T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin eser sözleşmesi kaynaklı gizli ayıplı makine, garanti ihlali, haksız servis ücreti ve ticari kazanç kaybı alacağı davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf başvurusunda, davacı şirket, davalıdan temin ettiği makinelerin gizli ayıplı olduğunu, sürekli arızalar verdiğini ve sözleşmedeki iki yıllık garanti süresine rağmen haksız yere servis ücreti talep edildiğini iddia ederek, makine satış bedelinden indirim (nesafet kesintisi), kar kaybı ve ödenen servis ücretlerinin en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı ise makinelerin eksiksiz, hatasız ve ayıpsız teslim edildiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak makinelerde revizyon ve değişiklikler yaptığını, bu eylemlerin garantiyi geçersiz kıldığını ve tüm arızaların davacının kusurundan kaynaklandığını savunmuştur.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av... Av... Av...
DAVALI : 1 -......
VEKİLLERİ : Av... Av... Av...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında █████/2021 tarihli makine satış sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından belirlenen bedelin davalı tarafa ödendiğini, ilgili sözleşme uyarınca belirlenen makinelerin davalı tarafından teslimi ile kurulumundan sonra makinelerin kullanımı esnasında sürekli olarak mekanik arızası ile karşılaşıldığını, gizli ayıplı şekilde satılan makinelerin arıza verdiğinin ve bu nedenle kullanılamadığının davalı tarafa defaten bildirildiğini, söz konusu arızaların giderilmesi adına taraflar arasında tanzim edilen █████/2021 tarihli sözleşme içeriğinde de belirtilen 2 yıllık garanti süresi içerisinde ücretsiz servis talebinde bulunulduğunu, ilgili sözleşme uyarınca ürünlerin 2 yıl süreyle garanti kapsamında bulunduğu ve bu süre içerisindeki servis taleplerinin ücretsiz olacağının belirtilmiş olmasına rağmen davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde servis ücreti talebinde bulunulduğunu, ilgili bedelin ödenmemesi halinde servisten yararlanılamayacağı yönünde bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin dava konusu makinelerin kullanılamamasından kaynaklı devamlı olarak ticari zarara uğraması nedeni ile davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde talep edilen servis ücretlerini ödemek zorunda bırakıldığını, ilk olarak █████/2022 tarihinde servis talep edildiğini ve davalı firma personeli tarafından bir takım onarım faaliyetleri gerçekleştirildiğini, devam eden süreç içerisinde ise sözleşme konusu etiketleme makinesinin vermiş olduğu arıza üzerine müvekkili şirket tarafından tekraren servis çağrıldığını, davalı firma personeli ...... tarafından █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen çalışmaların sonuç vermediğini ve bu durumun tutunak altına alındığını, ilgili durum üzerine derhal davalı ile iletişime geçildiğini ve makinelerin bu haliyle kullanımının mümkün olmadığı, bu nedenle makinelerin ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi istendiğinin ifade edildiğini, fakat davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalı firma tarafından gerçekleştirilen işbu kötü niyetli tutum üzerine dava konusu gizli ayıplı makineler üzerinde delil tespiti sağlanması adına Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayı
kazanç kaybı adına ilgili miktarın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı firmanın ağır kusuru ve kötü niyetli tutumu neticesinde oluşan maddi zararlara karşılık 31.660,00 TL' nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; █████/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; net 90.270,00 TL tutarındaki satış bedelinden indirim (nesafet kesintisi) alacağının ve 121.001,40 TL tutarındaki net kâr kaybı alacağının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satıcı müvekkili tarafından işbu sözleşme konusu makinelerin belirtilen günde eksiksiz, hatasız, açık gizli ayıpsız çalışır bir şekilde teslim edilip makinenin kullanımına dair gerekli tüm eğitimlerin bizzat davacı şirket sorumlusuna verildiğini, bilgilendirmelerin yapıldığını ve belgelerin teslim edildiğini, tüm bu yapılan işlemlerin videoyla kayıt altına alındığını, davacı şirket tarafından sözleşmeye aykırı şekilde makinede revizyon yapıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu makinenin orjinal halinden başka hale getirildiğini, sözleşmeye göre davacı tarafça kendi kusuruyla müvekkilinin yapmış olduğu makinede revizyon ve değişiklik yapılmamış olsaydı makinenin herhangi bir arızasında garanti kapsamında olmasından ötürü ücretsiz servis hizmetinin sağlanacağını, müvekkilinin tüm bunlardan tek bir kuruş dahi para almayacağını, davacı tarafça makinelerde gizli ayıp olduğunun ileri sürüldüğünü, ancak makinelerin standart olduğunu, teslim tarihinde tam ve eksiksiz çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, makinelerde servis ihtiyacı doğmasının tek sebebinin davacının makineleri son derece yanlış ve bilinçsiz kullanmasından kaynaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Mahkememizce toplanan deliller ve yapılan işlemler ile delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Bilirkişi Doç. Dr. ......, 27.05.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 29.03.2024 tarihinde yapılan keşif ve dosyada yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, makinelerdeki ayıpların bir kısmının gizli, büyük kısmının ise açık ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların kullanıcıdan değil, makinelerin tasarımı ve üretimi kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Makinelerin tasarım hatası içermesi nedeniyle, satış tarihi itibarıyla toplam satış bedelinden yapılması gereken indirimin asgari %30 oranında olması gerektiği ve bu indirimin parasal karşılığının asgari 90.270,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Raporda, değerlendirmelerin makine tasarımı ve otomatik kontrol açısından yapıldığı belirtilmiş ve takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ...... ve Doç. Dr. ...... ve ......, raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; dava dosyasındaki belgeler ile 29.03.2024 tarihinde yapılan keşif sonucunda makinelerdeki ayıpların bir kısmının gizli, büyük kısmının ise açık ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların üretim kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Makinelerin ayıplı olması nedeniyle, davacının tek bir çalışanla tüm hattı kontrol etmesi mümkünken fazladan iki işçiye daha ihtiyaç duyduğu, bu durumun iş gücü açısından ek maliyete neden olduğu ifade edilmiştir. Dosyada yalnızca 16.02.2022 tarihli 4 nozullu dolum makinesine ait 100.000,28 TL bedelli faturanın mevcut olduğu, diğer makinelerin faturalarının sunulmadığı ancak satışa dair davalı tarafından da bir itirazın bulunmadığı belirtilmiştir. Sözleşme bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiği takdirde, Yargıtay kararlarında ağırlıklı olarak uygulanan Nispi Metod Yöntemi esas alınmış, bu yönteme göre %30 oranında ayıp indirimiyle 90.270,00 TL’lik bir fark hesaplanmıştır. Ayrıca, bakım-onarım ve cezai bedel olarak davacının 89.428,50 TL ek maliyete katlandığı, defter incelemesine göre davacının davalıya 12.640,28 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ......, Doç. Dr. ...... ve ......, raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; dava dosyasında bulunan belgeler ve 29.03.2024 tarihinde yapılan keşif neticesinde makinelerdeki ayıpların bir kısmının gizli, büyük kısmının ise açık ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların üretim kaynaklı olduğu, makinelerin ayıplı olması sebebiyle davacının üretim hattını tek personelle kontrol edebilecekken ilave iki personele daha ihtiyaç duyduğu kanaatine varılmıştır. Davacının 2022 yılı ticari defterlerinde yalnızca 16.02.2022 tarihli ve bedeli KDV dahil 100.000,28 TL olan dört nozullu dolum makinesine ait faturanın kayıtlı olduğu, sözleşmede belirtilen diğer makinelerin faturalarının ise dosyada yer almadığı ancak davalı tarafça makine satışına ilişkin herhangi bir itirazın da ileri sürülmediği tespit edilmiştir. Mahkemece sözleşme tutarı esas alınarak hesaplama yapılması uygun görülürse, Yargıtay içtihatlarında baskın şekilde uygulanan Nispi Metod Yöntemine göre ayıp oranı %30 olarak belirlenmiş ve bu oranla yapılan hesaplamada 90.270,00 TL tutarında bir bedel indiriminin gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacının bakım, onarım ve cezai şart nedeniyle 89.428,50 TL tutarında ek maliyete katlandığı ve defter incelemesine göre davacının davalıya 12.640,28 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi Av. Dr. ......, raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davacının talep edebileceği nesafet kesintisi sözleşme bedeli üzerinden 90.270,00 TL, yalnızca fatura bedeli esas alınırsa 30.000,08 TL olarak hesaplanmıştır. Sözleşmeye konu makinelerin ayıplı olması sebebiyle kullanılamadığı 28.02.2022 - 14.12.2022 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kar kaybı 121.001,40 TL olarak belirlenmiştir. Nesafet kesintisi hesaplandığı için üçüncü kişilere ödenen onarım bedelinin ayrıca talep edilemeyeceği değerlendirilmiş, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde onarım bedelinin 60.268,50 TL olduğu ifade edilmiştir. Davacının üçüncü kişi ...... ile imzaladığı sözleşmede yer alan ürünlerin, dava konusu makinelerle üretileceği yönünde dosyada yeterli delil bulunmadığı, illiyet bağının kurulması halinde cezai şart tutarının 26.800,00 TL olacağı belirtilmiştir. Ayrıca davacının garanti süresi içinde davalıya ödediği 4.860,00 TL servis ücretinin davalı açısından sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği kanaatine varılmış, tüm bu hususların takdirinin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi kurulu üyeleri Av. Dr. ...... ve SMMM ...... raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; davacının talep edebileceği nesafet kesintisinin, sözleşme bedeli üzerinden 90.270,00 TL, yalnızca fatura bedeli dikkate alınırsa 30.000,08 TL olduğu; sözleşmeye konu makinelerin ayıplı olması nedeniyle 28.02.2022 - 14.12.2022 tarihleri arasında oluşan kar kaybının 121.001,40 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Nesafet kesintisi esas alındığından, üçüncü kişilere ödenen onarım bedelinin ayrıca talep edilemeyeceği kanaatine varılmış; mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda onarım bedelinin 60.268,50 TL olduğu değerlendirilmiştir. Davacının üçüncü kişi ...... ile yaptığı sözleşme kapsamında ortaya çıkan 26.800,00 TL cezai şartın, ancak söz konusu ürünlerin dava konusu makinelerle üretileceği sabit görülürse değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, garanti süresi içinde davalıya ödenen 4.860,00 TL servis ücretinin davalı lehine sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği belirtilmiş ve tüm bu değerlendirmelerin takdirinin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi kurulu üyeleri Av. Dr. ...... ve ......, ek bilirkişi raporunda kök rapora yönelik yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, önceki raporda yer alan hesaplamaların değiştirilmesini gerektiren herhangi bir durum bulunmadığı kanaatine vardıklarını belirtmişlerdir. Rapor, mahkemenin takdirine sunulmuştur.
Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları nazara alınarak davacının ayıp nedeniyle bedelde indirim seçimlik hakkını kullandığı anlaşılmakla 90.270,00 TL bedelde indirim tutarı ve davacının kazanç kaybı olan 121.001,40 ile yine davalının zararı olan servis ücreti olan 4.860,00 TL'nin toplamı olan 216.131,4‬0 TL yönünden davanın kabulüne, davacının bedelde indirim seçimlik hakkını kullanmış olduğu nazara alınarak ayrıca TBK 475/1-3. fıkra kapsamında onarım bedeli talep edemeyeceği anlaşılmakla onarım bedeli ile ayıp ile illiyet bağı tespit edilemeyen sair zararlar bakımından fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi olarak Manavgat ...Noterliği’nin ... yevmiye nolu ve 26.07.2022 tarihli keşideli ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren ihtarnamede belirtilen 15 gün eklenmek suretiyle faiz başlangıç tarihi belirlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2023 tarihli cevabi yazısından ...... firmasının davalı ......'a ait şahıs firması olduğu anlaşılmakla infazda tereddüt oluşmaması için kısa karardaki "davalıdan" ibaresi "davalılardan müştereken ve müteselsilen" şeklinde değiştirilmiştir." gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulü ile indirim bedeli olarak 90.270,00, kazanç kaybı bedeli olarak 121.001,40 ve servis ücreti olarak 4.860,00 TL'nin toplamı olan 216.131,4‬0 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan gerekçeli karar ve dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporları itibariyle, davalıların ağır kusuru ile gizli ayıplı şekilde satmış olduğu makinalar nedeniyle ilgili sözleşmeden beklenilen menfaatin sağlanamadığını, ayıbın nitelik ve nicelik bakımından taraflar arasındaki sözleşmeye esaslı bir aykırılık oluşturduğunu, dava konusu makinaların davalılarca sözleşme koşullarına ve amacına uygun şekilde imal edilmediğini, kurulumunun eksik/ayıplı şekilde gerçekleştirildiğini, bilirkişi tarafından sağlanan tespitler doğrultusunda makinalardaki mevcut eksiklik/ayıplar sebebiyle müvekkili davacının amacını karşılamadığını, makinaların bütünüyle davalıların hatasından kaynaklanan sebeplerle kullanılamadığını, müvekkili davacı şirketin bu nedenle maddi zarara uğradığını, cezai şart bedeli olarak belirtilen 26.800 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesi gerektiğini belirterek, yeniden yargılama gerçekleştirilmeksizin davalılar aleyhine cezai bedel ve onarım bedellerine hükmedilerek yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanması istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davacının makineleri teslim aldıktan sonra, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında, ehil olmayan kişilerce makinelere müdahalelerde bulunduğunu, makinelerin orijinal tasarımlarını ve çalışma prensiplerini bozacak revizyonlar yaptığını, davacının, garantiyi kendi kusuruyla ortadan kaldırdıktan sonra ücretli servis hizmetini kabul etmesinin, kusurunun ve garantinin ortadan kalktığının zımni ikrarı olduğunu, mahkemece, bu temel gerçek görmezden gelinerek, sanki garanti koşulları hiç ihlal edilmemiş gibi bir varsayımla hareket edildiğini ve kararın bu hatalı temel üzerine inşa edildiğini, müvekkilinin, iddialarını soyut beyanlarla değil, somut ve çürütülmesi imkânsız delillerle desteklediğini, ancak yerel mahkemenin bu delillere itibar etmediğini, makinelerin davacıya tam, eksiksiz, ayıpsız ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, gerekli tüm eğitimlerin verildiğini gösteren video kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, bu kayıtların, makinelerin başlangıçta hiçbir sorunu olmadığını kanıtladığını, davacı yetkilisinin imzası bulunan bu belgenin, kurulumun sorunsuz tamamlandığının ve herhangi bir eksiklik bulunmadığının yazılı delili olduğunu, mahkemenin, müvekkili ......'ın şahıs firmasının ticari unvanı olan ...... Makinalarını ayrı bir tüzel kişilik gibi kabul ederek, var olmayan bir tarafa karşı hüküm kurduğunu, kararın tamamen hatalı, eksik, çelişkili ve denetime elverişsiz bilirkişi raporlarına dayandığını, yargılama boyunca bu raporlara karşı sundukları detaylı itirazlarının hiçbirinin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda %30 gibi fahiş, astronomik ve hiçbir somut, objektif ve kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmayan bir oranda nesafet kesintisi hesaplanmasının, makinelerde müvekkilinden kaynaklanan bir ayıp olduğu şeklindeki tamamen hatalı, mesnetsiz ve ön yargılı bir ön kabule dayandığını, bilirkişi raporunda yapılan kar kaybı hesaplama yönteminin de somut ve güvenilir verilerden uzak, tamamen varsayımsal, afaki ve davacının tek taraflı, doğruluğu şüpheli beyanlarına dayanan, bilimsel ve objektif dayanaktan yoksun bir yaklaşıma göre hazırlanan bilirkişi raporu doğru kabul edilerek yerel mahkeme tarafından karar verilmesi hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının, davacının ödediği toplam 4.860,00 TL (2.360,00 TL + 2.500,00 TL) tutarındaki servis ücretinin müvekkili açısından sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği yönündeki değerlendirmesinin, hukukun en temel prensiplerine, sözleşme serbestisine ve olayın somut, inkâr edilemez gerçeklerine aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükmedilen toplam 216.131,40 TL'lik alacağın makinelerin satış bedeline (yaklaşık 300.000 TL) orantısız derecede yakın olduğunu, Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu dahi davacının haksızlığını, davalı müvekkilinin haklılığını ortaya koymaktayken, esas yargılamanın yapıldığı davada, değişik iş dosyasında elden edilen delillerin de değerlendirilmediğini, davacı lehine hükmedilen alacaklar ve faiz türü davalı müvekkilinin ticari hayatını bitirme derecesine getirecek boyutta ağır olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle bedelden indirim, kazanç kaybı ve alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nin 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir.
6100 sayılı HMK'nin 297. maddesinin 1-c fıkrasında, hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrasında ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş olup, anılan maddeye göre, hükmün gerekçe bölümünün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerektiği, hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Böylelikle maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olabilecektir.
Aynı Kanunun 298/2. maddesinde ise "Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz" hükmüne yer verilmiştir. Keza kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm sonucunun çelişkili olması, mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturur.
Eldeki davada ilk derece mahkemesince, kısa kararda, " davacının davasının kısmen kabulü ile indirim bedeli olarak 90.270,00, kazanç kaybı bedeli olarak 121.001,40 ve servis ücreti olarak 4.860,00 TL'nin toplamı olan 216.131,4‬0 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, " Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2023 tarihli cevabi yazısından ...... firmasının davalı ......'a ait şahıs firması olduğu anlaşılmakla infazda tereddüt oluşmaması için kısa karardaki "davalıdan" ibaresi "davalılardan müştereken ve müteselsilen" şeklinde değiştirilmiştir." şeklinde bir gerekçe yazılmak suretiyle, kısa karar ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı ve hakimin kararının denetimini ortadan kaldırdığı anlaşılmıştır. Bu haliyle ortada yukarıda sayılan yasa hükümlerine uygun verilmiş bir karar bulunmamaktadır.
Öte yandan, karar başlığında davalı olarak yer alan, ...... şahıs firması olup (Firma adı), tüzel kişiliği bulunmadığından aleyhine hüküm tesisi ve karar başlığında gösterilmesi de hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
1-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince kendisine iadesine,
3-Davalı ...... tarafından yatırılan 3.691,00 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince kendisine iadesine,
4-Davalı ...... tarafından firması adına yatırılan 3.691,00 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince kendisine iadesine,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!