Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazası sonucu müvekkilin kalıcı sakatlığı nedeniyle açılan, sigorta şirketlerini içeren 1.8 milyon TLlik maddi ve manevi tazminat davasında verilen kısmen kabul kısmen ret kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: İstinaf incelemesine konu bu evrak, 15.12.2022 tarihinde meydana gelen, iki traktörün hatalı sollama girişimi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybeden aracın yolcusu olarak kalıcı sakatlık yaşayan davacının, başlangıçta 150.000 TL manevi ve şimdilik 100 TL maddi tazminat talep ettiği, ancak daha sonra toplam 1.807.551,80 TLye yükselttiği maddi ve manevi tazminat davasında, yerel mahkemenin kısmen kabul ve kısmen ret yönündeki kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesini kapsamaktadır.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024 (Karar)NUMARASI : 2022/...Esas, 2024/...KararDAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : .../███████KARAR YAZIM TARİHİ : .../███████Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Asıl ve birleşen dava davacısı vekili asıl dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ve müvekkilin yolcu konumunda olduğu ... Plakalı aracın, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ve ot yüklü olan ... plakalı traktör ile sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ve ot yüklü olan ... plakalı traktörün birbirini sollarken sollama yapan traktörün gidiş istikametini kapatması nedeniyle traktöre çarpmamak için direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle tarlaya girmesi neticesinde 15...2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, kaza tespit tutanağında sürücü ... ve sürücü ...'ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu olay sebebiyle hastanede tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, müvekkilinin ...Kadastro Müdürlüğü'nde Kadastro Teknikeri olarak çalıştığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde duymuş olduğu acının ve korkunun da telafi edilmesinin gerektiğini, meydana gelen kaza sonucu müvekkilin vücudunda kırıklar oluştuğunu, belinden ameliyat olmak zorunda kaldığını ve beline 6 tane platin takılmasının gerektiğini, malul kalan müvekkilinin hayatını idame ettirebilmesinin güç hale geleceğini ve akranlarına göre işlerini ifa ederken fazlaca efor sarf edeceğini, müvekkilinin 150.000,00 T.L. manevi tazminat, geçici iş göremezlik nedeniyle 50,00-TL, daimi iş göremezlik nedeniyle 50,00-TL olmak üzere şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkili için 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl ve birleşen dava davacısı vekili birleşen dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bu olay sebebiyle hastanede tedavi gördüğünü, malul kaldığını, nitekim ATK tarafından düzenlenen 12/...2023 karar tarihli maluliyete ilişkin raporda müvekkilin maluliyeti %23 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin ...Kadastro Müdürlüğü'nde kadastro teknikeri olarak çalıştığını, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayıs sigorta şirketlerine müracaat ettiklerini, davaya konu kaza nedeniyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/...Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, söz konusu davanın halen derdest olduğunu, dava konusu kaza ile ticaret mahkemesindeki davaya konu kazanın aynı olduğunu, bu itibarla usul ekonomisi gereği işbu dosyanın, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/...Esas sayılı dosyasına birleştirilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla izah olunan ve tefkikiniz sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle, maddi tazminat miktarının bilirkişi tarafından hesaplanacak tutar üzerinden ıslah etmek/bedel artırımı yapmak üzere şimdilik meydana gelen trafik kazası nedeniyle; öncelikle işbu dosyanın Erzurum Asfiye Ticaret Mahkemesi 2022/...Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine, müvekkilimin yaralanması sebebiyle oluşan maluliyet nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik nedeniyle 50,00-TL daimi iş göremezlik nedeniyle 50,00-TL, olmak üzere şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari faizi birlikle tüm davalılardan müştereken ve müfeselsilen (Şigorta şirketi yönünden poliçe Timiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, davacı müvekkil için 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte Sigorta Şirketleri dışında kalan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin 21/.../2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini toplam 1.807.551,80-TL olarak artırdığı anlaşılmıştır.CEVAP:Asıl dava davalısı ...Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığını, usule uygun olmayan başvurulara binaen ikmal edilen davaların, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen başvuru evrakları ekinde kaza tespit tutanağı, bir kısım genel adli muayene raporlarının sunulduğunu, davacı tarafa müvekkil şirketçe eksik evraklara ilişkin bilgilendirme yapıldığını, istenilen evrakların şirkete iletilmediğini, davacının kazanın ve zararın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, tazminat sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının kalıcı iş göremezlik zararının oluşmadığını, aylık bağlanıp bağlanmadığının araştırılması ve şayet bir ödeme yapıldı ise hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilmesinin gerektiğini, ayrıca davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz talebinin hukuka uygun olmadığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; daha önce davacı tarafından maluliyet tazminatı talepli olarak müvekkil şirkete başvurulduğunu fakat değerlendirme yapılabilmesi için gerekli olan evrakların tamamının gönderilmediğini, Sigorta Genel Şartlarında rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortacının istemi üzerine rizikonun ve tazminatın kapsamının belirlenmesi için gerekli ve beklenebilecek her türlü bilgi ve belgeyi makul sürede sağlamak sigortalının yükümlülükleri arasında sayıldığını, eksik evrak olan maluliyet raporunun davacı tarafa bildirildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının maluliyet oranının ve kusur durumunun Adli Tıp Kurumu ....İhtisas Dairesi tarafından tespitinin gerektiğini, poliçe tarihinde geçerli olan genel şartlar gereğince davacının talebinin teminat dışı olduğunu, talebe konu tedavi, geçici bakıcı ve geçici iş görememe tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davacının talebinin Genel Şartlar kapsamında reddinin gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine, müvekkili firmanın temerrüde düşmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu nedenle müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesi savunmuştur. Asıl dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında tutulan tespit tutanağında ... plaka numaralı traktörden hiç bahsedilmediğini ancak kazaya üç araç karıştığını, bu nedenle kaza tespit tutanağının hatalı tanzim edildiğini, olay mahallindeki yolun 6 m genişliğin tek yol olduğunu, bu yolda zeminin asfalt-kuru, vakitin gündüz, havanın açık, mahalin meskun mahal dışı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin önünde bir anda diğer traktör ile karşı karşıya kaldığını, o sırada onlara çarpmamak için direksiyonu kırdığını ve hemen frene basmışsa da mesafenin çok kısa olması nedeniyle kazaya engel olamadığını, müvekkilinin tüm trafik kurallarına uyarak seyir halindeyken tüm tedbirleri almasına rağmen kazanın meydana geldiğini, bahse konu trafik kazası dava dışı .... isimli şahsın arazilerinde ölçüm yapmaya gidildiği esnada meydana geldiğini, bir kamu görevinin gereğinin yerine getirildiği esnada meydana gelen trafik kazasında husumetin idare aleyhine yöneltilmesinin gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde meydana gelen olay sebebiyle yaralandığını, bu yaralamanın %19 oranında maluliyetine sebebiyet verdiğini iddia etmiş olsa da olay akabinde herhangi bir yaralanmanın gerçekleşmediğini, karşılıksız menfaat taşıma amacı taşıdığını, davacının gerçekten bir maluliyeti olup olmadığının var ise bu iş göremezliğin bahse konu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak rapor aldırılmasını talep ettiklerini ve tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asıl dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olay günü müvekkilinin traktörü ile seyir halindeyken ...mahallesi istikametinden siyah renkli bir aracın süratli bir şekilde geldiğini gördüğünü, aracın rahat geçmesi amacıyla yolun sağına doğru geçtiğini, ancak bu esnada müvekkilinin arkasından gelen traktör müvekkili sollamak istediği için yolun sol tarafında bulunduğundan, siyah renkli araç bu traktöre çarpmamak için direksiyonu sola doğru kırarak yoldan çıktığını, olay nedeniyle müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, siyah renkli aracın da gerek yolun mavi traktör nedeniyle kapalı olması gerekse de hızının fazlalığı nedeniyle mıcıra kapılıp çayıra sürüklendiğinin anlaşılacağını, müvekkilinin olay sebebiyle herhangi bir kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte istenilen manevi tazminat miktarının da afaki olduğunu, manevi tazminata hükmedilirken hakkaniyetli olunması gerektiğini, talep edilen maddi tazminatın karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak nitelikte olduğunu ve tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen dava davalısı .... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu durumun mübrez kaza tespit tutanağı incelendiğinde açıkça anlaşılacağını, tutanaklarda yazdığı üzere davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ile ... plakalı traktör sürücüsü ...'in kazaya sebebiyet verdiğini, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere sigortalı aracın maluliyete sebebiyet veren kazaya etkisinin olmadığını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur. Birleşen dava davalısı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, maluliyete sebebiyet veren kazaya etkisinin olmadığını, davaya konu alacağın da haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğini, bu nedenle sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla mezkur kazada davacının müterafik kusurunun mevcut olduğunu, tazminat hesabından müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacı araç içerisinde seyahat halindeyken emniyet kemerini takmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari %20 oranında indirim yapılmasının gerektiğini, kazada kusurunun olmamasına rağmen davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerinin de fahiş miktarda olduğunu, aynı şekilde manevi tazminat lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağını, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, ancak davacının talep ettiği miktarın elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok yüklenmeye çalışılan bir ceza, elde edilmeye çalışan bir gelir niteliğinde olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Buna göre, davadaki daimi iş gücü kaybına yönelik maddi tazminat isteği bakımından mahkememizce hükme esas alınan 31...2024 günlü bilirkişi kurulu raporuna göre meydana gelen kazada kusurlu oldukları sabit görülen davalı ... ve ZMM sigortacısı davalı Ankara ...Sigorta Şirketi ile birleşen dosya davalıları ... ve ZMM sigortacısı .... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu cihetine gidilmiş; esasen toplam 1.807.551,80 TL. maddi (daimi iş gücü kaybı) tazminatın tümünden adı geçen davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu iseler de, davacı vekilince dosyaya sunulan 21...2024 günlü bedel artırım dilekçesinde tazminat bölünerek talep edilmiş olduğundan; eş deyişle davacının hak ettiği toplam 1.807.551,80 TL. maddi (daimi iş gücü kaybı) tazminat tutarı kusura göre paylaştırılarak davalılardan ayrı ayrı talep edilmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak mahkememizce de buna yönelik hüküm tesis edilmiş ve buna göre davacı yararına belirlenen 1.807.551,80 TL. maddi (daimi iş gücü kaybı) tazminatın, 361.510,36 TL.'sinin davalılar ... ve Ankara ...Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen; bakiye 1.446.041,44 TL.'sinin ise birleşen dosya davalıları ... ve .... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmiştir (1-a hüküm fıkrası).Hükmedilen faiz yönüyle; UYAP sistem üzerinden temin edilip dosya arasına alınan araç kayıtlarına göre zarara neden olan ve davacının içinde bulunduğu ... plakalı aracın cinsinin kamyonet olduğu ve fakat kullanım amacının hususi olduğu; yine birleşen dosya davalısı ...a ait ... plakalı aracın da zirai nitelikte traktör olduğu anlaşıldığından ortada avans faize hükmedilmesini gerekli kılan yasal bir neden olmadığı değerlendirilerek hükmedilen tazminat yönüyle yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; davacı vekilinin maddi tazminat yönüyle avans faize hükmedilmesi yönündeki talebi yerinde görülmemiştir.Yine, hükmedilen faiz yönüyle davalı gerçek kişiler bakımından haksız fiilin gerçekleştiği 15...2022 tarihi, davalı sigorta şirketleri bakımından ise başvuru red (sükût) tarihleri esas alınıp sigorta şirketlerinin sorumlulukları poliçe limiti ile sınırlandırılmıştır. Nitekim dosya kapsamından, davalı Ankara ...Sigorta Şirketi'ne 10.10.2022 tarihinde, diğer davalı .... Sigorta A.Ş.'ye ise 25.09.2023 tarihinde ilk kez müracaat edildiği görülmekte olup bu tarihlerden 8 gün sonrasında temerrüde düştükleri anlaşılmaktadır.Yine, dava belirsiz alacak niteliğinde olduğundan sonradan artırıma konu edilen kısımlar bakımından da dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.Bu çerçevede, somut uyuşmazlıkta hatır taşıması savunması bulunmamasına göre mahkememizce bu husus re'sen tahkikat konusu yapılmamıştır. Kaldı ki, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü ...'ın savcılık soruşturma dosyasındaki 15...2022 günlü kolluk ifade tutanağına göre davacının, davalının işini görmeye gitmek üzere araçta bulunduğu anlaşılmaktadır. Oysa hatır için yolcu taşımadan söz edebilmek için, somut olayın özelliğine göre ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması, eş deyişle taşımada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.Yine, davacının müterafik kusur anlamına gelen bir eylemi olduğuna dair dosyada somut bir delil bulunmamasına göre tazminatta bir indirime gidilmemiş; davalı ...un ve sigortacısı .... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere davacının emniyet kemerini takmadığı iddiası soyut kalıp kanıtlanamamıştır. Davalılar ...Sigorta A.Ş. ve ... yönünden ise; mahkememizce hükme esas alınan 31....2024 günlü bilirkişi kurulu raporuna göre meydana gelen kazada davalı ...'in bir kusurunun bulunmadığı sabit olduğundan ve bu haliyle haksız fiil sorumluluğu bakımından "kusur" unsuru gerçekleşmediğinden, davalı ... ve sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'ye yönelik daimi iş gücü kaybı bakımından ileri sürülen maddi tazminat istekli davanın ve davalı ...'e yönelik manevi tazminat istekli davanın ayrı ayrı reddi cihetine gidilmiştir (1-b ve 1-ç hüküm fıkraları).Her ne kadar davacı vekilince davalılar ...Sigorta A.Ş. ve ...'e husumet yöneltilmesi bakımından yanılgıya düştükleri ve 6100 sayılı HMK'nın 124/4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de, bu yöndeki iddia kusur raporu alındıktan sonra ileri sürülmüş olup dava konusu hadise içerisinde yer alan bir kişiye yönelik dava açılması ve tahkikat aşamasında bu kişinin kusursuz olduğunun anlaşılması objektif koşullarda davacının kabul edilebilir bir yanılgıya düştüğü sonucunu doğurmayacağından davacı vekilinin bu yöndeki savı dosya kapsamına uygun görülmemiştir. Dava dilekçesi ve birleşen dosya dava dilekeçsi ile talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı bakımından; aşamalarda davacı vekilince dosyaya sunulan ....06.2024 günlü dilekçe ile gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada başta talep edilen maddi tazminat kalemleri yönüyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinden açıkça feragat edilmiş olmakla bu yöndeki istek bakımından feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir (1-c hüküm fıkrası).Davadaki manevi tazminat istemi bakımından ise;Yukarıda değinildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğinden ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu hadisede davacının yaralanmış olması karşısında davacı yararına 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu değerlendirilerek; somut olayın özellikleri itibariyle kusurun taksir düzeyinde olması, yargılama aşamasında dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Kurulunun 12...2023 günlü raporuna göre davacının yaralanmasının niteliği ve tüm dosya kapsamı itibariyle davacı yararına 80.000,00 TL. manevi tazminat takdir edilerek belirlenen tazminata haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren faiz işletilmiş ve 31...2024 günlü bilirkişi kurulu raporuna göre kusurlu oldukları anlaşılan davalı ... ile birleşen dosya davalısı ...un müştereken ve müteselsilen sorumluluğu cihetine gidilmiştir. Fazlaya ilişkin istek ise açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak;Yukarıda yer verilen açıklamalar, değinilen yasal düzenlemeler ve tartışılan deliller itibariyle mahkememizce yürütülen tahkikat sonucunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle " Davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile;1-a)15...2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı yararına belirlenen 1.807.551,80 TL. maddi (daimi iş gücü kaybı) tazminatın, 361.510,36 TL.'sinin davalı ... yönünden haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren ve davalı Ankara ...Sigorta Şirketi bakımından ise poliçe limit sorumluluğu dahilinde olarak ve başvuru red (sükût) tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Ankara ...Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen; bakiye 1.446.041,44 TL.'sinin birleşen dosya davalısı ... yönünden haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren ve birleşen dosya davalısı .... Sigorta A.Ş. bakımından ise poliçe limit sorumluluğu dahilinde olarak ve başvuru red (sükût) tarihi olan 04.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalıları ... ve .... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,b)Davalılar ...Sigorta A.Ş. ve ... yönünden daimi iş gücü kaybı tazminatı bakımından ileri sürülen maddi tazminat istekli davanın REDDİNE,c)Dava ve birleşen davada geçici iş göremezlik tazminatı olarak ileri sürülen maddi tazminat isteği bakımından tüm davalılar yönünden ayrı ayrı feragat nedeniyle davanın REDDİNE,ç)Davalı ... yönünden ileri sürülen manevi tazminat istekli davanın REDDİNE,d)Davacı yararına takdir edilen 80.000,00 TL. manevi tazminatın, haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve birleşen dosya davalısı ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE; Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı vekili, asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi vekili, birleşen dava davalısı ... vekili ve asıl dava davalısı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Asıl ve birleşen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, kusur belirlemesinde hataya düşüldüğünü, müvekkilinin maluliyetinin oldukça düşük belirlendiğini, hesap raporunda bir kısım hesaplamalarda hata olduğunu, müvekkilinin alacağının bilirkişi raporunda hesaplanandan daha yüksek olduğunu, müvekkilinin gerçek zararının hesaplanması gerektiğini, bilirkişi tarafından gelecek dönem hesabı yapılırken asgari ücretin esas alındığını, ancak müvekkilinin aldığı maaş miktarı göz önüne alındığında emekli olduğunda dahi müvekkilinin asgari ücretin üzerinde bir ücret alacağının aşikar olduğunu, bu nedenle asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, tüm davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, maddi tazminat miktarının paylaştırılmasının hatalı olduğunu, davalı ...Sigorta ve davalı ...'e yönelik davanın devam ettirilerek reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu kaza meydana geldikten sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağında kazaya karışan araç sürücülerinin sadece ... ve ... olarak gösterildiğini ve kusur atfının sadece bu kişiler yönünden yapıldığını, ...CBS'nin 2022/... Soruşturma sayılı dosyasında Ek KYOK kararında soruşturma dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna atıf yapılarak ...un kusuru bulunmadığından bahisle bu kişi yönünden takipsizlik karar verildiğini, tüm bu hususlar ışığında ilk başta ..., ... ve sigortacılarına karşı dava ikame ettiklerini, mahkemece yapılan yargılama sırasında aldırılan raporlarda dava dışı ... ve davalı ...'a kusur atfı yapıldığını, davalı ...'ın ise kusursuz olduğunun belirlendiğini, davalı ... ve sigortacısı olan ...Sigortaya dava yöneltilme sebebinin hem kaza tespit tutanağında hem de savcılık makamınca kusur atfedilmiş olmasının ...a ise herhangi bir kusur atfedilmemesi olduğunu, dava ikame edilirken dürüstlük kuralına aykırı şekilde kötü niyetli olarak hareket etmediklerini, kaldı ki Savcılık makamının dahi hataya düştüğünü, izah etmeye çalıştıkları şekilde bu yanlışlık nedeniyle davalıyı belirlemede hataya düştüklerini, müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük kaldığını,, bu itibarla davalılar lehine manevi tazminat açısından vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, olay tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiklerini, mahkemece buna göre hüküm kurulması gerektiğini, işbu dilekçede belirttikleri istinaf kararının da bu yönde olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin hatalı belirlendiğini, gerekçeli karar ilamında ...un vekili yok iken lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki müvekkili lehine tek vekalet ücretine hükmedilen davada davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sigorta şirketleri yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin poliçe limiti kapsamında değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu, nitekim poliçe miktarının salt davacının maluliyetten kaynaklı zararını teminat altına alır şekilde düzenlendiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin poliçe limiti içerisine dahil edilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından sağlık kurulu raporu iletilmeden KTK'nın 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadan huzurdaki davanın açıldığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının usule aykırı başvuru yaptığı, dava dilekçesinin ekindeki başvuru dilekçesinde de açıkça görüldüğünü, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının sigortalı ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu, sigortalı araç sürücüsü veya malikiyle de akrabalık bağı bulunmadığını, bu halde yapılan taşımanın hatır taşıması olduğu gözetilerek tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının yaralanma bölgeleri gözetildiğinde kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığının açık olduğunu, zararı bilerek ve isteyerek artıran davacının müterafik kusurlu olduğunun kabul edilerek tazminat hesabından en az %20 indirim yapılması gerektiğini, dosya kapsamında teminat limitinin üzerinde bir tazminat hesaplandığını, müvekkil şirketçe sigortalı aracın %20 kusurlu olması sebebiyle 361.510,36-TL'den sorumlu olduğu belirtilmişse de yargılama gideri, harç, aleyhe vekalet ücretinin tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kararın bu sebeple dahi kaldırılması gerektiğini, müvekkili aleyhine vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu, hatalı olduğu gibi ilamın infazında da tereddüt oluşturduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olacağı ferilerin açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Birleşen dava davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminatta sorumluluk dayanağı olarak ATK raporu olduğunu, oysa bu raporun sadece müşteki beyanı gözetilerek hazırlandığını, bu itibarla hatalı olduğunu, olay yerinde kazada sorumluluğunun tespiti için keşif yapılması taleplerinin olduğu halde değerlendirilmediğini, hatta trafik kazası nedeniyle müvekkilinin hakkında ...Asliye Ceza mahkemesinde açılan davanın derdest olup kesinleşmediğini, bu dosya sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği kanaatinde olduklarını, tazminat hesabının hatalı olduğunu, davacının kamu çalışanı olduğunu, tüm tedavi giderlerinin kamu tarafından karşılandığını, çalışmadığı dönemde maaş ödemesi de aldığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Asıl dava davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana geliş şekli itibariyle müvekkiline izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, mahkeme tarafından talep ve iddiaları dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, gerekçeli kararda hatır taşıması savunması bulunmadığından resen tahkikat konusu yapılmadığının belirtildiğini, ancak 23/..../2023 tarihli cevap dilekçelerinde hatır taşıması açıkça savunma olarak beyan edilmiş ise de dikkate alınmadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığından hükmün kaldırılmasını talep ettiklerini, kabul etmemekle birlikte hatır ilişkisi olduğundan müvekkili hakkında indirim uygulanmaksızın verilen kararın kaldırılması gerektiğini, dava konusu kazanın dava dışı ...'ın arazilerinin ölçüm işçi için gidiliği esnada gerçekleştiğini, müvekkilinin İstanbul ilinde yaşadığını, yaz ayında tatil için geçici olarak Erzurum'a geldiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşımasının tazminattan indirim sebebi olarak sayılmamasının hakkaniyet ile bağdaşmadığını, sırf hatır için herhangi bir karşılık almadan işletenin zararın tamamından sorumlu tutulmasının adalet duygusuna da aykırı düştüğünü, kaldı ki zarar görenin işletenin aracına hatır için binmekle de tehlikey kabul etmekte bu tür bir zarara rıza gösterdiğini, defaatle bu hususu ileri sürmelerine rağmen mahkemece ileri sürülmediği gerekçesiyle dikkate alınmadığını, dolayısıyla tazminat miktarında indirim yapılmadığını, kazanın oluş şekline bakıldığında müvekkilinin tüm trafik kurallarına uyarak seyir halindeyken tüm tedbirleri almasına rağmen kazanın meydana geldiğini, gerçekleşen kazada müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, asıl ve birleşen dosyalarda trafik kazası sebebiyle iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin asıl ve birleşen dosya dava dilekçesinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ve müvekkilinin yolcu konumunda olduğu aracın, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ve ot yüklü olan ... plakalı traktör ile sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ve ot yüklü olan ... plakalı traktörün birbirini sollarken sollama yapan traktörün gidiş istikametini kapatması nedeniyle traktöre çarpmamak için direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle tarlaya girmesi neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalılar vekillerinin cevap dilekçesinde ayrı ayrı davanın reddini talep ettikleri, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle;-Olaya ilişkin olarak soruşturma aşamasında ATK'dan alınan 24...2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'in asli, davalı sürücü ...'in alt düzeyde tali oranda kusurlu olduğunun, sürücü ...'ın kusurunun olmadığının belirtildiği, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında ATK'dan alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'in % 80 oranında, davalı sürücü ...'in % 20 oranında kusurlu olduğunun, sürücü ...'ın kusurunun olmadığının belirtilmesine, yine ilk derece mahkemesince yargılama sırasında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ...'den alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'in % 80 oranında, davalı sürücü ...'in % 20 oranında kusurlu olduğunun, sürücü ....'ın kusurunun olmadığının belirtilmesine, bu haliyle gerek savcılık soruşturma aşamasında alınan ATK raporu ve gerekse ilk derece mahkemesince ATK'dan ve ....'den alınan bilirkişi raporlarının birbirini teyit etmelerine, aralarında herhangi bir şekilde çelişki bulunmamasına ve bu suretle davalı sürücüler ... ve ...'in olaydaki kusur durumlarının sabit hale gelmesine, -Yargıtay içtihatları ile oluşturulan uygulama birliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih 2019/...-2020/... sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün olmaması, TRH 2010 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılmasının gerekmesine, (Yargıtay 4. HD ████████ E. █████████ K.) bu hususun yerel mahkemece de doğru şekilde kararda değerlendirilmiş olmasına, -Davacının bedel artırım dilekçesinde davalıların kusur oranları üzerinden talepte bulunmasına,-Davalı Ankara ...Sigorta A.