toplamının 69.700,00-TL olduğu ve çeke bağlanan borçlar dışındaki diğer borçlarını dahi karşılamadığı, zira toplam 125.000,00-TL'ye tekabül eden karşılıksız çıkan çek alacağını aşar nitelikte davacının dava dışı ...'a 2019 yıl sonu itibariyle 134.286,54-TL borcunun kaldığı ve dava dışı ...'ın davacıdan karşılıksız kalan çek bedeli 125.000,00-TL'yi aşan borcu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda sonuç olarak davacı ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin davalı Yeni Devir tarafından organik bağ sebebiyle bilindiği veya bilinmesi gerektiği bu sebeple ödeme şahsi def'inin davalı Yeni Devir şirketine karşı öne sürülebileceği kabul edilse dahi davacının dava dışı ... ile arasındaki cari hesaba yönelik çeklerden sonra yaptığını iddia ettiği işlere ilişkin alacakları toplamının dahi cari hesap borcunu kapatmaya yeterli olmadığı gibi bu ödemeler düşüldüğünde de davacının dava dışı ...'a borcunun 134.286,54-TL olarak kaldığı ve karşılıksız kalan 125.000,00-TL'lik 5 ayrı çek bedelini aşacak şekilde davacının dava dışı ...'a borcunun bulunduğu, 2019 sonrasında davacı tarafından dava dışı ...'a ödeme yapıldığına dair herhangi bir yazılı belge veya delil sunulmadığı gibi 03.02.2026 tarihli celsede davacıya da ticari defter ve kayıtlarını sunmak için Mahkememizce kesin süre verilmiş ve ihtar edilmiş ise de davacı tarafından ticari defter ve kayıtların delil olarak incelemeye sunulmadığı, davalı Yeni Devir veya dava dışı ...'ın defterlerinde de davacı tarafından davaya konu çeklere veya diğer çeklere ilişkin herhangi bir ödeme yapıldığına dair bir kayıt veya delil tespit edilemediği, Mahkememizce yukarıda detaylıca değerlendirilen davacının iddia ettiği işlemlere ilişkin Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasına davacı tarafından delil olarak sunulan belge ve kayıtlarda davalı Yeni Devir şirketinin veya ... şirketinin imzası olmadığı gibi evrakların imzasız olduğu, davacının dava dışı ...'ın müşterilerine iş yaparak ...'a olan borcunun bir kısmını ödediğine dair iddialarının dahi ...'ın defterleri ile teyit edilemediği gibi davacı ile ...'ın bu yönde anlaştığına dair yazılı bir belge veya delilin de sunulmadığı, dava değeri itibariyle senetle ispat kuralı gözetildiğinde davacının dava dışı ... ile bu yönde anlaşıldığına ve davacı tarafından dava dışı ...'ın müşterilerine yapılan işler karşılığında belirli komisyonların davacı borcundan düşüleceğinin ... tarafından kabul edildiğinin de yazılı delil ise ispatlanamadığı gibi yapılan işlerin bedelleri ve davacının borcundan düşülecek miktarların ve tarafların ne surette anlaştığının da davacı tarafından ispat edilemediği buna karşılık yukarıda detaylıca değerlendirildiği üzere davacı tarafından sunulan imzasız davalı veya dava dışı ...'ın kabulünü içermeyen belge ve delillerin doğruluğu ve tarafların bu hususta anlaştığı kabul edilse dahi davacının dava dışı ...'a verdiği 5 ayrı 125.000,00-TL bedelli karşılıksız çıkan çek miktarını aşar şekilde 2019 yılı sonunda 134.286,54-TL borçlu olarak kaldığı dolayısıyla menfi tespit talebine konu çek borcunun dava dışı ...'a ödendiğinin ve borcunun olmadığının davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmaktadır.Mahkememizce dava dışı ...'ın ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, bilirkişi raporunda dava dışı ...'ın ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun tutulduğu, yasal süresinde tasdiklerinin yapıldığı sahibi lehine delil vasfının olduğu tespit edilmiş olup, ...'ın kendi defterlerine göre davacı tarafından verilen çeklerin karşılıksız çıkması sonrasında 2018 sonu itibariyle davacıdan 162.986,54-TL alacaklı olduğu, ilerleyen tarihlerde de bu bakiyenin değişmediği, davacının Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasına sunduğu imzasız belgelerdeki davacı borcundan mahsup edileceği iddia edilen alacak kalemleri ve davacı lehine komisyon alacaklarının dava dışı ... defterinde kayıtlı olmadığı dolayısıyla davacının bu iddialarını dava dışı ...'ın defterleri ile de ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Son olarak 6098 sayılı Kanun'un ödeme ve mahsuba ilişkin 100 vd. Maddeleri değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dışı ...'ın müşterilerine yapıldığı iddia edilen işler karşılığı davacının ... nezdindeki açık hesabından davacının yaptığı işlerin düşüleceği hususunda tarafların anlaştığı ispat edilememiş ise de bunun kabulünde dahi davacının dava dışı ... ile yapılan işlerin doğrudan çek borçlarından düşüleceğine dair bir bildiriminin veya anlaşmasının olmadığı, taraflarca bu hususta birbirlerine yazılı belge veya delil verilmediği gibi dava dışı ... tarafından da davacıya bir makbuz verilmediği, taraflarca davacının yaptığı iddia edilen işlerin hangi borçtan mahsubu hususunda anlaşıldığının bu suretle ispatlanamaması karşısında 6098 sayılı Kanun'un birden çok borcun muacceliyeti hususunda kanuni mahsubu düzenleyen 102. Maddesinin 2. Fıkrasının uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.6098 sayılı Kanun'un 102. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir:"Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır."İlgili hükümden görülebileceği üzere ödemelerin öncelikle güvencesi en az olan borçtan mahsubunun gerektiği, dolayısıyla dava dışı ...'a davacı tarafından bir kısım cari hesap borcu için çek verildiği gözetildiğinde ve çekin daha güvenceli olduğu anlaşılmakla davacının yaptığı ilk ödemelerin öncelikle çek verilmeyen borçtan mahsubunun gerektiği, nitekim yukarıda detaylıca değerlendirildiği üzere davacının iddiaları doğru kabul edilerek ...'ın müşterilerine davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerden kaynaklı 69.700,00-TL bedel davacı ile dava dışı ... arasındaki açık hesaptan davacı borcundan mahsup edilse dahi dava dışı ...'a olan borcunun karşılıksız çıkan çek miktarı toplam 125.000,00-TL'yi aşar şekilde 134.286,54-TL olduğu, davacının 69.700,00-TL yaptığını iddia ettiği işler bedelinin öncelikle güvencesiz kısımdan mahsubunun gerektiği anlaşılmakla davacının bu işlere karşılık alacaklarının davaya konu çeklere ilişkin olduğunun da kanunen sayılamayacağı ve mahsup edilemeyeceği anlaşılmaktadır.Sonuç olarak Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi ilamı neticesinde davacı ve dava dışı ... arasındaki alacak borç ilişkisinin irdelendiği, dava dışı ... ile davalı Yeni Devir şirketi arasında organik bağ bulunduğu ve bu sebeple davacının ...'a karşı olan ödeme nedeniyle bedelsizlik şahsi defini davalı Yeni Devir Şirketine karşı öne sürülebileceğinin kabulü halinde dahi davacının dava dışı ...'a çek bedellerinden kaynaklı olarak borcunu kapatmadığı, davacının yaptığını iddia ettiği işlerin dahi ispatlanamadığı gibi bu bedellere yönelik olarak dava dışı ... ile davacının anlaştığı ve davacı borcundan düşüleceğinin anlaşıldığına dair dava dışı ... tarafından imzalı bir belge, delil veya sözleşmenin davacı tarafından sunulmadığı kaldı ki bu savunma ve iddiaların kabulü halinde dahi yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davacının dava dışı ...'a karşı 134.286,54-TL borçlu olduğu, davacının dava dışı ...'ın müşterilerine yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli ve işin ifası ile tarafların anlaşması dahi muallak olup ispat edilememiş olsa bile davacı tarafından dava dışı ... şirketine verilen 125.000,00-TL bedelli karşılıksız çıkan 5 ayrı çek bedelini aşar şekilde davacının dava dışı ...'a borcunun devam ettiği anlaşılmakla davacının davaya konu senetlerin ödeme nedeniyle bedelsiz kaldığına yönelik iddiasını dava dışı ...'a karşı dahi ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.Davalı yetkili hamil Yeni Devir şirketine davacı tarafından yapılmış bir ödeme olmadığı gibi Yeni Devir şirketinin bir müşterisine de davacı tarafından iş yapıldığının iddia edilmediği, davaya konu senetler hakkındaki tarafların defterlerindeki kayıtların ters kayıt işlemleri olduğu ve muhasebe tekniği açısından cari hesabı takip edebilmek maksatlı çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle yapılan işlemler olduğu, davaya konu icra takibini başlatanın davalı Yeni Devir şirketi olduğu, takip dosyasına ve İcra Dairesi'ne senedin davalı Yeni Devir şirketi tarafından sunulduğu, Yeni Devir şirketin ciro silsilesine göre ve zilyetlik ile çek üzerindeki yetkili hamilliğini ispatladığı, çekin devrinin ciro ve zilyetliğin devri ile birlikte olması karşısında tarafların defterlerinde muhasebe tekniği açısından yaptığı iade işlemlerinin önem arz etmediği gibi zilyetliği elinde bulunduran davalı Yeni Devir şirketinin yetkili hamil olduğu, davacı tarafından dava dışı ...'a yönelik ödeme niteliğindeki şahsi def'ilerinin organik bağ sebebiyle yetkili hamil davalı Yeni Devir şirketine karşı da öne sürülebileceğinin kabulü halinde dahi davacının davaya konu çeklerden dolayı ... şirketine borçsuzluğunu ispatlayamadığı gibi davalı Yeni Devir şirketine karşı da bir ödemesinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de takibin durdurulmadığı bu suretle tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile artan 121,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 380,25-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza