Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin eser sözleşmesi kaynaklı munzam zarar, ekonomik kriz ve alt yükleniciye uygulanmayan fiyat revizyonu alacak davası gerekçeli kararı.
Özet: Bir eser sözleşmesi uyarınca yükleniciden işi üstlenen taşeron davacı, ekonomik koşullar nedeniyle ana sözleşmeye uygulanan fiyat revizyonunun kendi sözleşmesine de uygulanmasını ve uğradığı munzam zararın tazminini talep ederken, davalı ana yükleniciler ise taşeronluk sözleşmesinin fiyat revizyonunu ve bedel artırımını açıkça yasakladığını, dolayısıyla davacının taleplerinin yersiz olduğunu ve arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesi- Munzam Zarardan Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025
Mahkememize ... Esas sayılı olarak açılan davanın öninceleme duruşmasında munzam zarar davası yönünden verilen █████/2025 tarihli tefrik kararı sonrası, mahkememizin yeni esas numarasına kaydı yapılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalıların oluşturduğu ..., dava dışı ...için anlaşma imzalandığını ve yüklenici olarak işi üstlendiğini, davalılar yüklenici olarak üstlenmiş oldukları işi müvekkili şirkete taşere ettiklerini, müvekkili ile davalıların ... üzerinde 14.10.2021 tarihinde sözleme imzalandığını, müvekkilinin işi eksiksiz şekilde yerine getirdiğini ve teslim ettiğini, ülkemizde meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle müvekkilinin de olumsuz etkilendiğini, davalılardan revizyon talebinde bulunduğunu ve davalıların da müvekkilinden fiyat revizyon talibini olumlu karşıladıklarını, ... revizyon talebinde bulunduğunu, burada yapılacak fiyat revizyonunu müvekkili ile yapılan anlaşmaya da uygulayacaklarını söylediklerini, davalıların ihbar olunan ..... yapmış oldukları sözleşmeyi revize ettiklerini ve fiyatların ekonomik kriz koşullarında güncellendiğini, ancak bu durumun müvekkilinden saklandığını, müvekkilinin oyalandığını, müvekkili ile yapmış oldukları sözleşeme taahhüt etmelerine rağmen uygulamadıklarını, müvekkilinin zarar ettiğini, alacağın muaccel olduğu sözleşmenin imzalandığı tarihten bugüne kadar " USD, EURO, ÜFE, TÜFE, Gr. Altın, Asgari Ücret " artış ortalamaları dikkate alındığında faizle karşılanamayacak ciddi şekilde müvekkilinin zararı bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacak olan bedeller ve munzam zarar üzerinden davalıdan tahsilini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava, şikayet, talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü neticesinde, ihbar olunan asıl iş sahibi ... yüklenici davalılarla yapmış oldukları fiyat revizyon ve revizyon oranlarının müvekkili yüklenici davalılarla imzalamış oldukları sözleşmeye uygulanmasını ve bu oran belirlendikten sonra arttırım hakları saklı tutarak şimdilik 500,00 TL belirsiz alacaklarının kabulü ile; son hak ediş ve işin teslim tarihi olan 28.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline. MUNZAM ZARAR olarak ileride arttırılmak üzere şimdilik 500,00 TL alacaklarını dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
ADİ ORTAKLIĞI OLUŞTURAN DAVALI ŞİRKETLERİN VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili şirketler aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı defi ve hak düşürcü süre itirazı ile sürdüklerini, davacı, yalnızca taraflarca imzalanan Taşeron Sözleşmesi'nde yer alan sözleşme bedelinin uyarlanması hususunda arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ancak dava dilekçesinde talep ettiği munzam zarar tazminatı yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, bu nedenle öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı, fiyat revizyonunun müvekkili şirketlerle arasındaki sözleşmeye uyarlanması talebini belirsiz alacak davasına konu edemeyeceğini, Taşeronluk Sözleşmesinin 5. Maddesiyle: Taşeron hiçbir nedenle birim fiyat bedel fiyatı değiştirilmesini ve sözleşme bedelinin artırılmasını isteyemez. Bu sözleşmenin imzalanmasından sonra yeni vergi, resim ve harçlar konması mevcutlarında artışlar yapılması, işçe ücretleri ve ...'ya ödenmesi gereken primlerin artması gibi nedenlerle birim fiyatlarda değişiklik yapılmayacaktır." FİYAT FARKI başlıklı 11/A maddesinde İşbi sözleşmenin 5.maddesinde belirtilen bedellere zam veya süre uzatım talep edemez. Taşeron sözleşme konusu iş ile ilgili olarak HİÇBİR şekilde eskalasyon veya başka fiyat farkları talep etmeyecektir." düzenlemeleri yer aldığını. Davacı ile davalı müvekkili şirketler arasında akdedilen "Taşeron Sözleşmesi"nde açıkça davacının birim fiyat bedel fiyatının değiştirilmesini ve sözleşme bedelinin artırılmasını talep edemeyeceğinin düzenlendiğini, davacının bu talebinin yersiz olduğunu, sözleşmelerin birinde uygulanan bir değişikliğin diğer bir sözleşmede de uygulaması gerektiğine dair iddia hukuka uygun olmayın kabulünün mümkün olmadığını, .... █████/2024 tarihli ... bu yönde olduğunu. ... ile akdedilen sözleşmenin ekonomk koşulara göre uyarlanmasından bahisle aynı revizyon oranlarında daacı tarafın uyarlanmasına ilişkin talebi yönünden, İki ayrı sözleşmenin birinde uygulanan bir değişikliğin diğer sözleşmede uygulanmasını gerektirdiğine dair iddianın hukuka uygun olmadığını. Davacı tarafın tüm hakedişlere itirazsız bir şekilde imzalamamış olduğunu. Özleşmenin 10.maddesine göre " itirazsız imzalanan hakkedişler kesin ve bağlayıcı hale gelir. Sonradan yapılan itirazlar maddi hataya dayanmadığı sürece muteber değildir." düzenlemesi uyarınca sözleşmede davacının fiyat farkı talep edemeyeceğine dair hüküm bulunduğunu. Hak edişleri itirazsız bir şekilde imzalamış olduğundan sonradan fiyat farkı talebinde bulunamayacağını. ... .█████/2016 tarihli ... sayılı ilamında belirtildiği gibi yüklenici itirazlarını bildirmediği taktirde hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayıldığını, hakedişlerin itirazsız şekilde imzalanması nedeniyle kabul edilmez nitelikte olduğunu. Bu nedenle davacının fiyat farkı talebinin mümkün olmadığını. Davacı faizle karşılanmayan zararı olduğundan bahisle MUNZAM zarar talebinde bulunmuş olup TBK.nun 122.maddesine göre somut olayda davalı tarafın müvekkilini hak edişlerin demeleri zamanında yapılmış olduğundan bir temerrüt sözkonusu olmadığını. Munzam zarar şartı için temerrüt şartının gerçekleşmediğini. Sözleşmenin "Avans Ödemesi" başlıklı 11/B maddesinde; "Bu iş ile ilgili TAŞERON'a avans verilmeyecektir." düzenlemesi yer almasına rağmen tüm iyi niyetleriyle birçok kez hakkediş faturalarının kesim tarihlerinden daha önce davacıya ödemeler yaptıklarını, müvekkili şirketlerin temerrüde düşmesi bir yana, işin yapımı sırasında müvekkili şirketler her daim davacı şirketten alacaklı olduklarını, bu sebeple, davacının munzam zarar talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul edilemeyeceğini, davacının munzam zarara uğradığını iddia ettiğini ancak iddiasına dair somut deliller ile ispatlaması gerektiğini. ... █████/2022 tarihli ... sayılı ilamında belirtildiği gibi munzam zararın somut vakıalar ile ispatlanması gerektiğini, genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin şahsen ve somut olarak uğradığı zararların ispatı gerektiğini. Karardan anlaşıldığı gibi davacı munzam zarar iddiasını somut delillerle ispat etmek zorunda olmasına rağmen yalnızca ülkede meydana gelen ekonomik kriz sebebiyle munzam zarara uğradığını iddia etmiş olup bu iddiasına dair somut deliller sunmamış olduğunu. Davacının fiyat farkı ve munzam zarar taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğundan haksız şekilde açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ihale nedeniyle fiyat revizyon oranın uygulanması nedeniyle alacak ile munzam zarar tazminatına ilişkindir.
Mahkememize ... Esas sayılı olarak açılan davanın öninceleme duruşmasında munzam zarar davası yönünden verilen █████/2025 tarihli tefrik kararı ile Davacı tarafın ilk talebi olan fiyat revizyon oranının uygulanmasına yönelik arabuluculuk son tutanağı mevcut olup munzam zarar için talep tazminat yönünden arabulucuk son tutanağını █████/2025 tarihinde dava açarken sunulmadığı ihtar verilmesi üzerine sonradan █████/2025 tarihinde başvurarak █████/2025 tarihinde arabuluculuk tutanağının tamamlamış olarak dosyaya sunduğu tespit edilmiş olup dava açarken dosyaya ibraz etmesi dava şartı olup munzam zarar tazminatı yönünden ise arabuluculuk son tutanağı dava açarken sunulmadığından, MUNZAM ZARAR TAZMİNATINA YÖNELİK Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.son, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2, 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, ilişkin karar verilmek üzere munzam zarar tazminat talebinin DOSYADAN TEFRİK EDİLEREK mahkememizin yeni esasına kayıt edilmesine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinin (1.) fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A. maddesinin (2.) fıkrasının son cümlesi "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Dava şartlarının incelenmesi başlığını taşıyan 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü, 115/2. maddesinin (1.) cümlesi "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmünü içermektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yapılan araştırma sonucu davacının ve davalının tacir olduğu, açılan davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, gerek dava dilekçesi içeriğinde, gerekse dava dilekçesi eklerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyanın ve buna dair bir belgenin bulunmadığı gibi, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere muhtıra tebliğ üzerine, dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde, daha önce taraflar arasında aynı sebepten doğmuş aynı alacak talepleri yönünden arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle tekrardan arabuluculuk yoluna başvurmayı tercih etmediklerine yönelik beyanı değerlendirildiğinde, dava açılmadan önce, birleşen davacı vekilinin alacak tazminat talepleri ile asıl dosyadaki davacının alacak tazminat taleplerinden farklı olduğundan, arabuluculuğa başvuru yapılmadığı anlaşıldığından, bu kapsamda; dava açarken dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından. Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1) Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.son, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2, 115/2. maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2) Dosya tefrik ile ayrılmış olduğundan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması dava açılışında alınması gereken 615,40.TL peşin harç ile 615,40.TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Davalıların yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 500,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, dosya üzerinden davacı vekili ile davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!