Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, onanmış işçi alacakları ve ilave tediye ödemelerinden kaynaklanan icra takibi sonucu ödenen rücuen tazminat davası.
Özet: Bir kamu kurumu, ihalelerle üstlenilen projelerde karşı tarafın müvekkili tarafından çalıştırılan işçilere yönelik kesinleşmiş mahkeme kararları ve icra takipleri sonucunda oluşan, işçi alacakları ve ilave tediye kapsamında toplamda 320.000 TLyi aşan ödemeleri gerçekleştirdiğinden, bu tutarların asıl işveren sıfatıyla sorumluluğu bulunan karşı taraftan rücuen tahsil edilmesi talebiyle dava açmıştır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığından davanın açılmasının zorunluğu olduğunu. Davacı ... müvekkilince İcra dairesine ödenen ödemeler nedeniyle,1- Karşı tarafların Müvekkili olan ... nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ... vekili tarafından ... sayılı dosyası üzerinden Müvekkili Kurum aleyhine ...'ten kaynaklanan alacaklar ve İlave Tediye talepleriyle “Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası” açılmış, yapılan yargılama sonucunda dava konusu talepleri kısmen kabul edilmiş olduğunu. Karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya hakkında ..... sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olduğunu, ... kararına karşı taraflarınca temyiz yoluna gidilmiş, dosya hakkında ..... sayılı kararıyla ... kararının onanmasına karar verilmiş olduğunu, İşbu mahkeme kararına istinaden ... vekilince ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde 91.516,28-TL Müvekkili Kurum tarafından 12.07.2019 tarihinde icra dosyasına ödenmiş olduğunu. Buna ilişkin dekont dilekçelerinin ekinde sunulmuş olduğunu (Ek-3)2- Karşı tarafların Müvekkili olan ... nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ... vekili tarafından ... sayılı dosyası üzerinden Müvekkili Kurum aleyhine ...'ten kaynaklanan alacaklar ve İlave Tediye talepleriyle “Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası” açılmış olup, yapılan yargılama sonucunda dava konusu talepleri kısmen kabul edilmiş olduğunu, karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya hakkında ..... sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olduğunu. ..... kararına karşı taraflarınca temyiz yoluna gidilmiş olup, dosya hakkında ..... sayılı kararıyla ... kararının onanmasına karar verilmiş olduğunu. İşbu mahkeme kararına istinaden ... vekilince ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde 64.217,39-TL Müvekkili Kurum tarafından 12.07.2019 tarihinde icra dosyasına ödenmiş olduğunu. Buna ilişkin dekontun dilekçelerinin ekinde sunulmuş olduğunu. (Ek-4)3-Karşı tarafların Müvekkili olan ... nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ... vekili tarafından ... sayılı dosyası üzerinden Müvekkil Kurum aleyhine ...'ten kaynaklanan alacaklar ve İlave Tediye talepleriyle “Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası” açılmış olup, yapılan yargılama sonucunda dava konusu talepleri kismen kabul edilmiş olduğunu. Karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya hakkında ..... sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olduğunu. ... kararına karşı taraflarınca temyiz yoluna gidilmiş, dosya hakkında ..... sayılı kararıyla ... kararının onanmasına karar verilmiş olduğunu. İşbu mahkeme kararına istinaden ... vekilince .....Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde 85.953,35-TL Müvekkili Kurum tarafından 12.07.2019 tarihinde icra dosyasına ödenmiş olduğunu. Buna ilişkin dekontun dilekçelerinin ekinde sunulmuş olduğunu. (Ek-5)4- Karşı tarafların Müvekkili olan ... nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ... vekili tarafından .....sayılı dosyası üzerinden Müvekkili Kurum aleyhine ...'ten kaynaklanan alacaklar ve İlave Tediye talepleriyle “Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası” açılmış olup, yapılan yargılama sonucunda dava konusu talepleri kısmen kabul edilmiş olduğunu. Karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya hakkında ..... sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olduğunu. ..... kararına karşı taraflarınca temyiz yoluna gidilmiş olup, dosya hakkında ..... sayılı kararıyla ... kararının onanmasına karar verilmiş olduğunu. İşbu mahkeme kararına istinaden ... vekilince ..... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde 82.861,98-TL Müvekkili Kurum tarafından 12.07.2019 tarihinde icra dosyasına ödenmiş olduğunu. Buna ilişkin dekontun dilekçelerinin ekinde sunulmuş olduğunu. (Ek-6)5-Karşı tarafların Müvekkili olan ... nezdinde ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ... vekili tarafından .....r sayılı dosyası üzerinden Müvekkili Kurum aleyhine ...'ten kaynaklanan alacaklar ve İlave Tediye talepleriyle “Alacak (İşçi ile İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) Davası” açılmış olup, yapılan yargılama sonucunda dava konusu talepleri kısmen kabul edilmiş olduğunu. Karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup dosya hakkında ..... sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olduğunu. ... kararına karşı taraflarınca temyiz yoluna gidilmiş olup, dosya hakkında ..... sayılı kararıyla ..... kararının onanmasına karar verilmiş olduğuru. İşbu mahkeme kararına istinaden ... vekilince ... İcra Dairesi █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde 87.098,76-TL Müvekkili Kurum tarafından 12.07.2019 tarihinde icra dosyasına ödenmiş oluduğunu. Buna ilişkin dekontun dilekçelerinin ekinde sunulmuş olduğunu. (Ek-7)Ödenen tüm bu miktarlardan Müvekkili Kurumun herhangi bir sorumluluğu olmadığını. Davalı taraflarla imzalanan sözleşme ve şartnameler gereği davalıların çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından dava dışı işçilerin işvereni olan ihale yüklenicisi davalı şirketler sorumlu olduğunu. Davalılardan ... Şirketi ve ... Şirketi'nin iş ortaklığı olarak aldıkları ihale dönemine ilişkin kurumlarına karşı sorumlulukları müşterek müteselsil olduğunu. Bu bedellerin davalılardan sorumlulukları oranında (iş ortaklığı olarak ihale alınan dönemlere ilişkin ortaklar yönünden müşterek müteselsil) tahsilini talep ettiklerini. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulü ile TOPLAM 411.647,76-TL icraya konu alacakların ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında (iş ortaklığı olarak ihale alınan dönemlere ilişkin ortaklar yönünden müşterek müteselsil) tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILAR ... ŞİRKETİ ile ... ŞİRKETİ VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davanın yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, Davacı ile müvekkilleri ... Şirketi ve ... Şirketi arasında imzalanan sözleşmelerde yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olarak belirlenmiş olduğunu (█████/2014, █████/2014, █████/2015 tarihli sözleşmelerin 37.1.maddesi, █████/2014 ve █████/2017 tarihli sözleşmelerin 34. Maddeleri). Yetkili mahkeme ... mahkemeleri olduğunu. HMK'nın 17.maddesi düzenlemesine göre yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; varsa bile, davacının alacakları zamanaşımına uğramış olup davanın reddi gerektiğini. Davacının rücu hak ve alacağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini. Müvekkili şirketler kendi organizasyonlarını kurmak suretiyle tesisi işletmişler, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, Rücu alacağının dayanağı muvazaa kararlarında, ...'nin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren asıl işini alt işverenlere vermesi gerekçesiyle işçilik alacaklarından ... sorumlu tutulmuş olduğunu. Dava dışı işçiler ..., ..., ..., ... ve ..., davacı aleyhine açtıkları davalar ile asıl işverenlerinin ... olduğunu bu nedenle de ...'nin kadrolu işçileri gibi ...'nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediklerini ve ilave tediye ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle ücret alacağı davası açmışlardır. Açılan davada, ... gereği ücret ve ilave tediye ücreti alacağının ...'den tahsili ile işçilere ödenmesine karar verilmiştir. Davacının talep ettiği rücu alacakları, davacının kamu işvereni olması sıfatından doğan borçlarıdır, rücu edilemeyeceğini. Asıl işverenin kendi niteliklerinden doğan özelliklerin alt işverene sirayet etmesi mümkün olmadığını. Davacının talep ettiği alacaklar, davacının Kamu İşvereni olması niteliğinden doğduğunu. Davacı tarafından rücuen talep edilen alacaklar, ...’nin kamu işvereni sıfatından kaynaklanan, hiçbir şekilde ihale sözleşmesinin kapsamında olmayan, ihale sözleşmesinin içeriğine ve ihale fiyatına dahil edilmesi de mümkün olmayan alacaklar olduğunu. Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 44 ve devamı maddelerine göre, Müvekkili Şirketler ile ... arasında kesin kabul işlemleri yapılmış olup teminatlarının iade edilmiş olduğunu. Bu aşamada herhangi bir rücu alacağından söz edilemeyeceğini. Davalı Şirketlerin müteselsil sorumluluk esasına göre sorumlu olduğunun kabulü da mümkün değildir. Dava konusu ödemeler, ...'nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden kaynaklanmaktadır. İşverenler arasında geçerli şekilde bir alt işverenlik ilişkisi kurulması için aranan şartlar mevcut değilse, müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanamayacağını. Muvazaalı işlemler taraflar arasında hüküm doğurmaz, muvazaalı bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, görünürdeki asıl işverenin, alt işverene rücu hakkı bulunmamaktadır. Muvazaalı olduğu yargı kararı ile kesinleşen bir sözleşmenin, bir hakkın dayanağı olması mümkün olmadığını. Alt işverenlik sözleşmelerinde muvazaanın her türlü sonucu ile bütün sorumluluğu davacı üzerinde olduğunu Davacının kamu işvereni sıfatından doğan alacaklarını da rücu etmesi hukukun temel ilkelerine, mevzuata aykırı olduğunu. Davacı, davalının muvazaalı sözleşmelerden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmekteyse de bu iddia kabul edilemeyeceğini. Müvekkili Şirketler dava dışı işçiler ile arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak işçilerin her türlü hak ve alacağını ödemiş olduğunu. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, İcra harç, masraf ve vekalet ücreti rücuan alacak davasına konu olamayacağını. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davada avans faizi talebi kabul edilemeyeceğini, yetki itirazımızın kabulü ile , yetkisizlik kararı verilmesini aksi halde davanın reddine, karar verilmesini savunmuştur.DAVALI ... ŞİRKETİ VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği alacakların zamanaşımına uğramış olup davanın öncelikle zamanaşımı bakımından reddi gerektiğini. Davacının müvekkili şirkete rücu etmesi mümkün olmadığını. Davacı kurum tarafından dava dışı işçilerin kazandıkları davalar nedeniyle icra dairelerine ödediği rücu alacakları dava dışı işçiler ile müvekkil şirket arasında imzalanan bireysel iş sözleşmelerinden kaynaklanmamakta olduğunu. Dava dışı işçiler müvekkil şirket ile aralarındaki bireysel iş sözleşmesine dayanarak bu sözleşmelerde öngörülen ücretin eksik ödendiği veya ödenmediği iddiasıyla müvekkil şirkete karşı işçilik alacağı davası açmış olmadığını. Rücu konusu alacaklar, c. Müvekkil şirket ile davacı kurum arasındaki Hizmet alım sözleşmesi kapsamında İhale Kanununa uygun yapılan ihalenin müvekkil şirkette kalması sonucu 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu Hükümlerine uygun düzenlenmiş bir sözleşme olduğunu. Tunçbilek Lavvar işletmesinin alt işverene devredilemeyeceğine, buna dair sözleşmelerin muvazaalı kabul edileceğine dair 2011 yılında verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğunu müvekkil şirket bilmemekle birlikte davacı kurum bu davada taraf olduğundan davacı kurum tarafından bu husus bilinmekte olduğunu, davada müvekkili şirket ve diğer davalı şirketlere) bir sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmayıp, uygunluk görüşü alınmadıysa davacı kurum, uygunluk görüşü alındıysa davacı kurumla birlikte uygunluk görüşü veren kurumların bu hukuka aykırılığın sonuçlarına katlanması gerektiğini. Asıl borç olan toplu sözleşmeden kaynaklanan ücret farkı ve ilave tediye ücreti alacaklarından tek başına davacı tarafın sorumlu olduğu, dolayısıyla bu borcu yerine getirmemesi nedeniyle aleyhine icra takibi açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği göz önüne alındığında icra harç masrafları ile vekalet ücreti ödemesinin de müvekkili şirkete rücu edilmesinin hukuken mümkün olmayıp bu masraflar rücuen alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacı kurumun katlanması gerektiğini. Davacının avans faiz uygulanması yönündeki talebinin kabulü mümkün olmadığını. Davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçilerin işçi alacağından dolayı iş mahkemesi kararı sonrası icra vasıtası ile ödenen tazminatların, davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 17.maddesi Yetki sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenmiş olup, " Tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." HMK.m.17'nin ikinci cümlesine göre, " Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır." Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar aksine bir düzenleme yapmamışlarsa dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle aksi belirtilmediği sürece HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde açıkça belirtilmiştir. (..... sayılı kararı aynı mahiyette)Görüldüğü üzere taraflar salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisin kaldırmış olmaktadır. Taraflar bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkibinin davam etmesini istiyorsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadır. Buna göre münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılmaması üzerinde anlaşmışlardır.Davacı taraf ile davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi arasında düzenlenen dava dilekçesinin ekinde bulunan, Hizmet Alım Sözleşmesi ve eki sözleşmelerde, işbu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlıkta çözümün ... MAHKEMELERİ VE İCRA DAİRESİ yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesinde tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve açıklanan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı HMK'nun 17.maddesi Yetki sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenmiş olup, " Tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." HMK.m.17'nin ikinci cümlesine göre, " Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır." Bu hükme göre, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceğinden, davacı taraf ile davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi arasında imzalanan yetki sözleşmesi kapsamında mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından, yetki sözleşmesine göre yetkili mahkeme ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olduğunun kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiştir. Diğer davalı ... ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden ise yetki itirazı olmayıp davadışı toplam 5 işçinin işçi alacakları hususundaki dava konusu rücuen tazminat tüm davalıları birlikte ilgilendirdiğinden delillerin birlikte değerlendirilmesi ilkesi ile dava ve usul ekonomisi gereği davanın birlikte görülmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Mahkememizin HMK.nun 17.maddesine göre YETKİSİZLİĞİNE; Dosyanın HMK.20.maddesi gereğince taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurması halinde, dosyanın yetkili ..... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) GÖNDERİLMESİNE, 2-Aksi taktirde; mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK.20.maddesi gereğince gönderme işlemi sırasında gönderme masraflarının ve gönderilen mahkemenin tebliğ giderlerinin varsa avanstan karşılanmasına, artan kısmın da dosya ile birlikte gönderilmesine, avans bu masrafları karşılamıyorsa gönderme isteğinde bulunandan alınmasına, 4-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20 ve 331 md.leri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, HMK.331/2.maddesi gereğince usulüne uygun başvurulup dosya mahkemesine gönderilmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin verilecek olan ek kararla düzenlenmesine, 5-Davalı şirketlerin ZAMANAŞIMI def'ilerinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı ... şirket vekilinin yüzüne karşı diğer davalı ... ve ... vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır. ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