İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, çiğ inek sütü alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturalara ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında konkordato sonrası borçların komiser onayına tabi olup olmadığına dair karar.
Özet: Davacı şirketin, davalı aleyhine, 2021 yılı çiğ inek sütü alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş fatura borçlarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini içeren bu hukuki evrakta, davacı borcun konkordato onayından sonra doğduğunu ve komiser iznine tabi olmadığını belirtirken, davalı ise sözleşmenin ve alacağın komiser onayı olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu ve istenen faizin yasal olmadığını savunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVA : İTİRAZIN İPTALİBAM KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin haksız itirazı neticesi takibin durduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 01.01.2021-31.12.2021 tarih aralığını kapsayan çiğ inek sütü alım - satım sözleşmesinin imzalandığını, ilgili sözleşmenin Tarım İlçe Müdürlüğü'ne sunulduğunu ve onayının da alındığını, akdedilen sözleşme uyarınca davacı şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme ile kararlaştırılan çiğ sütün teknik özelliklerine uygun davalı şirkete teslimini yaptığını, teslim edilen sütler için davalı şirkete 31.03.2021 tarih, EFA2021000000006 sayılı, 2.368.630,12 TL bedelli, 30.04.2021 tarih, EFA2021000000008 sayılı, 2.390.339,16 TL bedelli, 31.05.2021 tarih, EFA2021000000013 sayılı 1.207.151,86 TL bedelli, 30.06.2021 tarih, EFA2021000000015 sayılı 239.410,08 TL bedelli faturaların kesildiğini, faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini ve fatura içeriklerinin kesinleştiğini, davalı şirketçe 31.03.2021 tarih, EFA2021000000006 sayılı 2.368.630,12 TL bedelli fatura borcuna mahsuben kısmi bir ödeme yapılmış ise de, bu faturanın 1.267.749,84 TL bakiyesinin ödenmediğini, davalı şirkete Muğla 3. Noterliği'nin 22.10.2021 tarih ve 16694 yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini ve 27.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmayınca, Muğla Arabuluculuk Bürosu'nun ████████ Arabuluculuk dosyasının açıldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ve 15.12.2021 tarihli görüşme sonunda anlaşamama son tutanağının imzalandığını, davalı şirket tarafından yine ödeme yapılmaması nedeni ile, Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasında 31.01.2022 tarihinde icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı şirketin 01.03.2022 tarihinde yapmış olduğu haksız itirazı neticesinde takibin durduğunu, müvekkili şirket alacaklarının, konkordato tasdik kararı sonrası yani konkordatonun bağlayıcı hale geldiği 12.01.2021 tarihinden sonra doğmuş alacaklar olup, ne komiser iznine ne de konkordato hükümlerine tabi alacak olmadığını, icra takibi sonrasında 16.02.2021 tarihinde yapılan kısmi ödemeden de anlaşılacağı üzere, davalı şirketin icra takibine konu borcu olduğunu ve komiser onayına tabii olmayan bir borç olduğunu bildiğini, dekont açıklamasında konkordato sonrası faturalara istinaden yapılan bir ödeme olduğunun ifade edildiğini, davalı şirketin ödemesinin icra dosyasındaki borcu kabul mahiyetinde olduğunu, borçlu şirketin icra takibine konu ödenmesi gereken ve komiser onayına tabi olmayan bir borç olduğunu bilmesine rağmen haksız olarak takibe itiraz ettiğinden bahisle Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketin kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, davalıya karşı açılan davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinde de belirtilen, davacı tarafın davalı müvekkili şirketle 01.01.2021-31.12-2021 tarihlerini kapsar bir sözleşme sunduğunu, sözleşmenin başlangıç tarihi 01.01.2021 olup gerek bu sözleşme gerekse bu sözleşmeye istinaden yapılan süt alımına ilişkin komiserin onayının bulunmadığını, İİK 294. maddesi açık olup, dava konusu alacak ve alacağa dayanak olan sözleşme komiser onayı olmadan imzalanmış olup hükümsüz olduğunu, yine icra takibine konu alacağa ve takibe konu alacağa talep edilen faiz oranının da yasal olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça kabul edilmiş olması nedeni ile davacı tarafça bağlayıcı hale gelen 01.01.2021-31.12.2021 tarih aralığını kapsayan sözleşmenin 7. maddesinde faiz oranının belirlenmediğini, bu kapsamda davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "..... Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler ile Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden gelen yazı cevabı, Söke İcra Dairesinden gelen yazı cevabı incelenmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı vekilinin, davalı borçlu şirket aleyhine █████/2022 tarihinde fatura alacağına istinaden 5.104.650,94TL asıl, 220.409,04TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.325.059,98TL alacak için icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ....Şirketi vekilinin █████/2018 tarihinde konkordato davası açtığı, yapılan yargılamada konkordato tedbirlerine karar verilerek şirkete komiser atanmasına karar verildiği, █████/2021 tarihli karar ile konkordatonun tastikine karar verilerek konkordato komiserinin görevine son verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılamada tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılarak alınan █████/2022 tarihli raporda özetle; Davalının şirket ticari belgeleri üzerinde yapmış olduğu incelemelerde; davacı şirketin icra takibinin dayanağı olan ve takip talebinde belirtilen faturaların tamamının davalı şirket ticari defterlerinde mevcut olduğunu, davacı ve davalı şirketin yasal defter, belge ve kayıtları üzerinde yapmış olduğu incelemede; davacının takip tarihi itibariyle 5.104.654,53-TL asıl alacağının olduğunu, davacının, icra takibinden önce davalı borçluya Muğla 3. Noterliği'nin █████/2021 tarih ve 16694 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek borcun 3 gün içende ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalı borçluya █████/2021 tarihinde keşide edildiği ve davalı borçlunun █████/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, bu sebeple temerrüt tarihinden itibaren faiz hesabı yapıldığını ve davacı alacaklının takip tarihi itibariyle 211.178,86-TL işlemiş faiz alacağının olduğunu, böylelikle davacının toplam 5.315.833,39-TL alacaklı olduğunu, konkordato tasdik karar tarihi █████/2021 olup, davacı şirketin icra takibine konu ettiği alacağın konkordato sonrası doğmuş alacak olduğunu, konkordato davasında iş bu alacağın nisaba dahil edilmediğini bildirdiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı alacaklının, davalı şirket aleyhine Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ esas sayılı dosyasında 5.104.650,94TL asıl, 220.409,04TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.325.059,98TL fatura alacağına istinaden █████/2022 tarihinde icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliği sonrası davalının yasal süresi içinde yaptığı itirazı üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize iş bu itirazın iptali davasını açarak takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, mahkememizce yapılan yargılamada tarafların ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırıldığı, dosyaya ibraz edilen ve mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporuna göre; davacı .... Şirketinin, davalı .... Şirketinden takip tarihi itibariyle 5.104.654,53-TL asıl alacağının olduğu, davacının, icra takibinden önce davalı borçluya Muğla 3.Noterliğinin █████/2021 tarih ve 16694 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek borcun 3 gün içende ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalı borçluya █████/2021 tarihinde keşide edildiği ve davalı borçlunun █████/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, bu sebeple temerrüt tarihinden itibaren faiz alacağının doğduğu, tarafların tacir olduğu, sözleşmede temerrüt faiz oranı kararlaştırmamış olsalar bile ticari işlerde bir önceki yılın 31 Aralık günü TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranından faiz talep edilebileceği, bilirkişi raporuna göre davacı alacaklının takip tarihi itibariyle 211.178,86-TL işlemiş faiz alacağının olduğu, böylelikle davacının takip tarihi itibariyle toplam 5.315.833,39-TL davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı taraf, davacının alacağının konkordatoya tabi bir alacak olduğunu ve konkordato komiserinin onayına bağlı olduğunu savunmuş ise de, İcra İflas Kanunu 308/c maddesine göre konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle geldiği, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davaya ve takibe konu alacağın konkordatoya tabi bir alacak olmadığı, konkordato tastikinden sonra doğduğu, komiserin onayına tabi olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 5.104.654,53-TL asıl, 211.178,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.315.833,39-TL alacaklı olduğu, böylelikle davasında kısmen haklı olduğu, davalı tarafın takipten sonra yaptığı bir ödeme mevcut ise bunun icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında nazara alınması gerektiği, yine davacının kabul edilen alacağının likit bir alacak olduğu, borçlunun likit bir alacağa rağmen takibe itirazında kısmen haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının davasının kısmen red edildiği gözetilerek red edilen talebinin %20 si olan 1.845,32-TL tazminata mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davacının davasının kısmen kabulü ile, Söke İcra Müdürlüğünün ████████ esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın 5.104.654,53-TL asıl, 211.178,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.315.833,39-TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,(takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında nazara alınmasına), Davacının kabul edilen alacağının %20 si olan 1.063.166,67-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının red edilen talebinin %20 si olan 1.845,32-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın komiser onayı alınmadan doğan bir alacak olduğunu, dava dilekçesinde de belirtilen, davacı tarafın, müvekkili şirketle 01.01.2021-31.12.2021 tarihlerini kapsar bir sözleşme sunulduğunu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.01.2021 olup gerek bu sözleşme gerekse bu sözleşmeye istinaden yapılan süt alımına ilişkin komiserin onayının bulunmadığını, İİK 294. maddesinin açık olup, anılan dava konusu alacak ve alacağa dayanak olan sözleşmenin komiser onayı olmadan imzalanmış olması nedeni ile hükümsüz olduğunu, icra takibine konu alacağa ve takibe konu alacağa talep edilen faiz oranının da yasal olmayıp, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça kabul edilmiş olması nedeni ile davacı tarafça bağlayıcı hale gelen 01.01.2021-31.12.2021 tarih aralığını kapsayan sözleşmenin 7. maddesinde faiz oranının belirlenmediğini, bu kapsamda davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yetkililerinin 2022 yılı Ocak ayında değişmiş olup, şirket konkordatoda iken hisse devrinin yapıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket yetkililerinin davacı ile yapılan anlaşmadan haberdar olmadıkları gibi, konkordato kapsamında ödenen diğer alacaklılara yapılan ödemeler kapsamında davacıya da her ay ödeme yapıldığını, davacının alacağını kötüniyetli olarak ödememek gibi bir durumunun olmayıp, tam aksine diğer alacaklılara eşit davranmak adına aynı taksitlendirme çerçevesinde ödemeler yapıldığını, ödemeler yapılırken Muğla Vergi Dairesi'nden davacının alacağına haciz konulmuş olup, aylık ödemeler sonrasında Muğla Vergi Dairesi'ne yapılmaya başlandığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " Davacının davasının kısmen kabulü ile, Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın 5.104.654,53 TL asıl, 211.178,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.315.833,39 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine (takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında nazara alınmasına), davacının kabul edilen alacağının %20'si olan 1.063.166,67 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının red edilen talebinin %20'si olan 1.845,32 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine " karar verilmiştir.İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu Söke İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 5.104.654,53 TL asıl, 220.409,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.325.059,98 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Takibe dayanak olarak, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 31.03.2021, 30.04.2021, 31.05.2021 ve 30.06.2021 tarihli 4 adet fatura, taraflar arasında imzalandığı belirtilen sözleşme ve davacı tarafça davalıya keşide edilen ihtarnamenin gösterilmiş olduğu görülmüştür.Davacı tarafça taraflar arasındaki Çiğ İnek Sütü Alım - Satım Sözleşmesi gereğince sözleşme ile kararlaştırılan çiğ sütün teknik özelliklerine uygun olarak davalı şirkete teslimini yaptığını, teslim edilen sütler için davalı şirkete 31.03.2021 tarih 2.368.630,12 TL, 30.04.2021 tarih 2.390.339,16 TL, 31.05.2021 tarih 1.207.151,86 TL ve 30.06.2021 tarih 239.410,08 TL bedelli faturaların düzenlendiği yapılan kısmi ödeme sonrası takibe konu edilen bakiye bedelin ödenmediği, dava konusu alacağın davalı şirketle ilgili konkordato sonrası doğmuş alacak olduğu iddia edilmiştir. Davalı tarafça da taraflar arasındaki sözleşmenin konkordato sürecindeki davalı şirket açısından konkordato komiserinin onayının alınmadan düzenlenmiş olması nedeniyle geçerli olmadığı, bu nedenle davanın reddinin gerektiği savunma olarak ileri sürülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; takip ve davaya konu 4 adet faturanın her iki tarafa ait ticari defterlerde aynen kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 5.104.654,53 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı şirket ticari defterlerine göre de davacının davalıdan 5.054.652,98 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, her iki taraf ticari defterleri arasında 50.001,55 TL' lik fark bulunduğu, bu farkın davalı şirket kayıtlarında mevcut 30.04.2021 tarih ve 407 yevmiye nolu "hesapların tashihi" açıklamalı 485.003,50 TL' lik kayıttan kaynaklandığının tespit edildiği, davacı tarafça davalıya keşide edilen Muğla 3. Noterliği'nin 22.10.2021 tarihli ihtarnamesinin davalı borçluya 27.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davalının temerrüt tarihinin 31.10.2021 tarihi olduğu, bu tarih ile takip tarihi arasında değişen oranlarda avans faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 211.178,86 TL işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davalı taraf, davacının alacağının konkordatoya tabi bir alacak olduğunu ve konkordato komiserinin onayına bağlı olduğunu savunmuş ise de, İcra İflas Kanunu 308/c maddesine göre konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle geldiği, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davaya ve takibe konu alacağın konkordatoya tabi bir alacak olmadığı, konkordato tastikinden sonra doğduğu, komiserin onayına tabi olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 5.104.654,53-TL asıl, 211.178,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.315.833,39-TL alacaklı olduğu gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verildiği görülmüştür.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takip ve davaya konu davacı mal ve hizmet faturalarının her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre takip ve davaya konu davacı faturalarına konu alacağın konkordatoya tabi bir alacak olmayıp konkordatonun tastikinden sonra doğan bir alacak olduğunun tespit edilmesine, davaya konu alacağın faturaya dayalı likit bir alacak olması nedeni ile mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde, her iki tarafın tacir olması nedeni ile hüküm altına alınan asıl alacağa, takip talepnamesindeki davacı talebi gibi avans faizi işletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince istinaf incelemesine konu kararın yargılama gideri bölümünde dava şartı Zorunlu Arabuluculuk ücreti yönünden bir hüküm kurulmadığı görülmüş ise de; bu husus ilk derece mahkemesince ek bir karar ile her zaman tamamlanabilecek bir husus olduğundan istinaf incelemesine konu karar açısından bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 363.124,57 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 90.781,14 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 272.343,43 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 7-Kararın resen taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026