Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı araç hasarı ve değer kaybı tazminat istemine dair istinaf başvurusu kararı.
Özet: Trafik kazasında aracı hasar gören davacının, kazaya karışan diğer aracın sürücüsü ve sigorta şirketinden maddi zararlarının (işçilik, ikame araç, değer kaybı) tazminini talep ettiği davada, davalı sigorta şirketi kazanın oluş şekline ilişkin tespit tutanağının geçerliliğini ve sigortalısının imzasını, hasar tespit raporunun objektifliğini ve davacının kasko sigortasından ödeme alıp almadığını sorgulayarak taleplerin reddini savunmuştur. Davacı, 18/12/2020 tarihli kaza sonucu oluşan toplam 77.533,60 TLlik zararının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir.

T.C.DENİZLİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI :... Esas...KararDAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ...DAVALI : 1 -...VEKİLİ : Av....DAVALI : 2 -... ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)G.KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı sigorta şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç, ...isimli şahsın sevk ve idaresindeyken, ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile Antalya-Fethiye yolunun (D400) ... ile ... arasında kalan kısmında meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araç maddi hasara uğradığını, kazaya ilişkin tutanağın davacı ile ...arasında tanzim edildiğini, tutanağın sürücü görüşleri kısmında ... "... plakalı aracı fark etmedim. Kaza yaptık." şeklinde kendi el yazısı ile beyanda bulunduğunu ve imzaladığını, kaza...ın sevk ve idaresindeki aracın, ... istikametinde ilerlerken şerit değiştirmesi ve ... istikametinde ilerleyen davacıya ait araca, sol arka tarafından çarpması şeklinde vuku bulduğunu, davacıya ait araçta ciddi hasar meydana geldiğini, ancak karşı tarafın sigortası ... Sigorta A.Ş. tutanağın yetersiz olduğu gerekçe göstererek davacının zararını karşılamayı reddettiğini, davacının aracında işçilik ücretleri, ikame araç bedeli ve aracın değer kaybı olmak üzere toplam 77.533,60 TL’lik hasarın .... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası ile █████/2021 tarihinde yapılan tespit sonrasında dosyaya sunulan █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ancak kazanın üzerinden oldukça fazla bir zaman geçmesine rağmen davalılar tarafından davacının zararı giderilmediğini, sonuç olarak; kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikini önlemek amacıyla, trafik kaydına tedbir şerhi konulmasına, bu talebin reddi halinde alacağın rehinle temin edilmemiş (güvence altına alınmamış) olması nedeniyle İİK m.257 maddesi gereği ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, davacının aracında meydana gelen hasar kaybı, değer kaybı, ikame araç bedeli, işçilik ücreti, değişen parça vs. bedeli olmak üzere şimdilik 77.533,60 TL’lik maddi zararın kaybının olay tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin ... ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit masrafı ile birlikte karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sigortalı araç ile █████/2020 tarihinde kazaya karıştıklarını, buna ilişkin olarak ise sigortalımızın kusurlu olduğunu ve tazminat hakkına sahip olduğunu iddia ettiğini, davalı sigortalının ilgili kaza tespit tutanağındaki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, iddia edilen kazanın, kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi olmadığını, kendisinin kusurlu çıkarılmaya çalışıldığını yazılı olarak ifade ettiğini, olay yeri fotoğrafları ile kaza tespit tutanağında iddia edilen kazanın oluş şekli birbiri ile örtüşmediğinden davacının talepleri reddedildiğini, davacının sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunabilmesi için hak sahibi olduğunu ispat etmesi gerektiğini, somut olayda geçerli bir kaza tespit tutanağı dahi bulunmadığını, bu sebeple öncelikle adli belge uzmanı olan bir bilirkişiden rapor alınmasını, alınan rapor sonucunda sigortalılarının yazı ve imzası kaza tespit tutanağı ile uyuşup uyuşmadığı yönünde rapor alınması gerektiğini, taraflarına onarım faturalarının sunulmaması sebebi ile gerçek zarar belli olmadığını, araca eşdeğer parça takılmış olmasına rağmen raporda orijinal parça olarak girilmiş olabileceği gibi, kaza da hasarlanmamış parçalarında rapora dahil edilmiş olabileceği düşünülerek yine onarım ile giderilebilecek zararın değişim gibi rapor edilmek suretiyle başvuran tarafın sunduğu raporun gerçeği yansıtmadığını, alınan raporun objektif değil, hasar şirketine bağlı yahut birlikte çalıştığı bir eksperden alındığını, başvurana ait aracın kasko poliçesi bulunup bulunmadığı, kasko poliçesi var ise davaya konu hasar bedelinin, yabancı ülke kasko sigorta şirketi tarafından davacıya ödenip ödenmediğinin tespiti gerektiğini, davacıya ait kasko şirketi tarafından da yapılan bir ödemenin olması ile aynı hasar sebebi ile iki kere ödeme almış olacağından davacının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olacağını, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebildiğini, şirketlerinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedellerine hasarın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, ikame araç bedeli/araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan başvuran taraf ZMSS kapsamında araç mahrumiyet bedeli talep edemeyeceğini, avans faizinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Bahar Çohadar'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmayarak davacının dava dilekçesindeki iddialarını inkar etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkememizce daha önce karar verilmiş olup, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin █████/2025 tarihli kaldırma kararı ile karar kaldırılmıştır, buna göre daha önce verilen kararda gerekçe ile kısa karar çeliştiğinden bahisle karar kaldırılmış olup buna göre yeniden hüküm kurulmuştur, davanın konusu değer kaybı, hasar bedeli ve ikame araç bedeli olduğundan, daha önce bilirkişi raporları alınarak bu zararlar tespit edilmiştir, düzenlenen bilirkişi raporları ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan bu raporlar hükme esas alınmıştır, buna göre davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybından davalı sigorta şirketi ile işleten sorumlu olup bu yönde davanın kabulüne karar verilmiş ancak dolaylı zarar niteliğindeki ikame araç bedeli sigorta poliçe kapsamında olmadığından, bu zarardan yalnızca işleten davalı sorumlu olup buna dair karar verilmiş ve tarafların temerrüt tarihleri ayrı ayrı belirtilerek hüküm kurulmuştur, gerekçesi ile ;"1- Açılan davanın KABULÜNE,2- 69.228,55 TL hasar bedeli, 7.011,00 TL değer kaybının ve 1.294,05 TL ikame araç bedelinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE (sigorta şirketinin poliçe limiti olan 41.000,00 TL'den sorumlu olmasına, )3- Sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 4-Sigorta şirketine karşı açılan ikame araç bedeli talebinin reddine,5-1.294,05 TL ikame araç bedelinin davalı Bahar'dan kaza tarihi olan 18.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 41.000,00-TL olan poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazaya davacının anlattığı şekilde sigortalının neden olduğunda dair dosyada somut bilgi ve belge olmadığını, sigortalı sürücü ... ile yapılan görüşmede, ...plakalı aracın kendisine şerit ihlali yaparak çarptığını belirttiğini, daha sonra kendisine anlaşmalı tutanak gösterildiğini ve tutanaktaki yazı ile imzanın kendisine ait olmadığını, tutanağı ilk defa gördüğünü beyan ettiğini, hükme esas alınan raporda sigortalının beyanının dikkate alınmadığı, sadece davacının iddiaları doğrultusunda rapor düzenlenmiş olduğunun görüldüğünü, dosya içeriğinden hangi parçaların onarıldığı, hangi parçaların değiştirildiği tespit edilemediği gibi hasarlı olduğu iddia edilen parçaların kaza ile bağlantısı olup olmadığı, kazadan önce orijinal olup olmadığının dahi belli olmadığını, davacı tarafından aracın onarımı için yapılan işlemlerin ve onarımı için ödemiş olduğu ücretin somut olarak ispat edilmediğini, aracın kazadan önceki durumu bilinmeden kazadan önceki rayiç değeri tespiti yapılamayacağını, sonuç olarak başvuran tarafından onarım kapsamını gösteren detay bilgi yer almadığını, konu kazalara ait tutanak, hasar resmi, ekspertiz raporu sunulmadığını, dolayısıyla ispat yükü başvuru sahibinde olup, başvuru sahibi tarafından detaylı hasar kaydı sunulmadığından, değer kaybına yönelik iddiasını ispat edemediğini, bu nedenlerle başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Dava; trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.İstinaf incelemesine konu iş bu davada daha önce verilen kararın, Dairemizin █████/2025 tarihli, ...Esas- ...Karar sayılı ilamı ile gerekçe ile hüküm çelişkisi nedeni ile sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ortadan kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararımız sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı, davalı sigorta şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosyanın incelenmesinde; █████/2020 tarihinde davacıya ait... plakalı araç, ... isimli şahsın sevk ve idaresindeyken, davalı...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine Karayolları ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç ile Antalya-Fethiye yolunun ... ile ...arasında kalan kısmında meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın hasarlandığı; davacının aracının hasarlanması nedeni ile davalı taraftan hasar bedeli, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talep ettiği anlaşılmıştır.1-Davacının başvurusu üzerine davalı sigorta şirketinin █████/2021 tarihli cevabi yazısı ile ödeme yapmayacağını bildirdiği, davalı sigorta şirketinin hasar dosyasında hazırlanan █████/2021 tarihli eksper raporunun incelenmesinde; sigortalı ...'ın yazılı ve sözlü beyanlarına göre kazanın kaza tespit tutanağında yazılı şekilde olmadığı, tutanaktaki imza ve el yazısının kendisine ait olmadığı, tutanağı ilk defa gördüğünü beyan ettiği, ...plakala davacıya ait aracın şerit ihlali yaparak kendisine çarptığını bildirdiği, bu nedenle eksper raporunun da hasar ödemesi ile ilgili olumsuz görüş şeklinde hazırlandığı anlaşılmıştır.Yine davalı sigorta şirketince hasar dosyası evrakları içerisinde sunulan ve altı davalı ... tarafından imzalanmış görünen "beyanımdır" başlıklı, tarihi tam olarak okunamayan ve el yazısı ile yazılmış belgede, kaza tarihinde kendi şeridinde seyir halinde iken karşısında far görmesi ile birlikte karşı taraf aracı ile çarpıştığını, karşı taraf aracın şerit ihlali yaparak, kendisinin aracına çarparak onu yoldan çıkardığını, şoka girdiğini, olay yerine jandarma ya da polis ekibi gelmediğini, kaza tespit tutanağından bilgisinin bulunmadığını, tutanaktaki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, tutanağın bilinçli olarak kendisine kusur atfedilerek bilgisi dışında düzenlendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece kaza mahallinde keşif yapıldığı, kaza tespit tutanağında imzası bulunan ve davacı tarafın aracını kullanan ...un tanık sıfatı le beyanınını alındığı anlaşılmıştır.Mahkemece ilgili kolluk birimine kaza ile ilgili ihbar olup olmadığı hususunda yazılan müzekkereye, belirtilen tarihte herhangi bir trafik kazası ihbarının bulunmadığı yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece davalı ...'ın kaza tespit tutanağındaki imzayı inkarı sonucu, imza incelemesi için gerekli evraklar toplanmış; fakat kaza tespit tutanağının aslının bulunamadığından imza incelemesi yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, kaza tespit tutanağı aslının kendilerinde olmadığını, sigorta hasar dosyasına sunulduğunu beyan ettiği; davalı sigorta şirketi ise kaza tespit tutanağının suretini sunduğu, aslının sunulmama nedenine ilişkin dosyaya yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine Mahkemece, kusur raporunu hazırlayan bilirkişiden kaza tespit tutanağının hiç varolmaması ihtimalinde kusur durumunun nasıl olacağına ilişkin ek rapor alındığı; bilirkişinin kök rapor ile aynı görüşü beyan ettiği anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K. )Rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken, TTK'nın 1409. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. (Yargıtay HGK'nun █████/2020 tarihli ve ███████-1083 E.- ████████ K. ) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 208. maddesine göre taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde mahkemeye sunulan bu belge, sahtelik iddiasında bulunmayan aleyhine delil olarak kullanılır. Yazı veya imza inkârının sonucuna ilişkin HMK’nın 209. maddesindeki hüküm uyarınca adî senetteki yazı veya imza inkâr edilirse, bu konuda bir karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz ve delil olarak kullanılamaz; resmî senetlerdeki yazı veya imzanın inkârı hâlinde de senetteki yazı veya imzanın sahteliği ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Sahtelik iddiası hâlinde HMK’nın 211. Maddesinde; sahtelik incelemesinin nasıl yapılacağı belirtilmiştir. Şu hâlde HMK’nın 211. maddesi uyarınca sahtecilik hususunda sıhhatli bir sonuç alınabilmesi ve kesin bir kanaat oluşması için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan ilgili kişiye ait mukayeseye elverişli yazı ve imzalar temin edildikten sonra sahtelik iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesine esas alınan ilgili tarafın tatbike medar (uygulamaya elverişli) imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek, incelemenin bunlar üzerinden yapılması gerekir. Öte yandan herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi sebeple farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (Yargıtay HGK'nun 30.09.2021 tarih ve 2019/(23)6-128 E. - █████████ K., 30.05.2001 tarih ve ███████-436 E. - ████████ K., 06.06.2001 tarih ve ███████-466 E. - ████████ K.)Somut olayda, davalı araç maliki sürücü tarafından davacının delil olarak dayandığı dava konusu olaya ilişkin düzenlendiği belirtilen kaza tespit tutanağı altındaki imzanın davalıya ait olmadığı, tutanak içeriğinin gerçeği yansıtmadığı savunularak sahtelik itirazında bulunmuş, bunun üzerine mahkemece kaza tespit tutanağına delil olarak dayanan davacı tarafa tutanak aslının ibrazı için süre verilmiş ise de davacı tarafça tutanak aslının kendilerinde