Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, mal satış sözleşmesi kapsamında avans olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığı ve muvazaalı ciro edildiği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun yargısal değerlendirmesi.
Özet: Davacı şirketin, mal satış sözleşmesi uyarınca avans olarak verilen çeklerin davalı şirketin edimini ifa etmemesi ve kötü niyetle ciro edilmesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, bu nedenle borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinin durdurulması ve kötü niyet tazminatı talebiyle açtığı menfi tespit davasında mahkeme, kambiyo senetlerinden kaynaklanan bu tür ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurmanın kanunen dava şartı olduğunu ve mevcut durumda bu şartın yerine getirilip getirilmediğini incelemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
İşbu dava mahkememizde görülmekte olan █████████ esas sayılı Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasından tefrik edilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı şirket ile davalı .... arasında imzalanan 17.04.2025 tarihli mal satış sözleşmesi uyarınca avans olarak verilen toplam 2.400.000 TL bedelli iki adet çekin, davalı şirketin taahhüt ettiği inşaat malzemelerini teslim etmemesi ve arabuluculuk görüşmelerine de katılmayarak edimini ifa etmekten kaçınması sebebiyle bedelsiz kaldığı; davalı şirketin yargı yolunu engellemek ve borçlunun defi haklarını düşürmek amacıyla bu çekleri hiçbir ticari ilişki bulunmayan diğer davalı ...’ye muvazaalı şekilde ciro ettiği ve bu kötü niyetli hamil tarafından İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile haksız takip başlatıldığı gerekçesiyle, davacı şirketin telafisi imkansız zarara uğramasını önlemek adına takibin tedbiren durdurulması, söz konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti ve davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davanın yetkili mahkeme açılmadığı, davacı taraf, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu’nun.... sayılı dosyası üzerinden arabuluculuğa başvurmuş ise de, bu başvuru yalnızca diğer davalı şirket yönünden yapıldığını, müvekkili ... arabuluculuk sürecine taraf edilmediğini, davacının iddia ettiği üzere, arabuluculuk süreci sonrasında çeklerin iptal edileceği düşüncesiyle diğer davalının çekleri muvazaalı olarak müvekkili ...’ye ciro ettiği yönündeki iddia gerçeği yansıtmadığını, çeklerin düzenleme (keşide) tarihleri ile arabuluculuk tarihi birlikte değerlendirildiğinde muvazaa iddiasının dayanaksız olduğunun görüldüğünü, davaya konu çekler 30.07.2025 ve 30.08.2025 düzenleme tarihli olduğunu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, çeki müvekkile ciro eden diğer davalı ile davacı arasındaki arabuluculuk görüşmesi ise 24.07.2025 tarihinde gerçekleştirildiğini, ayrıca ispat külfetinin davacıda olduğunu, Öncelikle usuli şartları taşımayan bu davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin, haksız ve dayanaksız dava açan davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki 17.04.2025 tarihli sözleşme kapsamında verdiği iddia edilen dava konusu avans çeklerinden dolayı davacının borçlu olup olmadığı, çeklerin hamili olan davalı ...''nin çekleri iyi niyetli olarak iktisap edip etmediğine ilişkin menfi tespit davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca;" Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,
"Dava şartı olarak arabuluculuk,
Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Somut olayda dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; TTK nun 3.kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu davalar tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Dava ve takip konusu kıymetli evrak olan çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti olduğu için iş bu dava mutlak ticari davadır. Dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde davalı ... yönünden arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı anlaşılmakla, TTK 5/A-1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 40.986,00-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye kalan 40.254,00-TL'nin karar kesinleştiği ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!