İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, davalı şirket çalışanının sahte kargo gönderimleri kaynaklı haksız icra takibi neticesinde ödenen bedelin iadesi ve mutabakat imza incelemesi talepli istirdat davası.
Özet: Davacı, kargo gönderim hizmetleri aldığı davalı şirket tarafından, bir çalışanının sahte gönderiler ve indirim hakkı istismarıyla oluşturduğu haksız ve dayanaksız bir icra takibi sonucu, aracına konulan haczi kaldırmak amacıyla gerçekte borçlu olmadığı 13.000 TLyi ödemek zorunda kaldığını iddia ederek bu meblağın yasal faiziyle iadesini talep ederken, davalı ise takibin taraflar arasındaki taşıma sözleşmeleri ve cari hesap mutabakatlarından kaynaklanan ödenmemiş borç nedeniyle meşru olduğunu savunarak davanın reddini istemiş olup, mahkeme taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktası olan mutabakat metnindeki davacı imzasının gerçekliğini Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit etme yoluna gitmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA/Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın 2013 yılından itibaren davalı ...A.Ş'ye ... Şubesinden çeşitli seferler kargo gönderimi gerçekleştirildiğini, faydalandığı hizmetlere ilişkin bedelleri peşin olarak ödediğini, ilgili tarihte müvekkilinin şahsına kayıtlı şirketin gerçekleştirdiği ticari faaliyetten ötürü, müvekkiline davalı şirket tarafından indirimli kargo hizmetinden faydalanma hakkının tanındığını, müvekkili ...'nın 2015 yılının Kasım ayında tebellüğ ettiğini tebligat ile davalı şirket tarafından, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibi ile aleyhine 8.806,00-TL'lik icra takibi başlatıldığını öğrendiklerini, oysaki müvekkillerinin davalı kuruma takip tarihi itibariyle hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin şaşkınlık içerisinde ilgili takip talebinde davalı kurumun vekili ile şifahen görüştüğünü, kendisine daha önceden kargo gönderiminde bulunduğu ... Şubesinde çalışan "..." adli bir kişinin sürekli müşteriler adına onların indirim haklarından faydalanmak üzere sahte kargolar göndererek, bunları davalı şirket adına faturalandırıldığı, böylesi dosyaların sık sık rastalndığı bilgisi verilerek telkin edildiğini ve vekil tarafından takipten feragat edileceği bilgisinin kendisine verildiğini, müvekkilinin imzasının taklit edilmek suretiyle başlatılan haksız takip karşısında müvekkili ...'nın alacaklı vekilinin beyanına itibar edilmişse de takibe dair herhangi bir işlem yapılmadığını ve bu haksız takibin kesinleştiğini, davalı şirket vekilinin ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının █████/2017 tarihinde yenilenerek ... esasını aldığını, müvekkilini ...'nın şahsına ait ... plakalı 2005 model ... marka aracını dava dışı üçüncü kişiye satmak istediğinde aracına yakalama konulduğunu, aracın hacizli olduğunu öğrenerek şaşkınlık yaşadığını, dosya hesabı kapatılmadığı takdirde herhangi hacizlerin kalmayacağı bilgisinin verilidğini, dosya hesabının 15.240,00-Tl olduğun daha önceden 2.000,00-TL ödeme yapıldığının kendisine bildirildiğini, müvekkilinin kendisine ait aracın satışın yapabilmek gayesiyle gerçekte olmayan borcu ödemek zorunda kaldığını, tüm bu nedenlerle, müvekkili aleyhine haksız olarak başlatılan ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe ilişkin davalı şirkete yaptığı 13.000,00-TL ödemenin, ödeme tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tüm yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA/Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan yetki sözleşmesi uyarınca uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davaya konu takibin davacının taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinden doğan bedel ödeme yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle açılmış olduğunu, davacının somut delillerle desteklenmeyen taleplerinin reddinin gerektiğini, söz konusu takibin meşrutiyetini taraflar arasında bulunan cari hesap ekstresi ve hesap mutabakatlarından almakta olduğunu, davacının müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yosun davasının reddine karar verilmesini ve yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, her halde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK. 72. maddesine dayalı olarak açılan istirdat davasıdır. Dosyanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasına tevzi edildiği ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 Tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek mahkememizin ...Esasına tevzi edildiği görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacı asil ...'nın incelemeye esas alınmak üzere imzalarının alınması hususunda müzekkere yazılmasına karar verilmiş, mahkememizce ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... talimat sayılı dosyasından imzaların alındığı görülmüştür. Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek davaya konu █████/2015 tarihli mutabakat metninde yer alan imzanın davacının el ürünü olup olmadığı yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin █████/2026 tarihli raporu ile "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu belgede yer alan imza ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.Dava, icra takibi nedeniyle takip baskısı altında yapıldığı iddia olanan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı, takip borçlusu aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında alacağın dayanağı olarak, davacı ... muhatap alınmak üzere keşide edilen ... 30. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekli “mutabık metni” gösterilmektedir. Davacı tarafından takibe konu edilen mutabakat metni altında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı, imzası taklit edilerek mutabık metninin düzenlendiği, davalı tarafından başlatılan takibin kesinleştiği ve cebri icra tehdidi altında icra dosyasına 13.000 TL ödemek zorunda kaldığını ve haksız olarak tahsil edilen 13.000 TL'nin davalıdan istirdatını talep etmektedir. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2006, s. 302).Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ( Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233 ).Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.322-323 ).Senet borçlusu tarafından senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığının iddia edilmesi halinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Davacı tarafından gösterilen deliller toplanmış, davacının sözleşme tarihine en yakın imza örnekleri getirtilmiş, davacının imza örnekleri alınmış, dava konusunun uzmanlık alanına girmesi nedeni ile ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından rapor tanzim edilmesi istenilmiş, ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda dava ve takip konusu █████/2015 tarihli mutabık metninde yer alan imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamı, deliller, ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporu, ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası birarada değerlendirildiğinde takip dayanağı olan mutabık metni altında atılı imzanın davacının el ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu dolayısıyla takip alacaklısına karşı sorumlu olamayacağı kanaatine varılarak, usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan ATK raporu hükme esas alınarak dava konusu bedelin davalı tarafça icra dosyasından tahsil edildiği görülmekle davalı tarafından, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... (Yenilenerek ...) Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından ödenen 13.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal ilam Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... e.... K. Sayılı ilamı )HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... (Yenilenerek ...) Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından ödenen 13.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 888,03-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 222,01-TL harcından mahsubu ile noksan 666,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 13.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 3.277,50-TL yargılama gideri ile 222,01-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı toplamı 3.553,91-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,6-) İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın... tarihli 7.700,00-TL bedelli faturasının davalıdan tahsili ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ilgili hesap numarasına ödenmesine, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır