Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında fatura alacağı iddiası ile sahte imza ve eski çalışan dolandırıcılığı savunmaları değerlendirilmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir şirketin ticari satımdan doğan vadesi geçmiş alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, alacağının fatura ve kayıtlarla sabit olduğunu ve itirazın haksız olduğunu ileri sürerken, davalı ise taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, faturalardaki imzaların sahte olduğunu ve bir çalışanının davalının adını kullanarak davacıdan mal sipariş edip her iki tarafı da dolandırdığını, bu durumun ceza mahkemesi kararıyla ispatlandığını iddia ederek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : ...
...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketten satın ve teslim almış olduğu ürünlerin bedelini vadesi gelmiş olmasına karşın ödemediği, davalı ile vadesi geçmiş olan borcun ödenmesi hususunda şifahen gerçekleştirilen görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine davacı şirket tarafından 552.723,00 -TL tutarında alacağın tahsili için ... ██████████ E. Sayılı sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığı, davalının başlatılan icra takibine karşı borç yönünden itiraz etmiş olması sebebiyle takibin durduğunu, davacı şirketin davalı borçludan olan alacağının ticari defterler, kayıtlar, belgeler, faturalar ve sair her türlü delil ile sabit olduğu, davalının yapmış olduğu itiraz tamamen haksız ve kötüniyetli olduğu, itirazın iptali ve dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği hususları ileri sürülmüştür.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında davaya ve takibe konu edilen faturalara, irsaliyelere, cari hesap ekstresine vs. belgelere dayalı hiçbir ticari ilişki, mal veya hizmet alım satımı olmadığı, nitekim dikkat edilecek olursa taraflar arasında takibe konu belgelere dayalı herhangi bir ticari ilişki bulunmaması sebebiyle davalı müvekkil icra takibine yapmış olduğu itirazda sadece borca değil aynı zamanda imzaya da itiraz etmiş olduğu, dolayısıyla, icra takibine itirazda olduğu gibi huzurdaki davada da, davaya ve takibe konu faturalarda, irsaliyelerde, cari hesap ekstresinde vs. belgelerde davalıya atfen atılı olan tüm imzaların sahte olduğu, söz konusu imzaların tamamına itiraz ettikleri, huzurdaki davaya ve takibe konu edilen faturalar davalıya hiçbir zaman tebliğ edilmediği, davalının söz konusu faturalara ilk olarak GİB e-arşiv portal üzerinden haricen 14.11.2022 tarihinde muttali olduğu ve hemen akabinde davacıya ...' nin 17.11.2022 tar. Ve ... yev. Nolu ihtarnamesi keşide edilerek mezkur faturalara itiraz edildiği, davalıya ait ... bir dönem kalfa olarak çalışmış olan ... isimli şahsın, sırf haksız menfaat sağlamak amacıyla davalının haberi olmaksızın, bilgisi, rızası ve talimatı dışında davalıya ait eczanenin ismini kullanarak, davacı şirketten davaya konu fatura muhteviyatı malzemeleri sipariş ettiği ve sipariş ettiği malzemeleri eczane dışında(muhtemelen davacının adresinden) kendisinin teslim aldığı, bu malzemelerle birlikte yurt dışına kaçmak suretiyle hem davacı şirketi hem de davalıyı dolandırdığı, davalının bu durumu öğrenir öğrenmez ivedilikle, kendisini ve davacı şirketi dolandıran ... isimli şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve bunun üzerine yürütülen soruşma dosyasında ...' in tüm suçlamaları açıkça kabul ettiği, ...' nin ████████ E., ████████ K. S. Kararı ile ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği, davacının bu olaydan haberdar olmasına rağmen basiretli tacir gibi davranmadığı, açılan davanın reddine karar verilmesi ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği hususları ileri sürülmüştür.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: ... ██████████ takip numaralı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, takip dosyası kapsamında açık hesap ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği, davanın reddine karar verilmesi halinde davacının takibi yürütmede kötüniyetli olup olmadığı yönündedir.
... ██████████ sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 552.723,00 TL asıl alacak üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "ASIL ALACAK 552.723,00 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tarihinde tebliğ edildiği, süresinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
... ve ... celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
...'nin ████████ Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturalardan kaynaklandığını belirtmiştir. Ticari ilişki kurulmadığını, borcunun olmadığını, bir dönem işçisi olan ... isimli şahsın, sırf haksız menfaat sağlamak amacıyla davalının haberi olmaksızın, bilgisi, rızası ve talimatı dışında davalıya ait eczanenin ismini kullanarak, davacı şirketten davaya konu fatura muhteviyatı malzemeleri sipariş ettiğini ve sipariş ettiği malzemeleri eczane dışında teslim aldığını belirtmiştir.
Davacının ticari defterlerini incelenmesi için dosya bilirkişi ...'a tevdi edilmiştir. Bilirkişi sunduğu 17.03.2025 tarihli raporda; davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına sahip olduğu, kayıtlara göre davalıdan 546.700,17 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının ticari defterleri de incelenmek üzere bilirkişiye verilmiş, ayrıca ilaç kayıtlarının incelenmesi için ayrıca eczacı bilirkişi eklenmiştir. Bilirkişi ... ve ...'un sunduğu 02.12.2025 tarihli raporda davalının ticari defterlerinin sunulmadığından incelenemediği belirtilmiştir. Ancak bilirkişi heyeti mahkememizin 20.05.2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararını göz önüne almadığından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. 30.03.2026 tarihli ek kök raporda, davalının ticari defterlerinin delil olma vasfına sahip olduğu, davaya konu faturaların davalının ticari defterlerinde yer almadığı, uyuşmazlığın davalının çalışanının mal teslimi almasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Tüm dosya ve kapsamı, alınan tüm bilirkişi raporları da dikkate alınarak, tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, düzenlenen faturalardan dolayı davacının ticari defterlerine göre davalıdan 546.700,17 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya borcu olmadığı, tarafların ticari defterlerinin birbirlerini doğrulamadığı, bu nedenle faturalara konu içeriğin davalıya teslim edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği, ilaç takip sistemi kayıtlarının kardekod bilgileriyle birlikte bilirkişi marifetiyle incelendiği ve davaya konu fatura içeriğinin davalıya teslim edildiği, taraflar arasında ticari işin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf ilaçların işçisi olan ... tarafından teslim alındığını, kendisini dava konusu malları menfaatine teslim alarak dolandıran ... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, dolayısıyla mal teslimin gerçekleşmediğini, davadan sorumlu olmadıklarını ileri sürseler de eczaneye ilaç alımı konusunda davalının sorumlu olduğu, ilaç takip sistemi kayıtlarına davalının erişebileceğinden davaya konu ilaçların ilaç alımı ve tedarik durumunu her an inceleyebileceği, ancak bu yönde denetim görevini gereği gibi yerine getirmediği, ... adlı kişinin malın teslimi sırasında davalının sigortalı işçisi olduğu anlaşılmakla malın davalıya teslim edildiği sonucuna varılmış ve davalı itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı itirazı ancak kendisi ile ... arasında, iç ilişkide ileri sürülebilecek bir itirazdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının davalıdan 546.700,17 TL alacaklı olduğu, bu miktara yönelik takip dosyasına yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Kısa kararın 2 ve 3 numaralı hükümlerinde " 546.800,19 TL" miktarın yazımında sehven rakam hatası yapıldığı görülmekle hüküm altında tashih şerhi düzenlenmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
2-Davalının ... ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 546.800,19 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 546.800,19 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 37.345,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.675,52-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 30.669,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 87.472,03 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.022,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 6.675,52-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 7.103,12TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
8-Davacı tarafından yapılan; 21.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.991,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 24.991,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı(%98,91) dikkate alınarak 24.718,60-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL ara bulucu ücretinin red kabul oranına(%98,91) göre hesaplanan 1.582,56 sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, kalan kısmın davacıdan alınmasına
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Kısa kararın 2 ve 3 numaralı hükümlerinde "546.800,19 TL" miktarın yazımında sehven rakam hatası yapıldığı görülmekle bu miktarın iptali ile yerine " 546.700,17 TL" ibaresinin eklenmesine, hükmün;
"2-Davalının ... ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 546.700,17 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 546.700,17 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine," şeklinde tashihine karar verildi.
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!