Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: PTT A.Ş.nin ödediği işçi alacakları ve masraflar için taşeron şirketlere karşı açtığı rücu davası ve davalıların savunmaları.
Özet: PTT A.Ş., hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalışan ve iş akdi feshedilen bir işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacakları (başta kıdem tazminatı) ve yargılama giderlerini, bu durumun davalı şirketlerin sözleşmeden doğan sorumluluğundan kaynaklandığını ileri sürerek rücuen talep etmektedir; davalı şirketler ise savunmalarında, yasal düzenlemeler uyarınca kıdem tazminatından asıl ve tek sorumlu tarafın PTT A.Ş. olduğunu, rücu hakkının bulunmadığını, ayrıca önceki yargılama süreçlerinde kendilerine usulüne uygun bildirim yapılmadığı ve savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle davanın reddini istemektedirler.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO :.T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :.NUMARASI : .DAVACI :.DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat)KARAR TARİHİ : 07.11.2025KARAR YAZIM TARİHİ : 07.11.2025Bursa... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.03.2022 tarih, .... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetleri işi için davalılar ile sözleşmeler yapıldığını, dava dışı Canpolat DUYAR'ın bu sözleşmeler kapsamında davalı şirketler işçisi olarak PTT A.Ş.'ne bağlı merkezde çalışmakta iken iş akdinin feshedildiğinden bahisle PTT A.Ş. aleyhine Bursa.... İş Mahkemesinin.... E. sayılı dosyasından dava açtığını, mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 28.02.2018 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun reddedildiğini; ....'ın Bursa ..... İş Mahkemesi kararıyla hüküm altına alınan alacakların tahsili talebi ile PTT A.Ş. aleyhine Bursa ....İcra Müdürlüğünün ....E. dosyasından ilamlı icra takibi başlattığını, icra dosyasında .... A.Ş. tarafından 17.01.2018 tarihinde teminat olarak 22.018,94 TL yatırıldığını ve karar kesinleştiğinden bu meblağın icra müdürlüğünce karşı tarafa ödendiğini, ayrıca Bursa.... İş Mahkemesinin 20167834 E. sayılı dosyasına 08.12.2016 tarihinde 150,00 TL, 12.01.2018 tarihinde 100,00 TL olmak üzere yatırılan 250,00 TL gider avansından 24,70 TL'nın iade edildiğini, toplam 225,30 TL gider avansı 12.01.2018 tarihinde 354,10 TL istinaf harcı, 12.01.2018 tarihinde 741,74 TL bakiye karar harcı, 22.03.2018 tarihinde 767,94 TL istinaf bakiye karar harcı olmak üzere toplam 2.089.08 TL masraf yapıldığını, davalı şirketlerin dava açılrnasma sebebiyet verdiğinden sözleşme gereği bu alacaklardan da sorumlu olduklarını, yapılan sözleşmeler ve sözleşmenin eki Teknik Şartname gereği Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün....E.sayılı dosyasına 22.018,94 TL ve Bursa ... İş Mahkemesi dosyasına 2.089,08 TL olmak üzere toplam 24.108,02 TL'nin ödenmesine davalı şirketler sebebiyet verdiğinden ödenen bu tutarın belirlenecek sorumlulukları oranında ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı ...Tur. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; işçilik alacağının görüldüğü, davanın yasa ve usule uygün şekilde kendilerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla bir kısım savunmaların yapılamadığını, bu bakımdan davacı tarafın kendilerine rücu hakkını kaybettiğini, Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsanımda İstihdam Edilen İşçileri Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in 8.1 maddesinde kıdem tazminatının ilgili kamu kurumunca ödeneceğinin düzenlendiğini, kıdem tazminatından doğrudan PTT A.Ş.'nin sorumlu olduğunu ve işçiye ödenen kulem tazminatını rücuen talep etme hakkının olmadığını, diğer yandan PTT ve son işverenin müşterek ve müleselsilen işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, söz konusu işçilik alacaklarını kendilerinc rücu edemeycceğini beyan ederek davanın reddine karar verilinesini talep etmiştir.Davalı... İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Bursa 5. İş Mahkemesinin dosyasından sadece dava dilekçesi ve cevap dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiğini, bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, itiraz imkamı verilmediğini, gerekçeli kararın da tebliğ edilmeyerek davalı yanında veya onun makamına kaim olarak istinaf imkanlarının engellendiğini, icra dosyasındaki asıl ve fer'ilerin hesabının da denetime imkan verilmeyecek şekilde ödendiğini, ihbar külfetine uymayan tarafın neticesine katlanacağını ve rücu hakkını kaybedeceğini, 6552 S. yasanın 8.maddesi ile İş Kanununun 112. maddesine eklenen fıkra uyarınca kıdem tazminatından tek ve asli sorumlu işverenin davacı PTT A.Ş., olduğunu, bir an için Girişim Ltd. Şti.'nin sorumluluğu düşünülse dahi Yargıtay içtihadı gereği ancak talebi mümkün kalemlerden kendi dönemine denk düşecek meblağın TBK 167. maddesi gereği 1/2'si için sorumluluğunun söz konusu olabileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ....Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri, görevli mahkemenin ise Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı PTT A.Ş. bünyesindeki gönderilen toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki, işlenmesi hizmetlerini ihale ile aldıklarını, dava dışı ...'