İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, gemi yangınında sigortalı emtianın zayi olması nedeniyle açılan rücuen tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, Türkiyeden Avusturya/İtalyaya taşınırken 06.02.2008 tarihinde Und gemisinde çıkan yangında zayi olan sigortalı alüminyum profil emtiası için sigortalısına ödediği 101.582,42 YTL bedelin, gemi sahibi ve taşıyıcıdan rücuan tahsili talebiyle açtığı tazminat davasının, davalıların sorumluluklarını sınırlama ve kusursuzluk savunmalarıyla ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2025
NUMARASI:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... sayılı poliçe ile sigortalı dava dışı .... Şti'ne ait alüminyum profil emtiasının Türkiye/Avusturya arasında nakledilmek üzere (2) numaralı davalıya teslim edildiğini, sigortalı emteaların taşındığı ... plakalı aracın İstanbul'dan Trieste /İtalya'ya gitmek üzere (1) numaralı davalıya ait bulunan ... gemisine yüklendiğini, sigortalı emtialar ve yüklendiği araçların 06.02.2008 tarihinde ... gemisinde çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, meydana gelen yangın sebebiyle müvekkili şirketçe sigortalı emtiada 101.582,42 YTL hasar tespit edilmiş olup anılan hasar tazminatının 24.04.2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına kanunen halef olduğunu, talep ve dava haklarının müvekkili şirkete geçtiğini ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenen 101.582,42'nin 24.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, müvekkiline ait ... isimli ... gemisinin █████/2008 getarihinde hareket ettiğini, █████/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertedeki kamyonlardan birinde başlayan yangının 10 dakika gibi bir süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve gemideki tüm yüklerin tamamen zayi olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, yanarak zayi olan ... gemisinin hurda olarak ... 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yükler için ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarının 2.643.31. Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacaklarına alacak oranında paylaştırılacağını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Şti. vekili, savunmasında özetle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, müvekkilinin istenilen paranın haklı bir dayanağının bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini, müvekkilinin davacının sigortalısına ait malları taşıma işini üstlendiğini, müvekkiline ait araçların da diğer davalının gemisinde yandığını, müvekkili davalının kusuru bulunmadığını, dava konusu olayın CMR Konvansiyonuna tabi olduğunu, taşıyıcı konumundaki müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının talep ettiği tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından ... Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirketin sigortalısına ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı emtianın taşındığı ... plakalı araç ile İstanbul'dan /... / İtalya'ya gitmek üzere (1) numaralı davalıya ait bulunan ... gemisine yüklendiğini,... adlı gemiye yüklendiğini, █████/2008 tarihinde meydana gelen yangın rizikosu neticesinde sigortalı şirkete 101.582,42 YTL hasar tazminatı ödendiğini belirterek sigorta tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ████████ Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ████████ olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda █████/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ███████ Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, ███████-624 Esas ve █████████ Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra ████████ Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra █████/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2023 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR █████ sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2023 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. "gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyadaki lehe bilirkişi raporlarına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtaydaki pilot davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, pilot davanın Yargıtayda temyiz incelemesinde olduğunu, kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, mahkemenin 2016 yılında ''Mahkememizin ███████ E. Sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine, bu aşamada dosyanın ön incelmeye alınmasına beklenen dosya kesinleştikten sonra duruşma günü tayin edilerek tahkikat