Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, avans çeklerle ilgili menfi tespit ve istirdat davasında, ürün teslimi yapılmaması nedeniyle davacının borçlu olmadığı, aksine davalıdan milyonlarca lira alacaklı olduğu bilirkişi raporuyla belirlendi.
Özet: Bu menfi tespit davası, davacının davalıya ürün alımı için avans niteliğinde verdiği ancak ürünlerin teslim edilememesi ve çeklerin bir kısmının ödenmesiyle istirdat davasına dönüşmüş olup; davalı şirket yetkilisinin çekleri avans olarak aldığını beyan etmesi ve davalının defterlerini sunmaması üzerine, davacının usulüne uygun ticari defterleri ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalıya çeklerden dolayı borçlu olmadığı ve hatta davalıdan ciddi miktarda alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : ...KARAR NO : ...BAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı tarafın iddiaları; Davacının, davalı şirkete, davaya konu edilen;-20.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 053874 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-22.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 053883 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-23.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024806 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-25.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024375 çek nolu 400.000,00-TL bedelli,-30.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024801 çek nolu 500.000,00-TL bedelli,-30.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024969 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-30.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8025147 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,Çeklerin davalıya alınacak ürünler için avans niteliğinde verildiğini, çeklerin verildiği ...'nın ...'nin ████████ sorgu numaralı kararı ile tutuklandığını, bu nedenle çekleri ve çeke karşılık olan ürünleri teslim alamadıklarını, fabrikanın işlemez haline geldiğini belirterek bu çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.Davalı taraf davayı cevap vermemiş ve vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Dava konusu çeklerin avans olarak verilip verilmediği, bu çeklere karşılık davalı tarafından davacıya mal teslimi yapılıp yapılmadığı, bu çekler sebebiyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, tazminat koşularının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.Çekler bankadan sorulmuş, (... ve ... seri numaralı) 2 çekin keşideci tarafından bankaya iade olduğu, diğer çeklerin ise takastan ödendiği anlaşılmıştır.Menfi tespit talebine konu çeklerin davadan sonra ödenmiş olması sebebiyle dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. İade edilen çekler hususu davacı vekilinden sorulduğunda bu iki çekin bedellerinin ödenerek iade alındığını ve bankaya teslim edilerek iptallerinin sağlandığını belirtmiştir.Davalı şirket yetkilisi ... (T.C. ...) ilk tahkikat duruşmasındaki beyanında dava konusu çeklerin tümünü kendisinin ciro ettiğini ve bu çeklerin avans ödemesi olarak alındığını belirtmiştir. Yapılan incelemede ...'nın şirketin tek ortağı ve tek müdürü olduğu görülmüştür.Taraflardan ticari defter ve kayıtları kesin süre verilerek ihtarlı şekilde istenmiştir. Davalı taraf muhtıra tebliğine rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmamış, bilirkişi incelemesi davacının sunduğu kayıtlar üzerinde yapılmıştır.Muhasebe bilirkişisi ...█████/2026 tarihli raporunda; "Davacı taraf yasal ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde usulüne uygun tutulduğu, 2024 hesap dönemi yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu beratlarının düzenli olarak beyan edildiği, envanter defterinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Yasal Ticari Defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı; sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında bir ticari faaliyet mevcuttur. Dava konusu dayanak çeklerin davacı taraf yasal ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, Davacı tarafın davalı adına düzenlediği kendi çekleri yasal ticari defterlerinde Verilen Sipariş Avansları hesabına değil, 320 DD 01 kodlu Satıcılar muavin hesaba borç kaydı yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu çeklerin yasal defterlere kaydı 159 Verilen Sipariş Avansları hesabına yapılmamakla birlikte, 6.334.528,31 TL tutarında 31.12.2024-6693 tarih/yevmiye no’lu ve 10.01.2025-123 tarih/yevmiye numaralı defter kayıtlarında 320 Satıcılar hesabı ile 159 Verilen Sipariş Avansları hesabı arasında hesaplar arası virman yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu çekler sebebiyle ticari defterler temelinde davacının davalıya borçlu olmadığı, davacı taraf yasal ticari defter kayıtlarına göre 05.09.2025 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 12.568.557,92 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir..HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. TTK'nın 83/2. maddesinde, HMK'nın senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesinde genel olarak ticari belgelerin, 222. maddesinde (22.07.2020 T. ve 7251 S.K/Madde 23. maddesi ile değişik) ise özel olarak ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır. HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir. (... █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ve ... ███████-328 Esas ████████ Karar sayılı kararı) Davalı ticari defter ve kayıtlarını verilen kesin süreye ve yapılan ihtara rağmen sunmadığından davacının incelemeye sunduğu usulüne uygun tutulan ve kendisi lehine delil teşkil eden defter ve kayıtları esas alınmıştır.Çek, bir ödeme aracıdır. TBK’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; davacının dava konusu çekleri keşide edip davalıya mal karşılığında teslim ettiği karine olarak kabul edilmekle birlikte karinenin aksinin ispatı mümkündür. Çeklerin avans olarak verildiği hususu davalı şirket yetkilisinin beyanı ile sabittir. Bu haliyle davalı taraf avans ödemesi yapılan malların teslim edildiğini ispat etmek durumundadır.Davacının davalıya avans olarak verdiği dava konusu çeklere karşılık bir mal yada hizmet alımının bulunmadığı ve bu çek miktarları kadar davalıdan alacaklı konumunda bulunduğu hususu gerek davalı şirket yetkilisinin duruşmadaki beyanı gerekse yapılan bilirkişi incelemesi ile sabittir.Açıklanan gerekçelerle davacının davalıya avans olarak verdiği çekler karşılığında davalıdan mal ve hizmet almadığı, çeklerin davalı tarafından ciro edilmiş olması sebebiyle davadan sonra çek bedellerinin tahsil edilmiş olması itibariyle davanın istirdada dönüştüğü, davalının ödenen çek bedelleri sebebiyle davacıya borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın istirdada dönüşen davada faiz talebini açıkça bildirmemiş olması sebebiyle ayrıca faize hükmolunmamıştır. Davacı kötüniyet tazminatı da talep etmiş ise de çekler sebebiyle yapılmış bir icra takibi bulunmadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatına hükmolunmamıştır.HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacının menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüş olmakla; davanın kabulüne, davacı tarafından davalıya keşide edilmiş olan ve ödendiği anlaşılan;-20.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 053874 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-22.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 053883 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-23.04.2025 Keşide Tarihli ....'ne ait 802806 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-25.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024375 çek nolu 400.000,00-TL bedelli,-30.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024801 çek nolu 500.000,00-TL bedelli,-30.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8024969 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,-30.04.2025 Keşide Tarihli ...'ne ait 8025147 çek nolu 350.000,00-TL bedelli,Çekler sebebiyle toplam 2.650.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının istirdada dönüşen talep açısından faiz istemini ayrıca ileri sürmemesi sebebiyle faiz hakkında karar verilmesine yer olmadığına,3-Koşulları oluşmadığından davacı lehine kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına,4-Hükmolunan değer üzerinden alınması gereken 181.021,50 TL karar harcından peşin alınan 45.255,38 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 135.766,12 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 386.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 45.255,38 TL peşin alınan harç, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 437,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 56.568,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı aleyhinde sonuçlanan istinaf başvurusu sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,7-Ara buluculuk dosyasından yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Gerekçeli kararın kalem yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine, 9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026 Başkan ... E-imzaÜye ...E-imza Üye ... E-imzaKatip ... E-imza