ın bu işle ilgili olarak 01.01.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında çalıştığını ve bu çalışmasının SGK bildirimleri, belirli süreli hizmet sözleşmesi ve ücretlerin ödenmesi gibi şekli işlemler dışına çıkmadığını, tüm emir ve talimatların PTT tarafından verildiğini, dava dışı...'ın çalışmasının 1 seneyi bile bulmadığını, PTT A.Ş. bünyesindeki iş bitmesine rağmen ....'ın çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla asıl işverenin davacı ...A.Ş. olduğunu, bir sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, ihaleyi alan şirketler değişmesine rağmen ....'ın çalışmasının süreklilik arz ettiğini, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6552 S. Kanununun 8.maddesi ve 08.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Kanunu'na Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in 5. Maddesi uyarınca kıdem tazminatından davacı ....A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, Teknik Şartnamenin 10.13.maddesinde işçi alacaklarından belirtilenler dışında sorumluluklarının olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını, PTT ile yapılan sözleşme gereği işçinin ücreti ve SGK primleri dışında sorumluluklarının olduğuna ilişkin bir ibare de bulunmadığını, verilen ihale bedelinin işçi ücreti ve SGK primi dışında bir ödemeyi kapsamadığını, ihale bedelini düşük tutan davacı tarafın, vermediği parayı istediğini ve anlaşma dışına çıktığını, sonradan yapılan ihale sözleşmelerinde işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti gibi alacak kalemlerinin açıkça eklendiğini ancak kendileri ile yapılan sözleşmede bu kalemlere yer verilmediğini, eklenseydi bu sözleşme bedelinin kabul edilmeyeceğini ve ihalenin de alınmayacağını, Canpolat DUYAR'ın fiilen davacı kurum çalışanı olduğunu, son taşeron firma olmadıklarını ve feshe bağı ihbar tazminatından sorumluluklarının olmadığını, mahkeme icra masraflarından sorumlu tutulmalarının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, ticari faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, ancak yasal faiz talep edilebileceğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de herhangi bir temerrüt söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, ihale yoluyla aldıkları işi 29.09.2016 tarihinde Yılda Özel Eğitim Taş. ve Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiklerini, bu devir sözleşmesinin davacı kurumca da onaylandığını, ve ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Toplanan deliller, sözleşme ve mevzuat hükümleri kapsamında yapılan incelemede; dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalışma süreleri göz önüne alınarak yapılan oranlama kapsamında hangi tutarlarda sorumlu olacakları bilirkişi tarafından tespit edilerek belirlenmiş olup; buna göre, dava dışı işçinin çalışma süreleri göz önüne alınarak yapılan oranlama sonucunda "davanın kısmen kabulü ile; 5.182,89 TL'si Uzmanlar Posta .. Ltd. Şti. 'den, 1.447,72 TL'si..... Ltd. Şti. 'den, 8.522,35 TL'si Girişim Tel .. Ltd. Şti.'den, 299,20 TL'si ...'dan, 8.127,22 TL.. .. Ltd. Şti. 'den olmak üzere toplam 23.579,38 TL'nin davalılardan ayrı ayrı yukarıda belirlenen sorumlulukları oranında her biri ödeme kalemi yönünden 17.01.2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. Vekili ve katıma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ...Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Emsal mahkeme kararları doğrultusunda uyuşmazlık konusu kalemlerin müvekkil şirkete rücu edilebilme imkanı olmadığını, 05.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilen ancak mahkemece ve bilirkişice dikkate alınmayan hususun davanın esasını çözecek mahiyette olduğunu, Kıdem tazminatı açısından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas teşkil eden rapordaki hataların aynen gerekçeye aktarıldığını, müvekkil şirketin ihaleyi aldığı dönemde yani ihale sözleşmesinin imzalandığı tarihte 4857 Sayılı yasanın 112. maddesinde 6552 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile işçilerin kıdem tazminatından münhasıran ihale makamının sorumlu olduğu yüklenicinin kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü ortadan kaldırılmışsa da aksi sözleşme ile kararlaştırılması halinde idarenin kıdem tazminatından sorumlu tutulabileceği ve ona rücu edilebileceği yolunu açtığını, 6552 sayılı kanunun 8. maddesi, 08.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Kanununa göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi ve 4857 Sayılı İş Kanunun 112. Maddesinin 5. Fıkrası da aynı yönde değerlendirildiğini, ihale sözleşmesinin Teknik şartnamenin 10.13 maddesinde işçi alacaklarından belirtilenlerin dışında müvekkil şirketin sorumlu olacağına dair hiçbir ibare bulunmadığını, ihale bedelinin de işçinin ücret ve SGK primi dışında bir ödemeyi de kapsamadığını, 6552 sayılı kanunun 8. maddesi kapsamında dava dışı işçinin alacaklarının tamamından davacının sorumlu olacağının kabul edilmesi gerektiğini, kanunda yapılan değişiklik ile açık bir biçimde işçilik alacakları talebiyle işçiler tarafından açılan davalarda sorumluluğun asıl işveren konumundaki kurumlara yükletileceğinin kesinlik kazandığını, bu nedenle davacı tarafın sözleşme de olmayan bu kalemleri müvekkili şirketten istemesinin usul ve yasalara açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak , davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; kararının red kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı işçi için mahkeme kararı gereğince Bursa.....