Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas tasfiyesindeki sıra cetveline, eksik bırakılan taşınmaz satışı kaynaklı alacağın kaydedilmesi talepli itiraz davası.
Özet: Bu dava, iflas tasfiyesinde davacının, müflis şirketten satın alıp bedelini ödediği ancak eksik bırakılan taşınmazın tamamlanması için gerekli 2.000.000,00 TLlik alacağının sıra cetveline kaydedilmesi talebine ilişkindir; davacı, alacağın gerçek ve geçerli olduğunu savunurken, davalı iflas idaresi alacağın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yeterince ispatlanamadığını ve kabulünün diğer alacaklıların eşitlik ilkesini zedeleyeceğini ileri sürmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporu ise taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğunu ve inşaatın belirli oranlarda eksik veya gerilemiş olduğunu tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile karşı taraf arasında akdedilen 04.12.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesi uyarınca, İstanbul ili, .... ilçesi, ..... mevkii, ..... ada, 2 parsel, A-5 blok, 11 numaralı bağımsız bölümün satın alındığını ve taşınmaz bedeli olarak toplam 109.000,00 TL ödeme yapıldığını, taşınmazın teslim tarihinin Mayıs 2012 olarak kararlaştırılmasına rağmen davalının edimini yerine getirmediğini ve taşınmazın kaba inşaat halinde kaldığını, kasım 2023 tarihli ekspertiz raporuna göre taşınmazın sözleşmeye uygun tamamlanabilmesi için 2.000.000,00 TL tutarında masraf yapılması gerektiğini, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından karşı taraf hakkında iflas kararı verildiğini ve müvekkilinin alacak talebinin iflas masası tarafından yargılama gerektirdiği gerekçesiyle sıra cetvelinde reddedildiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren süresi içerisinde işbu kayıt kabul davasını açtıklarını, alacağın tapu senedi, ödeme kayıtları ve borçlunun kendi beyanlarına dayalı olarak gerçek, likit ve tahsile elverişli olduğunu belirterek, 2.000.000,00 TL tutarındaki alacağın gerçek ve geçerli olduğunun tespiti ile söz konusu alacağın sıra cetveline kabulüne ve kaydına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin iflasına karar verildiğini ve tasfiye işlemlerinin Bakırköy .... İcra Dairesinin ilgili dosyası üzerinden yürütüldüğünü, davanın İİK’nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası niteliğinde olduğunu, kanun gereği 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken davanın bu sürede açılıp açılmadığının tespiti için İcra Dairesinden avans yatırılıp yatırılmadığının ve tebligat tarihlerinin sorulması gerektiğini, hak düşürücü süre geçmiş ise davanın usulden reddinin zorunlu olduğunu, ayrıca davacının iddia ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, iflas idaresinin 03.11.2025 tarihli sıra cetvelinde davacının 2.000.000,00-TL'lik alacak talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiğini, iflas idaresinin masanın menfaatini korumakla yükümlü olduğunu ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamayan alacakların reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, davacının talebini ispatlayacak muteber bir belge sunamadığını, müflis şirket kayıtlarında böyle bir borca rastlanılmadığını, talep edilen bedelin soyut ve varsayıma dayalı olduğunu, iflas idaresinin bu talebi kabul etmesinin alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini zedeleyeceğini, dayanak olarak sunulan tüketici mahkemesindeki bilirkişi raporunun müflisin gıyabında ve adil yargılanma hakkına aykırı şekilde hazırlandığını, HMK’nın 403. maddesi uyarınca delil tespitinin kural olarak karşı tarafa tebligat yapılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, somut olayda bu şartların oluşmadığını ve işlemin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;Sonuç: Dosyasındaki taraf beyanları, mevcut bilgi ve belgelere istinaden, taşınmaz mahallinde yapılan keşif, tespit ve hesaplamalar sonucunda, tüm hususların hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu olan, İstanbul İli, .... İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Bulvarı, No:28, ..... Sitesi, AS Blok, 1.Normal Kat, D:11 adresindeki taşınmaza ilişkin aşağıdaki sonuç ve kanaatlere varılmıştır. Esenyurt Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nün 04.12.2025 tarih ve ..... sayılı yazı eki olarak dosyasına sunulan 03.12.2025 tarihli tapu kaydına göre, dava konusu olan AS Blok, 1.normal kat, 11 numaralı bağımsız bölüm davacı ..... adına kayıtlıdır. Raporun ilgili bölümünde yapılan tespit ve değerlendirmeler göre, öncesinde mevcut olup sökülen, eksiltilen inşaat kalemlerine karşılık gelen, Sitenin ortak alanı olup hiç inşa edilmemiş olan havuz, ortak otopark ve sosyal tesis dışındaki 20 adet konut ve çarşı olmak üzere 21 adet blok bazında eksiltilen gerileyen inşaat kalemlerinin genel yüzdesi 09,02 iken, sitenin ortak alanı olup hiç inşa edilmemiş olan havuz, ortak otopark, sosyal tesis 21 adet blok dahil tüm site hesaba katıldığında eksiltilen - gerileyen inşaat kalemlerinin genel yüzdesi %7,61'dir. Başka bir ifade ile sitenin genel inşaat seviyesinde, yukarıda belirtilen oranlarda sökülen — eksiltilen inşaat kalemlerinde gerileme yaşanmıştır. Formül: Dava Konusu Taşınmazın Brüt Alanı (m2) Sitedeki Tam Taşınmazın Brüt alanı (nz) * (Eksiltilen İnşaat Kalemlerinin Bedeli) İflas ve dava tari toplamda aşağı bari ile, sökülen, eksiltilen işlerin giderilme maliyeti her bir blok ve ortak alan özelinde ve tablodaki gibidir. Dava konusu taşınmazın brüt alanının, sitedeki tüm bağımsız bölümlerin brüt alanına oranlanması neticesinde, eksiltilen inşaat kalemlerinin, yukarıdaki tabloda belirlenen iflas ve dava tarihi itibari bedelleri üzerinden dava konusu taşınmaza isabet eden bedeller aşağıdaki tabloda verildiği gibidir. İşbu farklılık, sitenin farklı noktalarında, inşaatın farklı düzeyde ilerleme göstermesinden kaynaklandığı ¸sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor düzenlemişlerdir.Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde kök rapordaki görüş ve değerlendirmelerinde değişiklik olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;Açılan davanın İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına alacak kaydı talebi olduğu; müflis hakkında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyada █████/2025 tarihli karar ile iflas kararı verildiği, iflas kararının █████/2025 tarihinde kesinleştiği, müflis ..... Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki tasfiye işlemlerinin müdürlüğün ..... İflas Sayılı dosyasından adi tasfiye yoluyla yürütüldüğü anlaşılmıştır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m).Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi , sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. TBK. 112.maddesinde "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.", aynı kanunun 113.maddesinde ise "Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür. Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Yargıtayın yerleşik içtihat ve uygulamalarında anahtar tesliminden amaçlanan inşaatın sözleşme ve ekleri, tasdikli projesi ruhsat ve imar mevzuatına uygun olarak tamamlanıp yapı kullanma izin belgesinin de alınmış olmasıdır. Sözleşmede iskanın yüklenici tarafından alınacağının kararlaştırılması durumunda yapı kullanma izin belgesi alınıncaya kadar inşaatın tamamlandığını kabul etmek mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu olan, İstanbul İli, ..... İlçesi, .... Mahallesi, .... Bulvarı, No:28, .... Sitesi, AS Blok, 1.Normal Kat, D:11 taşınmaza ilişkin satış vaadi sözleşmesi tanzim edildiği, gelen tapu kaydının incelenmesinde talep konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu sözleşme hükümleri ve eki niteliğindeki teknik şartname uyarınca müflis şirketin taşınmaz üzerine yapı ruhsatı, teknik şartname, onaylı projeye göre yapılacak inşaatı teslim etme taahhüdünde bulunduğu, buna göre taşınmazın sözleşmeye göre anahtar teslim şekilde teslim edilmesi gerektiği, bu nedenle taşınmazın sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslimi için yapılması gereken inşaat tamamlama bedeli yönünden alacak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup dosyada alınan bilirkişi raporunda ortak alanlardaki eksik işlerin inşaat seviyelerinin blok ve site bazında ayrı ayrı tespit edildiği, dava konusu dairenin natamam olduğu, eksik işlerin bulunduğu, sitenin tamamı, siteye ilişkin onay alan projeler ve mevcut inşaatın projeye uygunluğu, projeye göre davacıya taahhüt edilen inşaatın hali ve iflas tarihi itibariyle eksik işlerin ve eksik işlere yönelik imalat ve inşaat bedellerinin tespiti ve sitenin bütününün gözetilerek eksikliklerin tespiti hususunda bilirkişiler tarafından gerekli değerlendirmeleri yapıldığı, iflas tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslim için inşaat tamamlanma bedelinin hesap edildiği, taşınmazın ve bulunduğu bloğun inşaat ve tamamlanma seviyelerinin farkları ve bloklara göre eksik bırakılan inşaat ve imalat bedelleri taşınmazlar tek tek incelenmek suretiyle tespit edildiği, site ve blok bazlı mimari projenin ayrıntılı şekilde incelendiği, projenin genel fiziki seviyesinin ve tamamlanma oranının (yüzdesinin) ne olduğu, yapılan ve yapılmayan işlerin tam olarak neler olduğu, eksik işlerin bedelinin taraf ve mahkeme denetimine uygun şekilde tespit edildiği, bilirkişi raporunun bütün halinde fenne, projeye uygun, piyasa rayiçlerine ve iflas tarihindeki durum ve koşullara, piyasa rayiçlerine göre yapılan eksik iş ve tamamlama bedeli oranı tespitinin usul ve yasaya uygun gerekçeli olduğu, Yargıtay içtihatlarına göre gerekçeli ve denetime elverişli olarak tespit edildiği anlaşılmakla hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı bütün olarak dikkate alındığında dava konusu bağımsız bölüm özelindeki imalat durumu ve taşınmaza özel imalat kalemleri gözetilmek suretiyle eksikliklerin giderilme bedelinin belirlendiği bilirkişi raporunda yer alan hesaplama yöntemlerinden d bendindeki bedel üzerinden taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının alacak kayıt talebinde bulunduğu miktar hükme esas alınarak, açılan davanın kabulü ile; Davacının müflis şirketten olan 2.000.000,00 TL alacağının Bakırköy .... İflas Müdürlüğünün ..... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;Davacının müflis şirketten olan 2.000.000,00 TL alacağının Bakırköy ..... İflas Müdürlüğünün ..... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,2-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.318,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 29.144,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .....