Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, ödenmeyen fatura alacağı ve e-arşiv faturanın teslim edilmediği iddiaları tartışılıyor.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket 2024 tarihli ticari bir satış faturasından kaynaklanan 48.000 TLlik ödenmemiş borç için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazını gidermeyi ve takibin devamını talep ederken, davalının kötü niyetle takibi durdurduğunu ileri sürmektedir; buna karşılık davalı ise ticari ilişkinin 2023 yılında sona erdiğini, iddia edilen 2024 faturasının kendisine ulaşmadığını ve sipariş edilmeyen ürünlere ilişkin olduğunu belirterek borcun varlığını reddetmekte, davanın tamamen reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şahsın davacı şirkete karşı borçlu olduğu, davalı ile davacı arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen “28.03.2024 Tarihli ... Numaralı 108.000,00TL Bedelli faturaya" konu borcun davalı tarafından ödenmesi gerekirken bu faturadan kaynaklı olarak 48.000,00TL'sinin ödenmediği, davacının tüm iyi niyetine rağmen davalının hala borcunu ödemediği, bunun üzerine davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak takip asıl alacak için ve işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığı, davalı/borçlunun borca kötü niyetli itiraz ederek takibi durdurduğu, davalı tarafın icra takibine karşın ileri sürdüğü itirazların mesnetsiz itirazlardan ibaret olduğu, davalı/borçlu tarafın ilgili icra takibine her ne kadar itirazda bulunmuşsa da borcun ödendiğine dair herhangi bir dayanak sunamadığı belirtilerek davalı tarafından, Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı tarafın itirazı nedeniyle duran icra takibinin devamına, söz konusu itirazın kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeniyle davalı aleyhine alacağın asgari %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafın tahmiline bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar davalının 28.03.2024 Tarihli ... Numaralı 108.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı 48.000,00 TL borcu bulunduğu iddia edilmişse de davalının böyle bir borcunun bulunmadığı, Bakırköy .... İcra Dairesi kapsamında başlatılan icra takibi 108.000,00 TL olup davacı tarafından ikame edilen işbu dava kapsamında 48.000,00TL olarak ifade edildiği, bu durumun dahi davacının alacağının, belirsiz çelişkili ve dayanaksız olduğunu açıkça gösterdiği, kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 senesinde bittiği ve 2024 senesinde herhangi bir sipariş verilmediği ve ürün satın alınmadığı, bununla beraber, faturada gösterilen hiçbir ürünün de sipariş olarak verilmediği ve yine teslim alınmadığı, davacının, siparişi verilmemiş ve teslim dahi alınmamış ürünler üzerinde davalıyı hiçbir şekilde bilgilendirmeden e-arşiv faturası keserek icra takibi başlatmış olmasının salt kötü niyetli olduğu ve iş bu davanın mesnetsiz olduğunu gösterdiği, dayanak olarak sunulan faturanın e-arşiv faturası olduğu ve davalının eline hiç ulaşmadığı, davalının eline hiç ulaşmamış olması dolayısıyla da davalının doğal olarak itiraz edemediği ve davacının alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi başlattığı, bilindiği üzere e-arşiv faturasının, e-faturadan farklı olarak Gelir İdaresi sistemi üzerinden alıcının e-Fatura sistemine iletilmediği, davalının böyle bir faturanın varlığını icra takibi başlatılması akabinde öğrendiği, ez cümle, davalı ile davacı arasında en son 2023 senesinde alım- satım gerçekleştirildiği bu alım satımdan da herhangi bir bakiye alacağı kalmadığı, davacının 2024 senesinde kesmiş olduğu faturada yer alan ürünlerin davalı tarafından sipariş edilmediği ve teslim de alınmadığı, hal böyle iken eldeki davanın mesnetsiz olduğunun kabulünün gerektiği, ".. Faturanın herhangi bir şekilde muhatabına ulaştırılması yeterli olmayacaktır. Faturaya tanınan karineden faydalanmak isteyen tacir hem faturanın gönderildiğini hem de faturanın muhatap alındığını ve alınma tarihini ispat zorunda kalacaktır" (Ünal s.146), doktrinde hakim olan görüşe göre temel borç ilişkisinin faturayı veren kişi tarafından kanıtlanması gerektiği, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve itiraz edilmemesinin akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığı, bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiği, somut olayda düzenlenen fatura e-arşiv fatura olup davalının fatura sistemine gelmemesinin de ötesinde faturada yer alan ürünlerin hiçbirinin davalı tarafından sipariş edilmemiş taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 senesinde bakiye borç bulunmadan sonlandığı belirtilerek haksız ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın tümden reddine, takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda özetle, davacı ....'nin ticari defterlerine göre, T.C. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip tarihi (07.08.2025) itibariyle davacı şirketin davalı ...'den 68.000,00TL bal alacağı olduğu, bakiye alacağının davacı şirketin davalı adına düzenlediği 28.03.2024 tarih ... nolu 108.000,00TL bedelindeki takip konusu e-arşiv faturasının ödenmeyen kısmından kaynaklandığı, fatura görselinin icra takibinde takibe dayanak belge olarak sunulmuş olduğu, davacı şirketin davalı adına düzenlediği takip konusu faturanın davacının BS satış-alış ve davalının BA alış-satış karşılaştırma tablosunda yer aldığı, dolayısıyla faturanın davalıya tebliğ edilmiş olduğu, davalının cevap dilekçesinde 2023 yılında borçsuz şekilde taraflar arasında ticari ilişkinin bittiği, takip konusu faturanın kendisine tebliğ edilmediği, davacıya herhangi bir sipariş verilmediği ve davacıdan herhangi bir malın alınmadığı beyan edilmişse de, davalının davacı şirket hesabına 2024 yılında konusu fatura tarihinden sonra yaptığı toplam 40.000,00TL ödemenin takip konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturayı kabul ettiği kanaatini güçlendirdiği, davalının satış-alış ve davacının alış-satış karşılaştırma tablolarında, davalı tarafça davacı şirket adına düzenlenmiş herhangi bir fatura kaydına rastlanmadığı, sonuç itibariyle, icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalıdan 68.000,00TL bakiye alacağının olduğu, işbu davanın 48.000,00TL esas değer ile açıldığının mahkememizin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Deliller :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün, Bartın Esnaf ve Sanatlarlar Odaları Birliğinin yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... , borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 181.658,96 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,fatura alacağının bakiye kısmının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın,davacı tarafça davalıya █████/2024 tarih ... Numaralı 108.000,00 TL Bedelli faturada yer alan ürünlerin satılıp satılmadığı, davalının faturadan kaynaklı bakiye borcunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK .... e. ..... k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin .... esas ... karar sayılı ilamı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin ..... esas .... karar sayılı ilamı, Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .... esas .... karar sayılı ilamı)
Davacı taraf taraf defterleri incelenerek düzenlenen █████/2026 tarihli ve talimat mahkemesi aracılığıyla davalı defterleri incelenerek düzenlenen █████/2026 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Somut olayda;davacı tarafça █████/2024 tarih ... Numaralı 108.000,00 TL bedelli faturanın ödenmeyen kısmının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup incelenen davacı taraf ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,davalının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı,bu durumda lehine delil vasfının bulunmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş takibe konu faturanın davacı şirketin BS formu ve davalı şirketin BA formu ile vergi dairesine bildirildiği,davalı tarafça ürün satışı olmadığı savunmasında bulunulmuş ise de davalı tarafça davaya konu faturadan sonra toplam 40.000,00-TL gönderildiği ve açıklamada ürün ödemesi yazdığı,HMK 222 uyarınca davacının davalıdan 68.000,00-TL alacaklı olduğu,aksinin davalı tarafça ispatlanmadığı anacak davacı tarafça 48.000,00-TL üzerinden dava açıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve takibe konu likit olan alacağa davalı tarafça haksız itiraz edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kabulü ile
1-Davalının ....İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 48.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 48.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,
-Devamına karar verilen 48.000,00-TL alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Alacağın likit olması nedeniyle 48.000,00-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.278,88.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 615,40.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 908,29 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.755,19.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 615,40.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan 10.000,00TL bilirkişi ücreti ve 695,80 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.695,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Bakiye avansın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
10-Karar kesinleştikten 1 ay içerisinde tazminat davası açılmadığı takdirde HMK.392(2) gereğince teminatın iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!