Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, cari hesap veya ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı 168.000 TL alacağın çekle ödendiği iddiasıyla açılan ve tahsilat makbuzundaki imza sahteliği iddialarına odaklanan itirazın iptali davası.
Özet: Bu alacak davası, davacının cari hesaptan kaynaklanan borcun ödenmediği iddiasıyla icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmesi; davalının ise borcun belirli bir çekle ödendiğini, buna ilişkin tahsilat makbuzu sunduğunu belirtmesi; davacının ise bu tahsilat makbuzundaki imzanın sahte olduğunu ve kendisine ait olmadığını ileri sürmesi üzerine, mahkemece imza incelemesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesiyle, taraflar arasındaki ödeme iddiasına ilişkin uyuşmazlığın çözümüne yönelik yargılamayı konu almaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARARIN YAZILMA TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalının müvekillerine olan cari hesaptan kaynaklı borcunu ödemediğini açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini, davalı her ne kadar çek ile ödeme yaptığı iddiasında bulunmuşsa da davalıdan çek alınmadığını belirterek yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacının müvekillerinden alacağı bulunmadığını, borcun ....’ye ait ... vade tarihli 168.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek ile ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ticari ilişki kapsamında mal alım-satım işlemleri sebebi ile çek düzenlenip borcun ifa edilip edilmediği, çekin kim tarafından teslim alındığı, davalı tarafından verildiği ileri sürülen çekteki davacı adına atılan imzanın davacıya ait olup olmadığı hususları ve takibe yönelik itirazın haklı olup olmadığına ilişkin olduğu görüldü. İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 168.000,00 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Somut olayda davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde "Zira davacının alacağının dayandığını ifade ettiği 168.000,00 TL bedelli fatura, müvekkil tarafından davacı şirkete verilen ....’ye ait ... vade tarihli 168.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek ile tahsil edilmiştir. Hatta bu tahsilat karşılığında davacı şirket tarafından müvekkil şirkete kesilen 24.05.2024 tarihli ... numaralı tahsilat makbuzu da mevcuttur (Ek 2-Tahsilat makbuzu). Aynı şekilde bahse konu faturanın çek ile ödendiği hususu ticari defterlerde de kayıtlıdır (Ek 3-Muavin defter sayfası)." demek suretiyle borcun kabul edildiği ancak ödendiğinin ifade edildiği, bu hali ile borcun varlığının inkar edilmediğinin anlaşıldığı, ödemeye ilişkin tahsilat makbuzunun da düzenlendiğinin belirtildiği, tahsilat makbuzu üzerinde davacı kaşesi ve kaşe üzerinde imzanın bulunduğunun anlaşıldığı, ön inceleme duruşmasında davacı tarafından "Herhangi kimseye kambiyo senedi düzenlenmesine ilişkin bir vekaletname vermedim bahse konu çek arkasındaki imza bana ait değildir. Sahte imza ile dolaşıma çıkarılmıştır. Konu ile alakalı CBS de şikayette bulunduk Davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederim." beyanda bulunulması akabinde imza örneklerinin toplanılması ve akabinde çek tahsilat makbuzundaki imzanın karşılaştırılması istenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise, HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, belgedeki imzanın keşideciye ait olmadığının- sahteliğinin- bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarihli ve ... E., .... K. sayılı kararı) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çek bedeli ile tahsilatın yapılıp yapılmadığı hususundan kaynaklanması nedeniyle işbu makbuzdaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun tespiti gerekmektedir. Bu minvalde taraflarca ileri sürülen tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacı tarafından bildirilen kurumlara müzekkere yazılarak mukayese edilecek ıslak imza asılları toplanılmış, tüm deliller toplandıktan sonra grafolog bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. ... tarihli bilirkişi raporunda "1-İnceleme konusu “.... ... ait keşide yeri ..., keşide tarihi ... OLAN 168.000 TL. (YÜZALTMIŞSEKİZBİN TL.) miktarlı çek” aslının arka de “...”'ne atfen atılı 1. Ciro imzası ile atfedilen şirket yetkilisi ...'a ait mevcut mukayese imzaların karşılaştırmalarında aralarında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından inceleme konusu 1. Ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI, Ayrıca; dosya kapsamında inceleme veya mukayese olduğu konusunda net bilgi bulunmayan “...” antetli ... okunur sıra numaralı 24.05.2024 tarihli “TAHSİLAT MAKBUZU” aslında kaşe üzerinde atılı imza ile atfedilen şirket yetkilisi ...'a ait mevcut mukayese imzaların karşılaştırmalarında aralarında; yukarda sayılı grafolojik tanı unsurları bakımından aynı elden çıktıklarını gösterir nitelik ve yeterlikte grafolojik ilişki saptanmadığını bildirir kanaat rapordur." demek suretiyle gerek çekteki gerekse de tahsilat makbuzundaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında her ne kadar ticari defter incelemesi ve çekte görünen diğer cirantalarla davacı arasındaki ticari ilişki olup olmadığının belirlenmesini talep etmiş ise de cironun davacı yetkilisinin eli ürünü olmadığının sabit olduğu kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişkinin kabul edildiği ancak ödeme hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı, dava dışı diğer cirantalar yönünden ticari ilişkinin bulunup bulunmamasının dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmaktan uzak olduğu kanaatine varılarak itirazların reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuş ve davacının alacağının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu itiraza uğrayan alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak 168.000,00 TL bedelin %20si oranında icra inkar tazminatı 33.600,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.476,08.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 2.407,02.-TL peşin harcın ve 840,00 TL icra peşin harcının mahsubu ile eksik kalan 8.229,06.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 2.407,02.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından dosyada yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 971,20 TL posta ücreti olmak üzere toplam 8.971,20.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır