Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, altyapı çalışması sırasında içmesuyu hattına verilen zarar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bir kamu idaresi, altyapı çalışması yapan bir şirkete karşı, içme suyu hatlarına verilen zarar nedeniyle açılan itirazın iptali davasında, hatların onarım masraflarını ödemeyi reddeden davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını, borcun yasal faizi ve icra inkar tazminatı ile tahsilini talep etmektedir. Davalı şirket ise savunmasında, iddia edilen tarihte ve yerde herhangi bir çalışma yapmadığını, zarar ile kendi fiilleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının sunduğu tek taraflı delillerin yetersiz olduğunu ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, İstanbul/Bakırköy İlçesi, ...... Mah., ..... sk., No:3/0 adresinde █████/2021 tarihinde yapılan alt yapı çalışması esnasında İdarelerine ait içmesuyu hatlarına zarar verilmiş olduğunu, ihbar üzerine iş emri düzenlenmiş olup, gerekli onarım işlerinin mezkûr iş emrine istinaden yapılmış olduğunu, yapılan giderlerin ödenmesi davalıdan istenmiş, ancak davalının söz konusu hasar masraflarını ödemeye yanaşmamış olduğunu, bunun üzerine müvekkili İdare tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden (hasar tarihi itibariyle yasal faizleri ile birlikte) toplamda 2.457,06-TL üzerinden icra takibi başlatılmış, takibe davalı/borçlu tarafından itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu ihtilafın giderilmesi için arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına; asıl alacağa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesindeki belirtilen orana göre gecikme zammı uygulanmasına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının tesislerinin, müvekkili şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu olaya Müvekkil Şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkili şirketin ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiş ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşılmış olduğunu, dava konusu hasar müvekkili şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp müvekkili şirket tarafından davacının tesislerine yapılmış herhangi bir müdahale söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, görüleceği üzere müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin açıkça yasalara aykırı olduğunu, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, müvekkili şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamamış olduğunu, davacı tarafın, dava konusu zarara müvekkili şirketin neden olduğu yolundaki iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, zira davacı yanca işbu iddiasının ispatına elverişli somut hiçbir delil ibraz edilmemiş olduğunu, öyle ki davacı yanca ibraz olunan hasar tespit tutanağı ve sair belgeler ile fotoğrafların, dava konusu hasarı ispat kabiliyeti bulunmadığını, hasar tespit tutanağı ve sair belgelerin, müvekkili şirketin iştiraki olmaksızın davacı yanca tek taraflı olarak tanzim edilmiş olup, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu anlamda ispata elverişli objektif ve kesin somut bir delil vasfını haiz olmayan işbu hasar tespit tutanağı ve sair belgelere istinaden hüküm tesis edilemeyecek olduğunu, yine davacı yanca sunulan fotoğrafların, hangi tarihte ve kim tarafından çekildiği belirsiz olup, bu fotoğrafların da dava konusu hasarı ispat edecek nitelikte olmadığını, öte yandan hasarın meydana geldiği tarihte müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar müteahhitliğini müvekkili şirketin yaptığı altyapı kazı çalışmaları sebebiyle söz konusu hasarın meydana geldiği belirtilmiş ise de belirtilen tarihlerde anılan mahalde müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen herhangi bir kazı çalışması bulunmadığını, açıklanan nedenlerle işletme müdürlüğü ekiplerinin herhangi bir altyapıya zarar verme imkanı bulunmadığını, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmamış olduğunu, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmasından kaynaklanmadığını tekraren ifade etmekle birlikte davacının talep konusu ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, davacı yanın iddia ve taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu edilen fahiş mahiyetteki hasar bedelinin de kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafından sunulan belgelerden ziyade yapılacak inceleme neticesinde davacının gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken indirilecek nitelikteki kalemlerin de hesaba katılarak gerçek zararın tespitini talep ediyor olduklarını, ayrıca davacının dava konusu ettiği hasarı zenginleme aracı olarak kullanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini, iddia olunan hasar öncesinde hasar gören emtianın durumu ve değeri net olarak davacı tarafından ortaya konulması gerektiğini, hasar gördüğü iddia edilen emtianın hasar öncesi durumu, yaşı, eskimesi, amortismanı gibi pek çok hususun hasarın değerlendirilmesi sürecinde göz önünde bulundurulması ve değerlendirmeye dahil edilmesi gerektiğini, talep edilen miktarın rayice ve gerçekliğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, tüm bu yönlerle de bedele ayrıca itiraz ediyor olduklarını, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatına ilişkin şartlar somut olay bağlamında gerçekleşmemiş olup, işbu nedenle reddi gerektiğini, davanın, zarar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucuna göre belirleneceğinden alacağın likit olmadığını, bu nedenle de davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin usul ve yasaya uyarlı bulunmadığını, söz konusu olayda talep edilen bedeller belirli olmayıp; yani likit bir alacak mevcut olmadığını, zira dava konusu edilen hasar nedeni ile (kesinlikle kabul anlamına gelmemekle) mevzuata uygun şekilde müvekkili şirkete başvuru yapılmamış, hasarın tespiti sürecine herhangi bir şekilde dahillerinin sağlanmamışken zararın taraflarınca bilinebilir olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin bu bedeli bilememesinin son derece normal olup, davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile ..... müracaat numaralı hasar bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı idare tarafından davalı kurum aleyhine 955,52 TL 844826 müracaat numaralı hasar bedeli alacağı, 1.501,54 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 2.457,06 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı kurum tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, icra takibine konu zarar alacakları kapsamında davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı hususunda dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Makine Mühendisi bilirkişi ..... █████/2025 tarihli raporunda özetle; davacının hazırladığı hasar dokümanında zarar bedelinin 955,52 TL (KDV) olduğunun, gecikme zammının 1.501,54 toplam bedelin 2.457,06 TL olduğunun, █████/2021 tarihili hasar tespit formunda; ...... Mahallesi, ..... Sokak No:3 Bakırköy/İstanbul adresinde ...... Elektrik Dağıtım A.Ş. firması tarafından yürütülen kazı çalışması esnasında ...... 'ye ait içme suyu şebeke hattı bina bağlantısına zarar verildiğinin, hasarın İSKİ tarafından giderildiğinin ifade edilmiş olduğunu, Toplam Hasar Bedeli= 75,53 + 704,05 TL + 175,92 TL = 955,52 TL (KDV dahil) dosya muhteviyatında bulunan hasar onarım fotoğrafları incelenmiş olduğunu, fotoğraflarda, zarar gören içme suyu hattı bina bağlantısının onarım işlemi ile tamir edildiğinin görülmüş olduğunu, dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları ile hasar tespit tutanağı dikkate alınarak yapılan incelemede; 04.05.2021 tarihinde ..... Mahallesi, ...... Sokak No:3 Bakırköy/İstanbul adresinde ...... Elektrik Dağıtım A.Ş. firması tarafından yürütülen kazı çalışması esnasında, davacı kuruma ait içme suyu hattı bina bağlantısına zarar verildiğinin, içme suyu hattına verilen zararın ..... tarafından 1 adet manşon, 3 metre boru kullanılarak onarıldığının, onarım ve boşa akan 6 m3 suyun toplam maliyetinin KDV dahil 955,52 TL olduğunun anlaşılmış, davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. firmasının yer üstü elektrik kablolarını, yer altına taşınması işi kapsamında dikkatsiz ve özensiz kazı çalışması yaparak, davacı kuruma ait içme suyu hattına zarar vermiş olmasından dolayı tam kusurlu olduğunu, davacı kurumun, yapılan inceleme sonucunda makul olduğu tespit edilen KDV dahil 955,52 TL SONUÇ OLARAK: davacı kurumun, yapılan inceleme sonucunda makul olduğu tespit edilen KDV dahil 955,52 TL zarar bedelini, zarara dikkatsiz ve özensiz kazı çalışmasıyla neden olan davalıdan talep edebilmesinin, ayrıca davacının gecikme zammı talep edebilmesinin takdirinin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.
Sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmakla bilirkişi Hakan Karadağ'a ücret ödenmesine yer olmadığına, dosyanın başka bir makine bilirkişisine tevdi ile davacının talep etmiş olduğu zarar kalemleri hususunda ayrı ayrı inceleme yapılması ve gerekçeli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, Makine Mühendisi bilirkişi ...... █████/2026 tarihli raporunda özetle; dosya muhteviyatına sunulan deliller değerlendirildiğinde; davacı sorumluluğunda bulunan içme suyu yer altı hattında Çağrı kaynağı, 04.05.2021 tarihinde yapılan dava dışı ....... tarafından telefon ihbarı ile belirlenen hasar oluştuğunu, davacı personeli tarafından düzenlenen tek taraflı tutanak ile arızanın kayıt altına alındığını, davacının, sorumluluğunda bulunan içme suyu hattının onarımını yaptığını, içme suyu hattının arızanın oluştuğu yerde çekildiği iddia edilen hasar yeri fotoğraflarında, davalının adının bulunduğu tabelanın olduğunu, davalının, bu tabelanın varlığının olay yerinde olmayacağını belirtse de herhangi bir aksi kanıt olmadığını, yapılan değerlendirmede, davacının sorumluluğunda bulunan içme suyu hattının arızalanmasında, davalının hadise yerinde dikkatsiz, tedbirsiz kazı çalışması yapması sebebiyle %100 kusurlu olduğunun değerlendirilmiş olduğunu, hasar miktarının, %18 ve %18 KDV dahil olmak üzere 955,52 TL hesap edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: 04.05.2021 tarihinde, davacının içme suyu şebekesinin hasarlanmasında, davalının dikkatsizliği/ihmali ile kusurlu olduğunu, oluşan zararın 955,52 TL olduğunu, itirazın iptali değerine uygun olduğunu bildirmiştir.
Somut olayda tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde; davacının davalı şirketin ..... Mahallesi ..... Sokak No:3/0 Bakırköy/ İstanbul adresinde █████/2021 tarihinde yaptığı çalışmalar sonucunda davacıya ait içme suyu zarar verdiği iddiası ile başlatmış olduğu icra takibinde davalının zarara sebebiyet verenin şirketleri olmadığını, davalı şirketin çalışmaları sırasında zarar doğmadığını savunduğu görülmektedir.
Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davalının yaptığı alt yapı çalışmaları sırasında davacıya ait içme suyu hatlarına zarar verildiği iddiası ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, davalı tarafından belirtilen bölgelerde çalışma yapılıp yapılmadığı, davalının hasardan sorumlu olması halinde miktarının belirlenmesi hususlarında toplanmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1).
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için;
Fiil,
Hukuka Aykırılık,
İlliyet Bağı
Zarar
unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Somut olayın değerlendirilmesinde dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere .... Mahallesi, ..... Sokak No:3 Bakırköy/İstanbul adresinde .....Elektrik Dağıtım A.Ş. firması tarafından yürütülen kazı çalışması esnasında ..... ye ait içme suyu şebeke hattı bina bağlantısına zarar verildiği, hasarın ..... tarafından giderildiğinin ifade edilmiş olduğu davacı sorumluluğunda bulunan içme suyu yer altı hattında yapılan telefon ihbarı ile belirlenen hasarın oluştuğu, davacı personeli tarafından düzenlenen tek taraflı tutanak ile arızanın kayıt altına alındığı, davacının, sorumluluğunda bulunan içme suyu hattının onarımını yaptığı, içme suyu hattının arızanın oluştuğu yerde çekildiği iddia edilen hasar yeri fotoğraflarında, davalının adının bulunduğu tabelanın olduğu, davalının, bu tabelanın varlığının olay yerinde olmayacağı belirtse de herhangi bir aksi kanıt olmadığı, dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları ile hasar tespit tutanağı dikkate alınarak yapılan incelemede; 04.05.2021 tarihinde ..... Mahallesi, ..... Sokak No:3 Bakırköy/İstanbul adresinde .... Elektrik Dağıtım A.Ş. firması tarafından yürütülen kazı çalışması esnasında, davacı kuruma ait içme suyu hattı bina bağlantısına zarar verildiğinin, içme suyu hattına verilen zararın ..... tarafından 1 adet manşon, 3 metre boru kullanılarak onarıldığının, onarım ve boşa akan 6 m3 suyun toplam maliyetinin KDV dahil 955,52 TL olduğu, davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. firmasının yer üstü elektrik kablolarını, yer altına taşınması işi kapsamında dikkatsiz ve özensiz kazı çalışması yaparak, davacı kuruma ait içme suyu hattına zarar vermiş olmasından dolayı tam kusurlu olduğu, davacı kurumun, yapılan inceleme sonucunda makul olduğu tespit edilen KDV dahil 955,52 TL zararının oluştuğu, hasar tarihi olan 22.04.2021 ile takip tarihi olan 15.04.2025 arası dönem için arası için avans faizi 1.058,27 TL faizi hesaplanacağı, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaati ile açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 955,52 TL asıl alacak, 1.058,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.013,80 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 955,52 TL asıl alacak, 1.058,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.013,80 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İcra inkar tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak 3.770,16 TL'nin davalıdan, 829,84 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.736,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%81,96) ret oranı (%18,04) dikkate alınarak hesaplanan 6.340,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 2.013,80 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 443,26 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ......
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!