İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, altyapı çalışmasıyla tesislere verilen zarar iddiasıyla TBK 49. maddesine dayalı haksız fiil tazminat davasının incelenmesi.
Özet: Davacı şirket, 22.07.2025 tarihinde davalı şirket veya taşeronu tarafından yapılan çalışmalar sırasında kendi tesislerine 7.195,24 TL tutarında maddi zarar verildiğini iddia ederek, Türk Borçlar Kanununun 49. maddesindeki haksız fiil sorumluluğu gereğince bu zararın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı taraf ise, eylemin bizzat kendi şirketlerince yapılmadığını, taşeronları tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle husumet yokluğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını, delillerin tek taraflı ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.07.2025 tarihinde ... adresinde davalı şirket tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, hasarın ardından, müvekkili şirketin teknik elemanlarınca durumun tutanakla tespit edildiğini, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmaların yapıldığını, müvekkili şirketin söz konusu hasar nedeniyle toplam 7.195,24 TL zarara uğratıldığını, hasarın bakım ve onarımı müteahhit firma tarafından yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla, 7.195,24 TL tutarındaki alacağın, hasar tarihi olan 22.07.2025 tarihinden itibaren başlayan T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın bizzat söz konusu mahalde bulunarak kazı çalışması gerçekleştirmediğini, bir anlığına söz konusu mahalde çalışma yapıldığı düşünülse dahi söz konusu çalışmalar müvekkili firmanın taşeronu olan uzman ... Şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili firmanın sorumlu olmadığını, taraf sıfatının bulunmadığı ve öte yandan davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını, yetki itirazında bulunduklarını, eğer bir hasar var ise de bu hasardan davacı tarafın sorumlu olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu fotoğrafların, davacı tarafça çekilmiş olup, fotoğraflarda herhangi bir hasar görünmediğini, tek taraflı olarak tutulan tutanaklar, çekilen fotoğraflar ve tamamen davacı tarafın kendi takdiri doğrultusunda belirlediği fahiş miktarlar üzerinden işbu davanın ikame edilmesi yersiz ve mesnetsiz olduğunu, bu bağlamda davacı yanın delil olarak sunduğu fotoğraflar, tutanaklar ve diğer deliller tek taraflı olduğundan ötürü hukuken delil olarak kabul edilemeyeceğini bu sebeple öncelikle davanın husumet yokluğundan müvekkili şirket adına usulden reddine, davanın ... Şirketi'ne ihbar edilmesine, Mahkemeniz aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İhbar Olunan ... Şirketinin dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan tazminat davasıdır.Davacı taraf, 22.07.2025 tarihinde ...adresinde davalı şirket tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirkete ait tesislere hasar verildiğini, söz konusu hasar nedeniyle toplam 7.195,24 TL zarara uğradığını belirterek uğradığı zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Davalı taraf yapmış olduğu kazı çalışmalarını dosyada ihbar olunan şirket olan Uzman ... Şti. eliyle yapmış ve bu kazı çalışmaları neticesinde davacının altyapılarında hasarlar meydana gelmiştir....'den gelen yazı cevabında davalı şirkete davaya konu adreste kazı yapmak üzere █████/2025-█████/2025 tarihleri arası kazı izni verildiği bildirilmiş ve davalı taraf cevap dilekçesinde hasardan taşeron firma olan Uzman ...Ltd. Şti'nin sorumlu olduğunu belirtmiş ise de davalı ile taşeron firma arasındaki sözleşme, sözleşmenin tarafı olmayan davalıyı bağlamamaktadır ve davacının alt yapısına verilen zarardan davalı da taşeron firma ile müteselsilen sorumludur.Davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de HMK 16/1 maddesi gereği "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü nedeniyle davacının adresi mahkemeleri de yetkili olduğundan davalının yetki itirazı reddedilmiştir.Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi █████/2026 tarihli raporunda; Davacının yer altı iletişim kablolarında hasar meydana geldiğini beyan ettiği adreste davalının taşeron şirketi aracılığıyla bir çalışma yapıldığını kabul ve beyan ettiği anlaşılmakla, taraflar arasında uyuşmazlığın oluşan hasarın niteliğinin tespit edilmi söz konusu hasarın oluşumunda davacının kusurlu olup olmadığının ve onarıma ilişkin çıkarılan bedellerin oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,Davacının 22.07.2025 tarihinde ...adresinde meydana geldiğini beyan ettiği ve sunulan fotoğraflara göre de bir kazı çalışmasından kaynaklandığı anlaşılan kazı çalışmasından, adına ilgili adreste kazı çalışması yapmak üzere kazı ruhsatı alındığı anlaşılan davalı ... tarafının sorumlu olduğu,Yapılan hesaplamalar sonucunda, █████/2025 tarihli hasarın onarımına ilişkin talep edilebilir malzeme+işçilik bedelinin 7.195,24.-TL olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalı taraf belediyeden aldığı kazı iznine istinaden taşeron firma aracılığıyla yaptığı alt yapı çalışması sırasında davacının alt yapısına hasar vermiş olup bu hasar sebebiyle davacının alt yapısında 7.195,24.-TL hasar oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulü ile 7.195,24 TL'nin haksız fiil tarihi olan █████/2025 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile 7.195,24 TL'nin █████/2025 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00TL karar harcından peşin alınan 615,40TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 615,40TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 8.482,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 7.195,24 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır