İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir teminat mektubunun nakde çevrilmesini önleyen ihtiyati tedbir kararından kaynaklandığı iddia edilen haksız tazminat talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, ihtiyati tedbirin yaklaşık ispatla ve teminat karşılığı verilmesi, itirazların reddedilmesi ve asıl uyuşmazlığa ilişkin davada Yargıtayın ihtiyati tedbiri alan taraf lehine bozma kararı vermesi nedeniyle tedbirin haksız olmadığına hükmetmiş, davacı ise bu karara karşı istinaf yoluna başvurarak Yargıtay kararının yorumunu ve sonuçlarını tartışmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ....A.Ş hissedarlarından müvekkili ve diğer hissedarların, ...'ta sahip oldukları hisselerin alıcı davalı ....A.Ş ile diğer hissedarlara satılarak devir ve temlik edilmesine ilişkin █████/2011 tarihli ön sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 6,3 maddesi gereğince davalı ....A.Ş şirket hisse devir ve satış bedelinin karşılığı olarak müvekkile 88.000.000,00 USD asgari ödeme yapmayı kabul ettiğini, davalı ....A.Ş asgari hisse devir bedeli taahhüdüne uygun olarak inşaata başlamadan müvekkiline 25.000.000,00 USD tutarında ödemede bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen 8 adet ek protokol olduğunu, müvekililine yapılan bu ödemeler taraflar arasında akdedilen 7 adet ek protokolde açıkca belirtildiğini, davalı ....A.Ş müvekkiline bu protokol ile garanti edilen borcunun bakiyesinin teminatı olarak █████/2016 tarihinde 63.000.000,00 USD ... teminat mektubunu müvekkiline teslim ettiğini, bunun üzerine ...A.Ş hisselerini devirettiğini, ancak teminat mektubunun ödemesinin yapılmadığından teminat mektubu bedelinin tazminin talep ettiğini, ancak İstanbul 7. ATM'nin █████████ D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkili tarafından itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini, İst.11. ATM'nin ███████ Esas sayılı dosyasında davalısı müvekkili ..., davacıları ... ... A.Ş., ... ...A.Ş. ve ... olan ihtiyati tedbir talepli uyarlama davası kapsamında 27.02.2020 tarihli duruşmada esastan reddedildiğini ve İst. 7.ATM'nin █████████ D.İş. Sayılı dosyası ile alınan ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, davalıların haksız tedbir sebebiyle oluşan zarardan kusursuz sorumluluğu mevcut olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer sebeplerle birlikte davanın kabulüne, HMK madde 109 gereğince kısmi dava niteliğinde olarak fazlaya dair her türlü dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.132.093,00 TL zararın haksız tedbirin mahkemece kaldırıldığı █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştekeren ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ....A.Ş ile ..., ..., ..., ... ve ... arasında █████/2011 tarihli ön sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davacıya 25.000.000,00 USD'nin ödendiğini, 63.000.000,00 USD bedelli kesin ve süreli teminat mektubu verildiğini, İstanbul 7. ATM'nin █████████ D.İş sayılı dosyası ile mektubun nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı tazminat davası koşullarının oluşmadığını, dava konusu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesi amacıyla tesis edilen ihtiyati tedbir kararının haklı olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yanlış değerlendirildiğini, müvekkilinin ihtiyati tedbir ile birlikte açmış olduğu davada haklı olup olmadığının henüz kesinleşmediğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir sebebiyle zarara uğramadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer sebeplerle birlikte davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; "...Davaya konu ihtiyati tedbir kararı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yaklaşık ispat şartlarının var olduğu kabul edilerek ve teminat karşılığı verilmiştir. Bu karara karşı aleyhine tedbir kararı verilen tarafından yapılan itirazlarda kararı veren mahkeme ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Daire'si tarafından incelenmiş ve itirazın reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbire konu hukuki uyuşmazlığın esasına ilişkin yargılama sonucunda davanın reddine ilişkin verilmiş olan karar Yargıtay 11. Hukuk Daire'si tarafından lehine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olan dosyanın davacısı lehine bozulmuştur.Bu duruma göre; gerek ihtiyati tedbirin verildiği anda ve gerekse esasa ilişkin yargılama sürecinde verilen kararlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin haksızlığından söz edilemeceyeğinden, davacının davasını ispatlayamadığı sonucuna varılarak davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı dosyası kapsamında 17.10.2025 tarihli karar ile davanın kabulüne yönelik kararın oybirliği ile bozulmasına karar verildiğini, davanın ikame edildiği tarihten 18.09.2025 tarihine kadar, 5 yılı aşkın süredir, uyarlama davasının kesinleşmesi beklenirken, 18.09.2025 tarihinde yapılan duruşmada bekletici meseleden bir anda vazgeçildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin gerek ilk bozma ilamında gerekse de ikinci bozma ilamında ihtiyati tedbirin kaldırılmasını eleştiren ve bu hükmün hatalı olduğuna dair herhangi bir husus bulunmadığını, teminat mektubu üzerine konulan ihtiyati tedbir sebebiyle Müvekkilinin uzun süre boyunca ekonomik değerinden yararlanamadığını, ticari ve mali imkanlarının haksız şekilde kısıtlandığını ve bu sebeple zarara uğradığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız ihtiyati tedbir iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026