İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, zayi nedeniyle çek iptali davasında keşidecinin hukuki yarar yokluğundan verilen usulden red kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Şirket yetkilisinin kaybettiği resmi ve kıymetli evraklar arasında bulunan boş çek yapraklarının kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek maddi zarara yol açma ihtimali üzerine, davacılar tarafından bankalarca ödeme yapılmaması için acil tedbir kararı verilmesi ve çeklerin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davacıların Türk Ticaret Kanununa göre keşideci sıfatıyla zayi nedeniyle çek iptali davası açma hakkının bulunmadığı, hukuki yarar ve aktif husumet ehliyeti eksikliği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş olup, davacılar bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2025NUMARASI:█████████ E. - ████████ K. DAVANIN KONUSU:Zayi nedeniyle çek iptaliZayi nedeniyle çek iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi davacı ...'ın, resmi ve kıymetli evraklarının bulunduğu, içerisinde müvekkili şirket ve yetkilisi ...'a ait olan çek yaprakları ile birlikte 4 adet senet, şirket evrakları ve banka hesap cüzdanlarını 22.11.2025 tarihinde tüm bu evraklarını taşıdığı el çantasını kaybettiğini, kaybedilen kıymetli evraklar içerisinde boş çek yapraklarının da bulunması, çek yapraklarının 3.şahıslar eline geçmesi halinde müvekkillerinin uğrayacağı maddi zarar da dikkate alınarak 24.11.2025 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirketin eski unvanının .... Şti.olduğunu, şirkete ait, ...bankası AŞ'den alınan ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı çekler, ... AŞ'den alınan ...seri numaralı çek, davacı ...'a (... Yapı) ait ... Bankası AŞ'den alınan ... ve... seri numaralı çekler, ...Bankasından alınan... seri numaralı çek, ... Bankası'ndan alınan ... seri numaralı çek yapraklarının 22.11.2025 tarihinde kaybedildiğini, kaybedilen çek yaprakları üzerinde, müvekkil şirketin eski unvanı olan .... Şti. yer aldığını, ancak, şirket unvanı .... Şti. olarak unvan değişikliği yapıldığını, 22.07.2025 tarih ve 11376 sayılı TSG'de yayımlandığını, henüz bankalar nezdinde yeni şirket unvanı ile çek yaprağı düzenlenmediğini, kaybolan çek yapraklarının 3.şahıslar tarafından kullanılması ihtimali bulunduğunu, dava konusu çek yapraklarının kötüniyetli 3. şahısların eline geçmesi ve muhatap bankalar tarafından karşılığının ödenmesinin müvekkillerinin mağduriyetine neden olacağını, bu sebeple çek yapraklarının bankalar ödenmemesi için ivedi olarak tedbir kararı verilmesi ve iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, seri numarası verilen çekler ile ilgili olarak bankalarca ödeme yapılmaması için acil olarak tedbir kararı verilerek ilgili bankalara müzekkere yazılmasına ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, TTK'nın 818/s atfıyla uygulanması gereken 757-764. madde hükümlerine göre açılmış zayi nedeniyle çek iptali isteğine ilişkindir.TTK.'nın 757-764. maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere göre, çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı TTK.'nın 651/2. maddesi uyarınca senet üzerinde hak sahibi bulunan hamile aittir. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibi hamile iptal kararı alarak, hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir. (TTK.652. madde)Keşidecinin, muhatap bankayı ödemeden men yetkisi bulunmamaktadır. Çek ibraz edildiği takdirde, hak talep eden hamile karşı İİK'nın 72. maddesi uyarınca olumsuz tespit davası açma imkanı da mevcuttur. Yine TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi, senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. Somut olayda davacı, çekin hamili değil, çekin bağlı olduğu hesabın sahibidir. Bu nedenle çek hesabı sahibi olan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yararının bulunması ise HMK.114/h maddesi uyarınca dava şartı olup mahkemece kendiliğinden gözetilmek zorundadır. Diğer yandan zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı çek hamiline tanınmış bir hak olup keşidecinin işbu davayı açma hakkı bulunmadığından, davacının aktif husumet ehliyeti de yoktur.