2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı davasında müteveffa geliri tespiti eksikliği ve istinaf sonrası gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının murisinin bir trafik kazasında vefat etmesi üzerine zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalıdan talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesinin belirli bir tazminat miktarını kabul eden kararının istinaf edilmesi üzerine, üst mahkeme kazada ölen kişinin kuaför olarak çalıştığına dair deliller olmasına rağmen gelirinin net olarak belirlenmemesi, davacı itirazlarının değerlendirilmemesi ve tazminat hesaplamasında zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları çerçevesinde eksik inceleme yapıldığı gerekçeleriyle hükmü bozarak, gelir tespiti ve tazminat hesaplamasının daha detaylı bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
......
...........
.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 11.12.2017 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının murisi yaya ...’e çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının desteğinin vefat ettiğini, davacının müteveffanın oğlu olup destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunduğunu, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, herhangi bir cevap verilmediğini belirterek HMK.nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.560,00TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.03.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatına mahsuben 8.476,75 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, destek tazminatı hesabının ZMMS Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, ceza dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun dikkate alınmasını, somut olayda müteveffanın müterafik kusuru bulunduğundan, müterafik kusur indirimi yapılmasını, davalı şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını savunmuştur.
Mahkememizin █████/2020 tarih, ████████ E., ████████ K.sayılı ilamı ile; davanın kabulü ile, 8.476,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup; iş bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... BAM 26.HD'nin ████████ E., ████████ K.sayılı ilamı ile;
"Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
TBK'nun 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Destekten yoksunluk zararının hesabında, müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Bu nedenle desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve gelirinin tespit edilmesi gerekir. Müteveffanın gelirinin ispat edilememesi halinde hiç kimsenin asgari ücretin altında gelir elde etmeyeceği kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Ancak mahkeme zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır.
Dosya kapsamından desteğin olay tarihinde kuaför olarak çalıştığına dair ustalık belgesi bulunduğu, sosyal ekonomik durum araştırmasında çalıştığı kuaförün belirtildiği görülmekle, mahkemece öncelikle desteğin gelirinin net olarak belirlenmesi için davacı tarafa ispat imkanı verilmesi, desteğin SGK kayıtları ve çalıştığı iş yerinden gelirine ilişkin belgelerin istenmesi, gelirin net olarak ispat edilememesi halinde desteğe ait işyeri büyüklüğünde kuaförde çalışan kişilere ödenecek emsal ücret araştırılarak gelirin netleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetli değildir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre, 1,8 teknik faiz uygulanarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü kullanılarak yapılan hesaplama soncunda davacı çocuk için 8.476,75 TL tazminat belirlenmiş, rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmiş, mahkemece davacı tarafın itirazları değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Dava konusu olay 11.02.2017 tarihinde meydana gelmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ███████ E-███████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ███████ Esas - ███████ Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında aktüerya konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken aktüerya hesabı konusunda ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmış olması ve yargılama devam ederken desteğin eşinin vefat ettiği gözetilerek desteğin eşinin ölümünden sonraki payların ona göre değerlendirilmesi ve belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece alınan aktüer bilirkişi rapor ve ek raporlarında davacı küçük ... ...’ün olay tarihinde 3 yaşında olduğu, 19 yaş, 20 yaş ve 25 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek ayrı ayrı hesaplama yapılmış, mahkemece davacının 20 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek buna göre belirlenen tazminata hükmedilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, destekten yoksun kalan çocukların destek süresinin belirlenmesinde yüksek öğrenim görme durumu bulunmaması halinde kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Çocuğun yüksek öğrenim görüp görmeyeceği ise çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakimin her somut olayda bu hususu belirlemesi gerekir.
Bu durumda mahkemece destek görecek küçüğün eğitim gördüğü okuldan ders durumu ve notları araştırılarak, ailenin sosyal ve ekonomik durumu, anne ve babanın üniversite eğitimi alıp almadığı, yaşadığı sosyal çevre gibi hususlar değerlendirilerek buna göre yüksek öğrenim görüp görmeyeceği belirlenerek sonucuna göre 25 yaşa kadar destek alıp almayacağının belirlenmesi, yüksek öğrenim görmeyeceğinin belirlenmesi halinde 18 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken belirtilen hususlar değerlendirilmeden, tartışılmadan ve gerekçe gösterilmeden çocuğun 20 yaşına kadar destek alacağının kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; desteğin gelirinin, davacının destek alacağı sürenin belirlenerek, yargılama aşamasında davalının aktüer bilirkişi raporuna itiraz ettiği de gözetilerek davacının hak kazanabileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak bakiye yaşam sürelerinin belirlenmesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılarak ve yargılama sırasında desteğin eşinin vefat ettiği gözetilerek ölümden sonraki payların ona göre değerlendirilerek hesaplama yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden..." şeklinde açıklanarak, Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, Mahkememizin ████████ esasına kaydı yapılmak suretiyle davanın esası incelenmiştir.
... BAM 26.HD'nin ████████ E., ████████ K.sayılı ilamında da belirtildiği üzere, müteveffanın gelirinin netleştirilmesi amacı ile ilgili SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, müteveffanın çalıştığı işyerlerini gösterir listenin tevdi istenilmiş, aynı hususta davacı taraftan müteveffanın çalıştığı işyerlerine ve gelir düzeyine ilişkin bilgi istenilmiş olup; davacı vekili katıldığı oturumda, "müvekkilim ... ...'ün annesi vefatından önce kardeşinin yanında kuaförde çalışmakta idi, ancak buna ilişkin elimde bir belge mevcut değildir, söz konusu iş yerine ilişkin de bir bilgi sahibi değiliz, ulaşma imkanımda yoktur, ancak çalıştığı sabit olduğundan ustalık kalfalık belgesi de dikkate alınarak ilgili sendikalardan ücret araştırması yapılmasını talep ediyoruz," şeklinde beyanda bulunmuş olmakla, gelir durumunun net olarak belgelendirilememesi nedeniyle emsal ücret araştırması yapılması amacı ile ilgili sendika ve kuruluşlara müzekkereler yazılmış ve son olarak dosya içerisine alınan İstanbul Kadın Kuaförleri-Manikürcüleri Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın █████/2024 tarihli yazısı ile 2017 yılı itibariyle emsal ücretin 2.070,00 TL olduğu bildirilmiş ve davacının kabulünde olan iş bu tutar üzerinden aktüerya raporu alınmıştır.
Davacı destek görecek küçüğün eğitim durumu ve başarı düzeyi, küçüğün anne, babası ve vasisinin Üniversite eğitimi alıp almadığı hususlarında bilgi verilmesi için davacı vekiline süre ve imkan tanınmış, aynı zamanda davacı küçüğün eğitim gördüğü okuldan ilgili kayıtlar celp edilmiştir. Davacı küçüğün okul notlarının iyi düzeyde olduğu, ... VİP Plus Kişisel Gelişim Kursundan %50 burslu olarak faydalandığı, babasının üniversite eğitimi aldığı dikkate alınarak, davacı küçüğün yüksek öğrenim görme ihtimali yüksek görüldüğünden 25 yaşına kadar destek alacağı kabul edilmiştir.
Aktüerya uzmanı bilirkişiye ait █████/2024 tarihli raporda; TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 arttırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış olup, yargılama sırasında desteğin eşi ...'ün de vefat ettiği gözetilerek, ölüm tarihinde sonraki payları hesaplamaya katılarak yapılan incelemede, müteveffanın hak sahipleri lehine toplam 440.206,15 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 330.000,00 TL olup, toplam tazminatın poliçe limitini aştığı, garameten dağıtım yapıldığında davalı sigorta şirketinden, davacı ... ...'ün 83.724,11 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı bildirilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin müteveffanın yakınlarına yaptığı ödemeler dikkate alınarak taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacı ile alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; müteveffa ...'un %85 kusurlu olduğu tespit edildiğinden hesaplanan zarardan %85 kusur indirimi yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 arttırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davalı ... sigorta tarafından dosyaya kök rapordan sonra eklenen 26.02.2025 tarihli dilekçede, 13.04.2018 tarihinde ... için 73.930,00 TL, ... için 32.038,00 TL, ... için 06.04.2018 tarihinde 126.813,00 TL ve ████████ esas dosyadaki ilama istinaden ... ... için 8.476,75 TL olmak üzere toplam 241.257,75 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığının anlaşıldığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 330.00,00 TL olup, 241.257,75 TL ödeme yapıldığından poliçede 88.742,25 TL bakiye limit kaldığı hesaplanmış olup, işbu raporda bakiye limit dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, Mahkemenin 11.11.2024 tarihli duruşmasında alınan “ Takdiri mahkemeye ait olmak üzere çocuğun 25 yaşına kadar destek alacağının kabul edilmesi halinde destek tazminatının hesaplanması, 2022 yılı AGİ uygulamasına ilişkin ... BAM 35. H.D. Emsal kararı gözetilerek terditli hesaplama yapılması, ” kararı gereğince terditli hesaplama yapıldığı, davacı ... ...'ün 18 yaşına kadar destek alacağının kabulü halinde; Mahkemece pasif dönem hesabının 18.591,02 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 38.688,85 TL bakiye maddi tazminatı hesaplandığı, Mahkemece pasif dönem hesabının 22.104,00 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 38.339,86 TL bakiye maddi tazminatı hesaplandığı, davacı ... ...'ün 25 yaşına kadar destek alacağının kabulü halinde; Mahkemece pasif dönem hesabının 18.591,02 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 57.062,84 TL bakiye maddi tazminatı hesaplandığı, Mahkemece pasif dönem hesabının 22.104,00 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 56.636,83 TL bakiye maddi tazminatı hesaplandığı, Mahkemenin 18.12.2020 tarihli kararında hükmedilecek tazminata 18.10.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği bildirilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; ... ... için talep edilen 8.476,75 TL destekten yoksun kalma tazminatını 56.636,83 TL'ye yükselttiklerini belirterek, 56.636,83 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 18.10.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Hükme esas alınan █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile; davalı sigorta şirketi tarafından 13.04.2018 tarihinde ... için 73.930,00 TL, ... için 32.038,00 TL, ... için 06.04.2018 tarihinde 126.813,00 TL ve ████████ esas dosyadaki ilama istinaden ... ... için 8.476,75 TL olmak üzere toplam 241.257,75 TL maddi tazminat ödemesi, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti olan 330.00,00 TL'den mahsup edildiğinde, poliçede 88.742,25 TL bakiye limit kaldığı tespit edilmiş, bakiye limit dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, Mahkemece pasif dönem hesabının 22.104,00 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin ve davacı ... ...'ün 25 yaşına kadar destek alacağının kabulü halinde, davacı 56.636,83 TL bakiye maddi tazminat alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
█████/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan, 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, █████/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde, yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, asgari ücret idare tarafından açıklanan bu miktar kadardır. Dolayısı ile açıklanan miktardan gelir vergisi ve damga vergisinin alınıp alınmayacağı idari bir tasarruf olduğundan varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülemez. Buna göre █████/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan tazminat hesabı yapılması gerektiği gözetilerek, bilirkişi raporunda terditli olarak gösterilen pasif dönem hesabının 22.104,00 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yerinde görülmüştür. Buna göre; █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile pasif dönem hesabının 22.104,00 TL net asgari ücret üzerinden ve davacı ... ...'ün 25 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek yapılan hesaplamanın, usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla, davacının 56.636,83 TL bakiye maddi tazminat alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
Somut davada, davacı dava dilekçesi ile 3.560,00 TL tazminat isteminde bulunmuş, █████/2020 tarihinde talep artırım dilekçesi ile talebini 8.476,75 TL'ye yükseltmiş, ... BAM 26.HD'nin kaldırma kararından sonra █████/2025 tarihinde sunduğu talep artırım dilekçesi ile talebini bu kez 56.636,83 TL'ye yükseltmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ████████ E., ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere,belirsiz alacak davalarında, alacağın tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinde sunulan talep artırım dilekçesine hukuki değer atfedilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından, davacının sunduğu █████/2025 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE, 56.636,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 3.868,86 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.680,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.187,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 2.187,96 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 7.807,80 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Bilirkişi Ücreti : 7.000,00 TL
Posta Masrafı : 766,70 TL
Başvurma Harcı : 35,90 TL
Vekalet Harcı : 5,20 TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!