İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde boş imzalı kağıttan oluşturulan kambiyo senedine dayalı ihtiyati hacze itirazın reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Borçlu, vadesi geçmiş kambiyo senedine dayalı verilen ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazının ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, senedin kredi kullanımı sırasında boş imzalatılıp sonradan tek taraflı doldurulduğunu, geçerli bir kambiyo senedi olmayıp teminat senedi niteliğinde olduğunu, borç ile orantısızlığını ve bankanın hakkın kötüye kullanılması eyleminde bulunduğunu iddia ederek, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz itirazının reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2026 tarihli D.İş kararı ile 17.02.2026 tarihli ek kararNUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar DAVANIN KONUSU:İhtiyati HacizTaraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle;müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, talebin kabulü ile, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 28.01.2026 tarihli Değişik İş kararında; "...Alacağın %15 oranında 402.000-TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından 10 gün içerisinde Mahkememiz veznesine teminat olarak yatırılmasına,yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına, Teminat yatırıldığında teminatın yatırıldığına dair kaşe basılmış ve mühürlenmiş karar aslının talep eden vekiline verilmesine veya talep halinde kararın süresinde infazı için İstanbul İcra Müdürlüğüne veya Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğüne tevdiine..." karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz edenler ... ve .... Şti., itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze dayanak yapılan belgenin senet olarak düzenlenmiş bir belge olmadığını, söz konusu belgenin kredi kullanımı sırasında rutin banka prosedürü kapsamında imzalatılan boş bir kâğıttan ibaret olduğunu, boş olarak imzalanan bu kâğıdın, taraflarının iradesi ve bilgisi dışında, tek taraflı biçimde doldurularak kambiyo senedi haline getirildiğini, bu durumun, hukuken geçerli bir senet ilişkisi doğurmayacağını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 17.02.2026 tarihli ek kararıyla; "...İhtiyati haciz kararına itirazda gösterilen sebeplerin İİK'nın 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı, başka davaların konusunu oluşturabileceği, borçlu ....Şti .nin senedi tanzim eden, diğer tüm borçlunun ise aval verenler olduğu ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine, ihtiyati hacizce itiraz işleminde adli yardım talebini gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşıldığından diğer borçlu ...'nin adli yardım talebi yerinde görülmediğinden..." İhtiyati hacze itirazın reddine, adli yardım talebinin reddine karar vermiştir.Bu ek karar karşı, ihtiyati hacze itiraz edenlerce istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz edenler, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, alacağın varlığının yeterince araştırılmadığını, yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı halde borçlunun mallarına doğrudan müdahale eden ağır bir tedbir uygulandığını, bononun banka dışında imzalatılmış olduğunu bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, banka yetkilisinin iş yerine bonoda bulunan tanzim tarihinden geleceğine ilişkin yazışmalarının mevcut olduğunu, gerçek bir kambiyo borcu doğuran senedin boş şekilde imzalatılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kambiyo senedi olmayıp açıkça teminat senedi olduğunu, borç tutarı ile kredi borcu arasında oransızlık bulunduğunu, bankanın davranışının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, eksik incelemeye dayalı verilen kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, bononun ihtiyati hacze dayanak yapılmasının mümkün olmadığını iddia ederek, itirazın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını, haciz kararının iptali ile bononun geçersizliğinin tespiti ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, İİK 265/son hükmü uyarınca, ihtiyati hacze itirazın reddine dair ek kararın istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş; borçlu vekilinin itirazının reddine dair verilen ek karara karşı, borçlular tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden tarafça, 20.11.2025 tanzim 23.01.2026 vade tarihli 6.500,000,00 TL tutarlı nakden ibareli bonoya dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Bono, borçlulardan ... tarafından diğer borçlu şirket adına düzenlenmiştir. Şirket bonoyu talep eden banka şubesine ciro etmiştir. Borçlu şirket sicil kayıtlarından borçlu keşidecinin, borçlu şirketin yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan " hukuk devleti " ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır.İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Borçlular talep konusu bononun banka dışında düzenlendiği, boş şekilde imzalandığı, teminat senedi olduğu, bono tutarı ile kredi borcu arasında fahiş fark olduğu şeklinde itirazlarda bulunmuştur. Borçluların itirazları İİK'nın 265. maddesinde sayılan itirazlar içerisinde yer almamaktadır. Söz konusu itirazlar açılacak bir menfi tespit davası içerisinde tartışılabileceğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararında usule ve yasaya aykırılık görülmemiş ve istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçluların istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçluların istinaf başvurularının esastan reddine,2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.04.2026KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.