Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından incelenen, trafik kazası sonucu cismani zarar gören davacının sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebiyle açtığı tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında ağır yaralanan davacının, sürücüsü tam kusurlu olan diğer aracın sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında, müvekkilinin kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri taleplerinin sigorta şirketi tarafından yasal sürede karşılanmaması üzerine, ilk derece mahkemesi, davacının kusursuz olduğunu, %8 sürekli maluliyet ve 1 aylık bakıcı ihtiyacının olduğunu aktüerya raporuyla tespit ederek, poliçe limitleri dahilindeki sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri tazminat taleplerinin kabulüne karar vermiştir.

T.C.

DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ███████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... tarihinde ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, çenesinde kırıklar meydana geldiğini,neredeyse tüm dişlerinin döküldüğünü,vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, ağır şekilde yaralandığını, halen bakıma muhtaç olduğunu, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün tam kusurlu olup müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine yapmış oldukları başvuru neticesinde davalı sigorta şirketince yasal süre içerisinde talebin karşılanmadığını, tahkikat sonucunda maddi tazminat değerinin tam olduğu anda artırılmak üzere ... TL sürekli işgöremezlik/sakatlık (maluliyet), ... TL bakıcı gideri olmak üzere toplam ... TL poliçe limitleri dahilinde olmak üzere kaza tarihinden işleyecek bankalara uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; ... TL bakıcı gideri talebini ... TL, ... TL sürekli işgörmezlik(maluliyet) talebini ise ... TL olmak üzere toplam ... TL olarak ıslah ettiklerini, müvekkilin alacağının muaccel olduğu sigorta şirketi başvuru tarihi olan ... (başvurunun şirkete ulaştığı tarih olan ... den 8 iş günü sonrası) tarihinden itibaren bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizi ve ferileriyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini; yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını; ek dava açma ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla talep ettiği görülmüştür.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirkete Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kaza hakkında yürütülmekte olan soruşturma olup olmadığı sorgulanarak, yürütülen soruşturma bulunması halinde bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi gerektiğini,trafik kazası sonucunda ortaya çıkan bakıcı giderleri sağlık gideri teminatı kapsamında olduğundan sigorta şirketinin bu hususta herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur ve maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu'nun ilgili dairesi’ne sevk edilmesini,kaza tarihi itibariyle eldeki verilerle kalıcı araz bildirimi yapılması için zaruri olan 1 (bir) yıllık stabilizasyon süresi henüz tamamlanmamış olduğundan rapor maluliyeti göstermek için yeterli ve elverişli olmayacağını,mahkeme aksi kanaatte ise, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, ...-... tarihlerini kapsayan ... numaralı poliçe nedeniyle sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Kararı ile; "... tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ... ile sigortalı olan aracın tam kusuru ile trafik kazası yaptığı, davacı asilin kusurunun bulunmadığı ve kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet
oranının %8 ve sürekli, bakıcıya ihtiyaç süresinin 1 ay olacağı belirlenmiş, aktüer raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminat miktarı ... TL, bakıcı gideri ...-TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Belirtilen bu miktarların 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına ...TL, sağlık gideri ...TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği tutarın bu teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmakla, davacının talep etmiş olduğu tazminat kalemlerine yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilinin davalı yan ile mail çıktıları dikkate alındığında başvuru tarihinin ... olduğu kabul edilmekle, bu tarihi takip eden 8 iş gün sonunun ... tarihine isabet ettiği anlaşılmakla bu tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan davalı nezdinde sigortalı aracın gelen yazı cevabına göre dava dışı ...'ye ait olduğu, tacirin borçlarının ticari olması asıl olmakla ve Yargıtay 'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda tazminata avans faiz uygulanması gerektiğine kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davanın kabulü ile; Davacının bakıcı giderine ilişkin talebi olan ... TL'ye ... tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebi olan ... TL'ye ... tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinafında özetle; ilgili davanın ''belirsiz alacak davası'' nevinde ikamesi HMK'NIN 107. maddesine açıkca aykırılık teşkil etmekle beraber bu aykırılığa bağlı davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirkete Karayolları Trafik Kanunu Madde 97. hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, trafik kazası sonucunda ortaya çıkan bakıcı giderleri sağlık gideri teminatı kapsamında olduğundan sigorta şirketinin bu hususta herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilin temerrüdü gerçekleşmemiştir. bu yüzden faiz hükmü verilmemesi gerekmektedir lakin mahkemenin aksi görüşü sonucu faize hükmetmesi ve beraberinde davacının talebi sonucu avans faizi somut olaya aykırılık teşkil etmekle beraber bu olayda mahkeme içtihatlarınca yasal faiz uygulanması hukuka aleni şekilde aykırı olduğunu, huzurdaki dosya kapsamında, maluliyet oranının tespiti için adli tıp kurumundan rapor temin edilmesi gerekmekte olup maluliyet raporunun adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından incelenmesi zorunluluk arz ettiğini, avans faizine hükmedilmesi; sigortalı aracın hususi kullanımı göz önüne alındığında hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine , aksi kanaatte ise adli tıp dairesinden bilirkişi raporu alınmasına , karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;
