İstinaf sonrası yeniden görülen, bankanın çek karnesi verirken özen yükümlülüğü ihlali iddiasıyla karşılıksız çekten kaynaklanan alacağın tahsili davası.
Özet: Davacı, davalı bankanın üçüncü bir şahsa çek karnesi verirken gerekli özeni göstermeyerek karşılıksız çıkan çek nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiş; davalı banka ise yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendi kusuru olduğunu ve belirsiz alacak davası açılamayacağını savunmuş, çeşitli istinaf süreçlerinden geçen dava dosyasında yapılan incelemeler ve alınan bilirkişi raporunda bankanın çek karnesi verme işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Çek Karnesi Verilmesinden Kaynaklı Bankacılık İşlemi)
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025
Mahkememiz tarafından verilen █████/2023 tarihli ..... sayılı kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ..... Dairesinin █████/2025 tarihli ..... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla, dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kayıt edilmiş olup yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Dava dışı Borçlu .... Taah... Ltd. Şti tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan █████/2018 keşide tarihli 45.420,00 TL bedelli ... seri nolu çekin karşılığının çıkmadığını, davalı bankanın çek kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermediğini ve bu nedenle müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı bankanın dava dışı borçlu şirket ve ortakları hakkında gerekli araştırmayı yapmayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK 107 hükmü gereğince arttırılmak üzere şimdilik 1.000.TL'nin öncelikle çekin karşılıksız çıktığı ( zararın doğduğu ) keşide tarihinden itibaren, bu talepleri kabul görmez ise dava tarihinden itibaren 3095 S.K. M. 2/2'ye göre işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Dava konusu edilen tutarın belirlenebilir-hesaplanabilir nitelikte olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, dava açılırken harcın eksik alındığını, harcın tamamlatılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili bankanın, Çek Kanunu'nundan kaynaklanan yükümlülüklerinin farkında olduğunu, çek karnesi verilmeden önce ... Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında, Kanunda istenilen araştırmalarının yapıldığını, tüm çek karnesi talep eden banka müşterilerine yapılan araştırma ve sorgulama işlemlerini , ... İnşaat hakkında da yapıldığını, müvekkili bankadan kaynaklanan bir kusur veya eksikliğin bulunmadığını, ... İnşaat'a çek karnesi verilmesinde (çek karnesi verildiği tarihte) hukuken bir engel olmadığının görüldüğünü, davacı şirketin temel ilişkide; ticaret yaptığı ... İnşaat şirketi hakkında araştırma yapmadan ve teminatlar almadan, piyasa araştırması yapmadan ve özen göstermeden alışveriş yapmasının, herhangi bir teminat istememesi nedeniyle başlı başına kendisinin kusuruyla gerçekleştiğini, davacı şirketin, Limited Şirket niteliğinde tüzel kişi tacir olduğunu, en az müvekkili banka kadar basiretli bir iş adamı gibi hareket etme ve ticaret yaşamında alışveriş yaparken ticaret yaptığı şirketlere mal satarken veya ödeme olarak çeklerini alırken gereken piyasa araştırmasını yapması, ayni veya şahsi teminatlar istemesi, iş yaptığı kişilerden-firmalardan ödeme olarak çek almadan önce şirketi araştırmasının gerektiğini, aciz vesikası alınmadan müvekkili bankaya karşı dava açılamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili bankanın çek bedelinin tamamından sorumlu tutulamayacağından davanın reddini savunmuştur.
Mahkememiz .....Mahkemesinin, █████/2021 Tarih, ..... sayılı kararı ile; " Dava konusu edilen █████/2018 keşide tarihli 45.420,00 TL bedelli ... seri nolu çekin karşılığının çıkmadığını, buna rağmen davacı tarafından ise şimdilik 1.000.TL üzerinden belirsiz alacak davası açıldığı, dava konusu edilen çek ve üzerindeki bedele göre talep edilecek alacak belirli olduğundan dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine..." karar verilmiştir.
..... Dairesinin █████/2021 tarih .....sayılı ilamı ile "... dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden karar verilemeyeceği gözetilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak müteakip usuli işlemlerin tamamlanması ve gereğinin ifası için diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin HMK.'nın 355.maddesi uyarınca kendiliğinden dikkate alınan sebeplerle kararın kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine..."şeklinde karar verilerek, mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiler Mali Muhasebe bilirkişi ..., Sözleşmenin Yorumlamasında Yardımcı Nitelikli Uzman Bilirkişi ... ile Bankacı Uzman Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş olup, bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle; Dava konusu ... seri nolu çek yaprağının Dava dışı ... Ltd. Şti.'ne 08.02.2018 tarihinde verilmesi işlemi ile ilgili olarak Davalı Banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve 5941 Sayılı Çek Kanunu hükümlerine aykırı olduğu iddiasının haklılık taşımadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinin ıslah edilmesi yönelik dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili bankadan talep edilen tazminat talebinin dayanağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nunda düzenlenmiş "Haksız Fiil" kurallarına göre tazminat talebi olduğunu, dava konusu olan müvekkili bankanın ..... Şubesi'ne ait olan ... numaralı olan ve 30.06.2018 keşide tarihli ve 45.420,00 TL tutarlı olan çek 09.07.2018 tarihinde ibraz edildiğini ve işbu çekin karşılıksız işlemi gördüğünü, davacı şirket tarafından ..... Esas sayılı takip dosyasıyla takip başlattığını, huzurdaki tazminat davasının ise 11.01.2022 tarihinde açıldığını, işbu davanın hukuki sebebinin, müvekkili bankanın gereken özeni göstermediği iddiasıyla dava dışı şirkete çek hesabı açması nedeniyle müvekkili bankaya karşı açılan tazminat davası olduğunu, "Haksız Fiil" esasına göre açılacak olan tazminat davalarında TBK'nun 72. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu belirterek davanın öncelikle zamanaşımı süresi dolduğu için reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile davalı vekilinin cevap dilekçesinin ıslahına yönelik talebinin "...ıslah zaman aşımı yönünden ise zaman aşımı süresi geçmediğinden davalı vekilinin zaman aşımı itirazının reddine..." karar verilmiştir.
Mahkememizin yapılan yargılama sonucu █████/2023 tarihli ..... sayılı gerekçeli kararı ile ; " Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk son tutanağı, ticari defter ve kayıtlar ile birlikte toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi kurulu raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi kurulu raporunda; Dava konusu ... seri nolu çek yaprağının Dava dışı ... Ltd. Şti.'ne 08.02.2018 tarihinde verilmesi işlemi ile ilgili olarak Davalı Banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve 5941 Sayılı Çek Kanunu hükümlerine aykırı olduğu iddiasının haklılık taşımadığı belirtilmiş olup bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, çek yaprağının dava dışı şirkete verilmesi işlemi ile ilgili olarak davalı Banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmak ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf sonrası ..... Dairesinin █████/2025 tarihli ..... sayılı ilamı ile " Oturum arasında verilip hükme esas alınan bilirkişi raporunun mahkemece taraflara tebliğ edilip, beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre verildiği ve raporun davacıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde; iki haftalık süre geçmeden önce yapılan █████/2023 tarihli duruşmada davacının bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunduğundan bahisle mazeretinin reddine karar verilerek tahkikat bitirilerek dosya karara bağlanmıştır. Ancak duruşmanın yapıldığı saat 11.00 itibariyle davacının bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesini henüz sunmadığı duruşma saatinden sonra UYAP üzerinde yapılan inceleme sonucu 13.57 itibariyle itiraz dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde yapılan yargılama işlemiyle, davalının bilirkişi raporuna karşı yapabileceği savunma imkanı elinden alınmış, bu suretle davacının adil yargılanma hakkı kapsamındaki hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırılık oluşmuştur. Açıklanan nedenle davalının esasa ilişkin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin hükmün bu sebeple kaldırılmasına." şeklinde karar verilmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmek ile mahkememizin yeni esas numarasına kayıt yapılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile her ne kadar davacı vekili tarafından araştırma yapılarak ek veya yeniden rapor aldırılması konusunda talepte bulunmuş ise de alınan rapor, dosya kapsamı ile toplanan deliller kapsamında değerlendirildiğinde yeterli görülerek dava ve usul ekonomisi gereği talebinin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı bankalının dava dışı kişiye çek hesabını açarken gerekli özen ve dikkat göstermediği iddiası ile verilmeyecek kişiye çek karnesi vermesi nedeniyle davacının bundan dolayı uğradığı zarar nedeniyle açılan alacak tazminat davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk son tutanağı, ticari defter ve kayıtlar ile birlikte toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi kurulu raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi kurulu raporunda; Dava konusu ... seri nolu çek yaprağının Dava dışı ... Ltd. Şti.'ne 08.02.2018 tarihinde verilmesi işlemi ile ilgili olarak Davalı Banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve 5941 Sayılı Çek Kanunu hükümlerine aykırı olduğu iddiasının haklılık taşımadığı belirtilmiş olup bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, çek yaprağının dava dışı şirkete verilmesi işlemi ile ilgili olarak davalı Banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmak ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL harçtan, dava açılışında davacıdan alınan 59,30.TL peşin harç ile önceki kaldırılan kararda yazılan harç tahsil müzekkeresi ile alınan 120,60.TL harç olmak üzere toplam 179,90.TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 435,50. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3)3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00.TL arabuluculuk ücreti için ..... Dairesinin daha önceki kaldırma kararı öncesi █████/2021 tarihli ..... nolu harç tahsil müzekkeresi yazılmış olduğundan mükerrer tahsil olmaması için tekrar harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 1.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili e-duruşmaya yüzüne karşı , davalı ... vekilinin yüzlerine karşı olmak üzere gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!