İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari nitelikteki temizlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı hastane ile arasındaki ticari temizlik hizmet sözleşmesinden doğan vadesi geçmiş fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yetki ve esasa ilişkin haksız itirazı üzerine, yetki itirazının reddiyle birlikte toplam 2.712.891,40 TL alacak için itirazın iptalini ve takibin aynı koşullarla devamını, ayrıca davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı bu davada, davalı ise tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı/borçlu tarafın 11.08.2023 tarihli ödeme emrine itiraz dilekçelerinde yerleşim yeri adresinin ... olduğundan bahisle işbu davaya konu icra takiplerinde ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunduğunu, mahkeme tarafından öncelikli olarak davalı/borçlu tarafın yetki itirazının değerlendirilmesi ve yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında yetki sözleşmesi olduğunu, ... İcra Dairelerinin ve ... Mahkemelerinin yetkili kılındığını, asla bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için taraflar arasında yetki sözleşmesinin bulunmadığı kabul edilse dahi TBK genel hükümler çerçevesinde davaya konu uyuşmazlık para borcuna ilişkin olduğunu ve alacaklının yerleşim yeri adresinin yetkili olduğunu, davalı/borçlu taraf ile müvekkili şirket arasından sözleşme ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı/borçlu tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ve bu gecikme neticesinde davalı/borçlunun müvekkili şirket nezdinde bulunan cari hesabına 2.669.969,89 TL borç olarak kaydedildiğini, taraflar arasında 09.12.2014 tarihinde Temizlik Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacı müvekkili şirketin kendi personeli ve ekipmanı ile davalıya ait ... Şirketi isimli hastanede temizlik ve dahili işlemleri yapmayı üstelendiğini, davalı tarafın ise müvekkili şirket tarafından bu hizmet karşılığı fatura edilecek bedellerin ödenmesini taahhüt ettiğini, sözleşme devamında müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimleri süresinde ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğu bedellerinin ifasında geciktiğini, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından her ay sunulan hizmet bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini ve usulüne uygun bir şekilde karşı tarafa iletilen fatura için 5 günlük bir ödeme süresi tanındığını, müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak düzenlenerek davalı/borçlu tarafa gönderilen ve muaccel hale gelen 12 adet faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak düzenlenerek davalı/borçlu tarafa gönderilen ve muaccel hale gelen cari hesap alacağının tahsili için vadesi dolan 2.721.414,60 TL tutarındaki alacak için 4.07.2023 tarihinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesi talepli olarak ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını ve alacağın tahsilinin talep edildiğini, takip tarihinden sonra 01.08.2023 tarihinde müvekkili şirkete 51.444,71 TL tutarlı iade faturası kayda alındığını, dava değerinden bu tutarın düşürüldüğünü, alacaklarının 1.550.356,50 TL'si için ... 44. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamenin ... tarihinde gönderildiğini, 21.03.2024 tarihinde şirketin daimi çalışanına teslim edildiğini,, işbu alacak yönünden temerrüt tarihi olan 29.03.2023 tarihinden 42.921,51 TL işlemiş faiz alacaklarının bulunduğunu, asıl alacak 1.550.356,50 TL için takip tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiklerini, 1.119.613,39 TL alacakları için takip tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiklerini, müvekkili tarafından ilgili alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı/borçlu tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkili tarafından düzenlenen ve usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği halde itiraz edilmeden ticari defterlerine kaydedilen faturadaki bedel üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirildiğini, ... 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz üzerine yapılan görüşmelerin ...Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyası üzerinden düzenlenen son tutanak ile anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, bu kapsamda belirtilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla ve mahkemece resen gözetilecek sebeplerle davanın kabulü ile; davalı/borçlu tarafından ... 7. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibine yapılan itirazın 1.550.356,50 TL asıl alacak, 42.921,51 TL işlemiş faiz, 1.119.613,39 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.712.891,40 TL yönünden iptalini, likit bir alacağa itiraz eden davalı/borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacı şirketin tarh dosyası ve sistem kayıtları tetkikinde mükellefinin davalı şirkete 2022-2023 yıllarında mal/hizmet satışında bulunduğunun ve Bs formlarında bildirimde bulunduğunun bildirildiği, satış yaptığı 2022-2023 yıllarına ait Bs formlarının KEP sistemi üzerinden gönderildiği ,... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı şirketin tarh dosyası ve e-VDB kayıtlarının tetkikinde █████/2014 tarihinde ... Vergi Dairesinden dairelerine nakil olarak geldiğinin ve yazı tarihi itibarıyla mükellefiyetini devam ettirdiğinin bildirildiği, davalı şirketin elektronik ortamda kayıtlarına intikal eden 2022-2023 dönemine ait BA ve BS formlarının KEP sistemi üzerinden gönderildiği anlaşılmıştır. ... 7.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davacı tarafından davalı aleyhine 1.550.356,50 TL si asıl alacak olmak üzere toplam 2.766.470,50 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.Davalı takibe itirazında ayrıca ... icra dairelerinin yetkili olduğunu iddia etmiş ise de TBK 89.maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra müdürlükleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde görülmemiş, yargılamaya devam edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte DeğerlendirildiğindeDava, taraflar arasında akdedilen temizlik hizmeti verilmesine dair sözleşmede kararlaştırılan bedellerin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen Temizlik Hizmet Sözleşmesi ve takip konusu faturalar kapsamında davacının, davalıdan takip tarihi itibari ile talep edebileceği temizlik hizmet bedelinin ne kadar olduğu, davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürülüp düşürülmediği, takip tarihi itibari ile varsa davalıdan talep edilebilecek işlemiş temerrüt faiz tutarının ne kadar olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede vade farkı kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı konularında toplanmıştır.Davacı ve davalının 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları ticari defterleri █████/2025 günü saat 14:00-16:00 saatleri arasında mahkememiz duruşma salonunda incelenerek takip konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraf defterlerindeki mutabakatsızlık sebeplerinin neler olduğu, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olması halinde ... 44. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin davalıya tebliğini takip eden 5. günün sonundan takip tarihine kadar (1.550.356,50 TL asıl alacak yönünden) işlemiş avans faiz miktarının hesaplanması için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, inceleme gün ve saatinde ticari defterlerin mahkememiz duruşma salonunda hazır edilmemesi halinde ibraz edenin kayıtlarına itibar edilerek yargılamaya devam edilebileceği davalıya ihtar edilmiş , davalının defterlerini ibraz etmemesi sebebi ile davacı defterleri ve müzekkere cevapları incelenerek bilirkişi ...tarafından sunulan 14.07.2025 tarihli raporda özetle ;araflar arasında akdedilen Temizlik Hizmet Sözleşmesi ve takip konusu faturalar kapsamında davacının davalıdan 04.07.2023 takip tarihi itibari ile talep edebileceği temizlik hizmet bedelinin 2.721.406,60 TL olduğu, davacı tarafından davalıya 17.03.2023 tarihinde o tarihteki cari bakiyesi olan 1.550.356,50 TL alacağın tahsili için ihtarname gönderildiği, ihtarnamede belirlene sürede davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığı ve davalının 29.03.2023 tarihinde temerrüde 04.07.2023 takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 45.055,91 TL işlemiş faiz talep edebileceği, 04.07.2023 takip tarihinde davacının davalıdan 2.721.406,60 TL asıl alacak, 45.055,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.766.462,51 TL alacağının bulunduğu, bu alacağa tahsil tarihine kadar avans faizi hesaplanabileceği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen sözleşmede vade farkına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı dikkate alınarak davacı tarafından sunulan takip konusu faturalardan yalnız temizlik hizmet bedeli içerikli faturalar yönünden asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının hesaplanması için dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi Hasan Bozkurt tarafından sunulan 23.10.2025 tarihli ek raporda özetle ;taraflar arasında akdedilen Temizlik Hizmet Sözleşmesi ve takip konusu faturalar kapsamında davacının davalıdan 04.07.2023 takip tarihi itibari ile cari hesaptan kaynaklı 2.721.406,60 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın 2.635.104,15 TL kısmının “temizlik hizmet bedeli” fatura tutarlarından kalan alacak olduğu, 86.310,45 TL kısmının ise “vade farkı” içerikli fatura bedellerinden oluştuğu, davacı tarafından davalıya 17.03.2023 tarihinde, o tarihteki cari bakiyesi olan 1.550.356,50 TL alacağın tahsili için ihtarname gönderildiği, ihtarnamede belirlenen sürede davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığı ve davalının 29.03.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının 17.03.2023 tarihli ekstreye göre davalıdan “temizlik hizmet bedeli” içerikli faturalardan dolayı 04.07.2023 takip tarihi itibari ile asıl alacak tutarının 1.464.046,05 TL olabileceği, bu alacağa takip tarihine kadar 42.547,58 TL faiz hesaplanabileceği " yönünde tespitte bulunduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK’nın “Tarafın belgeyi ibraz etmemesi” başlıklı 220. Maddesi; (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükmünü içermektedir.“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ise; “ (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir. 7251 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/1. maddesinde, her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun’un 64/3. maddesinde de, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerektiği belirtilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; her iki tarafın kendi ellerindeki vesikaları Mahkemeye ibraz etmek zorunda olduğu, bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı durumlarda karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi gerektiği , bundan kaçınması hâlinde bağlanması gereken hukuksal sonuçların 6100 sayılı Kanun'un 220 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin düzenlemelere tabi olduğu, aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasının bir tarafın Mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi hâlinde, Mahkemenin o tarafın maksadını gözeterek diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngördüğü, bu hükmün taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hâllerde ticari defterlerin mahkemeye sunulmaması bakımından da uygulandığı, taraflar arasındaki hukukî uyuşmazlığın doğduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan ve ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, her iki tarafın ticari işletmesininden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydı ile kesin delil niteliğinde bulunduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan alacaklı olduğunun kaydedildiği, bu bedelin davalı ticari defterlerinde borç olarak kayıtlı olup olmadığının tespiti için davalı ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, davalının ibrazdan kaçınması sebebi ile davacı ticari defterlerinin kesin delil olarak kabul edilmesi gerektiği , davacı defterlerinde davalıya sunulan temizlik hizmeti nedeniyle alacak kaydedilen 2.635.104,15 TL yönünden davacının ispat külfetini yerine getirdiği ve takip tarihi itibari ile 2.635.104,15 TL asıl alacak ile 42.547,58 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin tespit edildiği, davacının 86.310,45 TL vade farkı alacağı bulunduğunu ispat edemediği ve yine fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı denetime elverişli 23.10.2025 havale tarihli mali bilirkişi raporundan anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,Davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 2.635.104,15 TL asıl alacak ve 42.547,58 TL işlemiş faiz yönünden; asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 535.530,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken karar harcı 182.910,39 TL'den peşin yatırılan 46.329,41 TL'nin mahsubu sonrası bakiye 136.580,98 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harçlar toplamı 46.329,41 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi masrafı, 2.255,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.255,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 9.134,78 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 390.094,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,7-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP