İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, meslek hastalığı rücuen alacağı amacıyla Türk Ticaret Kanunu geçici 7. maddeye göre terkin edilen şirketin sicil kaydının ihyası davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir kamu kurumu, sigortalı bir çalışanın meslek hastalığından kaynaklanan rücu alacağını tahsil edebilmek amacıyla, daha önce başka bir şirketle birleşerek veya Türk Ticaret Kanunu geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin edilmiş olan bir şirketin ticaret sicil kaydının yeniden canlandırılması (ihyası) talebiyle dava açmış; davalı şirket davacının hukuki yararının bulunmadığını ve birleşme yoluyla sona eren şirketin malvarlığının külli halefiyet ilkesiyle devralan şirkete geçtiğini belirterek davanın reddini istemiş, ancak ilk derece mahkemesi terkin edilen şirketin sicil kaydının ihyası yönünde karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2025NUMARASI:████████ Esas ████████ Karar DAVANIN KONUSU:Şirketin sicil kaydının ihyasıTaraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ... Merkezinde ... sicil sayılı dosyada işlem gören işyeri sigortalılarından .... sigorta sicil numaralı ...'nun 29.11.2013 tarihinde maruz kaldığı meslek hastalığı nedeniyle 16.04.2014 tahsis onay tarihli 79.464,19-TL ... bağlandığını, 409-TL tedavi gideri ödendiğini, toplam olarak 79.873,18-TL kurum zararı oluştuğunu, söz konusu kurum zararının tahsili amacıyla ihyası talep edilen davalı ... Şirketi'ne karşı dava dışı kişilerin kusurlarından da müşterek ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla şimdilik kurum zararının yüzde ellisi olan 19.968,30-TL' nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini teminen İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açıldığını, ilgili mahkemenin 04.06.2024 tarihli duruşmasının ara kararı ile ... Şirketi hakkında ihya davası açmak üzere süre verildiğini, rücuen alacak davasının konusunu oluşturan meslek hastalığı davalının tescil işleminden önce gerçekleştiğinden, müvekkili kurum alacağının tahsili amacıyla dava konusu ... Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin TTK’nın 547. maddesine göre ihyasını talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının hukuki yararının bulunmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, bir şirket hakkında ek tasfiyeye (ihya) karar verilebilmesi için TTK m. 533 vd. hükümler gereğince bir tasfiyenin söz konusu olması ve TTK m. 545 gereğince şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ya da TTK Geçici 7. madde kapsamında dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olmasının şart olduğunu, ... ticaret sicil numaralı ... Şirketi'yle birleştiğinin anlaşıldığını, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hâli olduğundan, devrolunan şirket (dava konusu şirket) sona ermesine rağmen malvarlıkları tasfiye edilmediğinden; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet ilkesine göre, miras hukukunda olduğu gibi tasfiye edilmeksizin birleşilen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak, kendiliğinden geçtiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir zaman tasfiye işlemleri uygulanmayan ve TTK geçici 7. madde kapsamında da yer almayan dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilememeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava dışı ... Şirketinin İstanbul Anadolu 51. İş Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası için ihyası talebidir. Davaya konu ...Şirketi TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 09.09.2009 tarihinde terkin edilmiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda; dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile █████/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "... Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 09.09.2009 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir.Davalı ... Müdürlüğünce ihyası istenilen şirket adına tebligat çıkartılmadığı, Yargıtay 11 HD. 'nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen şirket temsilcilerine tebligat çıkarılmamış olduğu ve terkine ilişkin ihtarın yalnız ilan yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır.TTK'nun 547. maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekecektir. İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı yasanın geçici 7/2. maddesine aykırı olup esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekip, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır. (Yargıtay 11.H.D.'nin █████/2018 tarih ve █████████ esas - █████████ karar sayılı örnek ilamı) İhyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edildiği, TTK’nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, terkin işlemini TTK'nın Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Bu durumda, HMK 326.maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas- █████████ Karar sayılı içtihadı da benzer mahiyettedir.). Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre;...Şirketinin TTK'nun 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, İstanbul Anadolu 51. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyalarının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın İstanbul Anadolu 51. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın TTK Geçici 7. Maddesi Uyarınca KABULÜ ile, ...nün ... sicil numaralı ... ... AŞ'nin İstanbul Anadolu 51. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının görülmesi ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ... (T.C:...)'ın atanmasına, karar kesinleştiğinde ...ne gönderilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu şirket, tasfiyesiz infisah ederek küllî halefiyet yoluyla ... ticaret sicil numaralı ... AŞ tarafından devralındığından ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, nitekim devralan şirketin sicil kaydının da aktif olup, tüzel kişiliği haiz olduğunu, 06.06.2023 tarihli cevap dilekçesinin dikkate alınmadığını, ihtar prosedürünün tamamlandığı eksiklik bulunmadığını kabul edilmesine rağmen devamında aksi yönde açıklamalarla müvekkili müdürlüğün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, ... ticaret sicil numaralı ...... AŞ. nin tasfiyesiz infisah yoluyla ... ticaret sicil numaralı ... AŞ. Ne devrolunduğunu ve tüzel kişiliğini yitirdiğini, işbu davayı ikame etmekte davacının hukuki yararı bulunmadığını, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hâli olduğundan, devrolunan şirket (dava konusu şirket) sona ermesine rağmen malvarlıkları tasfiye edilmediğinden; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet ilkesine göre, miras hukukunda olduğu gibi tasfiye edilmeksizin birleşilen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak kendiliğinden geçtiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir zaman tasfiye işlemleri uygulanmayan ve TTK geçici 7. madde kapsamında da yer almayan dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ek tasfiye işlemleri için şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacının İstanbul Anadolu 21.İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında ... AŞ'ne karşı rücuen alacak davası açtığı, mahkemenin 04.06.2024 tarihli ara kararı ile şirketin ticaret sicilden terkin edildiği gerekçesiyle davacıya ihya davası açması için süre verdiği, davacı tarafça ihya davasının açılmış olduğu, ihyası talep edilen şirkete ait ...nün dosyaya ibraz edilen 18.04.2025 tarihli cevabı ve ekindeki sicil kayıtlarından; dava konusu şirketin 09.09.2019 tarihinde tasfiyesiz infisah yoluyla devir sebebi ile sicil kaydının terkin edildiği, şirketin dava dışı .... AŞ'ne devir olduğu anlaşılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.Davada tasfiye sonucu sicilden terkin söz konusu değildir. TTK'nın 547 ve TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen bir şirket de mevcut değildir. İhyası istenilen şirketin, TTK m.136 f.1, a uyarınca devrolma suretiyle birleşme sonucunda sicil kaydının kapalı olduğu, tüm aktif ve pasifiyle .... AŞ'ne şirketine devir olduğu, devir alan şirketin sicil kaydının aktif ve tüzel kişiliği haiz olduğu anlaşılmaktadır.Bu tip birleşmelerde bir veya birden fazla ticaret şirketi, bütün aktif ve pasiflerini başka herhangi bir işleme gerek olmaksızın devralan şirkete geçirir ve devralan şirket, devrolunan şirket ya da şirketlere ait hak ve borçlara halef olur (TTK m.153 f.1).Devrolunan şirketlerin hukuki varlıkları sona erer; ancak bu şirketlerde tasfiye aşaması gerçekleşmez. Birleşmeyle, devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir. Buna karşılık devralan şirketin tüzel kişiliği türünde bir değişiklik meydana gelmeden sadece şirketin sermayesi ile duruma göre ortaklarında bir değişiklik olur.Bu durumda davacının, birleşme sonucu terkin edilen şirkete karşı olan taleplerini, devralan şirkete karşı ileri sürebileceğinden, devredilen şirketin sicil kaydının ihyasını talep etmekte hukuki yararı yoktur. İlk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, olayda uygulanma yeri bulunmayan TTK Geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesin hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini avukatla temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarının bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davalı tarafından harcanan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 315,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.998,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç. maddesi uyarınca, karar kesindir.28.04.2026