Ş vekili tarafından hatır taşıması definin cevap dilekçesinde ileri sürülmemesine,-Davadan önce davacının sigorta şirketine başvuru yapmasına göre davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüte düşürülmesine göre sigorta şirketi yönünden belirlenen faiz başlangıcının isabetli olmasına,-6098 sayılı TBK'nın 117. Maddesine göre haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, bu sebeple olaya sebebiyet verenler ve işletenler yönünden faiz başlangıcı için ayrıca zarar gören tarafından temerrüte düşürülmesine gerek olmamasına, olayda sürücü ve aynı zaman da araç işleteni konumunda olan davalılar ... ve ... yönünden faiz başlangıcının olay tarihinden itibaren başlatılmasının yerinde olmasına,-Trafik kazasına konu olup davalı ...a ait bulunan zirai traktör niteliğindeki aracın ticari niteliği bulunmadığı anlaşılmakla; uygulanabilecek faiz türünün yasal faiz olmasına (Yargıtay 4. HD █████████ E. ██████████ K.)-Trafik kazasına konu olup davalı ...'e ...'a ait bulunan kamyonet niteliğindeki aracın kaza tespit tutanağındaki tespitlere göre ticari niteliği bulunmadığı, hususi olarak kullanıldığı anlaşılmakla; uygulanabilecek faiz türünün yasal faiz olmasına (Yargıtay 4. HD ██████████ ██████████ K.)-Davacının dava dilekçesinde manevi tazminat yönünden yasal faiz talep etmesine, -6098 sayılı TBK'nın 74. Maddesine göre Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmamasına, aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamayacağına, göre; Davalı ... vekilinin tüm, davacı vekili, davalı Ankara ...Sigorta vekili ile davalı ... vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.a-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece, zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır. Yargıtay 4. HD █████████ E. █████████ K. Yargıtay 4. HD █████████E. ████████ K. Yargıtay 4. HD █████████ E. █████████ K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E. ████████ K. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. Yargıtay 17.H.D. █████████ E. █████████ K.)Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani Müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur. Ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Örneğin; motosiklette yolcu olan kişinin ayağındaki kırık nedeniyle maluliyeti oluşmuşsa kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması doğru değildir. Bazı hallerde emniyet kemeri takılmaması nedeniyle zararın arttığı iddiası varsa kazanın meydana geliş şekline göre Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alırken emniyet kemeri takıp takmamasının yaralanmasına etkili olup olmadığının değerlendirilmesi istenmelidir. Müterafik kusurun Yargıtay tarafından taraflar ileri sürmese de resen araştırılması ve tartışılması gerektiği kabul edilmekte ve %20 oranında indirim uygulanmaktadır.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Somut olayda mahkemece her ne kadar "davacının müterafik kusur anlamına gelen bir eylemi olduğuna dair dosyada somut bir delil bulunmamasına göre tazminatta bir indirime gidilmemiş; davalı ...un ve sigortacısı .... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere davacının emniyet kemerini takmadığı iddiası soyut kalıp kanıtlanamamıştır" gerekçesiyle davacının olayda müterafik kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de; davalı ...'in kullandığı kamyonet tipi araçta arkada sol tarafta oturan davacının kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu belirtilmiş ise de dosya içerisinde bulunan ATK raporuna göre davacıda olay sebebiyle sırt ağrısı T12 vertebra burst fraktür, vertebra korpus posterioru spinal kanala hafif taşma izlendiğinin, belde ağrı, hareket kısıtlılığı şikayeti olduğunun, bel hareketleri ağrılı olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın yaralanması olduğunun belirtildiği, davacının soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan beyanında olay anında araç içerisinde yukarı aşağı gittiği ve akabinde belinin üzerine düştüğünün belirtildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının arka sol koltukta yolcu olarak seyahat ettiği, kaza anında araç içerisinde savrulan ve vücudunun çeşitli yerlerini araç içerisindeki sert kısımlara çarparak yaralanan davacının Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın yaralanması sonucu sırt ve bel bölgesinden darbe aldığı anlaşılmaktadır. Davacının araçta arka koltukta Karayolları Trafik Yönetmeliği 150. Maddesine aykırı olarak emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği, kamyonetin kontrolden çıkarak tarlaya girmesi sonucu araç içerisinde savrularak ve belinin üzerine araç içerisine düşen davacının bel ve sırt bölgesinden yaralandığı, bu itibarla, davacının yaralanma sebebi de gözetildiğinde, araçta emniyet kemeri takmadan gayri nizami şekilde seyahat etmesi davranışının zararını artırıcı bir etken olduğu, (6098 sayılı TBK 52. md) (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E. ██████████ K.) davacının kendi can güvenliği için tehlikeli biçimde araç içerisinde yolcu olarak emniyet kemeri takmadan seyahat etmek suretiyle zararın doğumunda etkili olduğu olayda müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ E. █████████ K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E. ██████████ K.) Tüm bu kriterler bir arada değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacının olaydaki müterafik kusuru da dikkate alınarak tespit edilen maddi tazminat miktarına % 20 oranında müterafik kusuru indirimi yerine yukarıda belirtilen gerekçe ile davacının olayda müterafik kusurunun bulunmadığı yönündeki tespit isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi vekili ve asıl dava davalısı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. b-Mahkemece her ne kadar "somut uyuşmazlıkta hatır taşıması savunması bulunmamasına göre mahkememizce bu husus re'sen tahkikat konusu yapılmamıştır. Kaldı ki, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü ...'ın savcılık soruşturma dosyasındaki 15...2022 günlü kolluk ifade tutanağına göre davacının, davalının işini görmeye gitmek üzere araçta bulunduğu anlaşılmaktadır" gerekçesiyle hatır taşıması indirimi yoluna gitmemiş ise de; davalı ... vekilinin süresi içerisinde dosyaya ibraz ettiği cevap dilekçesinde açıkça hatır taşıması indirimi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hatır taşıması, zarar görenin ücret mukabili taşınmadığı bir taşıma türüdür. Mahkemece hatır taşıması nedeni ile indirim yapılabilmesi için, davalı tarafça bu hususun savunma olarak ileri sürülmüş olması gerekmektedir. Bir olayda hatır taşımasının varlığının kabul edilebilmesi için taşımanın ücretsiz olması yeterli olmayıp, taşıma işinin ailevi bir yükümlülüğün icrası kapsamında da gerçekleştirilmemesi gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre hatır taşımacılığı varsa hükmedilen maddi tazminattan %20 nispetinde indirim yapılması gerekir. Ayrıca hatır taşıması sebebiyle tazminattan hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidildiğinden bu mahsup sebebiyle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekir. (Yargıtay 17. HD. ██████████ Esas ve ██████████ Karar).Oysa hatır için yolcu taşımadan söz edebilmek için, somut olayın özelliğine göre ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması, eş deyişle taşımada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. 