aşamasına geçilmesine'' karar verildiğini, mezkur ara karardan dönülmeksizin ve beklenen pilot dava kesinleşmeksizin işin esasına girilmesi ve davanın reddedilmesinin usulen hatalı olduğunu, anılan gerekçe ile halihazırda Yargıtay'da olan pilot dosyanın kesinleşmesinin ve dönüşünün beklenmesini ve bu işlemler tamamlanmadan acele ile verilmiş olan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının istinaf sebeplerinin reddi gerektiğini, müvekkili lehine maktu değil nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait emtiaların gemide taşınması sırasında meydana gelen yangın sonucunda zayi olması sebebiyle, nakliyat emtea taşıma sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği sigorta tazminatı bedelinin davalı taşıyanlardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı .... Şti.arasında 01.02.2008 tarihinde nakliyat emtea sigorta poliçesi düzenlendiği, sigortalının emtiaların taşınması sırasında meydana gelecek rizikoların sigortalandığını, dava dışı sigortalının emtialarının davalı ... Şti. Tarafından taşınması işinini üstlenildiği, 01.02.2008 tarihli CMR belgesine göre dava dışı sigortalının emtialarının Bilecikten Avusturyaya taşındığı, İstanbul'dan gemiye yüklendiği, ...Limanından deniz taşımacılığı yapan davalı ... AŞ'ye ait ... gemisi ile yola çıktığı, geminin Hırvatistan açıklarında iken 06.02.2008 tarihinde çıkan yangın sonucunda tırların ve içindeki malların yanarak kullanılmaz hale geldiği, bunun sonucu olarak davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısının zayi olan emtiaları sebebiyle 101.882,42 TL hasar tazminatı ödemesi yaptığı, sigortalıdan ibraname aldığı, ibranamenin dosyada mevcut olduğu, ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle 13.01.2009 tarihinde eldeki davanın açıldığı, mahkemece, aynı mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, söz konusu dosyanın yeni esas numarasının ████████ Esas sayılı dosya olduğu, bu dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2023 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı gereği ... gemisinde çıkan yangın olayında davalılardan gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verildiği, eldeki uyuşmazlık bakımından da dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Bekletici mesele yapılan İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas (Eski esas ████████ Esas) sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın ████████ Esas sayılı dosya ile .... Şti.tarafından eldeki davanın konusu olan taşımadaki gemide yüklü bulunan dorse ve çekicilerin tamamının yanarak zayi olduğu iddiası ile ... AŞ (Eski unvanı: ... AŞ) aleyhine açıldığı ve maddi tazminat isteminde bulunulduğu, mahkemenin 27.01.2011 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile geminin ana güvertesinde nedeni tespit edilemeyen tır araçlarının birinde yangın çıktığı, gemide SOLAS kuralları gereği bulunması gereken tüm sertifika ve teçhizatın tam olarak bulunduğu, personelin de eğitimli görülmesine rağmen yangına yapılan tüm müdahalelerin başarısız kaldığı, olayda 6762 sayılı Kanun'un 1019'uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulama yeri olmadığı, 6762 sayılı Kanun'un 1062'nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davalının mutlak sorumsuzluğu nazara alınarak, gerek gemi adamlarının teknik kusuru, gerekse idari kusuru nedeniyle davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazları karşılamak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacı tarafın iddialarının tek tek incelenmek suretiyle Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması gereğine işaret edilerek bozulduğu, mahkemenin 19.12.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.03.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bunun üzerine mahkemenin 27.04.2016 tarihli ve ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile önceki kararında direnilmesine karar verildiği, direnme kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.10.2018 tarihli ve ███████-624 Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına kurul çoğunluğu tarafından karar verildiği, mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararına uyularak verilen 17.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar ve 23.02.2023 tarihli ilamı ile; "... Dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR █████ sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle davalı tarafın temyiz isteminin kabulü ile davanın tümden reddine dair hüküm tesis edilmesi için kararın bozulduğu, bunun üzerine mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile onanmış olduğu görülmüştür. Davacı, yaptığı ödeme sonucu sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ... Şti.ise sigortalının emtialarını taşıyan kara taşımacısı olup emtiaların taşındığı tır ile birlikte gemiye yüklendiği, gemide çıkan yangın sonucunda emtiaların yanarak zayi olduğu, bekletici mesele yapılan dava dosyasında da davalının, eldeki davadaki gibi geminin donatanı şirket olduğu, dava konusu tazminat talebinin dayanağı olayın da eldeki davadaki gibi gemide meydana gelen 06.02.2008 tarihli yangın olayı olduğu görülmektedir.HMK 165.maddesi uyarınca, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.Öte yandan, olay tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HMUK'nın 295.maddesinde, ''Mahkeme ilamlariyle katibiadillerce re'sen tanzim olunan senetler sahteliği ve salahiyattar memurların salahiyetleri dahilinde usulüne tevfikan tanzim veya tasdik ettikleri vesikalar hilafı ispat olununcaya kadar delili kati teşkil eder.Şu kadar ki mahkeme işbu evrak hakkında şüpheyi davet eden haller görürse bunları tanzim ve tasdik eden daireden izahat itasını isteyebilir." düzenlemesi, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 204/1maddesinde ise ''İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar." düzenlemesi yer almaktadır.HMK'da pilot dava şeklinde bir düzenleme olmamakla birlikte yasal düzenlemenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı olaya dair farklı dava dosyalarında farklı ve çok sayıda inceleme ile bilirkişi raporları alınması gereksiz gider yapılmasına neden olmakla birlikte farklı mahkemelerden farklı kararlar çıkması ihtimalini de beraberinde getirecektir. Bu durum HMK'nın 30.maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu gibi farklı mahkemelerin birbiri ile çelişkili kararlar vermesinden dolayı adil yargılanma hakkının ve hukuki güvenlik ilkesinin de ihlal edilmesi sonucunu doğuracaktır. Mahkemece, ████████ Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, devam eden oturumlarda bir çok kez bu karar tekrar edilmiş ve yeni numara alan ████████(████████ ve ████████ ) Esasta görülen davanın sonucunun beklenmesine karar verilmiştir.Somut olayda, aynı gemi kazası sonucunda meydana gelen zarardan dolayı açılan birden fazla dava dosyası söz konusudur. Tüm dosyalarda kazanın meydana gelmesinde taşıyıcının sorumluluğunun olup olmadığının belirlenmesi öncelik ve önem arz etmektedir. Mahkemece aynı yangın olayı nedeni ile taşıyıcının sorumluluğuna dair görülmekte olan dava sonucunun bekletici mesele yapılması, hukuki belirlilik, öngörülebirlik ilkelerine uygun düştüğü gibi usul ekonomisi ve adil yargılanma ilkesi göz önünde bulundurulduğunda usul ve yasaya uygun olmuştur. Zira aynı konuda farklı kararlar verilmesi hukuk güvenirlirliğini zedeleyeceği gibi adil yargılanma hakkının da ihlali anlamına gelecektir. Diğer taraftan, davacı vekili davalı şirket çalışanları ve gemi adamlarının usulüne uygun şekilde yangına müdahale etmemeleri nedeniyle zarar oluştuğu ileri sürülmüş ise de, ileri sürülen bu husus bekletici mesele yapılan dosyada alınan raporla ve bu raporlara göre verilen kararla kesin şekilde çözülmüş olup oluşan zarardan davalı gemi donatanının sorumlu olmadığı kesin şekilde belirlendiğinden, davacı vekilinin davalı gemi donatanı yönünden ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davacının taşıma konusu emtialarını kara yolu ile taşıyan diğer davalı şirketin meydana gelen zararla eylemleri arasında herhangi bir illiyet bağı ispat edilmemiş olduğundan bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun olmuştur.Davacı vekili tarafından her ne kadar bekletici mesele sayılan dosyanın kesinleşmesi beklenilmeksizin karar verildiği ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, bekletici mesele yapılan dava dosyasında verilen kararın istinafa konu karar verildikten sonra Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile onanmış olduğu ve önceki ilamlar da birlikte değerlendirildiğinde, kesinleşmesinin beklenilmesinde hukuki yarar olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiş ve davacı vekilinin isitnaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı ...AŞ vekili, vekalet ücretinin nispi hükmedilmesi gerekirken maktu hükmedildiğini ileri sürmüş ise de, mahkemece karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca nispi olarak hesaplandığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!