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; iptali istenilen çek yönünden davacının hukuki yararının olmaması ve davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. HD. █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 12. HD. █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı,)" gerekçesiyle, davanın HMK 114/1-h, ve HMK 115/2 maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çek yapraklarının boş olarak ancak keşidecinin imzası ile rızası dışında elden çıktığını, çek yapraklarının boş olmasının, çek iptali davası açmaya engel teşkil etmesinin açıkça müvekkilinin hukuki hakkına engel olduğunu, ayrıca, müvekkil şirket yetkilisi ..., resmi ve kıymetli evraklarının bulunduğu, içerisinde müvekkil şirket ve yetkilisi ...'a ait olan çek yaprakları ile birlikte 4 adet senet, şirket evrakları ve banka hesap cüzdanlarını 22.11.2025 tarihinde tüm bu evraklarını taşıdığı el çantasını kaybettiğini, kaybedilen kıymetli evraklar içerisinde boş çek yapraklarının da bulunması, çek yapraklarının 3. şahıslar eline geçmesi halinde müvekkillerin uğrayacağı maddi zarar da dikkate alınarak 24.11.2025 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, boş çek yaprağının zayi olması halinde ne yapılacağına ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ve 5941 sayılı Çek Kanununda açık bir düzenleme bulunmadığını, konuya ilişkin verilen yüksek yargı kararlarının da mevcut kanuni boşluğu dolduramadığını, TTK madde 780/1-f gereğince çekte bulunması zorunlu unsurlardan biri de keşidecinin imzası olduğunu, boş çek yaprağının çalınması halinde çeki kullanmak isteyen kişilerin öncelikle bu çeki imzalaması gerektiğini, aynı durum çekin kaybedilmesi ve üçüncü bir kişi tarafından bulunması halinde de geçerli olduğunu, bu durumda bankanın, çek üzerindeki imzayı dikkatli inceleyecek ve daha önce imza örneklerini aldığı çek hesabı sahibinin imzasıyla detaylı bir karşılaştırma yapması gerekeceğini, sahteliği çıplak gözle anlaşılabilen bir çek yaprağına karşılık muhatap bankanın ödeme yapmaması gerektiğini, ancak, dava konusu boş çek yapraklarında müvekkilinin imzasının bulunması ve boş olan kısımların 3.şahıslar tarafından sonradan doldurulabilir olması ihtimalinin de göz önüne alınması gerektiğini, bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ sayılı ve 28.10.1999 tarihli kararında, çek yaprağının boş olması ve üzerinde sadece keşidecinin imzası bulunması halinde bu çek yaprağının iptal davasına konu edilebileceği ve ödemenin yasaklanmasının talep edilebileceği şeklinde olduğunu, bu hususlar dikkate alınmadan verilen kararının kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili, davacı şirkete ait ...bankası AŞ'den alınan ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı çeklerin, ... AŞ'den alınan ...seri numaralı çekin, davacı ...'a (... Yapı) ait ... Bankası AŞ'den alınan ... ve... seri numaralı çeklerin,...Bankasından alınan... seri numaralı çekin, ... Bankası'ndan alınan ... seri numaralı çek yapraklarının 22.11.2025 tarihinde kaybedildiğini ileri sürerek, çeklerin iptalini talep etmiştir.Gerek dava dilekçesi gerekse istinaf dilekçesinde söz konusu çeklerin keşidecisinin davacılar olduğu belirtilmiş olup, bu husus ihtilafsızdır.Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652.maddelerinde hamiline iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin (çek karnesi sahibinin) TTK'nın 757 ve 818/s maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Kanunda, bu talebin ancak çekin hamili tarafından ileri sürülebileceğini düzenlediği, bu tür bir talebin hiç bir şekilde keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, bu kapsamda keşidecinin zayi nedeniyle talepte bulunmasındaki amaç ve saikinin bir öneminin bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsiline,3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.04.2026KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç. maddesi uyarınca karar kesindir.