Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali Davası: Denetim Kurulu Raporu Okunmadan Yönetim Kurulunun İbrası ve Mali Usulsüzlük İddiaları Odaklı Hukuki Uyuşmazlık.
Özet: Davacı, kooperatif genel kurulunda denetim kurulu raporunun okunmaması ve yönetim kurulunun usulsüzce ibra edilmesi nedeniyle, genel kurul kararlarının, özellikle yönetim kurulunun 2017-2020 dönemi ibra kararının iptalini talep ederek kayyum atanması ve işlemlerin durdurulmasını istemiş; davalı ise, denetim raporu olduğu iddia edilen belgenin denetçinin denetleme yapamadığına dair bir dilekçe olduğunu, genel kurulun hukuka uygun yapıldığını, davacıların taleplerinin şahsi husumet kaynaklı olduğunu ve usul eksiklikleri nedeniyle diğer maddelere itiraz haklarının bulunmadığını savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Genel Kurul gündeminin 2. maddesinde yer aldığı halde Denetim Kurulu raporunun denetçilere okutturulmadığını, Denetim Kurulu üyesi ...’ın söz alarak kendisine makbuzların suretleri verilmediği için denetleme yapamadığını söyleyerek divana (bir) sayfadan ibaret denetim raporu sunduğunu, ancak Divan Başkanlığı tarafından Denetim Kurulu raporu okutturulmadığı halde gündemin 4. maddesinde müzakereye açıldığını ve Yönetim Kurulunun 2017-2018-2019 ve 2020 yılları faaliyetlerinden dolayı ibrasına karar verildiğini, Denetim Kurulu raporu okunmadan yönetim kurulunun ibrasına karar verilmeyeceğini, esasen Denetim Kurulu raporunun sunulduğu ancak genel kurulda okutturulmadığını, raporda, yönetim kurulunun icra takibi tehdidi ile haksız şekilde ortaklardan para topladığının, bu paraların nereye harcandığının belli olmadığının, belge ve makbuzların denetim kuruluna verilmediğinin, yönetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiğinin açık bir şekilde belirtildiğini, usulsüz şekilde seçilmiş olan yönetim kurulunun yerine, kooperatifi olağanüstü genel kurula götürmek üzere mahkemece kayyum atanmasını, yönetim kurulunca yapılacak ferdileştirme, tapu tahsisi ve kentsel dönüşüme ilişkin işlemlerin dava sonuna kadar durdurulmasını, davalı kooperatifin 2017-2018-2019 ve 2020 yılı hesap dönemlerine ilişkin 31.07.2021 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların ve 24 yıldır sonuçlandırılmayan tasfiye kararının iptalini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacılar 31.07.2021 tarihli genel kurul tutanağında sadece 7. ve 10. maddeye şerh düştüklerinden gündemin diğer maddelerinin iptalini istemeyecekleri, davacıların tüm iddia ve talepleri gerçek dışı olup, iptalini istedikleri genel kurulun tüm maddeleri Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacılar 5.6.8.9. maddelere şerh koymadıkları için 5. 6. 8. 9. maddelerle ilgili genel kurul maddelerinin iptalini isteme hakları bulunmadığını, davacılar 5.6.8. ve 9. madde için K.K. 53/1 gereğince dava ön koşulu olan şerhi açıkça tutanağa geçirmediklerinden işbu maddelerin iptalini isteyemeyeceğini, davacıların işbu davayı açma nedeninin davalı kooperatif yönetimi başkanı ...'a karşı husumetleri olduğunu, davalı kooperatif başkanı ...’ın 2005 yılından beri kooperatifi ortağı olup 2012 yılından beri de yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacılardan ..., ..., ...'la eskiden birlikte yönetim kurulunda bulunduğunu, yani 07.10.2012 tarihli genel kurulda davacılardan ...’ın yönetimde, ...’ın denetimde 2 yıllığına seçildiğini, yine 08.12.2013 tarihinde davacı ...’ın denetimde, 28.12.2014 genel kurulunda Davacılar ... ve ...’ın yönetimde, ...’ın denetimde iki yıllığına seçildiklerini, en son yapılan 11.06.2017 tarihli genel kurulda davacı ...’ın yönetimde, davacı ...’ın denetimde 3 yıllığına seçildiklerini, husumetin davalı kooperatif başkanı ...'ın yeni yönetim ve denetim listesine davacıları almayacağını söylemesiyle başladığını, zira davacılar daha önce yönetim ve denetim kurullarında bulundukları için bugüne kadar diğer genel kurullar aleyhine iptal davası açmadıklarını, ayrıca davacılardan ...’in davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'a husumetini, dolayısıyla yönetime husumetini anlayabilmek için taraflar arasındaki Yargıtay'da olan ceza dosyasının Sayın Mahkemenizce celbine karar verilmesini talep ettiklerini, davacılar davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'a karşı değişik nedenlerle besledikleri husumet nedeniyle, ... ve yönetimi itibarsızlaştırmak çabasıyla işbu davayı haksız ve mesnetsiz açtıkları ve savcılığa şikayetlerde bulunduklarını, davacıların denetim raporuyla ilgili tüm iddialarının gerçek dışı ve Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunu, davacıların Denetim Kurulu raporunun denetçilere genel kurulda okutulmadığı iddiasında olduğunu, Genel Kurula katılan denetçi ...’ın, genel kurula, davacıların da dilekçelerinde belirttiği gibi makbuzların suretleri kendisine verilmediği için rapor hazırlamadığını, denetim yapmadığını söylediği ve bir sayfalık dilekçe vererek genel kurula hitaben konuşma yaptığını, davacıların ise bu bir sayfalık dilekçenin denetim kurulu raporu olduğu ve genel kurulun seçtiği divan heyeti tarafından okutulmadığı iddiasında olduğu,nu oysa davacının rapor dediği bir sayfalık yazının denetim raporu niteliği taşımadığını, denetçi ...’ın bir sayfalık dilekçesinin denetim raporu olarak bakanlıkça kabul edilmediğini, Genel Kurul sırasındaki Bakanlık temsilcisinin bu yazının rapor niteliğinde olmadığı hakkında da bilgi verdiğini, Davacılardan ...'ın Uyapta ... verdiği vekalet görülmediğinden, vekalet sunmadan işbu davanın açma hakları bulunmadığından ... açısından dava açma şartını gerçekleşmediğinden usulden, diğer davacıların dava dilekçesinde iptalini istedikleri maddelerle ilgili tutanağa şerh düşmediklerinden (sadece 7.ve 10. maddeye şerh düştüklerinden) 7. ve 10. Madde dışındaki diğer maddeler için iptalini isteme hakları olmadığından, dava ön şartı gerçekleşmediğinden usul ve esastan, diğer davacıların) dava dilekçesinde iptalini istedikleri 7. ve 10. maddedeki kararların iptali talepleri kooperatifler kanunu, anasözleşme ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğundan esastandavanın reddini, davacılar yönetim ibrası ve seçimi maddelerine şerh düşmediklerinden ve yukarıda açıkladığımız nedenlerle Kayyum taleplerinin reddini, aksi durumda en az yaklaşık 17.200.000,00 TL yatırılması yani teminat karşılığında bu kararı vermesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
ÖNCEKİ İLAM VE İSTİNAF KALDIRMA KARARI:
Mahkememizin ... Esas - .... Karar Sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde; "
1-Davanın KISMEN KABUL ile; a) Davalı kooperatifin 31.07.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 4 ve 5 nolu gündem maddelerinin batıl olduğunun TESPİTİNE,
b) Dava konusu genel kurulda alınan 6-9 ve 10 nolu gündem maddelerinin ise İPTALİNE,
c) Davacıların genel kurul kararlarının iptaline ilişkin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
d) Davacıların davalı ... genel kurula çağrı için izin verilmesi talebinin TTK'nun 410 ve 412. maddeleri uyarınca aranan şartların oluşmaması nedeniyle REDDİNE, 2-Denetim kayyımlarının görevlerinin iş bu kararın kesinleşmesine kadar devamına," karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamıyla; ".... Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ..... tarih .... Esas ... Karar, ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamlarında belirtildiği gibi genel kurul kararı aleyhine açılan her bir davanın birbirinden bağımsız olduğu, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, her bir davacının dava dilekçesinin ayrı ayrı harçlandırılması gerektiği ifade edilmiştir. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı gözetilerek mahkemece; dava konusu edildiği halde harcı yatırılmayan diğer davacılar için de harcı tamamlamak üzere davacılar vekiline Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç tamamlanmadığında harcı yatırılmayan davacılar ile ilgili dava dosyasının tefriki ile işlemden kaldırılması, yenilenmemesi halinde bu talebe yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, harcın ikmal edilmesi halinde; her bir davacı için oluşacak uygun sonuç dairesinde ihracın iptali istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, harcı yatırılmayan diğer davacılar hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca Taraf ehliyeti davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki hak ehliyetinin, medeni usul hukukunda büründüğü şeklidir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları Medeni Kanuna göre belirlenir.( HMK m.50; MK m.8, m.48) buna göre hak ehliyetine sahip olan her gerçek (MK m.8) ve tüzel (MK m.48) kişi davada taraf (olabilme) ehliyetine de sahiptir (m.50) (Prof.Dr ..., Medeni Usul Hukuku El Kitabı , .... Yayınları Cilt ...., s:.... ) Her gerçek kişi yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava açıldıktan sonra yani yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti MK 28 maddesi uyarınca son bulur. Bu nedenle onun adına da davaya devam edilebilmesine imkan yoktur. Yalnız mirasçıları ilgilendiren mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar mirasbırakanın ölümüyle konusuz kalmaz, bu davalara mirasçılar tarafından devam edilir . Taraflardan birinin ölümü üzerine miraçların mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunda belirlenen süreler (MK m. 605 vd) geçinceye kadar davanın ertelenmesi gerekmektedir. Mirasın reddi süresinin MK m. 606-607 uyarınca geçmesinden sonra ölen tarafın bütün mirasçıları duruşmaya çağrılmalı, miraçların duruşmaya gelmesi veya yeni bir vekili göndermesi halinde davaya devam edilmeli, ölen tarafın mirasçılarının bazısının duruşmaya gelmemesi durumunda ise gelmeyen mirasçı/mirasçılar davaya katılması, olmazsa MK 640/3 maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanmasını sağlamak üzere gelen mirasçıları mahkemece bir süre verilmesi gerekmektedir. Miras ortaklığına bir temsilci atanınca, miras ortaklığında, miras ortaklığı temsilcisi davaya devam eder. Bu haliyle ölen tarafın miraçları, davayı mecburi dava arkadaşlığı olarak hep birlikte takip ederler. Davaya konu uyuşmazlıkta ise; Uyap sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinde, davacılardan ...'ın 13.01.2025 tarihli ölüm kaydı bulunduğu anlaşıldığından davalının yargılama aşamasında vefatı nedeniyle yukarıda belirtilen bilgiler ışığında taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle harç eksikliği konusunda işlem yapmadan davaya devam edip delilleri esastan değerlendiren ilk derece mahkemesi kararı hatalı olduğundan davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelemeden kararın kaldırılmasına, dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmış ve iş bu esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Kaldırma kararı doğrultusunda harç yatırılması için davacıları muhtıra çıkartılmış ve ... dışındaki davacılar tarafından harç yatırıldığı için yargılamaya devam olunmuş, ... yönünden ise tefrik kararı verilmiştir.
DELİLLER VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
İş bu dava, davalı kooperatifin 31.07.2021 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların ve 24 yıldır sonuçlandırılmayan tasfiye kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosyaya celp edilen Kooperatif kayıtları uyarınca davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak genel kurul kararlarının iptali istemine dair huzurdaki davayı açma yetkisine sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davacı asilin vekiline █████/2025 tarihinde tebligat yapıldığı vekile █████/2026 tarihinde tebligatın ulaştığı ancak davacı vekilinin █████/2026 tarihi itibariyle vekillikten çekildiği, vekillikten çekilme dilekçesinin ise davacı asile tebliğ edildiği, dosyanın █████/2026 tarihli duruşmasında davacı asilin mazeret dilekçesi sunmadığı duruşma gün ve saatinde davacının hazır olmadığı uyap sisteminden de mazeret göndermediği anlaşılarak işlemden kaldırıldığı, 3 aylık süre zarfında dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İşlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal süresi içerisinde yenilenmeyen iş bu davanın HMK 150. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırına iadesine,
5-Davalı kooperatif kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı kooperatife verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!