Davacı vekili ... tarihinde ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını beyanla ıslahen ... TL tazminat talebinde bulunmuş olup davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece başvuru dosyası, kaza tespit tutanağı, ve ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmış olup kusur durumunun tespiti için dosya ATK,ya gönderilmiştir.... tarihli kusur raporunda özetle ; ... günü saat ... sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... yolu üzerinden ... evler istikametinden ... Cadde istikametine sağ şeridi takiben seyri sırasında olay mahalli yaya geçidine geldiğinde, aracının sağ ön kısımlarıyla, seyrine göre sağ tarafından yola girip yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen yaya ...’e çarpması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana geldiği, sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde seyri sırasında geldiği yatay ve düşey işaretlerle belirlenmiş yaya geçidi bulunan olay mahallinde hızını yaya geçidini kullanarak karşıya geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara ilk geçiş hakkını verebileceği şekilde azaltarak, dikkatli ve müteyakkız biçimde seyretmesi gerekirken gereken dikkat ve özeni göstermeyip seyrine göre yolun sağından yola girerek yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen ilk geçiş hakkına haiz yayaya çarpması sonucu meydana gelen olayda, asli kusurlu olduğu, davacı yaya ..., ilk geçiş hakkına haiz olacak şekilde yaya geçidi üzerinden karşıya geçmek istediği esnada, sol tarafından gelen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru olmadığı, sürücü ...'ın %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in kusursuz olduğu, kanaati bildirilmiştir. Mahkemece maluliyet oranının tespiti için dosya ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığına gönderilmiş olup aldırılan ... tarihli ve ... tarihli maluliyet raporunda özetle ; ... doğumlu ... T.c. Numaralı ...” in ... tarihinde Maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”in 14/1. maddesinde yer alan “30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olur” hükmünce çocuktaki yaralanmalar; 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri değerlendirildiğinde, kişinin engel oranın %8 ve sürekli olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayacağı, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkemece tazminat hesabı yönünden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup ... tarihli bilirkişi raporunda özetle;... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı ... için maddi tazminat hesaplaması yapılmıştır. Buna göre kaza sonucu % 8 oranında malul kalan, 4 ay süreyle geçici iş göremez duruma gelen ve 1 ay süreyle bakıcıya ihtiyaç duyan davacının bilinen ve bilinmeyen dönem Sürekli İşgücü Kaybı tazminatına ilişkin maddi zararının Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) ... TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) ... TL, Bakıcı Gideri(Bilinen Dönem) ... TL olaracağı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. Maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı ve sorumluluk sigortacısına karşı dava açabilir. İşleten ve sürücü zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludur.
-Davalı vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup, dosya incelendiğinde davacının fazlaya dair haklarını saklı tutarak huzurdaki davayı ikame ittiği, dava dilekçesinde davanın HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açıldığı yönünde bir ibarenin bulunmadığı, bu durumda davanın kısmi dava olarak açıldığı huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki bir engel bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Davalı sigorta şirketi eksik evrakla başvuru yapıldığını, başvurunun geçersiz olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup 2918 sayılı KTK'nin 97'inci maddesi ile zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinin düzenlendiği, Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin doğrudan dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği, davacı vekilinin davalı sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yaptığı, bu durumda başvuru için gerekli şart yerine getirildiği anlaşılmakla buna dair istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. (Bknz: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ██████████ Esas ve █████████ Karar)
-Davalı vekili bakıcı gideri yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı yönünden istinaf talebinde bulunmuş olup Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ Esas-Karar sayılı █████/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının bakıcı giderinin karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ esas ve █████████ karar sayılı █████/2020 günlü kararı)
-Davalı vekili maluliyet raporunun ATK dan alınması gerektiği bu bağlamda alınan maluliyet raporunun geçerli olmadığı gerekçesi ile istinaf talebinde bulunmuş olup Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması zorunludur. Davaya konu kaza ... tarihinde meydana gelmiş olup mahkemece ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığından aldırılan raporda kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
-Davalı vekili hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup dosya kapsamında davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın işleteninin dava dışı ...' olduğu, tüzelkişi tacir olan işletenin kazaya karışan aracı ticari işlerinde kullanacağı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece avans faizine hükmedilmesi yerinde olup davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Kanunun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken ... TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile kalan ... TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Kararın dairemiz tarafından tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!