İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesinde Görülen, Kara Taşımacılığı Kaynaklı Kargo Şirketinin Hidroforu Hasarlı Teslim Etmesi ve Bundan Doğan Kazanç Kaybı Talepli Tazminat Davası.
Özet: Soğutma sistemleri satışı yapan davacı şirket, davalı kargo şirketinin taşıma sırasında üzerine kırılacaktır ibaresi yazılı bir hidroforu pervasızca yükleme-indirme nedeniyle kırdığını, alıcının hasarlı ürünü reddetmesi üzerine aynı ürünü davalı aracılığıyla tekrar göndermek zorunda kalarak kur farkından kaynaklanan 2.711 TL kazanç kaybına uğradığını ve ürünün 21.385 TL bedelinin veya hasarsız-hasarlı değeri arasındaki farkın ticari faiziyle birlikte tazminini talep ederken, davalı ise taleplerin bir yıllık zamanaşımına uğradığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : TAZMİNAT (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25.06.2024
KARAR TARİHİ : 06.07.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin soğutma sistemleri ürün satışı yapan bir firma olduğunu, davalı kargo şirketi ile de aralarında uzun yıllardır taşıma sözleşmesi bulunduğunu, davanın konusu olan hidroforun (malzeme kodu...) tam ve sağlam şekilde paketlenerek alıcıya teslim edilmek üzere davalı tarafından... kargo takip numarası ile teslim alındığını, █████/2022 tarihinde alıcıya teslim edilmek üzere dağıtıma çıkarıldığını, gönderinin taşıma sırasında taşıyıcı üzerinde KIRILACAKTIR ibaresi yazmasına rağmen gönderiyi araca yükleme indirme sırasında pervasızca davranışları sonucunda kırılmasına sebebiyet verildiğini, eylemin kasti olarak yapıldığının kabulü gerektiğini, kasti olarak yapılmadığı kabul edilecekse dahi dikkatsiz davranmanın çok üzerinde pervasızca davranışlar nedeni ile kargonun kırıldığının açık olduğunu, müşterinin kendisine kırık şekilde teslim edilen gönderiyi teslim almadığını, bu yönde kendilerine bilgi verdiğini, durumun davalı kargo şirketine derhal bildirildiğini, davalı kargo şirketinin ise ürün müşteri tarafından ''iade yapıldı'' açıklaması ile kargoyu teslim etmek istediğini, yırtık şekilde olan kargonun müvekkili şirket tarafından da teslim alınmadığını, müvekkili şirket alıcıya ivedi bir şekilde tekrardan aynı ürünü yine davalı kargo şirketi aracığı ile █████/2022 tarihide tekrar gönderdiğini, müvekkilinin gecikmeden dolayı alıcıya aynı ürünü ilk fatura bedelininden 2.711.00 TL daha az faturalandırılması gerektiğini, gecikme kaynaklı bu kazanç kaybının da davalı sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini, ... 12. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile zararının tazmininin istendiğini, ihtarnameye █████/2024 tarihinde cevap verildiğini, hidroforun kırılan parçalarının tam tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, dıştan bakıldığında dahi basınç şalteri fleks hortum manometre genleşme tankı ... pompa gömlek kısımlarının kırık olduğununun tespit edildiğini, ürün sıfır ürün özelliğini kaybettiğini, tamiri mümkün olmayacak şekilde ağır hasar gördüğünü, hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tespit edilmesi gerektiğini belirterek, taşıma konusu ürün bedelinin (21.385.00 TL) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, bu talepler kabul edilmeyecekse bilirkişi incelemesi ile tespit edilen hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, zarardan kaynaklı olarak 2.711.00 TL olan mahrum kalınan kârın tazminini temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın talep edildiği ancak dava değerinin bildirilmediği, yine dava dilekçesinin (8) nolu bendinde aynı ürünün ilk fatura bedelinden 2.711,00.-TL daha az faturalandırılmasından kaynaklanan zararın açıklanması için tensibin (20) ve (21) nolu ara kararları ile açıklama istenmiş, davacı vekili 16.07.2024 tarihli beyan dilekçesinde; davaya konu ürünün satış fiyatının döviz üzerinden fiyatlandırıldığını, sunulan faturaların genel açıklamalar kısmına bakıldığında fatura tarihlerinde kur farkı bulunduğunu, █████/2022 tarihinde kesilen faturada kurun 18.5875 € iken, █████/2022 de kesilen fatura da kurun 18.3298 € olduğunu belirterek zararın dayanağının kur farkı olduğunu beyan etmiştir. Yine malın hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka ilişkin ise; bu bedel dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden, bu nedenle HMK 107 gereğince terditli talep olan Hasarsız değeri ile hasarlı değeri fark yönünden alacaklarının belirsiz olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00.- TL olduğunu beyan etmiştir. Yine dava dilekçesine ekli ... 12.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya tebliğine dair belgelerin okunaklı ve onaylı birer suretinin sunulması ve temerrüt tarihinin açıklanması yönünden ise e-tebligat parçası sunulmuş, incelenmesinde ise tebliğ tarihinin 25.12.2023 olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili temerrüte ilişkin olarak ise davalı tarafa yazılı olarak başvuruya ilişkin teklif mailinin iletildiğ görüntü bulunduğunu, bu tarihi esas aldıklarını, dolayısıyla temerrüt tarihinin █████/2022 tarihi olduğunu beyan etmiştir .
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taşıma sözleşmesinin konusu olan eşya nedeniyle açılacak dava ve talep hakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu. Davacının taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, davaya konu kargo içeriğindeki ürünün, hasar görmediğini, davacı tarafın ''ürünün tamiri mümkün olmayacak şekilde ağır hasar gördüğü'' yönündeki iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacının sunmuş olduğu fotoğraflardan görüldüğü üzere, taşındığı iddia edilen ürünün yaklaşık 100 kg olmasına rağmen, alelade bir karton kutuya koyulmakla birlikte davacı tarafından gereği gibi ambalajlama işleminin gerçekleştirilmediğini (TTK.nun 864., 878. ve 898. m), gönderici tarafından taşıma sözleşmesine konu taşınan eşyanın niteliğine/içeriğine ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunulmadığını (CMR'nin 17/2, TTK.nun 864), ... numaralı İrsaliye Formu incelendiğinde gönderici tarafından söz konusu taşınacak eşyanın içeriğine/niteliğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, taşınan eşyanın niteliği ise müvekkili şirketin sorumluluğunda olmayıp, tamamen göndericinin sorumluluğunda olduğunu, davacının talep etmiş olduğu tazminat miktarı, taşındığı iddia edilen eşyanın değerinin çok üzerinde olduğunu, gönderilen eşyanın niteliğinin müvekkil şirklet tarafından bilinmemesi nedeniyle sorumluluğunun her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, (TTK.nun 882), tazminat talebinin fahiş olduğunu, hesaplamanın nasıl yapılacağının TTK.nun 880.maddesinde açıklandığını (Emsal, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. 17.05.2016 T.), davaya konu taşıma sözleşmesine ilişkin sevk irsaliyesinin, müvekkili şirkete verilmesi gerekmekte ise de davacı tarafından herhangi bir sevk irsaliyesi düzenlenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; kara yolu kargo taşımacılığından kaynaklanan zararın ve kâr kaybının tahsili istemine yönelik tazminat davasıdır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının ilgili yasal düzenlemeler karşısında sorumluluğunun ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı şirkette lojistik, satın alma ve sevkiyat bölümünde çalışıyorum, biz ürünü gönderirken zaten bizde ... Kargo'nun etiketleri vardır, üzerinde "dikkat kırılacak" ibaresi bulunmaktadır, hassas ürünlerde bu etiketleri kullanıyoruz, müşteriye bu ürünleri gönderdiğimiz zaman müşteri bize geri dönüş yaptı, ürünün hasarlı olduğunu söyledi, biz de kargo şirketine dönüş yaptık, müşteriyi mağdur etmemek amacıyla aynı ürünü tekrar gönderdik, yine üzerine kırılacaktır etiketini yapıştırdık, bu sefer bir sorun olmadı, sonra kargo şubesinden bizden bir kaç evrak istendi, tutanak, fatura, ikinci gönderilen ürünün faturası gibi belgeler istendi, bir de tanzim evrakı şeklinde bir belge gönderdiler ve bunun doldurulmasını istediler, biz de doldurduk, gönderdik, bir ay cevap gelmeyince resmi yazışma olsun diye mail adresi istedik, geldi, hatta ... şubesinden başkaca merkezdeki kişilerin de mail adresleri gönderildi, biz de onların da bilgisi olsun diye hepsine durumu mail ile bildirdik, 2-3 ay içerisinde bir dönüş olmayınca hatırlatma amacıyla tekrar ayda bir yazdık, daha sonra bize ürün tamir olsa nasıl olur gibi bir cevap geldi, biz de ... marka ürünlerde kutusu olmadığından garanti kapsamına girmediğini, tamir edilse bile satamayacağımızı söyledik, ürünün güncel satış fiyatını söyledik ve bedelin tarafımıza yatırılmasını istedik, yine iki ay cevap gelmeyince tekrar mail atarak zarar başvurusunda bulunacağımızı ilettik, çünkü 6 ayda bir bu ürünlere sürekli zam geliyor, yine dönüş olmayınca Sütlüce şubesindeki kişinin işten ayrıldığını söylediler, muhatap olduğumuz Hasret hanım işten ayrılmış, biz de genel merkezden talepte bulunduk, genel merkez konunun ne olduğunu sordu, biz de geçmişe dönük her şeyi genel merkeze gönderdik, sonra bir gelişme olmadı, biz yıllardır ... Kargo ile çalışıyoruz, sadece bu üründe sorun çıktı, diğer ürünlerde sorun çıkmadı." demiş, davacı vekilinin sorusu üzerine; "Bu ürünü bir buzdolabı gibi düşünün, bir kişi çok zor kaldırır, iki kişi anca rahatlıkla kaldırabilir, ürünün içinden kendisi korumalıdır, muhtemelen üzerine ağır bir şey atıldı veya ürün fırlatıldı, hasar bu türlü oluşmuştur diye düşünüyorum, bildiklerim bu kadardır, tanıklık ücreti talebim yoktur:" demiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı ... çalışıyorum, halen burada muhasebe departmanında çalışmaktayım. Biz ürünlerin hepsini kutulu ve pıtpıtlara sararız. Sardıktan sonra ...'nun "Dikkat kırılır." ibareleri yapışkan bandını yapıştırırız. Bu hali ile ürünü kargoya teslim ettik. Biz teslim ettikten sonra, müşterimiz bizi arayarak ürünün kırık olduğu beyan etti. Ayrıca ... kutusuna sarılmış olmadığını söyledi, biz bu marka ürünü sattığımız için markanın kendi ambalajı ve kutusu vardır. Bunu dahi sökmüşler. Biz müşterimize elimizdeki üründen yenisini ilettik. ... Kargo ürünü geri getirdiğinde biz ürünü teslim almadık. ...Şubesi'ndeki ... Hanım ile görüşme yaptık. ... Hanım bize ürünün para iadesini yapacaklarını söyledi. Bu olaylar 6-7 ay sürdü. ... Hanım yerine başka birisi göreve geldi. Biz başkaca kişilerle bu konu hakkında konuşmaya başladık. Ürün hala ...'dadır. Bilgim, görgüm bundan ibarettir." demiştir.
Mahkememizce alınan 22.03.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Teknik Açıdan; "Dikkat Kırılır" etiketi taşıyan bir kolinin, taşıma sırasında özel işlem görmelidir (elle taşıma, ayrı istifleme vb.). Davacı olan gönderici firmanın kargo öncesi paketleme şekli belgelenmiş ve koli taşıma sırasında yırtılmışsa, taşıyıcının özen yükümlülüğünü ihlal ettiği değerlendirilebilir. ... Kargo'nun prosedürleri var olsa da, uygulamada dikkatsizlik veya ihmal varsa, sorumluluk taşıyıcıya aittir. Taşıma ve Tazminat Yönünden: Davacının, dava dışı alıcısına satmış olduğu emtianın davalı tarafından yapılan karayolu taşıması esnasından hasar gördüğü, davalı taşıyıcının, TTK 875'inci maddesi 1.fıkrası hükmünce meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, meydana gelen zarar tutarının, TTK 880'inni maddesi 2.fıkrası hükmünce 3.624,58 TL olarak hesap edilebileceği, davalı taşıyıcı ... AŞ'nin, hesap edilen sorumluluk sınırı altında kalan 3.624,58 TL zarar tutarını tazminle yükümlü olacağı, davacının kur farkından kaynaklı bir zarar talep edemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Öncelikle dava konusu ürün eşyanın varma noktasında açıkça hasarlı olduğu görülmekle alıcı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalı taşıyanın hasardan haberdar olduğu ve bu haliyle davacıya iade edildiği anlaşıldığından, davacının hasar bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır (TTK.nun 889/1-2.maddesi)
Dava konusu ürün, kırılabilir olduğu için koruyucu ambalajla sarıldığı, kargo firması prosedürüne uygun uyarı etiketi kullanıldığı, paketlemenin genel olarak yeterli olduğu, davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, davalı kargo şirketinin "Dikkat Kırılır" etiketi taşıyan paketlerin özel işlem göstermesi gerektiği, Taşıyıcının Özen Yükümlülüğü çerçevesinde Kargo Taşıma Sözleşmeleri uyarınca taşıyıcı, gönderiyi hasarsız şekilde teslim etmekle yükümlüdür. "Dikkat Kırılır" etiketi, taşıyıcının özel dikkat göstermesi gereken bir uyarıdır. Bilirkişi raporunda değinildiği ve mahkememizce de iştirak edildiği üzere; Talimatlara uygun şekilde taşındığı takdirde ambalajlamaya yetersizlik veya bir kusur atfedilemez Davalının kargoyu taşınmak üzere teslim alırken, hasarlı ve/veya ambalajının taşıma için yetersiz olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı hususları da göz önüne alındığında TTK.nun 878/1-b.maddesi gereğince bu beyan ve gerekçe bir kurtuluş beyyinesi olarak kabul edilemez. Dolayısı ile davalı taşıyıcının TTK.nun 876. maddesindeki, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiğini söyleyebilmek mümkün değildir. Bununla birlikte, davalı taşıyıcının veya ifa yardımcısının zarar verme kastı ile ve sonucunu bilerek pervasız bir davranışına dair bir karine ve delil bulunmadığından davalı taşıyıcının, ağır kusur durumu söz konusu olmadan meydana gelen hasarı tazmin etmesi gerekir.
Zamanaşımı Def'i Yönünden;
TTK.nun 855.maddesi gereğince;
"(1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.
(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
(3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar."
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalı taşıyanın pervasız bir davranışı ve ağır kusuru veya zarar verme kastı ispatlanamadığından, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden, eşya tamamen zayi olmuş ise eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunun gözetilmesi gerekir (Emsal; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih ve ...E. ...K.ile aynı dairenin █████/2015 tarih ve ... E. ... K.ile █████/2017 tarih ve ... E. ... K.).
TTK.nun 885/1.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 1 yıl olarak kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda da işaret edildiği ve yapılan kontrolde doğru olduğu anlaşılan ve mahkememizce de kabul edilen tespite göre; Eşyanın taşıyıcıya 12.08.2022 tarihinde teslim edildiği, 15.08.2022 tarihinde alıcıya ulaştığı ancak hasarlı olduğu için teslim alınmadığı ve davacı göndericiye iade edildiği, 18.08.2022 tarihinde de davacı tarafından hasarlı olduğu için teslim alınmadığı, bu durumda davacı için bir yıllık zamanaşımı süresinin başladığı, zamanaşımını durduran veya kesen bir durumun bulunmaması halinde zamanaşımı süresinin 18.08.2023 tarihinde dolacağı, davacının 28.09.2022 tarihinde davalıdan talepte bulunduğu ve zamanaşımı süresinin durduğu, davalının 08.10.2022 tarihli cevabı ile yeniden işlemeye başladığı, davacının 10.10.2022 (raporda sehven 2023 yazılmış-maddi hata) tarihli cevabı ile tekrar durduğu, davalının 09.01.2023 tarihli e-postası ile yeniden başladığı, aynı günde davacının cevabı ile yeniden durduğu, davalının 09.01.2024 tarihli cevabi ihtarnamesi ile yeniden başladığı, davacının arabulucuya başvurduğu 31.01.2024 tarihinde tekrar durduğu, son tutanak düzenleme tarihi olan 28.03.2024 tarihi itibarı ile kaldığı yerden tekrar işlemeye başladığı, tarihler arasındaki durma süresinin 523 gün olduğu, 18.08.2022 tarihinde başlayan ve 18.08.2023 tarihinde dolacak zamanaşımı süresine, duran 523 günün ilavesiyle zamanaşımının dolacağı tarih 22.01.2025 tarihine taşınmıştır. Davacının zararın tazmini amacıyla 25.06.2024 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan huzurdaki davayı açtığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir
Tazminat Hesabı Yönünden ise;
Tazminata esas alınacak değeri belirleyen TTK.nun 880/1.maddesi gereğince; Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyamndan dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre ise “Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir” şeklindedir. Emtianın 12.08.2022 tarih, ... 984 numaralı fatura ile (KDV hariç) 18.122,88 TL bedelle dava dışı alıcıya satıldığı anlaşılmaktadır. Bu konu tartışma dışıdır. Makine mühendisi teknik bilirkişi, her ne kadar, kargo şubesi ortamı ve şartlarında, söz konusu hidroforun çalıştırılması ve test edilmesinin mümkün olmayacağı aşikar olsa da, oluşan hasarın, motor dış muhafaza sacında meydana geldiği düşünüldüğünde, bu parçanın ve flexi hortumun değişimi ve motor/pompa grubunun kontrol ve kalibrasyonu ile hidroforun tekrar kullanılabileceğini söylemektedir. Eşyanın hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın % 20 oranında olacağı tespit edilmiştir. Bu durumda TTK.nun 880/2.maddesi gereğince davalı taşıyıcının tazminle yükümlü olacağı zarar tutarı (18.122,88.