İcra Müdürlüğünün .... E.sayılı dosyasına yapılan ödemelerden yasa ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereğince davalıların sorumlu olduğunu, davalı şirketler ile müvekkil şirket arasında düzenlenen sözleşme ve ilgili kanun hükümleri gereğince; davalıların sorumlulukları oranında ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmekte iken verilen kısmi red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca farklı ödeme tarihleri bulunmasına rağmen tüm tutar için 17.01.2018 tarihi faiz başlangıcı olarak alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararının redde ilişkin kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, mahkeme ilamına istinaden ödenen işçilik alacaklarının hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücuen tahsiline yöneliktir.İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı ...Tic. Ltd. Şti. Vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı şirket ile davalılar,... Şirketi, ...Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, .... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi arasında '"Posta Gönderilerinin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki Ve İşlenmesi " işi ile ilgili farklı tarihlerde sözleşmeler imzalandığı, dava dışı işçi ...'ın bu sözleşmeler kapsamında, davalı şirketlerin işçisi olarak davacı şirkete bağlı merkezde çalışmakta iken, iş akdinin feshedildiğinden bahisle davacı kurum aleyhine dava açıldığı ve sonuçlandığı, dava dışı işçi tarafından mahkeme ilamı ile hüküm altına alınan işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Bursa ..... İcra Müdürlüğünün... E. dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında PTT A.Ş. tarafından 17.01.2018 tarihinde yatırılan 22.018,94 TL'nin dava dışı işçiye ödendiğini belirterek bu ödenen bedelin hizmet alım sözleşmeleri gereğince davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.İhbar tazminatından son işveren sorumludur.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında, ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi, borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar)6102 sayılı TTK'nın m. 19 uyarınca taraflardan biri için ticari olan iş diğer taraf için de ticaridir. Bu nedenle davacı davalıdan ticari faiz talep edebilir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ sayılı kararı)İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanununun 167. (Mülga Borçlar Kanununun 146.) maddesinde düzenlenen"...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, █████/2021 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar; █████/2021 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararları).Bununla birlikte sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, son alt işverenin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatının doğmasına sebebiyet verdiği için bunların tamamından sorumlu olacağından bu ücretlerin alt işverenden tahsiline hükmedilmelidir. Ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24.05.2018 T, ██████████ - █████████ ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, █████████- █████████ sy.k)Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı işçiye davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarından, alt işveren davalıların dönemine isabet eden tutarlarda sorumlu oldukları belirtilerek hesaplama yapıldığı, yargılama gideri, icra masrafları ve faizden ise davalıların sorumlu olduğu orana göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.Buna göre; mahkemece hükme esas alınan 05.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda işçiye ödenen ihbar tazminatının tamamından davalı Deniz Nakliye Gıda Şirketinin, kıdem tazminatından tüm davalıların dönemine isabet eden tutarlarda sorumlu oldukları belirtilerek hesaplama yapıldığı, yargılama gideri, icra masrafları ve faizden ise davalıların sorumlu olduğu orana göre hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ihbar tazminatından son işveren olan davalı Deniz Nakliye Gıda Şirketinin sorumlu olduğunun kabulü ile ek bilirkişi raporu ile kıdem tazminatı ve yargılama giderleri nazara alınarak hesaplanan miktar üzerinden davalıların herbiri yönünden sorumlu oldukları miktar itibariyle hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça davalı... Şirketinin istinaf talebi üzerine katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulduğu, bu suretle davacının istinafının davalı ...Nakliyet yönünden yapıldığının kabulünün gerekeceği, buna göre davacı tarafından Bursa .... İş Mahkemesinin .... E. sayılı ilamına istinaden icra dosyasına 17.01.2018 tarihinde ödeme yapıldığı, hal böyle olunca mahkemece davalının sorumlu olduğu miktarlara bu tarihlerden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin ve davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 402,67 TL'nin mahsubu ile 80,70 TL'nin davalı.... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,5- Davacı ve Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip... ¸e-imzalıdır