2918 sayılı KTK'nun 87/1. maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 818 sayılı BK'nun 43. (6098 sayılı TBK'nun 51.) maddesi uygulama alanı bulacaktır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K.) Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. 2918 sayılı KTK.Madde 87 – (Değişik: █████/.... - ... md.) Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.”şeklindeki düzenleme ile hatır taşıması ve aracın hatır için verilmesi halinde de tazminattan indirim yapılması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 51. Maddesine göre; Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Yargıtay hatır taşıması bulunduğunun davalı tarafından cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği süresinden sonra yapılmış olması ve hiç savunma bulunmaması halinde mahkemece resen dikkate alınmayacağını kabul etmektedir. Zarar görenin hatır için taşındığının tespiti halinde belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak hatır taşıması indirimi sadece taşıyan için geçerli olup kazaya karışan karşı aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına karşı da dava açılmış ise hatır taşıması indirimi sadece taşıyan araç yönünden yapılması gerekir. Anne baba kardeşler çocukların taşınması halinde hatır taşıması olmayacağı kabul edilmektedir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamından davacının aracın arka koltuğunda yolcu olduğu, kendi isteği ile bindiği, olay günü dava dışı ...'ın arazisinin kadastro ölçümü için gittikleri, geri dönüş sırasında kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı ... davacının hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile olayda hatır taşıması olmadığını kabul ederek tazminattan indirim yapmadığı görülmektedir.Davacı taraf davalı ... vekilinin hatır taşıması define karşı, araçta menfaat karşılığı taşındığını ispatlar delil sunmamıştır. Dosya kapsamından ve savcılık soruşturma dosyasındaki ifadelerden davacının yolcu olduğu araçta dava dışı ...'ın hatırına binaen davalı ... tarafından hatır için taşındığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında Yargıtay ve Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca talep edilen tazminat miktarı üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı oluğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra bir menfaat karşılığı olmayan hatır için taşıma varsa hatır indirimi yapılacak, ayrıca zarar gören zararın artmasına sebep olmuş yada zarar doğuran fiile rıza göstermiş ise Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ E. ██████████ K.) Mahkemece tazminat miktarı belirlenirken, Dairemiz uygulamalarına göre; desteğin hatır için taşınması durumunda %20 oranında, müterafik kusuru olması durumunda da ayrıca %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre; mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden, %20 oranında hatır taşıması indirimi, daha sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yaparak tazminatı belirlemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17 HD ██████████ E. █████████ K.)Somut olayda öncelikle bilirkişi tarafından belirlenen tazminat miktarı üzerinde Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği belirlenen % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması, % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/4-65 E. █████████ K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ E. ██████████ K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla sürücü ...'in % 20 oranında davalı sürücü ...'in % 80 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden feragat etmiş olması sebebiyle davacının uğradığı sürekli iş göremezlik zararı toplam 7.858.920,85 TL olup; dairemizce re'sen yapılan hesaplamada tazminattan tarafların kusur oranı ve % 20 oranında hatır taşıması ve % 20 oranında müterafik kusur indirim oranı bu miktarlar üzerinden yapılmış ve; Davacının ...'dan talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı için; 7.858.920,85 TL (Toplam sürekli iş göremezlik zararı) - 6.287.136,68 TL (% 80 ...'in kusur oranına tekabül eden miktar) 1.571.784,17 TL (% 20 ...'in kusur oranına tekabül eden miktar) 314.356,83 TL (% 20 hatır taşıması indirim miktarı) =1.257.427,34 TL -251.485,46 TL (% 20 müterafik kusur indirim miktarı) 1.005.941,88 TL 231.366,63 TL (% 23 maluliyet karşılığı) olarak hesaplanmış olmakla davacının davalı ...'dan talep edebileceği maddi zararının olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının Ankara ...Sigorta A.Ş'den talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı için; 7.858.920,85 TL (Toplam sürekli iş göremezlik zararı) - 6.287.136,68 TL (% 80 ...'in kusur oranına tekabül eden miktar) 1.571.784,17 TL (% 20 ...'in kusur oranına tekabül eden miktar) 314.356,83 TL (% 20 müterafik kusur indirim miktarı) 1.257.427,34 TL 289.208,28 TL (% 23 maluliyet karşılığı) olarak hesaplanmış olmakla davacının davalı Ankara ...Sigorta A.Ş'den talep edebileceği maddi zararının olduğu sonucuna varılmıştır. Ödenen miktar zararı kısmen karşılıyor ise ödenen miktar kadar davanın konusuz kaldığına, kalan miktarın davalılardan tahsiline karar vermek gerekir. Ödeme yapan sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edilmiş ise davacının teminat limiti kadar sigorta şirketinden feragat ettiği kabul edilmekte eğer ödemenin üzerinde, ama teminat limiti altında zararı varsa işleten yönünden de feragatin sirayet ettiği kabul edilmektedir. Yargıtay son kararlarında feragatin sadece işletene sirayet ettiği kabul ediliyor. Yani sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış, davacı tarafından ibra verilmiş ve davadan feragat edilmiş ise işletenin poliçe limiti kadar sürücünün ise ödenen miktar kadar borçtan kurtulacağı kabul ediliyor.Davacı tarafın, zarardan müteselsilen sorumlu olan davalılardan biriyle yapacağı sulh ve ibra nedenine dayanan davadan feragatten, diğer müteselsil sorumluların yararlanması gereklidir. Ne var ki; belli limitler dahilinde, işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenen trafik sigortacısına verilen ibra ve sigortacı hakkındaki feragatin, işleten bakımından poliçedeki teminat limiti kadar ve sürücü bakımından ise ancak sigortacının fiilen ödediği miktar kadar dikkate alınabileceği gözetilmelidir. Yargıtay 4 HD █████████ E-█████████ K. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra bir menfaat karşılığı olmayan hatır için taşıma varsa hatır indirimi yapılacak, ayrıca zarar gören zararın artmasına sebep olmuş yada zarar doğuran fiile rıza göstermiş ise tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecektir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik hale geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi kararından sonra 31.10.2024 tarihinde davalı ...Sigorta A.Ş'nin ibra edildiği, 1.000.000,00 TL poliçe limiti ve faizi ve vekalet ücreti ödemesi yapıldığı, miktar itibariyle kesinleşen davacının tazminat alacağı ile davalı sigortacı tarafından tazminat asıl alacağı olarak ödenen miktar dikkate alınmak suretiyle, kaza tarihindeki teminat limiti olan 1.000.000,00 TL'yi aşan tazminatlardan davalı işleten ile sürücünün (müteselsilen), sigortacının her bir davacı için fiilen ödediği tazminat asıl alacağının üzerinde kalan tazminatlardan ise sadece davalı sürücü ...'in sorumlu olacağı gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. İndirimde sıra ise şu şekilde yapılacaktır. kusur-hatır (sadece taşıyan için )-müterafik kusur – ödeme şeklindedir. Davacının ...dan talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı için; 7.858.920,85 TL (Toplam sürekli iş göremezlik zararı)- 1.571.784,17 TL (% 20 ...'in kusur oranına tekabül eden miktar) 6.287.136,68 TL (% 80 ...'ın kusur oranına tekabül eden miktar)- 1.257.427,33 TL (% 20 müterafik kusur indirim miktarı) 5.029.709,35 TL 1.156.833,15 TL (% 23 maluliyet karşılığı) - 1.000.000,00 TL (sigorta şirketince davadan sonra ödenen poliçe limiti ve faiz miktarı) = 156.833,15 TL olarak hesaplanmış olmakla davacının davalı ...dan talep edebileceği maddi zararının olduğu sonucuna varılmıştır. c-Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda; olayda davalı sürücü ... % 80 oranında, davalı sürücü ... % 20 oranında, oranında kusurlu olması neticesinde davacı % 23 oranında malul kalacak şekilde yaralanmıştır. Olayın oluş şekli, kazadaki kusur durumu, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü manevi tazminatın belirlenmesinde en önemli etkenlerdir. Ancak, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Tüm bu kriterler bir arada değerlendirildiğinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının; davacının aracın arka sol koltuğunda seyahat etmekte iken kaza anında emniyet kemeri takmaması ve olay anında vücudunu araç içerisinde bulunan sert sicimlere çarpması sonucu yaralanmanın bel ve sırt bölgesinden aldığı darbeler neticesinde davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak, takdir edilecek manevi tazminat miktarının da müterafik kusur durumuna göre takdir edilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirme olay tarihi ve olay tarihindeki ülkenin ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü ile, davacının yaralanma derecesi, davacının hayatı boyunca elim bir kaza sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle acısını yaşayacağı gözetildiğinde, davacının müterafik kusuru dikkate alındığında dahi davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu anlaşılmaktadır. d-Davacı lehine hesaplanan maddi tazminattan, % 20 oranında müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması nedeniyle, indirim sonrası belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınarak kendisini temsil ettiren davalılar yararına müterafik kusur indiriminden ve hatır taşımasından dolayı reddedilen kısımlar için vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ E. █████████ K.) .e-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ E. ██████████ K.)Yukarıda belirtilen açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemenin hüküm kısmında 1-a, 2, 4, 5, 6, 9 nolu bentlerde "davalı Ankara ...Sigorta Şirketi bakımından ise poliçe limit sorumluluğu dahilinde olarak" şeklinde hüküm oluşturulduğu halde sigorta şirketlerinin teminat limitlerine tekabül miktarların açıkça belirtilmeden hüküm kurulduğu görülmüştür.Cismani zarara ilişkin tazminat davalarında hüküm kurulurken poliçe limiti sigorta şirketi taraf ise mutlaka sorumlu olduğu limitin yazılması gerekir. Özellikle ödeme varsa davalı sigorta şirketinin kalan limitle sorumlu tutulması gerektiğinden kalan limitin belirtilmesi ve talep edilen tazminatın geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı bakıcı gideri ve tedavi gideri farklı teminat limiti belirtildiğinden her talep için limitin belirtilmesi gerekir.Destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili olarak yine birden fazla davacı varsa her biri için ayrı ayrı hüküm kurulması, sigorta şirketi taraf ise ve özelliklede garame hesabı yapılmış ise sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın yazılması gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ██████████ E. ████████ K.)Zira ilamların infaz edilecek kısmı hüküm kısmıdır. İlamın gerekçesine göre talepte bulunulamaz. İcra mahkemesi de hükmün aynen infazını sağlamakla görevlidir. İcra mahkemesi hükmü yorumlayamaz. Yorum yolu ile değiştiremez.İlamlı takipte, mahkeme tarafından yazılıp, imza olunan ve mahkeme mührü ile mühürlenerek taraflara verilen böylece ilam niteliğini kazanan karar dayanak gösterilerek takip başlatılır, icra emri de buna göre düzenlenir. İcra müdürünün veya icra hakiminin ilamın hüküm fıkrasının değiştirilmesi anlamına gelecek işlem ya da yorum yapması mümkün değildir. Borçluya gönderilen icra emri, kanuna ve özellikle ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK 41, 16/1,2. maddeleri). Şikayeti inceleyecek icra mahkemesinin yetkisi ise sınırlıdır. Bu nedenledir ki, yerleşik yargısal uygulamada ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu, hüküm içeriğinin aynen infazı gerektiği ve gerek icra dairesinin gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı kabul edilmiştir .(HGK 8.10.1997 tarih ███████-517 E, ████████ K.; 22.3.2006 gün ███████-92 E, ███████ K.; 25.6.2008 gün ███████-45 E, ████████ K). Bu sebeple mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde sigorta şirketlerinin sorumlu oldukları miktarların belirtilmemesi sebebiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması 6100 sayılı yasanın HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle de yerinde görülmemiştir. Tüm bu kriterler bir arada değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacının olaydaki müterafik kusuru ve hatır taşıması da dikkate alınarak tespit edilen maddi tazminat miktarına ayrı ayrı % 20 oranında hatır taşıması indirim ve müterafik kusuru indirimi yerine aksini bu hususun reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın ve belirtilen diğer yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekili, davalı Ankara ...Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. 355. Maddeleri gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .... Sigorta A.Ş tarafından sigorta poliçe limiti kapsamında ödeme yapıldığı için ...sigorta yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;I-Birleşen dava davalısı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESESTAN REDDİNE. II-Asıl ve birleşen dava davacısı vekili, asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi vekili ve asıl dava davalısı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının AYRI AYRI KISMEN KABULÜ ile; kararın HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine,III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-Asıl dosyanın davalılar ... ve Ankara ...Sigorta Şirketi yönünden kısmen kabulü ile;a-289.208,28 TL maddi (daimi iş gücü kaybı) tazminatının davalı ... 231.366,63 TL'sinden sorumlu olmak üzere davalı ... haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren, davalı Ankara ...Sigorta Şirketi ise başvuru red (sükût) tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Ankara ...Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, b-Davalılar ...Sigorta A.Ş. ve ... yönünden daimi iş gücü kaybı tazminatı bakımından ileri sürülen maddi tazminat istekli davanın reddine,c-Geçici iş göremezlik tazminatı olarak ileri sürülen maddi tazminat isteği bakımından tüm davalılar yönünden ayrı ayrı feragat nedeniyle davanın reddine,d-Davalı ... yönünden ileri sürülen manevi tazminat istekli davanın reddine,2-Birleşen dosyanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile;a-156.833,15 TL.'nin haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,b-Geçici iş göremezlik tazminatı olarak ileri sürülen maddi tazminat isteği bakımından tüm davalılar yönünden ayrı ayrı feragat nedeniyle davanın reddine,c-.... Sigorta A.Ş. yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, 3-Asıl ve birleşen dosyada 150.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil (kaza) tarihi olan 15...2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve birleşen dosya davalısı ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.755,81 TL karar ve ilâm harcından, peşin olarak alınan 512,67 TL'nin ve 1.234,73 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 18.008,41 TL bakiye karar ve ilam harcının (Davalı ... 14.406,72 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılar Ankara ...Sigorta Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,5-Birleşen 2023.... Esas sayılı dosyasında maddi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.713,27 TL karar ve ilâm harcından, peşin olarak alınan 512,67 TL'nin ve 4.938,95 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.262,05 TL bakiye karar ve ilam harcının davalı ...dan alınarak hazineye irat kaydına,6-Birleşen 2023/....Esas sayılı dosyasında maddi tazminat yönünden konusuz kalan kısım yönünden; 732,00 TL harcın .... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,7-Asıl ve birleşen dosyada hükmedilen manevi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50 TL. karar ve ilâm harcının davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,8-Asıl ve birleşen dosyada; davacı tarafından karşılanan 350,55 TL. (80,70 TL.+269,85 TL.) başvuru harcı ile 7.201,34 TL. (512,67 TL.+512,67 TL.+6.176,00 TL.) karar ve ilâm harcı olmak üzere toplam 7.551,89 TL. harç yargılama giderinin davalılar Ankara ...Sigorta Şirketi, ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-Asıl ve birleşen dosyada; davacı tarafından karşılanan bilirkişi, posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 12.146,00 TL. yargılama giderinin davalılar Ankara ...Sigorta Şirketi, ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Arabuluculuk Dava Şartı Başvuru Dosyasında (Ankara Arabuluculuk Bürosu 2022/...) yapılan 3.200,00 TL. arabuluculuk giderinin davalılar Ankara ...Sigorta Şirketi, ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,11-Birleşen dosyada yapılan Arabuluculuk Dava Şartı Başvuru Dosyasında (İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2023/...) yapılan 3.200,00 TL. arabuluculuk giderinin davalı ...dan alınarak hazineye irat kaydına,12-Davalılarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Asıl ve birleşen dosyada; maddi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. doğrultusunda belirlenen 46.273,32 TL. vekalet ücretinin (Davalı ... 45.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılar Ankara ...Sigorta Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14-Birleşen dosyada; maddi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. doğrultusunda belirlenen 45.000,00 TL. vekalet ücretinin ...dan alınarak davacıya verilmesine, 15-Asıl Dosyada; Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar ...Sigorta A.Ş. ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. doğrultusunda belirlenen 50,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 16-Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar ...Sigorta A.Ş., ..., Ankara ...Sigorta Şirketi, ..., ... ve .... Sigorta A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. doğrultusunda belirlenen 50,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 17-Asıl ve birleşen dosyada; manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. doğrultusunda belirlenen 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 18-Asıl dosyada; reddedilen manevi tazminat yönünden; Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. (md. 10/3) doğrultusunda belirlenen 30.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,19-İhtiyati haciz kararına esas mahkemesine veznesine depo edilen ve aşamalarda vadeli bir hesaba aktarılan 15.000,00 TL. tutarındaki teminat bedelinin (işlemiş ve işleyecek tüm nemaları ile birlikte) karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 20-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddeleri gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep aranmaksızın yatıran tarafa iadesine" şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;IV-İstinaf aşamasında alınması gereken 98.779,09-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 32.234,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 66.544,42-TL harcın birleşen dava davalısı ...dan alınarak hazineye irat kaydına,V-İstinaf başvurusu sırasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,VI-Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,VII-Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından istinaf aşamasında asıl ve birleşen dava yönünden yatırılan toplam 2.338,80-TL Başvuru harcı ile 348,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.687,30-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davalılarından alınarak asıl ve birleşen dava davacısına verilmesine, VIII-Asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,IX-Asıl dava davalısı Ankara ...Sigorta Şirketi tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,...-TL Başvuru harcı ile 146,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.315,...-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davacısından alınarak adı geçen davalıya verilmesine, X-Asıl dava davalısı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,XI-Asıl dava davalısı ... tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,...-TL Başvuru harcı ile 146,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.315,...-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davacısından alınarak adı geçen davalıya verilmesine,XII-Davalı ... Müdürlüğü harçtan muaf olup harç yatırılmadığından iadesi gerekli harç bulunmadığına, XIII-Davalı ... Müdürlüğü tarafından istinaf aşamasında yapılan posta giderinden ibaret toplam 630,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, XIV-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,XV-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,XVI-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere ....04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.