bulunmadığı belirtilmiş, ve yine mahkemece yapılan araştırma neticesinde tutanak aslının temin edilemediği anlaşılmıştır.O halde, rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını ispat yükü üzerinde olan davacının, kazanın ve hasarın varlığına dair delil olarak dayandığı imza inkarına konu kaza tespit tutanağının delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede, dosya içerisinde bulunan kaza sonrası çekilen olay yeri ve araçların kaza sonrası konumuna dair fotoğraflar, tarafların araçların geliş-gidiş istikametlerine ilişkin beyanları, kaza mahallinde yapılan keşif ve davacı aracını kullanan dava dışı sürücünün tanık sıfatı ile alınan beyanları ve dosyada mevcut adli trafik bilirkişi kök ve ek raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler birlikte dikkate alındığında; kaza tespit tutanağı delil olarak kullanılmadığı durumda dahi kazanın davalı ...ın şerit ihlali neticesinde gerçekleştiğinin açık olduğu; davalı araç sürücüsünün kazada asli ve tam kusurlu olduğunun dosyadaki diğer delillerle ispat olunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu yerinde değildir.2-Hasar bedeline yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; dosyada mevcut delil tespiti bilirkişi raporunun araç henüz hasarlı iken hazırlandığı; dosyada hükme esas alınan █████/2023 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunun hazırlanma tarihinde ise aracın tamir edilmiş olduğu; bilirkişinin delil tespiti dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunu ve aracın tamirine ilişkin mevcut faturaları, aracın hasarlı halinin fotoğraflarını inceleyerek hazırlamış olduğu raporda davacının aracının tamiri için yapılan toplam 69.228,55 TL hasar bedelinin kazanın oluşuna ve kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğunun görüş mütalaa olunduğu; bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu kanaati ile Mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak hükmedilen hasar bedelinde bir isabetsizlik bulanmamakla, davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf başvurusu da yerinde değildir.3-Araç değer kaybına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ise; Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam).Araçta daha önce meydana gelen hasarlar aracın olaya konu kaza tarihindeki rayiç değerini ve aracın daha önce aynı yerden aldığı hasar var ise araçta yeniden değer kaybı oluşup oluşmayacağını, oluşmuş ise değer kaybının miktarını etkileyeceğinden, davacıya ait hasarlanan aracın plaka no, motor ve şase numaraları belirtilmek suretiyle önceki hasar kayıtlarını gösterir bilgilerin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenilip, buradan gelen bilgiye göre varsa hasar dosyalarının ilgili sigorta şirketlerinden temini önem arz etmektedir.Dosya kapsamında, İlk Derece Mahkemesince Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden davacıya ait aracın davaya konu kaza tarihinden önceki hasar kayıtları celbedilmesi gerekmekte iken davalıya ait ...plaka sayılı aracın hasar kayıtlarının celbedildiği, hükme esas alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda da bu husus açıkça belirtilmesine rağmen Mahkemece davacıya ait aracın önceki hasar kayıtları celbedilmeden hazırlanan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece yapılacak iş; öncelikle dava konusu davacıya ait aracın, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden davaya konu kaza öncesindeki hasar kayıtları getirtilerek, varsa yazı cevabında bildirilecek hasar kayıtlarına ilişkin hasar dosyalarının ilgili Sigorta şirketlerinden celbi ile önceki hasar kayıtları temin edildikten sonra dava dosyasının daha önce rapor sunan Makine Mühendisi... adlı bilirkişiye tevdi ile, davacıya ait aracın varsa daha önceki hasarları da dikkate alınmak suretiyle aracın daha önceki kazaları ile iş bu dava konusu kazasında aynı yerden hasar alıp almadığı, kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin ve kazadan sonraki rayiç değerinin ne olduğu, davacının davalı taraflardan talep edebileceği değer kaybının olup olmadığı, değer kaybı oluşmuş ise miktarının ne olduğu konusunda ek rapor alınması gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta vekilinin anılan hususa ilişkin istinaf başvuruları yerindedir.Öte yandan, kaldırma kararımız sonrasında karar verilirken kararı istinaf etmeyen davacı taraf ve davalı... bakımından usuli kazanılmış haklara riayet edilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan 1.324,09 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,4-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat varsa, talep halinde iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026 ...Başkan...Üye...Üye...Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.