-TL - 14.498,30.-TL=) 3.624,58.-TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle davacının emtianın bedelinin tamamını talep etme hakkı bulunmadığından bu miktar hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamına göre TTK.nun 886.maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluk sınırını ortadan kaldıran bir durum tespit edilemediğinden, taşıyıcı meydana gelen zarardan dolayı sınırlı sorumluluğa sahip olacağı açıktır. Taşıyıcının sorumluluğunun sınırı TTK.nun882.maddesinde belirlenmiş olup, zayi olan eşyanın brüt ağırlığının her bir kilogramı başına 8.33SDR ile sınırlanmıştır. Aynı maddenin 4.fıkrası gereği olarak da sınırlı sorumluluk tutarının eşyanın taşınmak üzere taşıyıcıya teslim ettiği tarihte geçerli olan TCMB kurları olacağı belirtilmiştir. Dosyada dosyadaki belge ve bilgilere göre taşıma sırasında hasar gören emtianın ağırlığı 98,0kg olarak verildiğine göre, taşıyıcının sorumluluk sınırı (98,0kg X 8,33SDR=) 816,34 SDR'dir. Teslim tarihi olan 12.08.2022 tarihinde geçerli olan TCMB kuruna göre 1 SDR=23,8345 TL hesabıyla sorumluluk sınırı (816,34 SDR X 23,8345 TL/SDR=) 19.457,06 TL olarak kabulü gerekir. Bu miktar sorumluluk üst sınırı olup, yukarıda hesap edilen zarar tutarı sorumluluk sınırının altında kaldığından, davacının hasar gören emtia nedeniyle davalı taşıyıcıdan talep edebileceği tazminat tutarının 3.624,58.-TL'dir. Ulaşılan bu sonuç dosya kapsamına ve yasaya uygun olduğu gibi hesaplamada da bir yanlışlık gözlenmediğinden mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Temerrüt tarihi ise; emtianın hasarlı olarak ulaştığı 15.08.2022 tarihinden sonra davacının mail ile bildirim (mail) tarihi olan 28.09.2022 tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiğinden bu tarihin esas alınarak ticari faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf ayrıca müşteriye hasar nedeniyle ulaştıramadığı ürünü tekrar gönderdiğini ancak kurdaki dalgalanma nedeniyle fatura bedelinin ilk gönderime göre 2.711.00.-TL daha düşük düzenlemek zorunda kaldıklarını, bu miktarın da kazanç kaybı adı altında tahsilini talep etmiştir. Taşıyıcıdan, emtia zararı dışında talep edilebilecek diğer zarar kalemleri TTK 883. Maddesinde belirlenmiş olup, buna göre; "Taşıyıcı, ziya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz:"
Talep edilen bu bedel taşıma işiyle ilgili, taşımadan doğan başkaca bir gider kapsamında değildir. Bu yönüyle bilirkişi heyetinin görüşü doğrudur. Bu nedenle söz konusu talep kabul edilmemiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
28.09.2022 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 3.624,58.-TL alacağın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Sair taleplerin REDDİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL olup, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç toplamı 855,50-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 797,50-TL, bilirkişi ücreti 44.000,00-TL'den oluşan 44.797,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 6.738,55-TL'sinin davalıdan alınarak davcıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 3.624,58-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 20.471,42-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin;
A) 541,52-TL'sinin davalıdan alınarak,
B) 3.058,48-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı açısından HMK.nun 341/2.maddesi gereğince kesin, davacı açısından HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!