Temizlik hizmet sözleşmesi sona ermesine rağmen iade edilmeyen banka teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti ve iadesine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Hizmet sözleşmesinin sona ermesinin ardından davacı şirket, davalıya sunulan iki adet teminat mektubunun iadesini, SGKya ilgili işlerden borcu olmadığına dair belgelerle talep etmiş; davalı ise sözleşme şartları gereği SGKdan teminat mektubu iadesine engel olmadığına dair özel bir yazı sunulmadığı gerekçesiyle iadeyi reddetmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi ve mahkeme değerlendirmesi sonucunda, davacının davalı nezdindeki sözleşmesel faaliyetlerinden kaynaklanan SGK borcunun bulunmadığı, SGKnın doğrudan iade kararı veren bir yazı düzenleyemeyeceği ve sözleşmenin ilgili maddesine uygun SGK borçsuzluk yazısının mevcut olduğu belirtilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ███████KARAR NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ: █████/2021DAVA: Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün TespitiKARAR TARİHİ: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile ... A.Ş. arasında akdedilen temizlik hizmet sözleşmesinin █████/2008 yılında ...A.Ş.'ye devredildiğini, ardından müvekkili şirketin █████/2010 tarihinde ...A.Ş. ile birleşerek tüm aktif ve pasiflerini devraldığını, birleşme nedeniyle hizmetin müvekkili şirket tarafından verilmeye devam edildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin 10.maddesi uyarınca davalı şirkete ... A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2017 tarih ve ... numaralı 5.000,00 TL ve ... numaralı 10.000,00 TL değerinde iki adet teminat mektubu ibraz edildiğini, taraflar arasında █████/2019 tarihinde mutabakat ile sözleşmenin sonlandırılmasına karar verildiğini, bu nedenle müvekkilinin SGK iş yeri kapanış bildirimlerini yaptığını, sözleşme ve hizmetin sona ermesi sebebi ile müvekkili şirket tarafından alınan ilişkisizlik yazılarının davalı şirkete ibraz edildiğini ve teminat mektubunun iade edilmesini talep edildiğini, davalının ise bir takım imkansız şartlar ileri sürerek talebi sürüncemede bıraktığını, bunun üzerine Beyoğlu 56. Noterliği’nin 08 Temmuz 2019 tarihli ve 10240 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile teminat mektubunun iadesinin tekrar edildiğini ancak olumlu cevap verilmediğini belirterek davalı şirket tarafından davacıya göre haksız olarak iade edilmeyen iki adet teminat mektubunun konusuz kaldığının tespiti ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektuplarını iade koşullarının oluşmadığını, taraflar arası █████/2016 tarihli sözleşmenin (10.1) maddesine göre davacının dava dışı SGK dan prim borcu olmadığına ve teminat mektubunun iadesine dair sakınca olmadığına dair yazı sunulmasının gerektiğini, bu yönde bir yazı sunulmadığını, sözleşmenin esasen davacı tarafından hazırlanmış sözleşme olduğunu, davacının imkansızlık savının çelişkili davranış yasağına aykırılık oluşturduğunu, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; "Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespitine ilişkindir. Alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; birleşme ve devralma süreçlerinin değerlendirilmesine dair dosyada yorumda bulunmaya tamyeter yeri olmadığı, dava yanları arasında sözleşmesel ilişki kurulduğu ve daha sonra bu ilişkinin sona erdiği konusunda dava yanları arasında çekişme görülmediği, sözleşmenin salt lafzına bakıldığında davalının savunması yerinde olduğu yorumu yapılır ise de incelemeye göre dava dışı T.C SGK Başkanlığı Kahramankazan Şehit Ali Lezgi SGM nin █████/2019 tarihli yazısından ve aynı kurumun Osmangazi SGK'nın █████/2019 tarihli yazısından anlaşılan davalı nezdinde yürütülen sözleşmesel kapsamlı işler sebebiyle davacı yanın sözü geçen dava dışı SGK'ya bir borcunun olmadığının anlaşıldığı, davalının teminat mektuplarını iade etmemesinin ardında yatan saikin davacının davalı ile olan sözleşmesel ilişkiye dayalı olarak davalı nezdinde yürüttüğü faaliyet sebebiyle davacının SGK ya borcu varsa bu borç sebebiyle davacı ile beraber davalının bu riskini teminat altında tutmayı sürdürme iradesi olduğunu, dava dışı SGK nın teminat mektuplarını iade et içerilikli etki eden yazıyı vermesinin olanaklı olmadığı, dava dışı ilişkinin bütünündeki hak ve yetkileri ile konumu zaviyesinden SGK nın bu içerik yönünden karar vermesinin mümkün olmadığı, davacının davalı ile olan sözleşmesel ilişkisi kapsamında yürüttüğü işler bakımından SGK ya borcunun bulunmadığının görüldüğü, iki adet teminat mektubunun davacıya iadesi yönünden karar vermemin mümkün olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler, alınan rapor incelenerek, dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ve sona erdiği yönünden bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın teminat mektuplarının iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında olduğu, tarafların kabulündeki mevcut sözleşmenin 10. maddesinde teminat ve cezai şart düzenlenmiş olduğu, 10.1. Maddede teminat mektubunun SSK'dan prim borcunun olmadığına ve teminat mektubunun geri iadesine dair sakınca olmadığına dair bir yazının ibraz edilmesinden sonra iade edileceğinin düzenlendiği, dosyada ''aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı her hangi bir prim borcunun bulunmadığına'' dair SGK'dan alınmış yazı bulunduğu, bu yazı ile davalı nezdinde yürütülen sözleşmesel kapsamlı işler sebebiyle davacı yanın sözü geçen dava dışı SGK'ya bir borcunun olmadığının anlaşıldığı, dava dışı SGK nın teminat mektuplarını iade et içerilikli etki eden yazıyı vermesinin olanaklı olmadığı, dava dışı ilişkinin bütünündeki hak ve yetkileri ile konumu zaviyesinden SGK nın bu içerik yönünden karar vermesinin mümkün olmadığı, SSK'dan teminat mektubunun geri iadesine sakınca olmadığına dair yazı getirilmesine ilişkin sözleşme hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, mahkememiz tarafından 12.02.2021 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereği davalı vekiline, teminat mektuplarının davalı tarafından bozdurulmasının gerekip gerekmediği, davacıdan yapılan sözleşme ve iş dolayısıyla alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususunda delilleri ile birlikte açıklama yapması için 4 haftalık kesin süre verildiği, davalı vekilince 13.03.2021 tarihli dilekçe sunulmuş olduğu, davacının davalıya ve SGK'ya yapılan sözleşme kapsamında bir borcunun bulunmadığı, teminat mektuplarının iade edilmemesi için bir sebebin bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeye göre SGK'dan teminatın iadesinde sakınca bulunmadığına ilişkin belge alması gerektiğini, bu belge ibraz edilmediği için teminat mektuplarının iade koşullarının oluşmadığını, yazının getirilmemesi halinde, gerek İş Kanununun 2.maddesinin 7. Fıkrası hükmüne göre, gerekse kamu alacağının zaman aşımına uğramaması sebebiyle müvekkil şirketin devamlı surette davacı şirketle birlikte SGK ve Vergi Dairesine karşı olan sorumluluğunun bulunduğunu, yazı getirilmeden davaya konu teminatın verilmesi halinde, müvekkili şirketin her defasında davacı şirket tarafından uyulmayan kanuni mükellefiyetlerin muhatabı olacağını ve herhangi bir kusuru olmadığı halde zarara uğrayacağını, davacı şirketin kendisinin hazırladığı sözleşme hükümlerine uymamasının çelişkili davranma yasağına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılmış olan sözleşmenin ilgili maddesinin geçersiz kabul edilmesinin sözleşme serbestisi ilkesine aykırı olacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, temizlik hizmet sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektuplarının, hizmetin mutabakat ile sonlandırılması ve iade koşullarının gerçekleşmesi sebebiyle iadesi istemine ilişkindir.Davalı şirket ile ... Anonim Şirketi arasında ...Tesislerinde temizlik hizmeti verilmesi amacıyla █████/2006 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. █████/2008 tarihinde ise davalı... (Müşteri), ... A.Ş. (Devreden) ve ... A.Ş. (Devralan) arasında protokol düzenlenmiş ve sözleşmeye konu temizlik hizmet işlerinin █████/2008 tarihinden itibaren Devralan tarafından yapılmasına, ... ile Devreden arasında imzalanan sözleşmenin Devralan tarafından yürütülmesine...'ın muvafakat ettiği belirtilerek, taraflarca imza altına alınmıştır. ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.'nin ise █████/2010 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararla, ... A.Ş.'yi tüm aktif ve pasifleriyle devralmış, █████/2010 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edilerek, █████/2010 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Bu tarihten sonra hizmet davacı tarafından verilmeye devam edilmiş, ilişki █████/2019 tarihinde sonlanmıştır. Sözleşmenin 10.1 maddesinde; "..., işbu sözleşmedeki taahhütleri ile çalışanları tarafından...'a verilebilecek zararları teminen mutabık kalınan tutarda süresiz olarak Banka Teminat Mektubunu...'a vermeyi ve... tarafından talep olunduğu takdirde ilave Banka Teminat Mektubunu vermeyi kabul ve taahhüt eder. Söz konusu teminat mektubu işbu sözleşmenin sona ermesi ve ...'un SSK'dan Prim borcunun olmadığına ve Teminat Mektubunun geri iadesine dair sakınca olmadığına dair bir yazının ibraz edilmesinden sonra iade edilecektir..." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafından sözleşme hükmü kapsamında ... A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2017 tarih ve ... numaralı 5.000,00 TL bedelli ve ... numaralı 10.000,00 TL bedelli olmak üzere iki adet teminat mektubu verilmiş ve Bankadan celp edilen kayıtlara göre diğer tüm koşullar aynı kalmak kaydıyla vadeleri en son █████/2020 tarihine temdit edilmiştir. Sözleşmenin 10.1.maddesine göre teminat mektubunun iade koşulları; sözleşmenin sona ermesi, SSK'dan prim borcunun olmadığına ve teminat mektubunun geri iadesine dair sakınca olmadığına dair bir yazının ibraz edilmesi şeklindedir. Taraflar arasında sözleşmenin sona erdiği sabittir. Yine dosya kapsamında yer alan kayıtlar incelendiğinde davacının SGK'ya borcunun olmadığı da anlaşılmaktadır. Davalı tarafça SGK'dan teminat mektubunun iadesine dair sakınca olmadığına dair yazının getirilmemesi sebebiyle iade koşullarının oluşmadığı ileri sürülmüş ise de banka teminat mektupları garanti veren konumunda olan bankanın, muhataba yani garanti alacak kişiye karşı, üçüncü bir kişinin/lehtarın fiilini taahhüt ettiği garanti sözleşmeleridir. Yani muhatap davalı, lehtar ise davacıdır. Sözleşme ilişkisinin tarafları davacı ve davalı olup teminat mektupları ise bu ilişki kapsamında verilmiştir. SGK teminat mektuplarının muhatabı değildir. Bu durumda iade koşulları yönünden SGK'dan alınan borcu olmadığına dair yazı yeterli olup, teminat mektubunun muhatabı olmayan dava dışı SGK'nın mektupların iade edilmesi yada edilmemesi yönünde irade beyanında bulunması beklenemeyecektir. Ayrıca teminat mektupları davacının sözleşmedeki taahhütlerinin ve çalışanlarının davalıya verebileceği zararların teminat altına alınması amacıyla düzenlenmiştir. Davalı tarafından sözleşme kapsamında zararı olduğu yönünde bir savunma ve delil sunulmamıştır. İleride taraflarına açılabilecek işçilik alacakları davaları yada SGK ve Vergi Dairelerinden yöneltilebilecek talepler olabileceği beyan edilmiş ise de, mevcut dosya kapsamı itibariyle bu yönde somut bir talep, delil olmadığından, ihtimale dayalı itirazları yerinde görülmemiştir. Kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ayrıca kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ███████ E. ███████ K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 256,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 475,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026